Kullanıcı

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum    aktivasyon
Üye ol


İmam Hüseyin -as- nin yaşayışı üzerine

Yazdır

E-posta

 

13-01-2008

(1)

İmam Hüseyin -as- hicri 61. yılında büyük bir hamaset yarattı. Peygamber efendimizin sevgili torunu, imam Ali -as- ve hz. Fatıma -as- nın sevgili oğlu Kerbela beldesinde şanlı bir kıyam gerçekleştirip, askeri açıdan eşit olmayan şartlarda zamanın zalim ve fesat hükümdarı Yezid yönetimine karşı hürriyetçi bir kıyam başlatıp, insanlığa eşsiz bir ders verdi.
İmam Hüseyin -as- nin bu kıyamı, izzet, şeref ve keramet yolunu tekrar açıp, hürriyet bayrağını dalgalandırarak beşeri tarihteki hürriyetçi insanlara en iyi örnek oldu. İmam Hüseyin -as- nin hedefi, insanın yüce ruhi yapıya ulaşmasını sağlayıp, onları esfelussafilin ve düşüşten kurtararak, yüceleştirmektir. İmam Hüseyin -as- halkın, özgüven içinde şerefli ve insani bir hayat yaşamasını istiyordu. Hüseyni mektep, Müslümanlara ve insanlığa birbirine sevgi ve saygı üzerine davranmaya, insani ve manevi değerleri koruyup, kollamaya, insani izzet ve şerefi savunmaya çağırıyor.
Sınıf öğrencilerle doldu. Herkes hazır bulunuyordu. Öğretmen sınıfa girdiğinde herkes sustu. Tahta üzerinde İmam Hüseyin'nin -as- bu veciz sözü göze çarpıyordu:
Eğer dininiz yoksa, ahirete de inanmıyorsanız, en azından hürriyetçi olun.
Hoca çevreye göz gezdirip, masasına doğru ilerledi ve bir an duraksayarak şöyle dedi: Bizler genellikle imam Hüseyin -as- hakkında bildiklerimiz aşura olayı ve o yüce zatın Yezidle mücadelesiyle sınırlıdır. Bu konu öğretici olduğu ve önemli noktaları içerdiği halde, şunu unutmamalıyız ki, İmam Hüseyin inkılapçı bir şahsiyet olmaktan ziyade, büyük bir ruh sahibiydi ve onun asıl sıfatı cömertlik, izzetli yaşama, fedakarlık yapma, adaletli olma ve benzer üstün özelliklerden ibaretti.
Muharrem ayına girmiş bulunuyoruz. Muharrem ayının 10. günü yani Aşura gününde ise, imam Hüseyin -as- şehadete ulaşacaktır. Bu on gün içinde imam Hüseyin -as- nin öğretilerini ele alacağız.
Öğrencilerden her biri tarihi yaratan imam Hüseyin'in şahsiyetini tanıtıcı özelliklerinden bir kaçını anlatabilecektir. Unutmamalıyız ki, İmam Hüseyin'in mektebi, Peygamber -sav- ve İmam ali -as- nin terbiye mektebinin devamı sayılıyor.
Öğrencilerden biri ayağa kalkıp dedi ki, Hocam, müsaade ederseniz ben imam Hüseyin'nin -as- özelliklerinden birini anlatacağım. Bana göre imam Hüseyin'nin -as- yaptıklarının temel taşı, öz bilinç ve basiretten ibaretti. O ilim ve marifet deryasıydı ve Rab'bul Alemin hakkında derin ve engin tanım ve bilgi sahibiydi. Daima Allah'a karşı ibadet edip, raz-u niyazda bulunurdu. İmam Hüseyin daima şu duayı dillendiriyordu:
"Allah'ım bana bilinç ve aydınlık bağışla. Yolumu hidayet üzerine kıl. Yol ve yöntemi rüşt ve yücelik üzerine kıl."
Bir gün de yine İmam Hüseyin -as- dua etmekle meşguldü. Evlatlarından biri çocuk sevinciyle koşup, babasına geldi ve nefesini tutup, gözlerini yumdu ve Kur'an-ı Kerim'in bir suresini kıraat etti. Öğretmeni Abdurrahman Semli bu sureyi kendisine öğretmişti. Çocuğun sesi duyduğu heyecandan dolayı titriyor ve alttan alttan babasına bakınıyordu. Surenin kıraati bitince, imam gülümsemeye başladı, çocuğu öptü ve aferin dedi. İmam Hüseyin -as- daha sonra evladına Kur'an-ı Kerim suresini öğreten Selmi'ye bin dinar sikke ve hediyeler gönderdi.
İmam'ın yarenlerinden biri sordu: Bir sureyi öğretmenin bedeli bunca nakti para mıdır?
İmam ise buyurdu ki; Verdiğim hediye miktarı, onun oğluma öğrettiği ilmin bedeli değildir.
Hoca öğrenciye teşekkür edip, şöyle dedi:
Aferin, sen imam Hüseyin -as-nin şahsiyetinin önemli özelliklerinden bazısına değindin. Çünkü İmam'ın en fazla önemsediği şey, ilim öğrenmek ve hayatın bilincine varmaktır.
İmam Hüseyin -as- de dedesi hz. Muhammed -sav- gibi bilinç, ilim ve marifet deniziydi. İşte bu üstün mantık ve aklı güçle, zamanın şartlarını tanıyor, harekete geçiyor, zaman ve mekan ötesi beşeri tarihi derinden etkileyip, dönüştürüyordu.

