|
tAHRAN
Üniversitesinde MEVLÂNÂ KONFERANSI
Mevlânânın vefat yıldönümü münasebetiyle her yıl
10-17 Aralık günlerinde Konyada düzenlenen anma törenleriyle eş zamanlı
olarak, bu yıl ilk kez Tahranda büyük bir konferans düzenlendi.
"Mevlânânın Çağdaş İnsana Öğretileri" adı altında 15, 16 ve 17 Aralık
tarihlerinde gerçekleştirilen bu konferansa, onlarca Mevlânâ
araştırmacısı ve İranın ünlü edebiyatçıları katılarak, Mevlânâ
hakkındaki görüşlerini sundular.
Bu konferans hakkında hazırladığımız elinizdeki
yazıyı, Name-i Aşina okuyucularına sunmak istiyoruz. Konferans icra
müdürünün belirttiği gibi, konferansta sunulan makaleler çok yakında
kitap halinde yayınlanması durumunda, biz de, Türkiyedeki Mevlânâ
dostlarına sunmayı arzu ediyoruz.
Büyük mutasavvıf ve düşünür Mevlânânın vefat yıldönümü
münasebetiyle her yıl 10-17 Aralık tarihlerinde Konyada düzenlenen anma
törenleriyle eş zamanlı olarak, 15, 16 ve 17 Aralıkta, Tahranda
"Mevlânânın Çağdaş İnsana Öğretileri" adı altında büyük bir konferans
düzenlendi. İranlı bir grup üniversite hoca ve öğrencisinin
insiyatifiyle başlatılan ve birçok kurum ve kuruluş tarafından büyük
destek gören bu konferansa, Sosyal-Kültürel Araştırmalar Merkezi, Bilim,
Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı, Kültür ve İslâmî İrşad Bakanlığı,
Kültür ve İslâmî İlişkiler Kurumu, İran Millî Gençlik Teşkilatı, İran
Kültür ve Basın Müessesesi, İran Hikmet ve Felsefe Araştırmaları Kurumu
ve Fars Dili ve Edebiyatını Geliştirme Şûrası sekreterliği ile birçok
akademisyen ve bilim adamı destek verdi. Yurt içi ve dışından gönderilen
180 makaleden 50si seçilerek konferansta sunuldu.
Konferansta iki ana tema belirlenmişti. Bunlardan biri,
Mevlânâ'nın eserlerine göre, daha çok gençlere yönelik düşünceleri ve
fikirlerine açıklık getirmek ve diğeri, çağdaş insanın sorunları ve
ihtiyaçlarını belirlemede Mevlânâ'nın fikir ve öğütlerinin etkisi. Alt
başlıklarda ise şu maddeler bulunuyordu:
1-
Mevlânâ açısından, ideal bir
insan ve ideal bir yaşam tarzı.
2-
Mevlânâ'nın İran-İslâm düşünce,
tasavvuf ve edebiyat tarihinde kalıcılığının ve parıltısının sırrı.
3-
Mevlânânın kendisinden sonraki
düşünürler üzerindeki etkisi.
4-
Mevlânâ'nın hayatından ilmî
mesajlar.
5-
Çağdaş insanın zarurî
ihtiyaçlarına Mevlânâ'nın cevabı.
6-
Mevlânâ'nın düşünce ve
eserlerine, gelenek ve modernite açısından yaklaşım.
7-
Mevlânâ'nın Allaha, dinlere,
saadete, imana, insana, aşka, akla, dindeki kolaylığa, maneviyata,
aklâka vb. bakışı.
8-
Mevlânâ'nın eserlerinin estetik
açıdan değerlendirilmesi, bunlardaki hayali tasvirler ve
örneklendirmelerin sırrı.
Konferans 15 Aralık tarihinde, İrandaki iki fikrî ve
felsefî akımın öncülerinden olan Prof. Dr. Abdülkerim Suruş ve Prof. Dr.
Rıza Daverî ile birçok düşünür ve bilim adamının katılımıyla açıldı.
Açılış töreninde konuşan Kültür ve İslâmî İrşad Bakanı
Ahmed Mescid Camiî, "Mevlânânın kültürler ve milliyetlerin sınırlarını
aşarak, insanın varlık âlemiyle arasındaki kaçınılmaz ilişkiyi açık bir
dille, sorunlu çağdaş insana anlattığını" belirtti ve günümüzde kültürel
tahammülün azaldığına dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Ahlâkî
sorular ortaya koymak ve yeni sorulara cevap vermek için eski insanların
yöntem ve tarzını kullanmak, büyük tahammül ve sabır gerektiren bir
konudur. Şüphesiz İranın İslâmî kültürü, insanlık kültürünün inkar
edilemez ve unutulamaz bir parçasıdır. Ancak eğer, çağımız dünyası bizim
zengin kültürümüzden Mevlânâ'yı seçip almışsa bu, günümüz dünyasının bu
zengin sofradaki hangi gıdalara meyilli olduğunu göstermektedir."
Üç gün süren bu konferansta Prof. Dr. Abdülkerim Surûş,
Prof. Dr.Şahram Pazukî, Prof. Dr. Ziya Muvahhid, Prof. Dr.Muhammed Ali
Muvahhid, Prof. Dr. Golamrıza Avanî, Prof. Dr. Rıza Daverî Erdekanî,
Prof. Dr. Golamhüseyn İbrahimî Dinanî, Dr. İhsan Narakî vb. düşünürler,
Mevlânânın şahsiyeti ve düşünceleri hakkında konuşmalar yaptılar.
