|
ENERJİ SANTRALLERİ

Elektrik Enerjisinin İrana
girmesi ampulün icat edilmesinden otuz yıl sonra İranlı meşhur tüccar
Hacı Emin Efendi aracılığıyla gerçekleşmiştir. Hicri 1287 yılında 400
kilovatlık bir aydınlatma aygıtı, iki transformatörle birlikte
Tahrandaki Emir Kebir caddesinde kurulmuştur.
1965 yılında kurulan
Tahran Bölgesi Elektrik A.Ş.nin 1969 yılında İran Elektrik Üretimi ve
Dağıtım Şirketinin kurulmasıyla ülkenin büyük enerji santrallerinde
elektrik enerjisi üretimi ve tüketim merkezlerine dağıtım işlerinin
sorumluluğunu bu şirkete devretmiştir.
İranda elektrik
1970li yıllara kadar daha çok aydınlatma alanlarında kullanılıyordu.
Ancak elektrik kullanımının tarım ve sanayi sahalarında giderek
yaygınlaşması ve ülkedeki sosyal refah düzeyinin artmasıyla ülkede
elektrik üretimini artırma süreci başlamıştır. Şöyle ki İslâm
Devriminin gerçekleşmesine az bir zaman kala yani 1978 yılında elektrik
üretimi 17,4 milyar kw saat ve abone sayısı yaklaşık 3,4 milyon kişiyi
bulmaktaydı.
İslâm Devriminin
zafere ulaşmasından sonra İran-Irak savaşının patlak vermesi ve zor
ekonomik koşullara rağmen elektrik üretim süreci artış kaydetmiştir.
1987 yılı itibariyle elektrik üretimi on yıl öncesine oranla 2,5 kat
artarak ve 43,8 milyar kilovat saate ulaşmıştır. Elektrik abone sayısı
ise 8,8 milyon kişi dolayında gerçekleşmiştir.
İran-Irak savaşının
son bulması ve Birinci Ülke Kalkınma Planında uygulamaya geçilmesiyle
elektrik sektöründe yaşanan sıkıntılar da sistematik olarak
giderilmiştir. Örnek vermek gerekirse 1988 yılında 8,8 milyon olan
elektrik abonman sayısı 1993 yılında 11 milyon kişiye ulaşmıştır.
Aynı yıllarda
elektrik sektörü çerçevesinde ülke içinde kullanılan elektrikli
aletlerinin yapımı ve elektrik sanayiinin iyileştirilmesi yönünde önemli
girişimlerde bulunulmuştur.
Kurulu Güç Oranı
Miktarı, Yapım ve Onarımlar:
Enerji Bakanlığı
denetimindeki elektrik santrallerinde kurulu güç miktarı Birinci beş yıl
Kalkınma Planının uygulanmasına geçildiği tarih itibariyle 13681
megavattır. Bu rakamın 2210 megavatı savaş döneminde alınan darbeler
sonucunda devre dışı kalmıştır. Savaşta hasar gören santrallerin tamamı
birinci ülke kalkınma planının yürürlüğe konmasıyla yeniden
onarılmıştır. Gerçekte ise savaş süresince hasar alan birim ve
tesislerin onarımına 1988 yılının ilk aylarında başlanmış ve bir kaç yıl
içinde tamamı yeniden ülke genel elektrik şebekesine kazandırılmıştır.
1990 yılında Gilan
eyaletinde yaşanan deprem olayı 425 megavat gücün devre dışı kalmasına
yol açarken söz konusu üniteler yoğun çabalar sonucunda 1990-1991
yılında yeniden devreye girmiştir.
Mevcut Kapasitelerin Geliştirilmesi ve Yeni Kapasitelerin Yaratılması
Birinci ülke kalkınması
planında 8 bin megavat gücündeki elektrik santrallerine ilişkin
projelerin uygulanmasına ek olarak, yaklaşık 14 bin megavatlık yeni güç
santrallerinin de faaliyete geçirilmesi öngörülmüştü. Buna rağmen
İran-Irak savaşının geride bıraktığı izler ve mali darboğazlar nedeniyle
öngörülen bu miktarın yaklaşık 11200 megavatlık bölümü faaliyete
geçirilebilmiştir. Birinci Ülke Kalkınma Planının ilk zamanlarında ülke
çapında uygulanan mevcut elektrik kesintileri ve bu yöndeki sorunun en
kısa zamanda giderilmesinin önemli bir husus olduğu noktasından
hareketle Enerji Bakanlığı bütün çabalarını Karma Enerji
Santrallerinin bir an önce kurulup işletmeye geçilmesi yönünde
yoğunlaştırılmıştır. Nitekim söz konusu santraller ikinci kalkınma planı
süresince ülke enerji santrallerine kazandırılmıştır.