 

 

İmam Hüseyin -as- nin yaşayışı üzerine

Yazdır

E-posta

 

13-01-2008

2. Bölüm

Öğretmen sınıfa girdiğinde öğrencilerden biri tahtanın önünde duruyor ve imam Hüseyin'in -as-
Şu sözünü yazıyordu:
"Alçakça yaşamak ve süflilikle ölmek mi?
Bana göre her ikisi de kabul edilemezdir. Eğer ölüm ve hayattan birini seçmek zorunda kalırsam, izzetli ölüme doğru hareket, en güzel hareket olacaktır. Hoca gülümseyerek dedi ki; bana göre güzel bir araştırma yapıyorsunuz. İmam'ın bu sözü büyük bir anlam taşıyor. Aslolan şey, izzetli ve şerefli bir hayat yaşamaktır. Bu yüzden İmam Hüseyin -as- nin hayat öyküsünü ve faziletlerini tanımak, karanlık ve tereddütlerden kurtulup, aydınlık, hakikat ve kurtuluşa ermektir. Bu yüzden tarihin en hassas ve fırtınalı anlarında imanlarını koruyan hak ve doğruluğu feda etmeyen, zorluklara direnen insanlara bağlı olmak ve onlara aşkla sevgi beslemek büyük önem taşımaktadır. Çünkü böyle bir durumda hayatımızın zorluklarıyla baş etmek mümkün olur.
Öğrencilerden biri "Hocam ben bugün İmam Hüseyin'in yardımsever ve cömert sıfatını anlatmaya çalışacağım." dedi ve şunları söyledi:
Eğer insan fedakarca davranmazsa, maddiyat ötesini idrak edemezse, İmam Hüseyin -as- nin tutumunu ve ideallerini kavrayamaz ve hakiki bir iyiliğe ulaşamaz. İmam Hüseyin Allah'ın şu sözüne inanan ve tam olarak onu uygulayan bir zattı.
Nitekim yüce Allah Kur'an-ı Kerim'in Ali İmran suresinin 92. ayetinde şöyle buyuruyor:
"Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe erişemezsiniz. Her ne kadar infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir."
Muhtaç birisi vardı. Uygun bir iş bulamıyor, geçimini sağlamakta güçlük çekiyordu. Bu yüzden hep endişe içindeydi. İmam Hüseyin -as- nin hakkın rahmetinin simgesi, eli açık ve kerem sahibi olduğunu, dost ve düşmana insani yardımlar yaptığını, bu yolda kimseyi tahkir etmediğini biliyordu.
O adam borçluydu ve imam Hüseyinden'den başka birine güvenemiyordu. Şafak söktüğünde, imamın evine ulaştı. Her tarafa sessizlik hakimdi. Çekingen bir şekilde kapıyı çaldı. Birkaç dakika sonra kapı açıldı ve güler yüzlü , etkileyici çehresiyle İmam Hüseyin'le karşılaştı.
Adam utanarak selam verdi. Fakat imam onu güler yüzle ve sıcak bir şekilde karşıladı. İmamın bu samimi ve sevecen davranışıyla adam isteklerini dile getirdi ve şöyle dedi:
Benim bin dinar tutarında borcum var. Fakat ödeyecek param yok. İtibarım tehlikeye düşmektedir. Senden başka yardımsever birini tanımıyorum.
İmam Hüseyin onun okur yazar biri olduğunu görünce sevinerek şöyle buyurdu: Babam Ali'den duyduğuma göre, her bir insanın değeri, yaptığı hayırlı işe bağlıdır.
Resulullah -sav- tan da duyduğuma göre, "her bir insanın değeri onun hakkı teşhis gücüne bağlıdır" adam soru sorurcasına imama bakındı.
İmam Hüseyin -as- buyurdu ki, benim soracağım 3 soruya cevap verirsen, sana bin dinar vereceğim.
Adam ise mütevazi bir şekilde başını eğip dedi ki, Eğer olayı bilirsem cevabını veririm. Eğer bilmezsem sizden öğrenirim.
İmam ; En iyi işlerden birisi hangisidir? Şeklinde sordu.
Adam; Allah'a inanmaktır.
İmam; Zorluklardan kurtulmanın yolu nedir?
Adam; Allah'a güvenmek ve tevekkül etmektir.
İmam Tekrar sordu: İnsanın en güzel şeyi nedir?
Adam, ilim ve sabırlı davranış üzerine ilim öğrenmek ve bilmektir.
Bu cevaplardan hoşnut olan imam gülümseyerek eve gitti ve bin dinar tutarındaki para kesesini ve bir de kıymetli bir yüzüğü adama verdi ve buyurdu ki; Parayla borçlarını öde ve yüzüğü satarak aileni geçindir.
Adam imam Hüseyin'in bu şefkatli ve cömert tutumundan dolayı kendine büyük bir sevgi besleyerek dedi ki;
Risaleti hangi hanedana vereceğini Allah bilir"

 

 

Radyo Torki

 

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.