|
DIŞ POLİTİKA
İslâm Cumhuriyeti ile Başlaşan
Yeni Dönem
 |
23 Mayıs 1997
tarihinde yeni Cumhurbaşkanını belirlemek için sandık başına giden 30
milyon İranlı seçmenin 20 milyondan fazla oyunu elde eden Mohammad
HATEMİnin Cumhurbaşkanlığı görevine seçilmesiyle İranın dış
politikasında yeni bir dönem başlamıştır. Bu durum yalnıza dış dünyadaki
politikanın asıl etkenlerinde şaşkınlık yaratmakla kalmamış aynı
zamanda İran
İslam Cumhuriyeti ile
ilişkilerin nasıl olacağı hususundaki görüşlerin değişmesinin de
kaynağını teşkil etmiştir. Buna örnek olarak Cumhurbaşkanı HATEMİnin
uluslararası topluluklarda yaptığı konuşma ve basın toplantılarında İran
İslam Cumhuriyetinin açık ve şeffaf konumunu açıklayıcı ifadelerini
gösterebiliriz.
|
Ülkenin diplomasi
biriminin elde ettiği başarılar Cumhurbaşkanı HATEMİnin dış siyasetteki
başarılarını anlatmak için hazırlanan bu kısa yazıda sayılamayacak kadar
çoktur. Bunun için burada diplomasi alanındaki başarıların
başlıcalarına değineceğiz.
Asya ve Okyanusya
bölgesi, gerek eski Rusya döneminde gerekse Rusyanın parçalanmasından
sonraki dönemlerde İran İslam Cumhuriyetinin dış politikada önem
verdiği öncelikli yerler arasındadır. Cumhurbaşkanı HATEMİnin Japonya
ve Çin ülkelerine düzenlediği resmi ziyaretler İran İslam
Cumhuriyetinin dış politikada elde ettiği büyük başarılardan biri
olarak değerlendirilmektedir. Cumhurbaşkanının söz konusu bölgede İslâm
ülkeleri arasında nüfusu en yoğun ülke konumundaki Malezyaya yaptığı
resmi ziyaret ise hem ASEAN ülkeleri ile ilişkilerin geliştirilmesinde
doğrudan etkili olması hem de Cumhurbaşkanının Çin ve Japonya
gezilerinin tamamlayanı olması bakımından ülkenin siyasal, ekonomik ve
kültürel gelişim sürecinde oldukça elverişli ve siyasal bir ortam
hazırlamıştır.
İran İslam
Cumhuriyetinin Ortadoğudaki siyasi başarılarının en büyük
göstergelerinden biri de özellikle de Fars Körfezi ülkelerinin yer
aldığı bölgedir. Bu çerçevede Ortak ekonomik çıkarlara dayanarak
bilhassa petrol meseleleri havzasında Suudi Arabistan ile ilişkilerin
yumuşaması önemli bir yere sahiptir. Cumhurbaşkanı HATEMİnin Suudi
Arabistan Krallığını ziyaret etmesi, ziyaret esnasında iyi bir şekilde
karşılanması ayrıca ilgili ülke makamları ile yapılan görüşmelerin
düzeyi ve varılan mutabakatlar İslâm Devriminin zafere ulaşmasından
sonra iki ülke ilişkilerinin geçmişine binaen bölgesel ve bölge ötesi
alanlarda doğrudan etkili olmuştur.
İlişkilerin
geliştirilmesi konusuna geçmeden önce söz konusu Arap ülkelerini
ilgilendiren ve aynı zamanda hem Arap dünyası hem de İslâm dünyasında
oldukça önemli iki gelişmeye değinelim: Camp David anlaşması ve
Sedatın suikasta uğramasından sonra gerilen İran-Mısır ilişkileri
Mısırın, işgalci siyonist rejim ile vardığı anlaşmadan çekilmesi ve
ardından Filistin ve İslâm dünyası meseleleri karşısında İran İslam
Cumhuriyetinin konumuna yakınlaşması ile siyasal bir yumuşamaya
dönüşmüştür. Hatta ilişkilerin en yüksek düzeyde (karşılıklı olarak
Büyükelçi atanması) gerçekleşmesi ihtimali bile beklentilerden uzak
değildir. Bu arada Cezayir ile ilişkilerin yeniden kurulmuş olması ve
karşılıklı Büyükelçi atamalarının gerçekleşmesi Arap dünyası ve İslâm
alemi ile olan mevcut ilişki düzeyinin yükseltilmesinde çok önemli ve
başarılı bir nokta olarak göze çarpmaktadır.