Başta doğal çevrenin
korunması olmak üzere diğer işlevleri de bulunan, hidroelektrik
santralleri İranın coğrafi koşulları açısından taşıdığı değer ve önem
nedeniyle birinci kalkınma planında öncelikli konular arasında yer
almaktadır. Bu amaçla 1989 yılında Hidroelektrik santralleri proje
üretimi ve uygulamalarına dair İran Su ve Enerji Kaynaklarını
Geliştirme Şirketi adı altında bağımsız bir firma oluşturulmuştur. Bu
bağlamda 4400 megavat gücünde normal enerjili ve yılda yaklaşık 8
milyon 800 bin kilovat saat üretim kapasiteli dört projenin yapım
işlemleri söz konusu şirket tarafından ve Huzistan Su ve Elektrik
Kurumu (Şehit Abbaspur Elektrik Santralini Geliştirme Projesinin
yürütülmesinden sorumlu kuruluş)nun katılımıyla gerçekleşmiştir. Hali
hazırda ise yaklaşık 7-8 bin megavatlık enerji santrallerinin yapımı
devam etmekte olup bu santrallerin büyük bölümünü Hidroelektrik santrali
projeleri teşkil etmektedir.
Birinci Beş Yıl Kalkınma Planı Boyunca Elektrik Enerjisi Üretimi
Birinci Beş Yıl
Kalkınma Planının uygulanmasına geçilmesiyle birlikte (1989) başlangıçta
43,8 milyar kilovat saat olan toplam enerji üretim miktarı 1993 yılı
sonunda 73,3 milyar kilovata saate ulaşmıştır. 1989 yılı itibariyle ülke
genelinde maksimum değerde sağlanan yaklaşık 7762 megavat yük miktarı
ise 1993 yılında 13304 megavat kadar çıkmıştır.
Kişi başına düşen
elektrik üretimi 1978 yılı itibariyle 549 kilovat saat iken bu rakam
1993 yılında 1306 kilovat saate ulaşmıştır.
Mevcut
istatistiklere göre, 1994 yılı, İran elektrik enerjisi üretim tarihinde
başarılı hizmetlerle dolu bir dönüm noktası sayılmaktadır. Çünkü söz
konusu yılda, elektrik kesintileri uygulamalarına Enerji Bakanlığınca
son verilmiştir.
Öte yandan 1994
yılında enerji tüketimindeki büyüme dikkate alınarak, büyük elektrik
santrallerinin kurulması mevcut elektrik santrallerinin geliştirilmesi
ve yeni santrallerin kurulması faaliyetleri birbiri ardına devam
etmiştir. Öyle ki söz konusu yılda Şehit Recai Enerji Santrali ile
Biston ve Batıdaki enerji santrallerinde 1390 megavat gücündeki büyük
termik üniteler işletmeye konulmuştur. Ayrıca Kazerun Şehit Recai ve
Şeriati Termik Elektrik Santralleri ünitelerinden de 1152 megavatlık güç
ülke elektrik şebekesine kazandırılmış ve nüfusu 20 haneden fazla olan
köylerin %72si elektriğe kavuşmuştur.
Birinci beş yıl
kalkınma planı (1989-1993 ) döneminde elektrik sektöründeki gelişmeler
ve üretimdeki büyüme oranı üretim ünitelerinin yapılması elektrik
iletimi ve dağıtımı açısından ülke elektrik sektörü tarihinde görülmemiş
bir performansa ulaşmıştır. Bu dönemde yaklaşık 2900 milyar riyal ve
6600 milyon dolar yeni enerji santrallerinin kurulması ve elektrik
iletim şebekesinin geliştirilmesinde harcanmıştır.
1995 Yılında Elektrik
·
Birinci beş yıl kalkınma planında %10nun üstünde öngörülen elektrik
tüketimi büyüme oranı halihazırda %7 düzeyinde seyretmektedir. Bu rakam
elektrik setöründeki faaliyetlerin olumlu sonuçlar verdiğini ve
meskenlerde ihtiyaç duyulan elektriğin karşılanarak tüketimin tarım ve
endüstri alanlarına kaydığını göstermektedir.
·
Birinci beş yıl kalkınma planında %32 olan tarım ve endüstri
sektörlerinin elektrik tüketimindeki payı 1996 yılı Mart ayı itibariyle
%80 oranında artmıştır. Bu süre içinde mesken elektriği tüketim payı ise
%38den %34e gerilemiştir.
·
1995
yılı yaz ayında tüketilen maksimum elektrik miktarı 15 bin 250 megavat
olarak kaydedilmiştir. Ki, bu rakamın Ortadoğu ülkeleriyle
karşılaştırıldığında çok yüksek bir rakam olduğu görülmektedir.
·
1995
yılında yaklaşık 1507 megavat gücündeki yeni enerji santrali ülke
elektrik şebekesine eklenmiş olup bu miktardan 500 megavat Hemadan,
315 megavat Ahvaz, 617 megavat Şiraz ve 75 megavat Zahidan ve Konkanda
elde edilmiştir.
·
Yine
aynı yılda toplam 21 bin kmlik enerji iletim şebekesi kurulmuş ve 1520
yeni köye elektrik hizmeti götürülmüştür. Bu dönemde 513 bin kişi
eklenen elektrik abone sayısı toplam 12,5 milyona ulaşmıştır.
·
1995 yılı itibariyle elektrik sektöründe 200 milyar tümenin üstünde bir
miktarda yatırım yapılırken sektörün ihtiyaç duyduğu krediler; elektrik
satımından elde edilen gelirler; ülke kalkınma bütçesinden ayrılan
yardım ve banka sisteminden kredi almak suretiyle karşılanmıştır.
1996 Yılı
·
1996
yılında ülkedeki maksimum elektrik üretimi %7lik bir artışla 16 bin 500
megavata ulaşmıştır. Elektrik sektörünün mali ve döviz bakımından
desteklenmesiyle 1800 megavat elektriğin devreye girmesi
gerçekleştirilebilecektir.
