İRAN KÜLTÜR EVİ  
 
 
 

Aranacak

 

  Coğrafi
   tarih
  bayrak.htm
  İdari Yapı
  Halk , Dil ve Din
  Nüfus
   Seyahet ve Turizm
  Ekonomik Durum
  Siyasal Tarih
   Dış Politika
  Serbest Bölgeler
  Ulaşım ve Enerji
  Kadın
  İran ve Türkiye İlişkileri
   
   
 

 

 

  

SEYAHAT VE TURİZM

         

          Tarihsel geçmişi, süreğen toplumsal ve kültürel hayattaki sürekli canlılığı ile görülmeye değer birçok doğal  güzellikler ve tarihi  mekanlara sahip İran, bu özelliği ile turistlerin merak ve estetik duygularını tatmin edecek, onların ilgi ve beğenisini kazanacak turistik bir ülke konumundadır. İran’a yolculuk yapan her  turist kendi zevk anlayışına ve gezi programına uygun yerleri rahatlıkla bulma şansına sahiptir. Unutmamak gerekir ki bir ülkeyi ve halkını tanımanın en iyi yolu o ülkenin  halkı ve pazar esnafıyla yakından tanışmak ve onlarla doğrudan doğruya temas kurmakla mümkündür.

 

          İranlı aileler özde güler yüzlü ve misafirperverdirler. Kısa bir  süreyle de olsa İranlılar ile tanışma imkanı bulan herkes İranlı ailelerin nasıl bir yaşam ve geçim sürdürdüklerini, düşünce tarzlarını, sosyal bakış açılarını ve kitaplarda yer almayan diğer birçok özellikleri hakkında rahatça bilgi edinebilir.

 

          İran, insan tarihinin çeşitli devrelerinden kalan zengin tarihi eserleri ile ülkenin geniş coğrafyasında serpili ova, yayla, kıyı, dağlık ve çöl alanlarının yanısıra birbiriyle iç içe uyum gösteren tarihi binalar, dini ve kültürel mirasların  yer  aldığı şehirleriyle turistik değeri tartışılmaz bir ülkedir. Bu bağlamda   örneklerini günümüze kadar ulaşan tarihi miraslarda ve mimari yapılarda görebildiğimiz eski İran kültürü turistler için ayrı özel anlamı bulunan kaçınılmaz bir fırsattır. Ülkenin yakın ve uzak geçmişteki kültürünün bir toplamı olan bugünün İran kültürü herkesin kendi kültür ve zevk anlayışına uygun motifler bulabildiği ilgilenenlerin merak tutkusuna ve estetik anlayışına hitap eden zenginliklerle doludur. Cemşit tahtı, Pasargaf, Şuşi, Hamedan, Kermanşah, Firuzabad, Siraf ve İran’ın antik uygarlığının izlerini taşıyan diğer bölgelerdeki mevcut antik eserler bu tarihi  ülkenin  ne ölçüde görülmeye değer olduğunu anlatmak için yeterli delillerdir.

 

 

          Ülke sahillerinin 2500 km’yi aşkın uzunlukta olması ve diğer yandan   fazla   Alborz. Zagros gibi yüksek dağlık bölgelerin varlığı dikkate alındığında İran doğal çevre açısından da dinlenme ve eğlenmeye son derece müsait bir ülkedir. Kuzeyde Mazenderan sahilleri, güneyde Fars Körfezi ve Umman denizi kıyıları ile ayrıca Kiş.Qeşm, Hürmüz gibi Fars Körfezi adaları ve sahilleri çok cazip iklimi ile   yaz ve kış mevsiminde turistlerin dinlenip eğlenebileceği ideal yerlerdir. Söz konusu ada ve sahiller konaklama ve hava ulaşımı için ihtiyaç duyulan diğer tüm olanaklarla donatılmış bir vaziyette konuklarını ağırlamaktadır.

 

          İran’daki dağlar ve dağ etekleri hayvancılıkla uğraşan ve göçebe hayatı süren kesim açısından ekonomik bir değere sahiptir. Buna paralel olarak dağ etekleri, çok sıcak ve yaz aylarında kent sakinlerinin ve alçak ovalarda kurulu köy halklarının geçici olarak ikamet ettikleri yayla vazifesini görür. Öte yandan kış sporlarına ilgi duyanların kış ayını değerlendirebileceği iyi bir eğlence merkezi olan dağlar aynı zamanda zirveye tırmanma açısından  da uzman ve amatör dağcılar için  ayrı bir önem taşır.

 

          İran’ın gezip görmek, dinlenmek ve eğlenmek için ideal en önemli yerlerinden biri de kaplıcalar ve çamur tedavisi (Mud Traphy)’nin yapıldığı bölgelerdir. Larican, Mahlat, Sarın, Bostanabad, Ramsar ve Kutursu İran’ın tanınmış ve her yıl binlerce insanın yoğun uğrak yeri olan şifalı kaplıca bölgelerinin  başında gelir.

 

          Urumiye gölü yaklaşık 4-6 bin km genişliğinde (kuru ve yağışlı mevsimlere uyum sağlayan) uzun sahilleri ve çok tuzlu suyu (%30’u bulan oranda) ile ülkenin çamur tedavisinin yapıldığı en önemli bölgelerinden biridir. Çamur tedavisi,  tortu şeklindeki sulu çamurun kaplıca suyu ile yıkanan vücuda sürülmesi ile uygulanır. Çamur tedavisi (Mud Traphy) denilen bu tedavi şekli tıp literatüründe  önemli bir yer işgal etmektedir. Bu bakımdan Urumiye gölü bu alanda sahip olduğu potansiyel imkanlarla İran’ın turizm sektöründe  önemli bir gelir kaynağı olarak karşımıza çıkar.

