ALLÂME TABÂTABÂÎ
|

|
Prof. Dr. Seyyid Hüseyin Nasr
Allâme Seyyid Muhammed Hüseyin Tabâtabâî, ilim sahibi
bir soya mensuptur. On dördüncü büyük babasından itibaren babasına kadar
hepsi Tebrizin meşhur alim ve bilginlerindendir. Allâme ş.1282/m. 1903
yılının sonunda Tebrizde dünyaya geldi ve ilk tahsilini doğum yerinde
yaptı.
Tahsilinin bu ilk aşamasını geride bıraktıktan sonra ş.1304/m.1926 yılında Necef-i Eşrefe gidip Şiiliğin bu büyük ilim
merkezinde on yıl ilim tahsil ederek, İslâmî ilimlerin muhtelif
dallarında uzmanlaştı. Fıkıh ve Fıkıh Usulü derslerini Nâinî ve Kompanî
gibi meşhur üstatlardan aldı. Felsefeyi Seyyid Ebul-Hasan Cilve ve
Ağa Ali Müderris Zunuzînin öğrencilerinden olan Seyyid Hüseyin
Badkubîden, Riyaziyatı (Matematiği) Seyyid Ebul-Kasım Hânsârîden,
Ahlakı ise amelî hikmet ve irfanda büyük bir makama sahip olan Hacı
Mirzâ Ali Kâzîden öğrendi. Daha sonra ş.1314/m. 1934 yılında kendi
doğum yerine geri döndü.
Allâme Tabâtabâî sadece fikıh dalında değil sarf, nahiv,
Arap edebiyatı, fikıh ve usulün yanı sıra Eklidusun Usulünden
Betlemyosun Mecesetasına kadar eski matematik usulleri hakkında ayrıca
felsefe, kelam, irfan ve tefsir dalında da ihtisas sahibi olacak
derecede derin bir şekilde öğrenim gördü.
|
 |
Allâme
Tabâtabâî bazı siyasî olaylar sonucu ortaya çıkan ve kötü sonuçlar
bırakan ikinci dünya savaşından sonra doğum yerini terk edip Kum
şehrine giderek, ş.1325/m. 1944 yılından itibaren oraya yerleşti.
Siyasetten uzak durarak tefsir ve felsefe dalında ders toplantıları
düzenledi. Sık sık Tahrana giderek felsefe ve İslâmî ilimlere ilgi
duyan kimselerle irtibata geçti. Din ve felsefe muhalifleriyle
çekinmeden tartışarak doğru yoldan sapan nicelerini akıl ve
mantıktan faydalanarak dinî ve felsefî konular hakkında aydınlattı. |
Son yirmi yıl zarfında hem alimler arasında hem de
Batıda tahsil görmüş aydın kişiler arasında ilgiyle okunan nefis ve
değerli bir eser geride bıraktı. Yıllar yılı her sonbahar mevsiminde
Allâme Tabâtabâî, Prof. Henry Corbin ve bir grup bilgin ile toplantı
düzenleyerek bu toplantılarda din ve felsefe alanındaki önemli konuları
aydınlığa kavuşturdu. Bu toplantılar çok önemli ve olumlu sonuçlar
yaratmıştır. Şüphesiz günümüzde İslâm aleminde bu gibi düzeyli ve geniş
ufuklu toplantıların bir benzerine rastlamak mümkün olmamaktadır. Hatta
İslâm ve Hıristiyanlık arasındaki fikrî ve manevî irtibatın Orta Çağda
kesintiye uğramasından sonra, İslâm alemiyle Batı dünyası arasında böyle
toplantılar düzenlenmemiştir. Bu toplantılar sayesinde Allâme Tabâtabâî
sadece Tebrizde değil Tahranda ve İranın diğer ilmî merkezlerinde de
meşhur olmuştur.
Allâme Tabâtabâînin büyük hizmet ve himmetiyle Kum
şehrinin medreselerinde aklî ilimler ve ayrıca Kuran-ı Kerim tefsiri
tekrar okutulmaya başlanmıştır. Allâme, tedricen felsefenin temeli
sayılan Şifa ve Esfâr gibi kitapları okuturak bu ilim dalınının da
medreselerde okutulmasına vesile olmuştur. Allâmenin yüce şahsiyeti,
güzel sıfatlara sahip olması ve talebelerine karşı güzel davranışı gün
geçtikçe felsefeye ilgi duyan kabiliyetli öğrencilerin Allâmenin
dersine akın etmesine neden olmuştur. Öyle ki son yıllarda felsefe
dersininde yüzlerce öğrencisi vardır. Yirmi yıl zarfında niceleri
Allâmenin kılavuzluğu sayesinde felsefe dalında uzmanlaşmışlardır.