İran İslam
Cumhuriyetinin dış politikada yöneldiği diğer önemli belgelerden biri
de Avrupa özellikle de Avrupa Birliği ile olan ilişkilerdir. Yukarda da
belirtildiği gibi Avrupa ülkeleri ile olan ilişkilerde bilhassa
Cumhurbaşkanı HATEMİnin iş başına gelmesinden sonra yeni bir sayfa
açılması ve İran İslam Cumhuriyeti ile Norveç, İngiltere ülkeleri
arasında Büyükelçi değişimi İran İslam Cumhuriyetinin aktif ve canlı
bir diplomasiye sahip olduğunun bir diğer kanıtıdır. Cumhurbaşkanı
HATEMİnin Fransa, İtalya ve Almanya ülkelerini ziyaret ise İran İslam
Devriminden sonra ülkenin Avrupa ile olan ilişkilerinde daha önce
görülmemiş bir siyasal gelişme olması açısından büyük önem
taşımaktadır. Gerçekte ise İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, İslâm
Konferansı Teşkilatına, İran İslam Cumhuriyetinin diplomatik
faaliyetler zincirini uluslararası ilişkilerde yeni bir açılım ve
yükselme olarak müşahede etme fırsatını vermiştir. Organize ve
örgütlenme kavramları ile birlikte yeni ve dinamik konuların özellikle
de unutulmaya yüz tutmuş mazlum Filistin halkının bastırılmış duygu ve
arzularının dikkate alınarak gündeme getirilmesi işi, İran İslam
Cumhuriyetinin öncülüğü ile İslâm Konferansı Teşkilatında yeniden
işlerlik ve canlılık kazanmış gelişme ve yükselme
kaydetmiştir. İslam ve Arap
ülkelerinin devlet başkanlarının yanısıra 53 dünya ülkesinden üst düzey
heyetlerin, organlar ve kuruluşların İslâm Konferansı Teşkilatı ve
Birleşmiş Milletlere bağlı vakıf ve derneklerin ve ayrıca 10dan fazla
ülkenin gözlemci sıfatıyla katılmak üzere bir araya geldiği İslâm
Konferansı Teşkilatı, Tahranı Teşkilatın kurulup faaliyetlerine
başlamasından bu yana İslâm ülkeleri başkentleri arasında en hareketli
başkent haline dönüştürmüştür.
İran İslam
Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının 2001 yılının Uygarlıklar Arası Diyalog
Yılı olarak ilan edilmesi yönündeki önerilerinin dünyada kabul görmesi
kuşkusuz İran İslam Cumhuriyetinin gerginliklerin giderilmesi yönünde
izlediği siyasette inkar edilemez başarısının bir göstergesidir. Öte
yandan İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının Venezüella ve Küba
ziyaretleri de İranın yeni diplomasi ataklarından biri olarak
değerlendirilebilir.
Sonuç
itibariyle söylemek gerekirse üç binli yıllara girerken İran İslam
Cumhuriyetinin dışta izlediği politika, iftiharla dolu uygarlıklar
arası diyalog bayrağını çağdaş dünyada uygarlıklar arası çatışmalara
üstün kılmada ve savaş rüzgarlarını, pas tutmuş ve bir köşeye atılmış
hurda bir silaha çevirmede başarılı olmuştur diyebiliriz.
UYGARLIKLAR ARASI DİYALOG
2001 Yılında Uygarlıklar
Arası Diyalog Başkenti, Tahran
İran İslam
Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Muhammed HATEMInin önerileri üzerine
uluslararası camia, içinde bulunduğumuz 2001 yılını Uygarlıklar Arası
Diyalog Yılı olarak ilan etmiştir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun
53. Toplantısında alınan kararlara göre Devletler ve Sivil Toplum
Örgütleri düzenleyecekleri özel programlarla bu yılı desteklemek ve
çeşitli kültür ve uygarlıklara bağlı ulusların birbirlerini anlamaları
yönünde uygun ortamlar hazırlamakla görevlendirilmişlerdir.