·
Yaklaşık 4800 kmlik enerji iletim hattı işletmeye açılmış ve 23 bin
kmlik elektrik dağıtım şebekesiyle ikibin köy söz konusu şebekeye
bağlanmıştır. Ayrıca elektrik abonman sayısına bu yılda 500 bin kişi
daha eklenmiştir.
·
1996
yılı planında öngörülen 600 kmlik iletim hattı hizmete girmiştir. 1997
yılında 300 kmden fazla hattın bu rakama eklenmesi düşünülmektedir.
Sonuçta ise elektrik şebekesinin geliştirilmesiyle ilgili proje
planında yaklaşık 1000 kmlik hat öngörülmüştür.
·
1996
yılı içinde elektrik sektörüne yapılan 280 milyar tümen yatırımın
yaklaşık %40ı ülke banka sisteminden %20si kalkınma bütçesi payı ve
geri kalan kısmı elektrik satımından sağlanmıştır.
BARAJLAR
İranda baraj yapımı
çok eskilere dayanır. Kurak iklim ve yağışların az oluşu, İranlıların
yaratıcı zeka ve kabiliyetlerini suyun çeşitli yöntemlerle stok
edilmesine yönlendirmiştir. Devrim öncesine kadar bazı su yolları
üzerinde kurulu barajlardan geriye miras kalan sadece bütçe ve normal iş
gücü olmuştur. Bunun nedeni tüm uzmanların yabancı olması ve bu
endüstrinin gerek teknolojik ve gerekse uzman güç açısından tümüyle
yabancılara bağlı olmasından kaynaklanıyordu. İslâm Devrimi İranda
Baraj yapımı sanayii gibi bir çok sanayi alanında köklü değişmeler
yaratmıştır. İslâm Devrimi ile birlikte Baraj yapımı işlerinin
sorumluluğunu üstlenen İranlı mühendis ve uzmanlar artık sadece
barajları kontrol etmekle yetinmeyerek onların göz alıcı bir şekilde
büyüyüp gelişmesinde de etkili olmuşlardır. Devriminden sonra 18 yıl
boyunca çeşitli türlerde toplam 20 baraj yapılmış olup bunlardan 15i
Birinci Beş Yıl Kalkınma planı dönemine aittir.
Söz konusu
barajlarda depolanan sular bir yandan ülke şehirlerinin içme suyunu
sağlarken bir yandan da 240 bin hektar ekili arazinin su ihtiyacını
karşılamaktadır. Yakın bir gelecekte baraj sularıyla sulanan toplam
ekili arazi miktarı bin hektarı bulacak ve ülke hidroelektrik
santrallerinde üretilen elektrik miktarı 1368 bin megavata ulaşacaktır.
Bu rakamların ülke ekonomisinde büyük etki yaratacağı gayet açıktır.
Baraj Yapımında Dördüncü Ülke
İslâm Devrimi
öncesine kadar ülkede kurulu baraj sayısı 13tü. Halbuki Birinci
Kalkınma Planı çerçevesinde 10 baraj işletmeye sunulmuş ve Aleviyan,
Nahand, Maku ve Zerivar bölgelerinde 4 biriktirmeli baraj ve Merage,
Tebriz, Makü, Nerivan ile Moganda kurulu regülatörlü barajlar 1995
yılında faaliyete geçmiştir. Bunanla birlikte ülke genelinde diğer 35
adet baraj yapım işleri de devam etmektedir. 1997 yılında kadar ortalama
olarak her 45 günde bir yeni bir biriktirmeli barajın işletmeye
açılacağı tahmin edilmektedir. Yapım maliyeti kredilerle birlikte 877
milyar 413 milyon riyali bulan bu barajlardan yılda 2 milyar 584 milyon
900 bin m³ su sağlanması planlanmaktadır. Bu arada ülkenin dört bir
yanında boy gösteren 16 biriktirmeli baraj 1997 yılında işletmeye
konulmuştur. Bunlar Kermandaki Tengiviye, Huzistanda Manvan,
İsfahanda Tenghena, Mazenderanda Şehit Recai, Şeyade, Arapsureng ve
Lagel, İlamda Gordelan, Hamedanda Absine, Doğu Azerbaycanda Ahor,
Erdebilde Şorabil, Horasanda Şehit Yakubi ve Feriman, Batı
Azerbaycanda Hasanlu ve Kehkiluye ve Bavir Ahmetde Kevser ve
Tenkşahkasem barajlarıdır.
Birinci Ekonomik
Planı çerçevesinde yapımına başlanan bazı barajlar hedef ve özellik
açısından sadece bölgesel düzeyde değil belki dünya düzeyinde en önemli
barajlar arasında sayılagelmektedir. Örneğin uluslararası tanınmış Büyük
Korhe Barajı 7 milyar m³ su kapasitesine sahiptir. Bu barajın set duvarı
uzunluğu 303 metre ve yüksekliği 135 mdir. Diğer önemli bir baraj ise
Karun Barajıdır. 2,75 milyar m³ depo hacmine sahip bu barajın elektrik
üretim kapasitesi 2000 megavat olup bu rakam 3000 megavata kadar
çıkabilmektedir.
