|
SEYAHAT VE TURİZM

Tarihsel geçmişi,
süreğen toplumsal ve kültürel hayattaki sürekli canlılığı ile görülmeye
değer birçok doğal güzellikler ve tarihi mekanlara sahip İran, bu
özelliği ile turistlerin merak ve estetik duygularını tatmin edecek,
onların ilgi ve beğenisini kazanacak turistik bir ülke konumundadır.
İrana yolculuk yapan her turist kendi zevk anlayışına ve gezi
programına uygun yerleri rahatlıkla bulma şansına sahiptir. Unutmamak
gerekir ki bir ülkeyi ve halkını tanımanın en iyi yolu o ülkenin halkı
ve pazar esnafıyla yakından tanışmak ve onlarla doğrudan doğruya temas
kurmakla mümkündür.
İranlı aileler özde
güler yüzlü ve misafirperverdirler. Kısa bir süreyle de olsa İranlılar
ile tanışma imkanı bulan herkes İranlı ailelerin nasıl bir yaşam ve
geçim sürdürdüklerini, düşünce tarzlarını, sosyal bakış açılarını ve
kitaplarda yer almayan diğer birçok özellikleri hakkında rahatça bilgi
edinebilir.

İran, insan
tarihinin çeşitli devrelerinden kalan zengin tarihi eserleri ile ülkenin
geniş coğrafyasında serpili ova, yayla, kıyı, dağlık ve çöl alanlarının
yanısıra birbiriyle iç içe uyum gösteren tarihi binalar, dini ve
kültürel mirasların yer aldığı şehirleriyle turistik değeri
tartışılmaz bir ülkedir. Bu bağlamda örneklerini günümüze kadar ulaşan
tarihi miraslarda ve mimari yapılarda görebildiğimiz eski İran kültürü
turistler için ayrı özel anlamı bulunan kaçınılmaz bir fırsattır.
Ülkenin yakın ve uzak geçmişteki kültürünün bir toplamı olan bugünün
İran kültürü herkesin kendi kültür ve zevk anlayışına uygun motifler
bulabildiği ilgilenenlerin merak tutkusuna ve estetik anlayışına hitap
eden zenginliklerle doludur. Cemşit tahtı, Pasargaf, Şuşi, Hamedan,
Kermanşah, Firuzabad, Siraf ve İranın antik uygarlığının izlerini
taşıyan diğer bölgelerdeki mevcut antik eserler bu tarihi ülkenin ne
ölçüde görülmeye değer olduğunu anlatmak için yeterli delillerdir.
Ülke sahillerinin
2500 kmyi aşkın uzunlukta olması ve diğer yandan fazla Alborz.
Zagros gibi yüksek dağlık bölgelerin varlığı dikkate alındığında İran
doğal çevre açısından da dinlenme ve eğlenmeye son derece müsait bir
ülkedir. Kuzeyde Mazenderan sahilleri, güneyde Fars Körfezi ve Umman
denizi kıyıları ile ayrıca Kiş.Qeşm, Hürmüz gibi Fars Körfezi adaları ve
sahilleri çok cazip iklimi ile yaz ve kış mevsiminde turistlerin
dinlenip eğlenebileceği ideal yerlerdir. Söz konusu ada ve sahiller
konaklama ve hava ulaşımı için ihtiyaç duyulan diğer tüm olanaklarla
donatılmış bir vaziyette konuklarını ağırlamaktadır.