Gerçekte ise
uluslararası camiada İrana yeni bir rol yükleyen bu önerinin kabulü
ülkenin önünde, İranın uluslararası sahnede bilhassa çeşitli alanlarda
etkin bir şekilde varlık gösterebileceği özel bir konum yaratmıştır.
Böylece İran tarihsel ve kültürel imkanlarından yararlanarak dünya
kültürleri ve uygarlıklarının buluştuğu merkez olma yönündeki asli
konumunu elde etmede bir kez daha başarılı olmuştur. İran özde kültürel
nitelikte bir ülkedir. Dünyanın Uygarlıklar Arası Diyalog çağrısını
saygıyla karşılamasındaki sebep de budur. Yani İranın çok eski ve
zengin bir kültürel geçmişe sahip olması... Nitekim Hindistan Dışişleri
Bakanı Casuvan Sinkın Delhide Uygarlıklar Arası Diyalog Seminerinde
yaptığı konuşmada ifade ettiği gibi sahip olduğu çok eski bir uygarlık
geçmişi ile ve zengin bir kültürel kimliğe dayanarak Uygarlıklar Arası
Diyalog çağrısını yapabilecek konumda olan tek ülke İrandır.
Uygarlıklar
arası diyalog projesi gerçekte İranın uluslararası sahnede siyasal ve
kültürel yaşamını bir tür yenilemesi olayıdır. İranın ülke
politikalarında kültür etkenini göz önünde bulundurması demek hem
kültürel gücünü ispatlaması ve hem de dünyada büyük destek alması
anlamına gelmektedir. Gerçekte ise İran, tarihinin büyük bir bölümünü
oluşturan manevi zenginliğini dünyadaki onur ve saygınlığının teminatı
yapabilecek bir güçtedir.
Söz konusu
Birleşmiş Milletler bildirisi, uluslararası camiada uygarlıklar arası
diyalog projesinin mimarı ve öncüsü İrandan bir çok beklentileri de
beraberinde getirmiştir. Bu beklentiler her geçen gün özellikle de 2001
yılında daha da artmaktadır. Dünya ülkelerinin politik ve bilim
çevrelerinin bu yılda İran ile tam bir işbirliğine hazır olduklarını
ilan etmesi bu çevrelerin uygarlıklar arası diyalog konusuna nedenli
ciddiyet ve önemle eğildiklerini göstermesi bakımından yeterli bir
delildir.
2001 yılında
düzenlenecek programlar Tahranı bilkuvve olarak dünya uygarlıklar arası
diyalog başkenti haline dönüştürebilir. UNESCO, 2000 yılında Helsinkiyi
Batı dünyasının, 2001 yılı içinse Kuveyti Arap dünyasının Kültür
Başkenti seçmiştir. Dünya devletleri ve sivil toplum örgütlerinin bu
yıl Tahranda düzenleyecekleri çeşitli konferanslar Tahranı dünya
ülkelerinin ilgi odağı haline getirebilir. Bu yüzden Tahranın
uygarlıklar arası diyalog merkezi olarak seçilmesi böyle bir ortamda
oldukça uygunluk içermektedir.
Uygarlıklar Arası Diyalog Politikalarının Uygulanması Çerçevesinde
Gerçekleşen Başlıca Faaliyetler:
A. Uygarlılar Arası Diyalog
Merkezinin uluslararası faaliyetleri:
Uygarlıklar Arası Diyalog
Merkezi, Uygarlıklar Arası Diyalog kavramının aydın ve düşünür
çevreler tarafından tanımlanıp açıklanmasının öneminin altını çizmekle
beraber, şiddet ve kabalığı yok etme, samimi ve dostane bir ortamda
barış içinde yaşama gibi kavramlar ile içinde uygarlıklar arası diyalog
düşüncesinin gizli olduğu diğer kavramların ancak uygar toplum olmaya
ilgi duyanların, teşkilatların, müesseseler ve merkezlerin uygarlıklar
arası diyalog düşüncesini sadece teorik bir düşünce kalıbı olmaktan
kurtararak pratikte uygulanabilir geniş ve kapsamlı bir konu haline
dönüştürdükleri zaman gerçek hayatta anlam bulabileceğine
inanmaktadır. Kuşkusuz söz konusu kavramlar toplumsal içerikli
programların tasarımı ve uygulamaya konulması ile çeşitli toplumsal
düzeylerde etkin katılımlar şeklinde gelişerek İranda ve diğer
ülkelerde yanlış anlaşımların giderilmesi, insanların birbirlerini doğru
şekilde anlamaları, mevcut bağların güçlendirilmesi, çeşitli milletlerin
ortak katılımlarının sağlanması ve uygar toplum anlayışının gelişmesi
yönünde önemli adımlar atılmasına vesile olacaktır.
