İranlı şair-edebiyatçı Hamidreza Shekarsari,
Türkiye ile İran arasındaki edebiyat etkileşimsizliğini gazetemize değerlendirdi
“İran ile edebi etkileşim sıfıra yakın”
MİLLİ GAZETE-ANKARA BÜROSU : İranlı şair ve edebiyatçı Hamidreza Shekarsari, son yüzyılda İran ile Türkiye arasındaki şiir ve edebiyat etkileşimin sıfır noktasına yakın olduğunu söyleyerek, “Şu anki duruma da bakarak çok parlak bir ufuk göremiyorum. Etkileşim ancak hızlı bir tercüme hareketi ile başlatılabilir. Bir de karşılıklı gidip gelmeler, ortak edebi toplantıların sayısı artmalı” dedi.
İran’ın son dönem ünlü şairlerinden olan ve geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Gayser Eminpur anısına Ankara’da düzenlenen program için Türkiye’ye gelen şair-edebiyatçı Shekarsari, Mevlana gibi iki ülke arasında halka kadar inmiş ortak değerlere ve Şeyh Sadi gibi İran’ın büyük şairlerinin Türkiye’de okunduğuna rağmen bugün şiir ve edebiyat alanında oluşan kopukluğu gazetemize değerlendirdi.
Son yüzyılda İran’da hiçbir Türk edebiyatçının tanınmadığı gibi aynı durumun Türkiye içinde geçerli olduğunu kaydeden Shekarsari, birkaç yıldır Nazım Hikmet’in tanınmaya başladığını hatta eserlerinin çevrildiğini dile getirdi.
İran’da batılı şiir ve edebiyat tercümelerinin oldukça çok olduğunu ABD, Fransa ve Latin ülkelerin tercümelerinin ilgiyle izlendiğini belirten Shekarsari, “Türkiye ile İran arasında hiçbir tercüme alışverişi yok. Hatta iyiye yorabileceğimiz bir kıpırdanma bile göremiyoruz” diye konuştu. Türkiye’deki bir edebiyatçının Nobel aldıktan sonra İran’da ancak tanınmaya başladığına dikkat çeken Shekarsari, “Türkiye’nin yönünü batıya doğru çevirmesi de bunun için neden olamaz. Çünkü İran ile Fransa arasında büyük bir etkileşim var. Fransız şiirleri tercüme ediliyor. Oldukça ilgi görüyor” dedi.
Halbuki İran ile Türk toplumunun ortak birçok paydasının bulunduğunu kaydeden Shekarsari, şiirde Türk şairlerin de İranlı şairler gibi içeriğe önem verdiğini kaydetti. Halbuki batıda şiirlerde forma veya şekle önem verildiğinin altını çizen Shekarsari, “Batı, şiiri sadece görsel bir sanat olarak değerlendiriyor. Estetiksel özelliğine bakıyor. Ama Türk ve İran şiiri, içeriğe daha çok önem veriyor” diye konuştu.
Türkiye’de hangi şairleri beğendiği sorusuna Nazım Hikmet ve Necip Fazıl cevabını veren Shekarsari, “Necip Fazıl’ın şiirlerini takip ediyorum. Hepsi çok güzel. Nazım Hikmet’in de şiirlerini şiddetle beğeniyorum. Çünkü bazı şiirlerinde müziksel bir anlatım var. Örneği Kayık şiiri. ” dedi.
Eski şairlerin birden bire ilham gelmesiyle duygularını kaleme aldıklarını belirten Shekarsari, “Ama bugün biraz farklı. Belki başlangıçta ilham olabilir. Ama sonrası şairin duygu ve çabasıyla yazılıyor” dedi. Eskiden şiirlerin aruz ölçüsünde yazılmasının ilham kaynaklarını artırdığını söyleyen Shekarsari, ancak günümüzdeki aruzun yerini alan serbest şiirin; şiirin müziksel yönünü yok ettiğini dile getirdi