İkinci kalkınma
planı boyunca 550 bin hektar tarım arazisi için sulama ve drenaj
şebekeleri oluşturulmuş ve ülkenin sınırlı kaynaklarından su temin etme
oranı %80ne ulaşmıştır. Baraj hidromekanik donanımlarının ulusal
olanaklarla yapılması imkanı %95ten %100e yükselmiştir.
1997 yılı Mart ayına
kadar şehir suyu ulaşım ağlarının kurulması ve su ulaşım ağlarının
düzeltilip geliştirilmesi için 1618,1 milyar riyal yatırım ve harcama
yapılmıştır.
Şehir kanalizasyonu
sektöründe ise 313 milyar riyalin üstünde harcama yapılmıştır. 1995
yılında ülke çapında yaklaşık 40 adet su ulaşım projesi tamamlanmıştır.
1997 yılının Mart ayına kadar 159 bin su aboneliği yapılmış olup ülke
çapında abone sayısı 6 milyon 430 bine ulaşmıştır. Bu dönemde 95 kentin
kanalizasyon yapım işleri sürmüş ve 85 kentte de kanalizasyon aboneliği
devredilmiştir.
YOLLAR

İranlılar ülke toprakları
üzerinde yer alan yerleşim birimlerine ulaşmada çeşitli ve kaliteli yol
yapımının zorunluluğunu kavrayan ilk millettir. Kuşkusuz bu durum İran
milleti için bir iftihar meselesidir.
İran yollarında
insan ve mal trafiğinin oluşumu, gelişmesi ve artması Hehaminişiler
döneminden başlayarak Safeviler dönemine kadar uzanır.
Safevi
Hanedanlığının ortadan kalkmasıyla Kaçar Hanedanlığının kurulmasına dek
geçen süre içinde İranın Ekonomik-Askeri ve Endüstriyel kapasitesi
Nadir Şah, Kerimhan ve Aga Muhammedhan hükümetlerini kapsayan kısa dönem
dışında sürekli düşüş göstermiş ve bunun bir sonucu olarak ülke yolları
yavaş yavaş yok olma aşamasına girmiştir. Öyle ki 500 yıl önce dünyanın
en büyük yol ve ulaşım ağına sahip bir ülke, 20.y.yılın başlangıcı ve bu
yüzyılın ilk yirmi yılında Rusya İmparatorluğunun yollarını kullanan,
uzak haberleşmede ise İngiltere Büyükelçiliğinin telgraf sistemi ve
Hindistan özel hatlarından yararlanan bir ülke konumuna gelmişti.
Çağdaş Dönemler
Ülkede ulaşım
yolları (kara, deniz ve uzak yol)nın yapımına meşrutiyet hükümetleri
döneminde başlanmıştır. Kaçar Hanedanlığının ortadan kalkması,
hükümet ve politik otorite dengelerinin tümden değişmesiyle dönemin
hükümeti yol yapımına, taşımacılık ve ondan sağlanacak ekonomik gelir
olmak üzere iki yönde ağırlık vermiştir. İkinci dünya savaşında İranın
işgal edildiği yıllarda ve sonraki dönemlerde de devam eden bu süreç,
şahlık rejiminin yok olup ortadan kalkmasıyla ve İslâm Cumhuriyetinin
kurulmasının ardından toplumsal ihtiyaçların belirlenmesi, kendi kendine
yetebilme stratejilerini edinme ve ulusal taleplerin karşılanması
yönündeki eğilimlerin başlayıp giderek arttığı bir döneme girmiştir.
Bugün ülke çapında kara, hava ve deniz yolları ulaşımı deniz, hava ve
kara limanlarının yapımı ve geliştirilmesi ve haberleşme, radyo,
elektronik iletişimin geliştirilmesi...v.b. faaliyetlerde gelinen son
çizgi bu durumun somut bir göstergesidir.
Kara Yolları
Ortadoğuda sahip olduğu önemli coğrafi konumu ile dünyada eşine az
rastlanan bir ülke olan İslâmî İran ülke ekonomisini geliştirmede
duyduğu ihtiyaçları mevcut kara, deniz ve demir yolu taşımacılığı
imkanlarından yararlanarak en düşük maliyette karşılama olanağının
yanısıra aynı zamanda Fars Körfezinden Orta Asyaya ve Kafkasya
bölgesine ve ayrıca Asyanın doğusundan batıya gerçekleşen mal
transitlerinde büyük bir pay sahibidir. Bütün bunlar ulaştırma
sektörünün İslâmî İranda iç ve dış ekonomide büyük bir yer işgal
ettiğini göstermektedir.
1996 yılı itibariyle
ülkedeki toplam otoban ve ana yolların uzunluğu 107 bin km.dir.
Son yıllarda elde
edilen başarılar İslâm Devriminin zafere ulaşmasından sonraki dönemlerde
ortalama olarak her yıl 2400 km yol yapıldığını göstermektedir.
Yol ve Ulaştırma
Bakanlığınca 1994 yılında yayımlanan yıllık çalışma performansı raporuna
göre; söz konusu Bakanlık, yol yapımı sektöründe sadece 1994 yılında 95
yol projesi (toplam 2561 km) ile Büyük Kerec Köprüsü projesini
tamamlayarak işletmeye sunmuştur. Bununla birlikte anılan Bakanlık
toplam 1792 km uzunluğundaki 66 yol yapım projesinin hayata
geçirilmesine ilişkin müteahhitlerle varılan anlaşmaya imza atmıştır.