Merkez
Uluslararası Müşavirliği, bu durumun gerçekleşmesi için iki temel konuyu
amaç edinmiştir. Bunlardan birincisi; Uygarlıklar Arası Diyalog Merkezi
ile benzer amaçlar taşıyan diğer ülkelerdeki kurum ve müesseselerin
katılımlarıyla seminer ve fuarların düzenlendiği öğretim ünitelerinin
açıldığı kültürel ve sanatsal etkinliklerin gerçekleştirildiği
uygarlıklar arası diyalog haftalarının düzenlenmesidir. Diğeri ise
uygarlıklar arası diyalog projesinin Dışişleri Bakanlığının koordinesi
ile Birleşmiş Milletler ve Örgüt yetkilileri ile bölgesel kuruluşlar
tarafından izlenerek, yaygınlaştırılması ve hayata geçirilmesidir.
B. Dört büyük uygarlık
arasındaki diyaloglar:
Dünyanın dört büyük
uygarlığı olan İran, Mısır, İtalya ve Yunanistan arasında bugüne kadar
diyalog amaçlı bir kaç oturum düzenlenmiştir. Bunlardan ilki ön toplantı
şeklinde 1998 yılının Ekim ayı içinde Atinada gerçekleşmiş ve toplantı
Atina bildirgesinin yayımlanmasıyla son bulmuştur. 1999 yılı Mayıs
ayında Delphi (Yunanistan) şehrinde yapılan ikince ön toplantıyı ise
1999 Aralık ayında Tahran Siyasal ve Uluslararası Merkezinde yapılan
dörtlü konferans izlemiştir. Bu konferansın sonunda Tahran bildirisi
Eski Uygarlıklar Mirası Dünyada Bıraktığı İzler ve Yeni Dünyaya
Kazandırdıkları şeklinde ifade edilmiştir.
Öte yandan bu
toplantıların devamı niteliğinde, eski uygarlık ülkeleri parlamento
başkanlarının Aralık ayında Romada bir araya geldikleri oturum ile
(bu oturumda bir de bildiri yayımlanmıştır) ayrıca Tahran Siyasal ve
Uluslararası Araştırmalar Merkezinde İran ve İtalya Meclis Başkanlarının
katılımıyla Anlaşmalar bin yılı, doğu ve batı güçleri arasındaki
ilişkiler adı altında bir parlamento konferansı düzenlenmiştir.
C. Birleşmiş Milletler
Örgütünün merkezi Washingtondaki etkinlikler:
Uygarlıklar Arası Diyalog
Konferansının ilki geçtiğimiz yılın Mayıs ayının 6.günü İran İslam
Cumhuriyeti Temsilciliği aracılığıyla Birleşmiş Milletler Örgütünün
merkezi Washingtonda düzenlenmiştir. Uygarlıklar arası özel oturumunun
ikincisi ise Ortak Bakış Açısı Edinmeye Çağrı adı altında 1999
yılının Aralık ayında yapılmıştır. Bu oturumlarda dünyanın yüksek
düzeydeki ilmi ve kültürel şahsiyetleri bir araya gelmiştir.
D. Uygarlıklar Arası
Diyalog konusunda Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği Özel Temsilcisi
ile yakın işbirliği:
Uygarlıklar
Arası Diyalog için görevlendirilen Birleşmiş Milletler Genel
Sekreterliği Temsilcisi ile İran İslam Cumhuriyeti Temsilciliği
aracılığıyla istişare ve işbirliği hali sürekli olarak devam
edegelmektedir.