Ayrıca, konferansa mazeretleri yüzünden katılamayan,
George Washington Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Seyyid Hüseyin
Nasr, konuşmasını video kaydı halinde gönderdi. Prof. Dr. Nasr
konuşmasında şunları belirtiyordu: "Mevlânâ bu kısa süre zarfında
anlatılabileceğinden çok daha büyüktür. Onun "Mesnevî"si, irfan
ve marifet deryasıdır. Bu deryaya dalan kişi ne onun dibine varabilir,
ne de başka bir sahile. Mesnevîye tam hakim olmak mümkün
değildir zira, sınırı olan bir şeye hakim olunabilir. Halbuki,
Mesnevînin sınırı yoktur. İslâm ve Batı arasında çatışma ortamının
oluştuğu günümüzde, Mevlânânın gönül birliği ve beraberlik çağrısı yol
göstericidir. Mevlânâ Batı medeniyeti ve İslâm arasında bir dostluk
elçisi olarak dimdik durmakta ve durmaya da devam edecektir. Umulur ki,
bu anma töreni gençlerimizin, Mevlânâ'nın eserlerinin farkına
varmalarını sağlasın ve bir lahza dahi olsa onların gönüllerini, neyin
iniltisini dinlemeye yöneltsin.
Konferansın diğer bir konuşmacısı olan Prof. Dr.
Abdülkerim Surûş, makalesinde şu görüşlere yer verdi: "Mevlânâ mahrem
olmayan kimselerle konuşmazdı. Onun hemen hemen bütün şiirlerinde
suskunluk göze çarpmaktadır. Kişilerin sözleri değil işaretleri
kavramalarını istiyordu." Surûş şöyle devam etti: "Mevlânâ'nın asıl sözü
bir değil binlercedir. Onun engin denizinden pek çok söz ve nükte geride
kalmıştır. Kim bu engin denizin kıyısına yaklaşabilirse, küçük bir pay
alabilir." Konuşmasında "Çok söz söyleyen suskun" başlığını kullanan
Surûş, Mevlânâ'nın söyleyecek çok sözü olduğunu ancak, buna rağmen,
susmayı tercih ettiğini vurguladı.
Konferansın açılış töreninde konuşan, Fars Dili ve
Edebiyatı Akademisi Başkanı Dr. Haddad Âdil, Mevlânâ'nın İran düşünce
tarihinin en önemli anahtarlarından biri olduğuna işaret ederek, "Genç
neslin hüviyete ihtiyacı var ve bizim hüviyetimizin tarihî düşünce
varlığımızla ilgilidir. Mevlânâ büyük bir şahsiyettir, İran da büyük bir
ülkedir zira, Mevlânâ gibi büyük insanları yetiştirmiştir" dedi. Prof.
Dr. Haddad Âdil "Mevlânâ'nın derin ve şeffaf bir şahsiyeti vardır. Bu
şahsiyette olan aşk dalgaları, fırtınalar koparıyor ve bu fırtınalar
onun Gazeller Dîvânı ve Mesnevîsindedir" diyerek
sözlerini noktaladı.
"Mevlânânın Çağdaş İnsana Öğretileri" adlı konferans
İranın haber ajansları ile radyo ve televizyonlarında büyük yankı
buldu. İRNA, İSNA, MİHR ve FARS haber ajansları, çeşitli gazeteler ve
haber kanalları, seçtikleri çarpıcı başlıklarla konferans haberlerini
yansıtmaya çalışırken, İSNA haber ajansı, Prof. Dr. Seyyid Hüseyin
Nasrın konuşmalarından seçtiği, Mevlânâ Batı ve Doğu arasında dostluk
elçisidir, cümlesine yer verdi. İtimad gazetesi ise "İkbal kendisini
Mevlânâ'nın düşüncelerinin mübelliği olarak görüyordu" başlığıyla
okuyucularına haberi duyurdu.
Konferansın yanı sıra, Mevlânâyı konu alan çeşitli
sanat eserlerinin yer aldığı bir de sergi düzenlendi. Bu sergide ünlü
İranlı sanatçıların resim, hat ve diğer dallardaki sanat eserleri büyük
ilgi gördü.
Konferansın sonunda, konferans icra müdürü sonuçları
değerlendirdi. Sümeyye Tevhidlû, Mevlânâ konferansında sunulan
makalelerin kitap halinde yayınlanacağını bildirerek, konferansa
gösterilen ilgiden memnun olduklarını belirtti. Tevhidlû "Arkadaşlarımın
çalışmaları sonucunda beklentimiz biraz daha yüksekti, ama her şeye
rağmen katılım çok iyiydi ve bu da toplumun söyleyecek yeni sözleri
olduğuna işaret ediyor" dedi. Tevhidlû sözlerine şunları ekledi:
"Konferansa 180 makale gönderildi. Bunların arasından 50 makale
seçilerek üç gün süren konferansta sunuldu. Bütün katılımcılar
Mevlânâ'yı iyi bilen araştırmacılardı."
Konferansın sonunda, Mevlânâ'nın düşüncelerinin manevî
havasını hissettirmek amacıyla, kaçınılmaz olan özel geleneksel musikî
ve semâ gösterileri düzenlendi.
|