| (1) İmam Hüseyin -as- hicri 61. yılında büyük bir hamaset yarattı. Peygamber efendimizin sevgili torunu, imam Ali -as- ve hz. Fatıma -as- nın sevgili oğlu Kerbela beldesinde şanlı bir kıyam gerçekleştirip, askeri açıdan eşit olmayan şartlarda zamanın zalim ve fesat hükümdarı Yezid yönetimine karşı hürriyetçi bir kıyam başlatıp, insanlığa eşsiz bir ders verdi. İmam Hüseyin -as- nin bu kıyamı, izzet, şeref ve keramet yolunu tekrar açıp, hürriyet bayrağını dalgalandırarak beşeri tarihteki hürriyetçi insanlara en iyi örnek oldu. İmam Hüseyin -as- nin hedefi, insanın yüce ruhi yapıya ulaşmasını sağlayıp, onları esfelussafilin ve düşüşten kurtararak, yüceleştirmektir. İmam Hüseyin -as- halkın, özgüven içinde şerefli ve insani bir hayat yaşamasını istiyordu. Hüseyni mektep, Müslümanlara ve insanlığa birbirine sevgi ve saygı üzerine davranmaya, insani ve manevi değerleri koruyup, kollamaya, insani izzet ve şerefi savunmaya çağırıyor. Sınıf öğrencilerle doldu. Herkes hazır bulunuyordu. Öğretmen sınıfa girdiğinde herkes sustu. Tahta üzerinde İmam Hüseyin'nin -as- bu veciz sözü göze çarpıyordu: Eğer dininiz yoksa, ahirete de inanmıyorsanız, en azından hürriyetçi olun. Hoca çevreye göz gezdirip, masasına doğru ilerledi ve bir an duraksayarak şöyle dedi: Bizler genellikle imam Hüseyin -as- hakkında bildiklerimiz aşura olayı ve o yüce zatın Yezidle mücadelesiyle sınırlıdır. Bu konu öğretici olduğu ve önemli noktaları içerdiği halde, şunu unutmamalıyız ki, İmam Hüseyin inkılapçı bir şahsiyet olmaktan ziyade, büyük bir ruh sahibiydi ve onun asıl sıfatı cömertlik, izzetli yaşama, fedakarlık yapma, adaletli olma ve benzer üstün özelliklerden ibaretti. Muharrem ayına girmiş bulunuyoruz. Muharrem ayının 10. günü yani Aşura gününde ise, imam Hüseyin -as- şehadete ulaşacaktır. Bu on gün içinde imam Hüseyin -as- nin öğretilerini ele alacağız. Öğrencilerden her biri tarihi yaratan imam Hüseyin'in şahsiyetini tanıtıcı özelliklerinden bir kaçını anlatabilecektir. Unutmamalıyız ki, İmam Hüseyin'in mektebi, Peygamber -sav- ve İmam ali -as- nin terbiye mektebinin devamı sayılıyor. Öğrencilerden biri ayağa kalkıp dedi ki, Hocam, müsaade ederseniz ben imam Hüseyin'nin -as- özelliklerinden birini anlatacağım. Bana göre imam Hüseyin'nin -as- yaptıklarının temel taşı, öz bilinç ve basiretten ibaretti. O ilim ve marifet deryasıydı ve Rab'bul Alemin hakkında derin ve engin tanım ve bilgi sahibiydi. Daima Allah'a karşı ibadet edip, raz-u niyazda bulunurdu. İmam Hüseyin daima şu duayı dillendiriyordu: "Allah'ım bana bilinç ve aydınlık bağışla. Yolumu hidayet üzerine kıl. Yol ve yöntemi rüşt ve yücelik üzerine kıl." Bir gün de yine İmam Hüseyin -as- dua etmekle meşguldü. Evlatlarından biri çocuk sevinciyle koşup, babasına geldi ve nefesini tutup, gözlerini yumdu ve Kur'an-ı Kerim'in bir suresini kıraat etti. Öğretmeni Abdurrahman Semli bu sureyi kendisine öğretmişti. Çocuğun sesi duyduğu heyecandan dolayı titriyor ve alttan alttan babasına bakınıyordu. Surenin kıraati bitince, imam gülümsemeye başladı, çocuğu öptü ve aferin dedi. İmam Hüseyin -as- daha sonra evladına Kur'an-ı Kerim suresini öğreten Selmi'ye bin dinar sikke ve hediyeler gönderdi. İmam'ın yarenlerinden biri sordu: Bir sureyi öğretmenin bedeli bunca nakti para mıdır? İmam ise buyurdu ki; Verdiğim hediye miktarı, onun oğluma öğrettiği ilmin bedeli değildir. Hoca öğrenciye teşekkür edip, şöyle dedi: Aferin, sen imam Hüseyin -as-nin şahsiyetinin önemli özelliklerinden bazısına değindin. Çünkü İmam'ın en fazla önemsediği şey, ilim öğrenmek ve hayatın bilincine varmaktır. İmam Hüseyin -as- de dedesi hz. Muhammed -sav- gibi bilinç, ilim ve marifet deniziydi. İşte bu üstün mantık ve aklı güçle, zamanın şartlarını tanıyor, harekete geçiyor, zaman ve mekan ötesi beşeri tarihi derinden etkileyip, dönüştürüyordu. |