E. UNESCO ile işbirliği:
İran İslam Cumhuriyeti,
Uygarlıklar Arası Diyalog projesinin yaygınlaştırılması amacıyla UNESCO
ile yakın işbirliği yoluna gitmiştir. Cumhurbaşkanı HATEMİnin Paris
ziyareti esnasında UNESCO merkezinde yaptığı konuşma üzerinde durulmaya
değer bir konudur. Bu düzlemde Uygarlıklar Arası Diyalogla ilgili
Birinci UNESCO Uluslararası Konferansı geçen yılın 8 Haziranında İran
İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının da katılımıyla New Yorkta
düzenlenmiştir.
F. İslâm Konferansı
Teşkilatı Çerçevesindeki etkinlikler:
Uygarlıklar Arası Diyalog
Bildirisinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilmesinin
ardından İslâm Ülkeleri Uygarlıklar Arası Diyalog Konferansı 40 İslâm
Ülkesi Temsilcilerinin katılımıyla 3-5 Mayıs 1999 tarihleri arasında
Tahranda gerçekleşmiştir. Bu konferansın sonunda bir de bildiri
yayımlanmıştır. Birleşmiş Milletler belgesi olarak yayımlanan bu
bildiride biri
Uygarlıklar Arası Diyalog ve
diğeri Diyalog ile ilgili on yıl programı olmak üzere iki uluslararası
belgenin Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 56. Toplantısında kabul
edilmesi yönünde benimsendiği vurgulanmıştır. 1999 yılının yaz ayında
düzenlenen İslâm Konferansı Teşkilatı Dışişleri Bakanları Toplantısında
ise yeni bir bildiri yayınlanarak Tahran bildirisinin benimsendiği
açıklanmıştır. Söz konusu bildirinin 6. fıkrasında uluslararası iki
belge taslağının hazırlanması yönünde İslam Konferansı Örgütü
uzmanlarından yüksek düzeyde bir heyetin oluşturulması öngörülmüştür;
ki, Ciddede düzenlenen oturumlarda bu iki belgenin hazırlanması
yönünde Dışişleri Bakanlığınca girişimlerde bulunulmuştur. Bu belgeler
İslâm Konferansı Teşkilatı Dışişleri Bakanlığı Toplantısında
onaylandıktan sonra 2001 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna
önerilecektir.
G. Uygarlıklar Arası
Diyalog Bildirisinin Parlamentolar Birliği tarafından kabul edilmesi:
İran İslam Cumhuriyeti
parlamento heyetinin önerisi üzerine Uygarlıklar Arası Diyalog projesi
2000 yılının Mayıs ayında Ammanda düzenlenen 103.Parlamentolar Arası
Birliği Konferansının gündem maddeleri arasına alınmıştır.
İran heyeti,
ayrıca, söz konusu bildiri taslağını açıklayıcı bir nota beraberinde
konferansa sunmuş ve sonuçta bildiri Uygarlıklar ve Kültürler Arası
Diyalog olarak konferansta kabul edilmiştir.
H. İkili ve çok taraflı
işbirlikleri:
Uygarlıklar arası diyalog
konusu ve bu alanda ikili işbirliği yoluna gidilmesi İran İslam
Cumhuriyeti ilgili makamlarının sair ülke makamları ile bir araya gelip
görüşmesinin asıl eksenlerinden birini oluşturmaktadır. Cumhurbaşkanı
HATEMİnin Avusturya, Yunanistan ve İtalya Cumhurbaşkanı
ile yaptığı görüşmeleri ile
bunun dışında İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanının Japonya ve
Finlandiya ziyaretinde söz konusu ülkelerin makamları ile yaptığı
görüşmeleri bu konuya örnek gösterebiliriz.
Bu arada İran
İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanının 1999 yılının Aralık ayında
Londraya yaptığı ziyarette ortak bir bildiri yayımlanmış ve taraflar
uygarlıklar arası diyalog ve bu alanda işbirliği yönünde Tahran ve
Londra arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine ilgi duyduklarını
açıklamışlardır.
Diğer yandan
İran İslam Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği arasındaki görüşmeler de
uygarlıklar arası diyalog konusu çerçevesinde gerçekleşmektedir.