Öte yandan 1652 kmlik asfalt yol, toplam 8842,4 metrelik 32 köprünün
ağız girişi ile 6384 m uzunluğundaki 4 tünelin yapım çalışmalarına
başlanması, Banka ve mali kuruluşların katılımıyla inşasına başlanan ve
halihazırda devam eden yaklaşık 710 kmlik Gazvin-Zencan; Tebriz-Tahran;
Saveh-Selefcegan; Kom-Kasan otobanları ve Bender Abbas sahil yolu yapım
çalışmaları ile Kaşan-Natanz-İsfahan güzergahında uzanan 1800 kmlik
otoban projesinin özel sektörün yatırımlarıyla uygulanmaya konulmasına
yönelik bir anlaşma imzalanması ve ayrıca Meşhed-Bağçe otobanı gibi
yaklaşık 600 kmlik öncelikli otoban yollarının incelenerek kurulmasına
dair planlar İran Yol ve Ulaştırma Bakanlığının 1994 yılındaki diğer
faaliyetleridir.
Söz konusu
projelerin birçoğu henüz yapım aşamasında olup Gazvin-Zencan otobanı
(185 km) gibi banka katılımıyla gerçekleşen projelerden bazıları da 1996
yılında işletmeye sunulmuştur.
En son verilere göre
1995 yılı itibariyle ülke karayollarından taşınan mal miktarı 107
milyon ton yolcu sayısı ise 580 milyon kişi olarak belirlenmiştir.
İran asfalt yollar
kanalıyla bütün komşu ülkelerle bağlantılıdır. En önemlileri güneydoğu
bölgesinde Pakistana ve kuzey batıda Türkiyeye açılan yollardır. Bu
arada İranın toplam ithalatının %20si İranı Avrupaya bağlayan
Türkiye ile bağlantılı yollardan gerçekleşmektedir.
Hava Ulaşımı
Hava ulaşımının
yolcu ve yük taşımacılığındaki sürat ve zaman tasarrufu açısından ülke
ulaşım sisteminde ayrı bir yeri olduğu tartışma götürmez bir gerçektir.
Hava yolları taşımacılığı maliyet bakımından her ne kadar kara, deniz ve
demir yolları taşımacılığı ile rekabet edemeyecek bir düzeyde ise de
belirtildiği gibi hızlı ulaşım ve taşımacılık açısından bir çok yerde
gerekliliğini hissettiren bir sistem olma özelliğine sahiptir.
Ülke Sivil Havacılık Kurumu
Ülke Sivil Havacılık Kurumu
İrandaki hava limanlarının yönetimi, korunması, geliştirilmesi ve
işletilmesinden ve ayrıca hava limanı yapım işlerinden sorumlu bir
kuruluştur. Ülkedeki uçuş denetimleri ve uçuş izinleri de bu kurumun
yetkisi dahilindedir. Bu gün ülke genelindeki 81 adet resmi uçak ve 16
adet Chartter uçağı bu kurumun denetimi altında uçuş hizmeti
vermektedir.
Son iki yılda ülke
hava limanları nitelik ve nicelik bakımından olumlu yönde gelişme
göstermiştir. Yurt genelindeki hava limanlarının sayısı halihazırda
45tir. 18 hava limanı büyük uçakların inip kalkacağı kapasitededir.
Yolcu sayısı kapasitesi ve uçak türlerinin artırılması yönünde hava
limanlarının iyileştirerek geliştirilmesine ilişkin projelerin hayata
geçirilmesi söz konusu dönemde Ülke Sivil Havacılık Kurumu tarafından
önemle izlenen faaliyetlerden bazılarıdır. Bu düzlemde hava trafiği
güvenliğini sağlayan gerekli donanımlar ile hava limanı donanımlarının
alınması en başta gelen faaliyetleri oluşturmuştur. Ülke hava
limanlarında yolcu kabul kapasitesi 1988 yılında yaklaşık 10 milyon kişi
iken bu rakam Birinci beş yıl Kalkınma Planında öngörüldüğü üzere 1993
yılında yaklaşık 16 milyon kişiye ulaşmıştır. Uçak hizmetlerinden
sağlanan gelir miktarı Birinci Kalkınma Planının uygulamaya
konulmasıyla 1995 yılı itibariyle 5 milyon dolardan 120 milyon dolara
yükselen Ülke Sivil Havacılık Kurumu halihazırda ihtiyaç duyduğu dövizi
devlet kaynaklarına bağlı kalmaksızın kendi başına karşılayacak bir
konuma gelmiştir. Kurumun 1995 yılında kaydettiği uçuş sefer sayısı
bir önceki yıla göre yaklaşık %17 oranında artarak 87 binin üstünde bir
rakamla gerçekleşmiştir. 1995 yılında Ülke Sivil Havacılık Kurumu
çatısı altında gerçekleşen programlı programsız ve iç hat seferlerinin
sayısı 379 bine ulaşmıştır. Ülke Sivil Havacılık Kurumunun artan
gelirine paralel olarak hava limanlarını geliştirme projeleri de devam
etmiştir. Örneğin 1996 yılında, inşa halinde olan İmam Humeyni
Uluslararası Hava Limanı projesine söz konusu kurum tarafından 240
milyar riyal harcama yapılmıştır. Kurumun hava limanı donanımlarının
alım maliyeti ve hava limanlarını geliştirmeye yönelik diğer
faaliyetlere tahsis ettiği tutar ise 180 milyar riyaldir. İmam Humeyni
Uluslararası Hava Limanı 4 milyon yolcu kapasitesiyle 1997 yılında
faaliyete geçmiştir.
