Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 16:46

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۸:۱۶

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
       


Âşûrâ Ziyâreti Ve Tercümesi

     
muharrem 2
     
            
               
اَلسَّلامُ  عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ رَسُولِ  اللهِ(السَّلامُ عَلَيكَ يا خِيَرَةِ اللهِ وابْنَ خَيرَتِهِ) اَلسَّلامُ  عَلَيْكَ يَا بْنَ اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَابْنَ سَيِّدِ الْوَصِيّينَ،  اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ فاطِمَةَ سَيِّدَةِ نِساءِ الْعالَمينَ،  اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا ثارَ اللهِ وَابْنَ ثارِهِ وَالْوِتْرَ  الْمَوْتُورَ.
               

اَلسَّلامُ عَلَيْكَ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي  حَلَّتْ بِفِنائِكَ عَلَيْكُمْ مِنّي جَميعاً سَلامُ اللهِ اَبَداً ما  بَقيتُ وَبَقِىَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ.

     

يا اَبا  عَبْدِاللهِ لَقَدْ عَظُمَتِ الرَّزِيَّةُ وَجَلَّتْ وَعَظُمَتِ  الْمُصيبَةُ بِكَ عَلَيْنا وَعَلى جَميعِ اَهْلِ الاِْسْلامِ وَجَلَّتْ  وَعَظُمَتْ مُصيبَتُكَ فِي السَّماواتِ عَلى جَميعِ اَهْلِ السَّماواتِ،  فَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً اَسَّسَتْ اَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ  عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِ، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً دَفَعَتْكُمْ عَنْ  مَقامِكُمْ وَاَزالَتْكُمْ عَنْ مَراتِبِكُمُ الَّتي رَتَّبَكُمُ اللهُ  فيها، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً قَتَلَتْكُمْ وَلَعَنَ اللهُ الْمُمَهِّدينَ  لَهُمْ بِالَّتمْكينِ مِنْ قِتالِكُمْ.

             
          "Selam olsun sana ey Eba Abdillah! Selam olsun sana ey Resulullah'ın  oğlu! Selam olsun sana ey Mu'minlerin Emiri ve vâsilerin efendisinin  oğlu! Selam olsun sana ey dünya kadınlarının efendisi Fâtıma'nın oğlu!  Selam olsun sana ey Allah'ın kanına (intikamına) tâlip olduğu ve kanına  talip olduğunun oğlu! Ey, (mukaddes) kanının intikamı henüz alınmayan!
     

        Selam olsun sana ve senin eşiğine yerleşen (sana feda olup, senin  haremine yerleşen) ruhlara. Hepinizin üzerine benden Allah'ın edebi  selamı olsun; ben yaşadığım ve gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.

     

         Ey Eba Abdillah senin yasın ve musibetin bize ve İslam ehline çok ağır  ve büyük oldu. Senin musibetin göklerde bütün gök ehline de çok büyük  ve ağır oldu. Allah lanet etsin, siz Ehl-i Beyt'e yapılan zulüm ve  haksızlığın temelini atan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi, (İlahi)  makamınızdan uzaklaştıran ve Allah'ın size tayin ettiği mertebeleri  elinizden alan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi şehit eden topluluğa.  Allah lanet etsin, sizinle savaşabilmek için (zalimlere) zemin  hazırlayan topluluğa.      

بَرِئْتُ اِلَى اللهِ وَاِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَمِنْ اَشْياعِهِمْ وَاَتْباعِهِمْ وَاَوْلِيائِهِم.

           

يا اَبا عَبْدِاللهِ اِنّي سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ.

           

وَلَعَنَ  اللهُ آلَ زِياد وَآلَ مَرْوانَ، وَلَعَنَ اللهُ بَني اُمَيَّةَ قاطِبَةً،  وَلَعَنَ اللهُ ابْنَ مَرْجانَةَ، وَلَعَنَ اللهُ عُمَرَ بْنَ سَعْد،  وَلَعَنَ اللهُ شِمْراً، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً اَسْرَجَتْ وَاَلْجَمَتْ  وَتَنَقَّبَتْ لِقِتالِكَ.