 

          Ülkenin çöl alanları da gezip görmek için İran’ın diğer çekici bölgelerindendir.  Bir zamanlar Doğu ve Batı arasında ticaret kervanlarının önemli uğrak yerleri olan bu bölgelerde bugün sadece bu kervansarayların ve eski su ambarlarının kalıntılarına rastlanmaktadır. Her halükarda İran’daki doğal çöl manzaraları kuru ancak görülmeye değer hoş ve cazip bölgelerdir diyebiliriz.

 

Dinsel Ziyaret Mekanları

 

          İslâm dininin İran’da yayılmasıyla birlikte İmamların ve İmamzadelerin yatırları zamanla Müslümanların ziyaret ettiği mekanlar haline dönüşmüştür. Bu süreç içinde dönemin dini önderleri büyük dini şahsiyetlerin kabirlerinin bulunduğu her yerde kabir mahallinde zengin mimari özellikle zarif, görkemli türbeler yaptırmışlardır. Gerçekte ise bu tür mimari yapılar halkın büyük dini şahsiyetlere verdiği önemin dışı yansıması halidir.  Zamanın tanınmış mimar ve sanat ustaları günün mevcut olanaklarını kullanarak üstün deha ve ince zevk anlayışlarının kendisinde toplandığı bütün marifetlerini bu türbelerin yapımında göstermişlerdir. Bu gün İran’daki birçok ziyaret mekanlarında bu üstün sanat inceliklerini görmek mümkündür.

 

          İran’daki ziyaret mekanlarını iki bölümde inceleyebiliriz:

 

          A. Dünyanın dört bir yanından ziyaretçi akınına uğrayan türbeler: Bu türbelerin başında Meşhed kentindeki İmam Rıza Hazretleri’nin türbesi ile Kum kentindeki Hz. Masume’nin türbesi gelmektedir. Bu iki türbenin varlığı ve ziyaretçi toplaması Meşhed ve Kum kentlerindeki sosyal ve ekonomik  canlılığın asıl etkenini oluşturmuştur.

 

          B. Daha çok milli ve bölgesel çapta değer taşıyan türbeler: Ülkenin çeşitli bölgelerinde yer alan bu türbelerin başlıcaları; Şiraz kentinde  Şahçerag olarak bilinen Ahmed bin Musa bin Cafer Hazretlerinin türbesi; Rey şehrinde Abdolazim ve Hamza bin Musa al Kazım Hazretlerinin türbeleri; Astane-i Aşratiye’e   Beka Seyed  Celaleddin  Aşraf   Bin   Musa   al Kazım Hazretlerinin

 

türbesi olup İran’ın Müslüman ve inançlı halkının yoğun ilgisine mahzardır. Yukarda saydığımız türbelerin yanısıra ülkenin değişik bölgelerinde yer alan ve halkın kutsal bildiği tarihi kestane, selvi ve çınar ağaçları da yerli ve yabancı turist çeken diğer yerlerdendir.  

 

          Genelde kubbe şeklinde boy gösteren türbeler özellikle de haftanın Perşembe ve Cuma günleri şehir halkı ve ülkenin diğer bölgelerinden gelen ziyaretçi akınına uğramaktadır. Elverişli iklim koşullarında kurulu bazı türbeler halkın dinlenme yeri olarak da işlev görmektedir. Bununla beraber İran’daki   birçok türbe  bu türbelere yönelik halk ziyaretlerinin   gelişmesi   sonucu bu bölgelerde  zamanla   şehirlerin oluşmasına neden olmuştur.  Genelde İmamzade türbelerinin haremlerinin etrafında toplanan bazı hizmet ve ticari faaliyetler ziyaretçi sayısının artmasıyla bağımsız birer ticaret merkezine dönüşmüşlerdir. 

 

          Kısaca söylemek gerekirse İran’daki dini ziyaret mekanları oluşturan   iç turizmin gelişmesinde etkili bir faktörlerden biridir. 

 

          İran’da yaşayan Şiilerin dışında, Ehli tesennün, Zerdüştiler, Hıristiyanlar ve Museviler gibi diğer din ve mezhep mensuplarının da kendine has türbeleri ve mukaddes mekanları bulunmaktadır. İşte bunlardan bazıları:

 

          Ehli Sünnetin en önemli ziyaret yerleri ve dini mekanlarından biri Horasan’da Şeyh Cam Türbesi ve diğeri Senendec’deki  Büyük Camî’dir

 

          Daha çok Yezd ve Tahran kentlerinde yaşayan Zerdüştiler kendi ayin ve törenlerini düzenlemek üzere her yıl Taht-ı Cemşid, Nakş-ı Rustem, Tak-ı Bostan ve Bistun’a gitmektedirler. Taht-ı Suleyman’daki eski ................... Ateşgede, Horasan’daki Kaşmer Kulesi ve Urumiye gölü Zerdüştilerin ilgiyle yöneldiği mukaddes yerlerdir.

 

          İran’daki Ermeni Hıristiyanlar her yıl yaz aylarında Siyahçeşme’de ve Maku yakınlarında bulunan Tatavus Kilisesi’ni ziyaret etmektedirler. Ermenilerin İran’daki dini mekanları sayılan İsfahan’daki 13..... .. Kilisesi’nin yanısıra Azberbaycan’daki kiliseleri (bu kiliselerden en güzel olanı Sonetostupanustur) Selmas Kilisesi ve Maku’deki eski kiliseyi de ekleyebiliriz.

 

          İran’daki Musevilerin en önemli ziyaret mekanları ise Hamedan’daki Asktar Makberi ile Şuş bölgesindeki Danyal Nebi kabridir.