İran Sivil Havacılık
Kurumu Tahran Mehrabad Hava Limanı Radar Donanım Kulesini modernize
etmek ve ülke hava limanlarının izleme ve haberleşme sistemini
güçlendirmek amacıyla 30 adet radar ve haberleşme sistemi alımında
100 milyar riyal harcamış ve bu imkanlardan 1996 yılında yararlanılmaya
başlanmıştır.
İrandaki hava
limanlarının yolcu kabul kapasitesi 1995 yılı itibariyle 16 milyon
kişidir. Uluslararası İmam Humeyni Hava Limanı projesinin birinci
bölümünde işletmeye geçilmesiyle bu rakam 1997 yılında 20 milyon kişiye
ulaşmıştır. Öte yandan 1995 yılında iç hatlarda yolculuk yapan yolcu
sayısı 17 milyonun üstünde gerçekleşirken bu rakam 1996 yılında 4,6
milyonun üstünde seyretmiştir.
Son yıllarda çarpıcı
bir şekilde büyüme gösteren alanlardan biri de ülke hava filosuyla
yapılan yük taşımalarıdır. 1995 yılında ülke hava filosuyla taşınan yük
miktarı iç hatlarda 16 bin tonun üstünde dış hatlarda ise 14 bin ton
olarak gerçekleşmiştir. Tahran Uluslararası Mehrabad Hava Limanına
Kargo İşletmeciliği Kurulması için yapılan 30 milyar riyal yatırım ile
söz konusu hava limanının gelecekte her tür ve miktardaki uçak yükünü
kabul edecek kapasiteye ulaşması beklenmektedir. Yine son yıllarda özel
havacılık şirketlerinin aldıkları birçok faaliyet izni ile yolcu ve
yük taşıma hizmeti verdikleri gözlemlenmektedir.
1995 yılında İran
Uçak Sanayiinin işbirliği ile ilk kez bir adet 707 tip uçak tam bir
onarımdan geçirilmiştir. Bununla birlikte 6 adet Foker 100 tip uçağının
1996 yılının başlarında kısmi onarımıyla yaklaşık 2,5 milyon dolar döviz
tasarrufu ülke ekonomisine kazandırılmıştır. Aynı zamanda bir adet Boing
727 tip uçağın İran Hava Yolları (Huma) mühendis ve uzmanlarının
yardımlarıyla genel onarımdan geçmesiyle de 2,5 milyon mark döviz
tasarrufu sağlanmıştır.
Huma satın aldığı 6
adet Foker 100 tip ve iki adet Airbus 300-600 tip uçaklarla iç ve dış
hat seferlerinde yolcu taşıma kapasitesini artırmayı ve böylece ülkenin
yeniden inşası dönemindeki performansını iyileştirmeyi planlamaktadır.
Son yıllarda
Humanın Kuala Lumpur, Cidde, Aşkabat, Almaata, Baku, Duşanbe, Taşkent,
Madrid, Hamburg, Amsterdam, Atina, Moskova ve Larnaka dış hat seferleri
dikkat çekicidir. Bu doğrultuda ülkenin bazı ilçe hava limanlarından da
dış hat seferleri düzenlenmektedir. Dünya havacılık sektörü düzeyinde en
yüksek katsayı rakamını elinde bulunduran ülkelerden biri olan İran
İslam Cumhuriyeti Hava Yollarının 1995 yılı itibariyle iç hat
uçuşlarında işgal ettiği koltuk sayısı %91,4e ulaşırken aynı yıl Huma
tarafından düzenlenen uçak seferlerinde uçulan yol uzunluğu 48,1
milyon km, taşınan yolcu sayısı ise 7,5 milyon kişi olarak
gerçekleşmiştir. Humanın 1995 yılında iç ve dış hat yolcu taşımalarında
uçulan saat miktarı 93665 saate ulaşırken aynı yıl taşınan yük
miktarı 774 milyon ton km olmuştur. Ülkenin diğer hava yolları
şirketleri, Asuman, Kiş Air, Kaspir, Saha...v.s.dan ibarettir.
DEMİR YOLLARI
Demir yolları daha fazla
yolcu ve yük taşıma aracı olarak ülke ulaştırma ve taşımacılık
sisteminde önemli bir yere sahiptir. Demir yolları ağının geliştirilmesi
ve aynı zamanda yolcu ve yük taşıma kapasitesinin artırılması için
mevcut hatların çift yönlü hale dönüştürülmesi ülkenin yeniden onarımı
döneminde ülke yetkilileri ve ekonomi k programların sürekli çaba
gösterdiği bir konu olup bu alanda gösterilen çabalar son yıllarda
olumlu sonuçlar vermiştir.