           

بِاَبي اَنْتَ وَاُمّي لَقَدْ عَظُمَ  مُصابي بِكَ فَاَسْأَلُ اللهَ الَّذي َكْرَمَ مَقامَكَ وَاَكْرَمَني اَنْ  يَرْزُقَني طَلَبَ ثارِكَ مَعَ اِمام مَنْصُور مِنْ اَهْلِ بَيْتِ  مُحَمَّد صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ.

           

اَللّـهُمَّ اجْعَلْني عِنْدَكَ وَجيهاً بِالْحُسَيْنِ عَلَيْهِ السَّلامُ فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ.

           

يا  اَبا عَبْدِاللهِ اِنّي اَتَقَرَّبُ اِلى اللهِ وَ اِلى رَسُولِهِ وَاِلى  اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَاِلى فاطِمَةَ وَاِلَى الْحَسَنِ وَاِلَيْكَ  بِمُوالاتِكَ وَبِالْبَراءَةِ (مِمَّنْ قاتَلَكَ وَنَصَبَ لَكَ الْحَرْبَ


      Ben Allah'a ve siz (Ehl-i Beyt'e) doğru, o (zalimlerden) ve onların  izleyicilerinden, takipçilerinden ve dostlarından beriyim.

       Ey Eba Abdillah, hiç şüphesiz ben kıyamet gününe kadar sizin ile  barışık olanlarla barışığım, sizinle savaşanlarla savaş halindeyim.

       Allah lanet etsin Ziyad soyuna ve Mervân soyuna. Allah lanet etsin  Ümeyye oğullarının hepsine. Allah lanet etsin Mercâne oğluna (İbn-i  Ziyâd'a). Allah lanet etsin Ömer b. Sa'd'a. Allah lanet etsin Şimr'e.  Allah lanet etsin senin ile savaşmak için at eğerleyen, dizgin çeken ve  nikap bağlayan topluluğa.

       Anam, babam sana feda olsun;  senin için musibetim çok büyüktür. Şu halde senin makamını yücelten ve  beni seninle değerli kılan Allah'tan istiyorum ki, Muhammed'in (s.a.a)  Ehl-i Beyt'inden olan muzaffer imam (Hz.Mehdi) ile birlikte senin  intikamını almayı bana nasip buyursun!

     Allah'ım, beni dünya ve ahirette Hüseyin (Aleyhisselam) ile şerefli kıl.

      Ey Eba Abdillah, hiç şüphesiz ben, Allah'a, Resulü'ne, Emir-ül  Mu'minin'e, Fâtıma'ya, Hasan'a ve sana, senin sevginle ve sizin (Ehl-i  Beyt'in) düşman-larından beri olmakla yakınlaşıyorum.

           

وَبِالْبَراءَةِ  مِمَّنْ اَسَسَّ اَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ عَلَيْكُمْ وَاَبْرَأُ  اِلَى اللهِ وَاِلى رَسُولِهِ) مِمَّنْ اَسَسَّ اَساسَ ذلِكَ وَبَنى  عَلَيْهِ بُنْيانَهُ وَجَرى فِي ظُلْمِهِ وَجَوْرِهِ عَلَيْكُمْ وَعلى  اَشْياعِكُم، بَرِئْتُ اِلَى اللهِ وَاِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَاَتَقَرَّبُ  اِلَى اللهِ ثُمَّ اِلَيْكُمْ بِمُوالاتِكُمْ وَمُوالاةِ وَلِيِّكُمْ  وَبِالْبَراءَةِ مِنْ اَعْدائِكُمْ وَالنّاصِبينَ لَكُمُ الْحَرْبَ  وَبِالْبَراءَةِ مِنْ اَشْياعِهِمْ وَاَتْباعِهِمْ