İrandaki dağlar ve
dağ etekleri hayvancılıkla uğraşan ve göçebe hayatı süren kesim
açısından ekonomik bir değere sahiptir. Buna paralel olarak dağ
etekleri, çok sıcak ve yaz aylarında kent sakinlerinin ve alçak ovalarda
kurulu köy halklarının geçici olarak ikamet ettikleri yayla vazifesini
görür. Öte yandan kış sporlarına ilgi duyanların kış ayını
değerlendirebileceği iyi bir eğlence merkezi olan dağlar aynı zamanda
zirveye tırmanma açısından da uzman ve amatör dağcılar için ayrı bir
önem taşır.
İranın gezip
görmek, dinlenmek ve eğlenmek için ideal en önemli yerlerinden biri de
kaplıcalar ve çamur tedavisi (Mud Traphy)nin yapıldığı bölgelerdir.
Larican, Mahlat, Sarın, Bostanabad, Ramsar ve Kutursu İranın tanınmış
ve her yıl binlerce insanın yoğun uğrak yeri olan şifalı kaplıca
bölgelerinin başında gelir.
Urumiye gölü
yaklaşık 4-6 bin km genişliğinde (kuru ve yağışlı mevsimlere uyum
sağlayan) uzun sahilleri ve çok tuzlu suyu (%30u bulan oranda) ile
ülkenin çamur tedavisinin yapıldığı en önemli bölgelerinden biridir.
Çamur tedavisi, tortu şeklindeki sulu çamurun kaplıca suyu ile yıkanan
vücuda sürülmesi ile uygulanır. Çamur tedavisi (Mud Traphy) denilen bu
tedavi şekli tıp literatüründe önemli bir yer işgal etmektedir. Bu
bakımdan Urumiye gölü bu alanda sahip olduğu potansiyel imkanlarla
İranın turizm sektöründe önemli bir gelir kaynağı olarak karşımıza
çıkar.
Ülkenin çöl alanları
da gezip görmek için İranın diğer çekici bölgelerindendir. Bir
zamanlar Doğu ve Batı arasında ticaret kervanlarının önemli uğrak
yerleri olan bu bölgelerde bugün sadece bu kervansarayların ve eski su
ambarlarının kalıntılarına rastlanmaktadır. Her halükarda İrandaki
doğal çöl manzaraları kuru ancak görülmeye değer hoş ve cazip
bölgelerdir diyebiliriz.
Dinsel Ziyaret Mekanları
İslâm dininin İranda
yayılmasıyla birlikte İmamların ve İmamzadelerin yatırları zamanla
Müslümanların ziyaret ettiği mekanlar haline dönüşmüştür. Bu süreç
içinde dönemin dini önderleri büyük dini şahsiyetlerin kabirlerinin
bulunduğu her yerde kabir mahallinde zengin mimari özellikle zarif,
görkemli türbeler yaptırmışlardır. Gerçekte ise bu tür mimari yapılar
halkın büyük dini şahsiyetlere verdiği önemin dışı yansıması halidir.
Zamanın tanınmış mimar ve sanat ustaları günün mevcut olanaklarını
kullanarak üstün deha ve ince zevk anlayışlarının kendisinde toplandığı
bütün marifetlerini bu türbelerin yapımında göstermişlerdir. Bu gün
İrandaki birçok ziyaret mekanlarında bu üstün sanat inceliklerini
görmek mümkündür.
İrandaki ziyaret
mekanlarını iki bölümde inceleyebiliriz:
A. Dünyanın
dört bir yanından ziyaretçi akınına uğrayan türbeler: Bu türbelerin
başında Meşhed kentindeki İmam Rıza Hazretlerinin türbesi ile Kum
kentindeki Hz. Masumenin türbesi gelmektedir. Bu iki türbenin varlığı
ve ziyaretçi toplaması Meşhed ve Kum kentlerindeki sosyal ve ekonomik
canlılığın asıl etkenini oluşturmuştur.
B. Daha çok
milli ve bölgesel çapta değer taşıyan türbeler: Ülkenin çeşitli
bölgelerinde yer alan bu türbelerin başlıcaları; Şiraz kentinde
Şahçerag olarak bilinen Ahmed bin Musa bin Cafer Hazretlerinin türbesi;
Rey şehrinde Abdolazim ve Hamza bin Musa al Kazım Hazretlerinin
türbeleri; Astane-i Aşratiyee Beka Seyed Celaleddin Aşraf Bin
Musa al Kazım Hazretlerinin
türbesi olup İranın Müslüman
ve inançlı halkının yoğun ilgisine mahzardır. Yukarda saydığımız
türbelerin yanısıra ülkenin değişik bölgelerinde yer alan ve halkın
kutsal bildiği tarihi kestane, selvi ve çınar ağaçları da yerli ve
yabancı turist çeken diğer yerlerdendir.
Genelde kubbe
şeklinde boy gösteren türbeler özellikle de haftanın Perşembe ve Cuma
günleri şehir halkı ve ülkenin diğer bölgelerinden gelen ziyaretçi
akınına uğramaktadır. Elverişli iklim koşullarında kurulu bazı türbeler
halkın dinlenme yeri olarak da işlev görmektedir. Bununla beraber
İrandaki birçok türbe bu türbelere yönelik halk ziyaretlerinin
gelişmesi sonucu bu bölgelerde zamanla şehirlerin oluşmasına
neden olmuştur. Genelde İmamzade türbelerinin haremlerinin etrafında
toplanan bazı hizmet ve ticari faaliyetler ziyaretçi sayısının
artmasıyla bağımsız birer ticaret merkezine dönüşmüşlerdir.
Kısaca söylemek
gerekirse İrandaki dini ziyaret mekanları oluşturan iç turizmin
gelişmesinde etkili bir faktörlerden biridir.
İranda yaşayan
Şiilerin dışında, Ehli tesennün, Zerdüştiler, Hıristiyanlar ve Museviler
gibi diğer din ve mezhep mensuplarının da kendine has türbeleri ve
mukaddes mekanları bulunmaktadır. İşte bunlardan bazıları:
Ehli Sünnetin en
önemli ziyaret yerleri ve dini mekanlarından biri Horasanda Şeyh Cam
Türbesi ve diğeri Senendecdeki Büyük Camîdir
Daha çok Yezd ve
Tahran kentlerinde yaşayan Zerdüştiler kendi ayin ve törenlerini
düzenlemek üzere her yıl Taht-ı Cemşid, Nakş-ı Rustem, Tak-ı Bostan ve
Bistuna gitmektedirler. Taht-ı Suleymandaki eski ...................
Ateşgede, Horasandaki Kaşmer Kulesi ve Urumiye gölü Zerdüştilerin
ilgiyle yöneldiği mukaddes yerlerdir.
İrandaki Ermeni
Hıristiyanlar her yıl yaz aylarında Siyahçeşmede ve Maku yakınlarında
bulunan Tatavus Kilisesini ziyaret etmektedirler. Ermenilerin İrandaki
dini mekanları sayılan İsfahandaki 13..... .. Kilisesinin yanısıra
Azberbaycandaki kiliseleri (bu kiliselerden en güzel olanı
Sonetostupanustur) Selmas Kilisesi ve Makudeki eski kiliseyi de
ekleyebiliriz.
İrandaki
Musevilerin en önemli ziyaret mekanları ise Hamedandaki Asktar Makberi
ile Şuş bölgesindeki Danyal Nebi kabridir.
|