Birinci ekonomik
kalkınma planında uygulamaya geçilmesiyle bugüne dek demir yolları
sektörüne yönelik büyük yatırımlar gerçekleşmiştir. Birinci 5 yıl
Ekonomik, Toplumsal ve Kültürel Kalkınma çerçevesinde ulaşılan toplam
performans hacmi bu planın sadece ilk 4 yılında 1988 yılı itibariyle
demir yolları sektöründe 13 milyon ton olan yük taşımacılığı
kapasitesinin 1992 yılında 19 milyon tona yükseldiğini 1988 yılında
6.8 milyon kişi olan taşınan yolcu sayısının 1992 yılında 8.8 milyon
kişiye çıkardığını göstermektedir.
1996 yılı itibariyle
ülke sınırlarından 23 milyon ton yük geçiş yapmıştır. Aynı yıl demiryolu
yolcu sayısı ise 10 milyonun üzerinde gerçekleşmiştir.
Mevcut en son
istatistiklere göre ülke demir yolu ağının uzunluğu 5226 kmdir.
İran İslam
Cumhuriyeti demir yolu işletmeciliğinin son yıllardaki en önemli
etkinliklerinden biri de Bafk-Bender Abbas demir yolunun tamamlanarak
ana hat uzunluğu 630 km olan çift yönlü hattın işletmeye açılmasıdır.
Uygulamaya konulması
13 yıl süren Bafk-Bender Abbas hattının geniş çaplı projesinde 17 km
uzunluğunda tünel ve toplam 26 km uzunluğunda 2270 köprü tesis
edilmiştir. Bu hattın faaliyete geçirilmesiyle ülkenin kuzeyi ve güneyi
arasında yolcu ve yük taşıma kapasitesi bir kaç katına çıkmıştır. Söz
konusu demir yolu hatları Orta Asya ülkelerini ithalat ve ihracat mal
transitinde serbest ve uluslararası sulara bağlamaktadır.
Bafk-Bender Abbas
demir yolu hattı yıllık 15 milyon ton yük taşıma kapasitesine sahiptir.
Bu rakamın 3 tonu Orta Asyaya mal transiti için öngörülmüştür.
Meşhed-Serahs demir yolu hattının yapım çalışmaları 1996 yılında son
bularak faaliyete geçmiştir. Bu hat bir yandan Orta Asya ve Avrupa
arasında mal transiti imkanını sağlarken bir yandan da İran Demir
Yolları ağını Orta Asya ülkelerine bağlamaktadır. Orta Asya
Cumhuriyetleri demir yolunun İran demir yolu ağına bağlanmasıyla
halihazırda bu ülkeler Bender Abbas, İmam Humeyni, Buşehr ve Çabehar
limanlarından yük taşıma ve ticari yüklerini İran demir yolu ağından
yararlanmak suretiyle istedikleri yere gönderme olanağı bulmuşlardır.
Meşhed-Serahs-Tecen
demir yolu hattı gerçekte Orta Asya ülkelerinin Fars Körfezine mal
sevkıyatı yapmada veya bunun tersi sevkıyatlardaki mevcut sorunları
ortadan kaldırmıştır. 640 km uzunluğundaki Tahran-Meşhed çift demir yolu
hattının projesi ile 130 km uzunluğundaki Tahran-Kum yeni çift yönlü
demir yolu projesinin yapımına başlanması, Badruud-Mibed arasında demir
yolu hattının kurulması ve Cadurumlu demir maden ocağının demir yolu
ağına bağlanması Tepesefid-Aprin arasında 11 kmlik çift yönlü demir
yolu hattı kurulması 98 kmlik Benderi İmam-Miyandeş çift yönlü demir
yolu hattının tesis edilmesi ülke demir yolları ağının 78 kmlik bölümün
restore edilerek 151 kmlik bölümün iyileştirilmesi ve yaklaşık 800 km
uzunluğundaki Bafk-Meşhed demir yolu hattının yapım işlemlerine
başlanması son yıllarda İran İslam Cumhuriyeti Demir Yolları
İşletmesinin en önemli faaliyetlerinden bazılarıdır.
Uluslararası Demir Yolu Taşımacılığı
İranın Türkiye, Pakistan,
Azerbaycan ve Türkmenistan olmak üzere 4 ülke ile demir yolu bağlantısı
bulunmaktadır. İran demir yolu ağının komşu ülke sınırlarına kadar
genişletilmesi ile Meşhed-Serahs demir yolu hattı İranı Türkmenistana
bağlarken Kerman-Zahidan demir yolu hattı İranı Pakistana
bağlayacaktır. İran, Pakistan ve kuzey komşuları arasında demir yolu
hattı kurulmasını öngören proje halihazırda yapım çalışmaları sürmekte
olup İran İslam Cumhuriyeti Demir Yolu Firması projeleri arasında yer
almaktadır.
Limanlar ve Deniz Ulaşımı
Ülke limanları ve
deniz ulaşımının idare ve denetimi İran İslam Cumhuriyeti Limanlar ve
Denizcilik Kurumu tarafından yapılmaktadır.
İran İslam
Cumhuriyeti sahillerinin uzunluğu 2700 kmdir. Bu rakamın 700 kmsini
Hazar Denizi kıyıları 2000 kmsini ise Fars Körfezi ve Umman denizi
sahilleri oluşturmaktadır.
İranın güneyinde ve
kuzeyinde 10 büyük ve ticari liman yer almaktadır.
Kuzey limanları:
Bender Enzali ve Novşehr
Güney limanları:
İmam Humeyni, Şehit Recai, Buşehr, Benderabbas, Lenge, Çabehar, Mahşehr,
Şehit Bahoner limanlarından ibarettir.