           

اِنّي سِلْمٌ  لِمَنْ سالَمَكُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ وَوَلِىٌّ لِمَنْ والاكُمْ  وَعَدُوٌّ لِمَنْ عاداكُمْ فَاَسْأَلُ اللهَ الَّذي أكْرَمَني  بِمَعْرِفَتِكُمْ وَمَعْرِفَةِ اَوْلِيائِكُمْ وَرَزَقَنِى الْبَراءَةَ  مِنْ اَعْدائِكُمْ اَنْ يَجْعَلَني مَعَكُمْ فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ  وَاَنْ يُثَبِّتَ لي عِنْدَكُمْ قَدَمَ صِدْق فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ  وَاَسْأَلُهُ اَنْ يُبَلِّغَنِى الْمَقامَ الَْمحْمُودَ لَكُمْ عِنْدَ  اللهِ وَاَنْ يَرْزُقَني طَلَبَ ثاري مَعَ اِمام هُدىً ظاهِر ناطِق  بِالْحَقِّ مِنْكُمْ.

           

وَاَسْألُ اللهَ بِحَقِّكُمْ وَبِالشَّأنِ  الَّذي لَكُمْ عِنْدَهُ اَنْ يُعْطِيَني بِمُصابي بِكُمْ اَفْضَلَ ما  يُعْطي مُصاباً بِمُصيبَتِهِ مُصيبَةً ما اَعْظَمَها وَاَعْظَمَ  رَزِيَّتَها فِي الاِْسْلامِ وَفِي جَميعِ السَّماواتِ وَالاْرْضِ.

         

      Onlar ki bu haksızlığın temelini atıp binasını kurdular ve size ve  takipçileri-nize karşı zulüm ve haksızlıklarını de-vam ettirdiler. Ben,  Allah'a ve size doğ-ru onlardan beriyim ve önce Allah'a sonra da size,  sizi dostlarınızı sevmekle ve düşmanlarımızdan, size savaş açanlardan  ve onların izleyicilerinden beri olmakla yakınlaşıyorum.

       Ben, sizinle barışık olanla barışığım, sizinle savaşta olana karşı  savaştayım. Size dost olana dostum; size düşman olanla düşmanım. Şu  halde sizi ve dostlarınızı tanımakla beni şereflendiren ve  düşmanlarınızdan beri olmayı bana nasip eden Allah'tan istiyorum ki  beni dünya ve âhirette sizinle birlikte kılsın ve dünya ve âhirette  sizin yanınızda bana sebât versin.

      Beni, sizin Allah  katında sahip olduğunuz beğenilmiş makama ulaştırsın. Bana, hidayet  imamı olan zuhur etmiş halde hakkı söyleyen (Hz. Mehdi) ile birlikte  intikamınızı almayı nasip buyursun.

      Allah'tan, sizin  hakkınızı ve onun katında sahip olduğunuz ilahî mertebenizi vesile  ederek istiyorum ki sizin musibetinizi çektiğim için, bana, musibet  çeken bir kimseye verilen mükâfatın en iyisini nasip etsin. Ne de  büyüktür bu musibet ve bu musibetin İslam'da ve bütün göklerde ve yerde  meydana getirdiği sıkıntı ve acı!

     

اَللّـهُمَّ اجْعَلْني فِي مَقامي هذا مِمَّنْ تَنالُهُ مِنْكَ صَلَواتٌ وَرَحْمَةٌ وَمَغْفِرَةٌ.

           

اَللّـهُمَّ اجْعَلْ مَحْياىَ مَحْيا مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد وَمَماتي مَماتَ مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد.

           

اَللّـهُمَّ  اِنَّ هذا يَوْمٌ تَبَرَّكَتْ بِهِ بَنُو اُمَيَّةَ وَابْنُ آكِلَةِ  الاَْكبادِ اللَّعينُ ابْنُ اللَّعينِ عَلى لِسانِكَ وَلِسانِ نَبِيِّكَ  صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ فِي كُلِّ مَوْطِن وَمَوْقِف وَقَفَ فيهِ  نَبِيُّكَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِه.