İkili
toplantıların yanısıra İran ile Hindistan, İspanya, Güney Kore ve
Filipinler arasında Uygarlıklar Arası Diyalog toplantısı, Asya
Uygarlıkları Arasında Diyalog toplantısı, Afrika Uygarlıkları
arasında Diyalog toplantısı ve ayrıca Rusya, Ermenistan Gürcistan ve
Azerbaycan ile beşli uygarlıklar arası diyalog toplantılarının Tahranda
düzenlenmesine dair programlar hazırlanmıştır.
Uygarlıklar Arası
Diyalog doğrultusunda İkili ve Çok Taraflı Konferans Programlarının
Hazırlanarak Düzenlenmesi
A. Uygarlıklar Arası
Diyalog çerçevesinde çok taraflı toplantılar:
·
Asya Uygarlıkları Arasında
Diyalog toplantısı:
Hindistan, Çin, Japonya, Kuzey
Kore, Endonezya, Malezya, Filipinler ve Tayland ülke temsilcilerinin
katılımıyla 2001 yılının Şubat ayı içinde Tahranda düzenlenecektir.
·
Afrika Uygarlıkları Arasında
Diyalog toplantısı:
Güney Afrika, Zambiya,
Tanzanya, Nijerya, Senegal, Kenya, Etiyopya, Uganda,
......................... sahilleri ülke temsilcilerinin katılımıyla
2001 yılı Mayıs ayında Tahranda yapılacaktır.
·
Rusya, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan ülke temsilcilerinin
katılımıyla 2001 yılının Nisan ayında Tahranda çok taraflı bir toplantı
gerçekleşecektir.
·
Latin Amerika ülkeleri ile
Uygarlıklar Arası Diyalog toplantısı:
Gelecek yıl Karakasta
düzenlenecektir. Venezüella makamlarının bu toplantının İran İslam
Cumhuriyeti ile ortaklaşa düzenlenmesi konusunda muvafakat etmesinden
sonra bu ülkeye konferans programının hazırlanması için bir heyet
gönderilmiştir.
B. Uygarlıklar Arası
Diyalog çerçevesinde ikili toplantılar:
·
İran ve Hindistan Uygarlıkları
Arasında Diyalog:
İran İslam Cumhuriyeti ile
Hindistan arasında uygarlıklar arası diyalog konferansı geçtiğimiz yılın
17-21 Kasım tarihleri arasında Hindistanda düzenlenmiştir. Uygarlıklar
Arası Diyalog ve Ulusal Kimlik adı altında düzenlenen söz konusu
konferansta şu konular ele alınmıştır:
1.
Uygarlıklar arası diyalog: Kavramlar ve hedefler
2.
İran-Hindistan: Kültürlerin karşılıklı olarak zenginleştirilmesi
3.
Globalleşme sürecinde ulusal kimlik
·
İran-İspanya Uygarlıklar Arası
Diyalog - Madrid-2000 yılı Ekim ayı:
Söz konusu konferans Reform
ve değişen dünyada kimlik adı altında düzenlenmiş olup konferans konu
başlıkları şöyledir:
1.
İran ve İspanyada reform
2.
Kültürel diyalog: İran ve İspanyanın deneyimleri
3.
Globalleşme çağında kimlik: Mücadele ve mevcut olanaklar
·
Güney Kore ile Uygarlıklar
Arası Diyalog:
Keyonhi Üniversitesinin
önerisi üzerine 2001 yılının Eylül ayında Seulde düzenlenecek bu
konferansa Cumhurbaşkanı HATEMİ ve Kofi ANNAN Konferansın asıl sözcüleri
olarak davet edileceklerdir. İran İslam Cumhuriyeti Uygarlıklar Arası
Diyalog bildirisini destekleyen ülkeleri, Güney Kore ise Barış İçin
Uluslararası Kuruluşlar Gününü destekleyen ülkeleri bu konferansa davet
edecektir. Söz konusu konferansta şu konulara yer verilecektir:
1.
Millet ve kavimler arası diyalog
2.
Zengin ve fakir milletler arasında diyalog
3.
Dinler arası diyalog
4.
Bölgesel kuruluşlar arası diyalog
5.
Yeni bin yılda dünya toplumlarının görevi |