Kuzeydeki ticari
limanlar yaklaşık 1175 metre uzunluğunda 18 iskele alanına sahiptir.
Yaklaşık 14863 m uzunluğunda olan güney limanlarındaki iskele
alanlarının sayısı 84tür. Bu iskeleler umumi mal, konteyner ve açık
mal iskelelerden oluşmaktadır.
Son 10 yıl içinde
dünya ticaretinde gözlemlenen göz alıcı büyüme ve İran-Irak savaşının
sona ermesiyle İranın uluslararası pazara etkin bir şekilde katılımı
Ülke Limanları ve Denizcilik Kurumu yönetim politikalarında büyük
değişiklikler meydana gelmiştir. Bu göz alıcı değişiklikler en çok gemi
giriş ve çıkış oranlarında Demoraj (bekleme hakkı) ödemelerinde ve
özellikle de konteyner işlemlerinde kendini göstermiştir.
Birinci 5 Yıl
Ekonomik, Toplumsal ve Kültürel Kalkınma Planının uygulamasına
geçilmesiyle birlikte deniz taşımacılık ağının geliştirilmesi konusu
ülke yetkilileri ve programcılarının gündemine yerleşmiştir. Söz konusu
plana göre 1988 yılı itibariyle yaklaşık 16milyon ton olan ülke ticari
limanlarından yararlanma kapasitesinin 1993 yılında 30,5 milyon tona
çıkartılması, güney kıyılarında çok amaçlı 7 adet liman kurularak ve
ticari limanların ihtiyaç duyduğu donanımların sağlanması ile deniz
ulaşımı sektöründe mevcut sorun ve engellerin kaldırılması yönünde çaba
gösterilmesi kararlaştırılmıştır.
Ülke Limanlarını ve
Denizcilik İşletmesi Kurumunca yayınlanan en son verilere göre ülke
ticari limanların kapasitesi 1995 yılında yaklaşık 29.5 milyon tona
ulaşmıştır. Bu kapasite ülkenin gelecek 10 yıl içindeki ihtiyaçlarını
karşılayabilecek güçte olup aynı zamanda 3 milyon transit mal yükletip
boşaltma kapasitesine sahiptir.
1995 yılında ülke
limanlarına boşaltma ve yükleme amacıyla toplam 2608 adet gemi
yanaşmıştır. Bu rakam 1994 yılı (2383 gemi) ile karşılaştırıldığında
yüzde onluk bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Ayrıca bu
karşılaştırmada önemli bir husus Hazar denizi kıyısında yer alan
Nowşehr Limanına giren ve çıkan gemi sayısının son yıllarda göz alıcı
şekilde büyüme göstermesi önemli bir husus olarak karşımıza
çıkmaktadır. Orta Asya ülkelerinin ticari mübadelede her geçen gün
artan payı ve bu ülkelerin söz konusu limanlardan yararlanmak gereğini
duymaları ve ayrıca İranın tam donanımlı denizcilik imkanlarına sahip
olması nedeniyle 1995 yılında Nowşehr Limanındaki faaliyet hacmi diğer
limanlarla karşılaştırıldığına önceki yıllara göre %34ün üstünde büyüme
kaydetmiştir.
Bekleme Hakkı (Demoraj)
Ülke Ulaştırma
Organize Yüksek Kurulunca yapılan araştırmalara göre bekleme hakkının
doğmasında etkili olan sebeplerin en başında yüklü gemilerin aynı anda
limana girmesi, depoların dolu olması, bir defada yükleme imkanının
olmaması ve yük sahiplerinin limanda zamanında hazır bulunmayışı
sebepleri gelmektedir. 1994 yılı itibariyle demoraj ve stopaj
arasındaki fark, 1990 yılında yükün boşaltılmasındaki gecikme bedeli
olarak ödenen 55,6 milyon dolar cezanın seri yük boşaltma olarak elde
edilen 1,37 milyon dolar mükafata dönüşmesidir.
1995 yılında seri
yük boşaltımı ve stopaj alımları yönünde gerçekleşen girişimler, (1995
yılında alınan 3, 524,974 milyon dolar stopaj-1994 yılı ile
karşılaştırıldığında demorajın düşüş göstermesi ve ayrıca seri yük
boşaltmadaki ödüllendirmenin büyüme göstermesi) yük sahiplerinin İran
İslam cumhuriyeti Uluslararası Limanlarını tercih etmesindeki temel
sebeplerdir.
Konteyner Uygulamaları
Alt yapı tesislerinden en iyi
şekilde yararlanma ve yerel ithalatçıların bu konuya destek vermeleri
ayrıca transit mallar trafiğinin artış göstermesi malların konteyner
sistemi ile yüklenmesinin önemini her geçen gün daha bariz bir şekilde
ortaya çıkarmış ve neticede söz konusu sistem taşıma ve ulaştırmada en
modern yollardan biri haline gelmiştir.
Uzman güçlerin
eğitimi, yükleme ve boşlatmaların konteyner yoluyla yapılması yönündeki
imkanlarından ve donanımlardan yararlanılması bu tür yükleme ve nakliye
hacimlerinin ve 1991 yılında TEU 43387 işlem hacminin 1995 yılında TEU
191607 hacmine ulaşması gibi 1991-1995 yılları arasında %320 oranında
artmasına neden olmuştur. |