| Yazan: Şemsullah Safer Leki İmam Hüseyin (sa) hareketi insanları düşündüren en nadir tarihi olaylardan biridir. Bu hareketin islam tarihindeki değeri bir başka sayılır. İmam Hüseyin (sa)'nın şehadeti İslam dinine yeni bir can kazandırırken insanları coşturdu ve durgunluktan kurtardı. İmam Hüseyin (sa) kahramanca başlattığı hareketi ile Müslümanların ruhunu ihya etti ve Osman iktidarının sonuna doğru İslam toplumuna egemen olan zillet ve aşağılık ruhunu yok etti. İslam ümmetinin bu büyük hadiseni vuku bulduğu tarihten bu güne dek üzerinde mutabık olduğu konu, Kerbela inkılabının İslam'ın nefsi zayıf hükümdarların iktidarı ve dini değerler ve mukaddesatın aşağılanması yüzünden sönmeye yüz tutan heybeti ve azametini yeniden ihya etti. İmam Hüseyin (sa) hareketi tüm nesillerin ve tüm çağların hareketidir. Bu inkılap eğer sahneleri olduğu gibi görüntülenseydi hiç kimse duygularını engelleyemeyecekti. Zira bu facia Şafii'nin tabiri ile dünyayı titretti ve nerdeyse dağların zirvesini eritti. Kerbela hadisesi ehli sünnet arasıda da öyle bir dalga yarattı ki onların bilgin ve alimlerinin kalemi ister istemez ve bazen cesurca bu olayı analiz etmeye başladı. Şokani, Nilul Avtar adlı eserinde bazı saraylıların sözlerinin reddinde şöyle diyor: Gerçekten bazı ilim ehli olanlar öylesine ifratta bulunmuş ve hüküm sürmüş ki sanki Allah resulünün torunu Hüseyin (sa) ki Allah ondan razı olsun, sürekli sarhoş gezen bir adama itaatsızlık etmiş ve Yezid Bin Muaviye'nin şeriatının hürmetini kırmıştır. Allah onları lanet etsin. Ne tuhaf sözler ki insan duyunca tüyleri ürperiyor. Taftazani de Şerhul Akaid adlı eserinde şöyle diyor: Gerçek şu ki Yezid'in Hüseyin (sa)'nın katledilmesine razı olması ve bu haberi duyunca sevinmesi ve Ehli Beyt (sa)'ya hakaret etmesi, mutevatir olarak rivayet edilir, gerçi detayları mutevatir değildir. Yezid'in makamı ve imanı hakkında, ki Allah'ın laneti onun ve yandaşlarının üzerinde olsun, mutabık değiliz. Cahiz de şöyle diyor: Yezid'in işlediği münkirler, yani Hüseyin (sa)'nın katledilmesi ve eşini ve çocuklarını esir alması ve Medine sakinlerini korkutması ve Kabe'yi yıkmakla tehdit etmesi, tüm bunlar fısk, acımasızlık, kin, nifak ve imandan ayrılmaya delalet eder. Dolaysıyla Yezid fasık ve mel'undur ve kim onu lanetlemeyi engelleyecek olursa o da mel'undur. İbni Hecer Heysemi Mekki el- Savaik el-Muharrike adlı eserinde şöyle yazıyor: imam Henbel'in oğlu babasından Yezid'i lanetlemek konusunda sordu. Ahmed şöyle cevap verdi: Nasıl lanetlenmesin öyle biri ki Kuran'ı kerim lanetlemiş. Hani Kuran'ı kerim şöyle buyurur: فصل عسيتم ان توليتم ان تفسدوا فى الارض و تقطعوا ارحامکماولئک الذين لعنهمالله Ve hangi fesat ve aile bağlarını koparmak, Yezid'in yaptığından daha kötü olabilir? Abdulrezzak Mukarrem, Maktelül Hüseyin adlı eserinde şöyle yazıyor: Gerçekten Gazi Ebu Yala ve Hafız İbni Cuzi ve Taftazani ve Siyuti gibi bazı ulema Yezid'in kafir olduğu konusunda kesin fetva vermiştir ve kesin bir sadakat ile onu lanetlemeyi caiz saymışlardır. Şezeratül Zehep adlı eserin yazarı şöyle diyor: Yezid'in lanetlenmesi konusunda Ahmed Bin Henbel'in iki sözü vardır ki biri dolaylı ve diğeri doğrudan Yezid'in lanetlenmesine hükmeder. Malik ve Ebu Hanife de her biri dolaylı ve doğrudan Yezid'in lanetlenmesine vurgu yapmıştır. Gerçekten de neden böyle olmasın, çünkü Yezid sürekli kumar oynayan ve şarap içen biriydi. Şeyh Muhammed Abdu da şöyle diyor: Dünyada adil bir iktidar olduğunda ve amacı şeriat ve ilahi hükümleri yerine getirmek olduğunda ve buna karşı zalim bir hükümet olduğunda ve adalet iktidarını ortadan kaldırmak istediğinde her müslümanın adil iktidara yardım etmesi farzdır. Ve işte bu açıdandır ki Yezid (Allah onu hor eylesin) hükümetine karşı imam Hüseyin inkılabı gerçekleşti. Sebt Bin Cuzi'den Yezid'i lanetlemekle ilgili sorulur, şöyle karşılık verir: Ahmed Bin Henbel onu lanetlemeyi tavsiye etmiştir. Biz de Allah'ın resulünün kızının evladına karşı işlediği cinayetleri yüzünden onu sevmeyiz ve eğer bu düzeye razı olmayan varsa biz de esas olanın Yezid'i lanetlemek olduğunu söyleriz. Kerbala hadisesi öylesine kalplere nüfuz etti ki bazı ehli sünnet büyükleri bu olayı şiirlere döktü ve üzüntüsünü şiir dilinde ifade etti. Ehli beyt sevgisi ile ünlü olan imam Şafii Kerbala olayı hakkında şiir yazanlardan biridir. Şafii şiirlerinde kısaca şöyle diyor: imam Hüseyin masum katledilen ve elbisesi kana bulanmış biridir. Hayret bir şeydir ki biz insanlar bir yandan peygamberin hanidanına selam ve salavat gönderiyoruz ve öbür yandan evlatlarını katlediyoruz ve azarlıyoruz. Eğer benim günahım ehli beyti sevmekse, o zaman asla tevbe etmiyorum. Ehli beyt (sa) mahşerde bana şifaat edecek olanlardır ve eğer onlara karşı düşmanlık besleyecek olursak günahımız asla bağışlanmaz. |