Allâme Tabâtabâînin birçok talebeyi eğitmekle ve
felsefî kitaplar yayınlamakla felsefeye yapmış olduğu hizmetten daha da
önemlisi, öğrencilerinin ahlakî terbiyesine ve nefis tezkiyesine
göstermiş olduğu titizliktir Allâme, hakikatte ilim ve ahlakı beraberce
öğrenip yaymak isteyen şahısları terbiye etmek için yepyeni bir ekol
geliştirerek topluma çok değerli bireyler kazandırmıştır.
ALLÂME
TABÂTABÂÎNİN ESERLERİ
TÜRKÇEYE TERCÜME EDİLMİŞ
OLANLAR
1- El-Mizan Tefsiri: Allâmenin Arapça yazmış olduğu
yirmi ciltlik çok nefis bir Kuran tefsiridir (İlk yedi cildi Kevser
Yayınları tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir).
2- İnsanın Tarihte Tekamülü, M. Mutaharri-A. Tabâtabâî,
Seçkin Yay., Çev.: Ubeyd Küçüker, 1989-İstanbul.
3-İslâm ve Toplum, Objektif Yay., 1991-İstanbul
4-Söyleşiler, Çev.: İsmail Bendiderya, İnsan Yay.,
1996-İstanbul
5- İslâmda Şia, Çev.: Kadir Akaras- Abbas Kazimi,
Kevser Yay., 1993-İstanbul
6-İslâmda Kuran, Çev.: Bahri Akyol, Ensariyan Yay.,
1997-İran
TERCÜME EDİLMEMİŞ OLANLAR
1- Realizm Felsefesi Usulü: Ayetullah Şehit Murtaza
Mutahharinin dipnotlarıyla beş cilt olarak yayımlanmıştır.
2- Sadruddin-i Şirazînin Esfârının şerhi: Allâme
Tabâtabâînin nezaretinde yayınlanmakta olan Esfarın yeni baskısına
yazılmış olup şimdiye kadar altı cildi yayınlanmıştır.
3- İslâmî Hükümet Hakkında
Risâle: Farsça, Arapça ve Almanca olarak basılmıştır.
4- Haşiye-i Kifaye.
5- Risâle der Kuvve ve Fiil
6- Risâle der İsbât-ı Zat
7- Risâle der Sıfat
8- Risâle der Efal
9- Risâle der Vesait
10- El-İnsan Gabi-ed Dünya
11- El-İnsan fid-Dünya
12- El-İnsan bed-ed Dünya
13- Risâle der Nübüvvet
14- Risâle der Velayet
15- Risâle der Müştakkat
16- Risâle der Burhan
17- Risâle der Müğalata
18- Risâle der Tahlil
19- Risâle der Terkib
20- Risâle der İtibarat
21- Risâle der Nübüvvet ve Menamât
22- Manzume der Resm-i Hatt-ı Nestalik
23- Aliyyün vel-Felsefet-ül İlahiyye
Bunların yanı sıra Allâme Tabâtabâînin Mekteb-i
Teşeyyü, İslâm Mektebinden Dersler ve Kitap Kılavuzu gibi
dergilerde birçok makalesi de yayınlanmıştır.
Allâme Tabâtabâînin en önemli eseri kesinlikle
el-Mizân Tefsiridir Bu kitap yirmi cilt olup Kuran-ı Kerimin tümünün
tefsirini içermektedir. Bu nefis eser, çağımızın en büyük
tefsirlerindendir. Eski büyük tefsirlerin kendi zamanlarındaki Kuran
anlayışına yönelik ilim ve felsefeyi gözönünde bulundurarak yapmış
oldukları hizmeti günümüz araştırmacıları için de bu tefsir yerine
getirmektedir. Ayrıca Allâme tefsir hususunda hadislere dayalı yeni bir
yöntem seçmiştir. Bu yöntem Kuran-ı Kerimin bir ayetinin diğer
ayetlerle tefsir edilmesidir.
Allâme Tabâtabâî olanca metanetiyle hiçbir kargaşalığa
kapılmadan, zahire aldırmadan sade ve mütevazi yaşamını ilme, dine
hizmet etmekle, öğrencilerini terbiye etmekle ve değer biçilmez kitaplar
telif etmekle sürdürmüştür.
Allâmenin yüce şahsiyetini tanıtmak için kalem yetersiz
ve söz ise onun kemal, fazilet ve ruhanî makamını tasvir etmekte
naçizdir. Bu sayfalar yıllar boyu huzur ve sükunetle İslâm ve İran
toplumuna temel hizmetlerde bulunmuş denizden bir damladır. Allâmenin
kendisi hakikata kavuşma mertebesine vardığından dolayı aynen kendi
etrafinı aydınlatan bir meşale gibi öğrencilerinin ve uzaktan yakından
kendi eserlerine ilgi duyan okuyucularının yoluna ışık tutmaktadır.
Okuyucularının düşünce ve manevî hayatlarına ruh, yön ve mana
bahşetmektedir.
|