Kullanıcı

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum    aktivasyon
Üye ol


 ''İran Milleti Amerika’nın Değil Allah’ın Kuludur''

 3.8.2008

İslam Peygamberi Hz. Resulüllah'ın Peygamberlikle görevlendirilişinin (bi'set) yıldönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada...
''İran Milleti Amerika’nın Değil Allah’ın Kuludur''
 
 
İslam Peygamberi Hz. Resulüllah'ın Peygamberlikle görevlendirilişinin (bi'set) yıldönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada...

 

Hz. Resulüllah'ın Peygamberlikle görevlendirilişinin (bi'set) yıldönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada Amerika'ya meydan okuyan İslam İnkılabı rehberi İmam Hamenei, İran halkının Amerika'nın değil Allah'ın kulu olduğunu söyledi.

 

Biset günü dolayısıyla İslam Cumhuriyeti nizamının sorumluları, halkın muhtelif kesimleri ve İslam ülkelerinin elçilerinden oluşan bir topluluğa konuşan İmam Hamenei, “Bütün şartlar altında istikamet üzere olmanın İslam Peygamberi’nin (s) bisetinden (vahiyle insanlığa gönderilmesi) alınacak en önemli ders olduğunu söyleyerek İran milletinin bu kader yapıcı derse dayanarak ve direniş, eylem veya diyalog meydanlarında sağlam durmak suretiyle aydınlık yoluna devam ettiğini” vurguladı.

İmam Hamenei, “Büyük İslam Ümmeti, tüm Hakk talepçileri ve özgürlükçü insanlar Biset hadisesini insanlık tarihinin görkemli bir hatırası olarak görmeliler ve bundan ders almalılar, İslam’ın azim Peygamberi (s.a.v) cahiliyetin taşlaşmış ve donuk ortamında; ilim, adalet, ve ahlaktan yoksun bir toplumu tevhid, ilim, adalet, akıl ve ahlaka dayanan örnek bir toplum ve hükümet  haline getirmiştir” diyerek Hz. Resulüllah (s.a.v)in kurduğu yeni dünya işaret etti.

 

İnkılab Rehberi bu şaşırtıcı değişimdeki en önemli etkenin “İstikamet, sağlam duruş, Nebiyyi Ekrem’in (s) İslam’ın hedeflerine olan derin marifeti ve bağlılığı olduğunu” söyleyerek “Peygamberin istikametinin, düşmandan korkmayışının ve düşmanın sunduğu imtiyazlara gönül bağlamamasının sınırlı bir Müslüman topluluğu içersinde istikamet, dinginlik ve güven duygusunun güçlenmesine ve bu azınlığın en kötü şartlar altında, ez cümle Ebu Talib mahallesi kuşatması altındayken, düşmana galip gelip  yeni bir toplum tesis etmesini” sağladığına işaret etti.

 

İmam Hamenei “Hak mevzide yer almanın zaferin gerek şartı olduğunu ama yeter şartı olmadığını, sünnetullaha göre Hakkın, taraftarlarının bütün ahval ve şeraitte sağlam bir şekilde durmaları ve istikamet üzere olmaları halinde muzaffer olduğunu” belirtti.

 

“Kafirlere karşı şedid” ayetinin hakiki manasının bütün meydanlarda sağlam bir şekilde durmak anlamına geldiğini belirten İmam Hamenei, Allah Resülu’nun (s.a.v) savaş meydanında sağlam duruşun mahzarı olduğu gibi aynı tavrı düşmanla konuşurken de sergilediğinin altını çizdi.

 

İmam Hamenei bütün halka, özellikle gençlere Peygamberin hayatını dikkatlice okuyup bundan ders almaları tavsiyesinde bulundu ve İmam Humeyni’nin bu feyizli çeşmeden nasiplenip Peygamberin (s.a.v) iman ve istikametini takip etmek suretiyle büyük İslam Devrimi hareketini başlattığını ve İran milletinin de meydana adım atmakla, Allah’ın yardımıyla dünyanın en bağımlı rejimlerinden birini devirdiğini, Orta Doğu gibi çok hassas bir bölgede İslami uyanış bayrağını dalgalandırarak İslami uyanış ve bilinç dalgalarının halklar arasında yayılmasını sağladığına işaret etti.

 

Dünya İstikbarının İran halkını ve İslam Cumhuriyeti nizamını zayıflatmak için gösterdiği yoğun fakat etkisiz çabaları da hatırlatan İmam Hamenei, İran halkının dünyanın zorba güçlerinin tüm enngeleme çabalarına rağmen mazlum Filistin halkını savunmaya devam edeceğini söyledi ve “İran halkının özgürlük ve insan hakları iddiacılarının siyonistlerin cinayetleri karşısındaki utanç verici ve rezilce sessizliklerini şiddetli bir şekilde kınadığını” belirtti.

 

ABD başkanının bir taraftan özgürlük yanlısı olduğunu ilan ederken, öte yandan katil ve terörist Siyonistleri savunmasının utanç verici bir çelişki olduğunu belirten İmam Hamenei, İran halkının ise uyanık olup bütün bu gerçeklere kamil olarak vakıf olduğunu vurguladı.

 

Emperyalizmin doğasına dikkat çeken İmam Hamenei, müstekbirler karşısında atılacak her bir geri adımın bu güçlerin bir adım daha ilerlemeleri anlamına geleceğini; geri çekilmenin ve doğru sözleri geri almanın İstikbarın siyasetini değiştireceği düşüncesinin bütünüyle yanlış ve temelsiz bir düşünce olduğunu belirtti.

 

İmam Hamenei, "kelime-i tevhid" ve "tevhid-i kelime"nin (Allah yolunda söz ve tavır birliğinin) İran halkının dik duruşunun gerçek mesajı olduğunu belirterek “İran milleti sadece Allah’ın kuludur; Amerika’nın, müstekbirlerin ve zamane Ebu Cehillerinin değil" dedi.

 

İnkılab Rehberi “Atom bombası üretenlerin ve insanlığın güvenlik ve huzurunu tehdit edenlerin dünyanın bugünkü Ebu Cehilleri olduğunu, günümüz Ebu Cehillerinin beyinsiz kabadayılar gibi sadece pazularına bakarak nara attıklarını, İran milletinin nükleer enerjiden elektrik üretmek istediğini bilmelerine rağmen bu iş sizin kudretinizi arttıracak diyerek size izin vermeyiz dediklerini, fakat kendilerinin bu sözlere kulak asmayıp  yollarına devam edeceklerini” söyledi.

 

İmam Hamenei konuşmasını “Bugün, İslam Ümmeti’nin biset günüdür ve Müslümanlar basiretli davranmak ve bilinçli hareket etmek suretiyle, birlik, ilim ve kudretlerini arttırmalı ve bisetin çağrısını gerçekleştirmek için gayret göstermeliler” cümlesiyle sonlandırdı.

 

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.