           

اَللّـهُمَّ الْعَنْ اَبا سُفْيانَ وَمُعاوِيَةَ وَيَزيدَ ابْنَ مُعاوِيَةَ عَلَيْهِمْ مِنْكَ اللَّعْنَةُ اَبَدَ الاْبِدينَ.

           

وَهذا  يَوْمٌ فَرِحَتْ بِهِ آلُ زِياد وَآلُ مَرْوانَ بِقَتْلِهِمُ الْحُسَيْنَ  صَلَواتُ اللهِ عَلَيْهِ، اَللّـهُمَّ فَضاعِفْ عَلَيْهِمُ اللَّعْنَ  مِنْكَ وَالْعَذابَ (الاَْليمَ).

           

اَللّـهُمَّ اِنّي اَتَقَرَّبُ  اِلَيْكَ فِي هذَا الْيَوْمِ وَفِي مَوْقِفي هذا وَاَيّامِ حَياتي  بِالْبَراءَةِ مِنْهُمْ وَاللَّعْنَةِ عَلَيْهِمْ وَبِالْمُوالاةِ  لِنَبِيِّكَ وَآلِ نَبِيِّكَ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمُ اَلسَّلامُ.

    

       Allah'ım, şu bulunduğum halde-yerde beni, senin salavat, rahmet ve mağfiretine mazhar olanlardan eyle.

      Allah'ım, benim hayatımı Muhammed ve Âl-i Muhammed'in hayatı, ölümümü de Muhammed ve Âl-i Muhammed'in ölümü gibi kıl.

        Allah'ım, bu öyle bir gündür ki onu, Ümeyyeoğulları ve ciğer yiyen  (Hind'in) oğlu mübarek saymışlardır. O öyle bir kimseydi ki kendisi de  babası da, Senin ve Resulü'nün dilinde lanetlenmiştir. Peygamber'in  (Allah'ın salat ve selamı Onun ve Ehl-i Beyt'inin üzerine olsun)  bulunduğu her yerde ve durduğu her durakta onlara lanet okumuştur.

       Allah'ım, Ebu Süfyan'a, Muaviye'ye ve Yezid b. Muâviye'ye lanet et. Senin lanetin ebediyyen onların üzerine olsun.

        Bu, öyle bir gündür ki onda Ziyâd ve Mervan soyu, Hüseyn'i (Allah'ın  salavatı onun üzerine olsun) öldür-dükleri için sevindiler. Şu halde,  lanet ve acı azabını onların üzerine kat kat artır.

          Allah'ım, ben, bu gün ve durduğum bu yerde ve bütün hayat günlerimde o  (zalimlerden) beri olmakla ve onları lanetlemekle ve Peygamber'ini ve  Ehl-i Beyt'ini (hepsinin üzerine selam olsun) sevmekle sana  yakınlaşıyorum."

Sonra yüz defa şöyle söylersin:

اَللّـهُمَّ الْعَنْ اَوَّلَ ظالِم ظَلَمَ حَقَّ مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد وَآخِرَ تابِع لَهُ عَلى ذلِكَ.
           

اَللّـهُمَّ  الْعَنِ الْعِصابَةَ الَّتي جاهَدَتِ الْحُسَيْنَ (عليه السلام)  وَشايَعَتْ وَبايَعَتْ وَتابَعَتْ عَلى قَتْلِهِ، اَللّـهُمَّ الْعَنْهُمْ  جَميعا

         

Sonra da yüz defa şöyle söylersin:

اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ

           

عَلَيْكَ  مِنّي سَلامُ اللهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَبَقِيَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ  وَلا جَعَلَهُ اللهُ آخِرَ الْعَهْدِ مِنّي لِزِيارَتِكُم .اَلسَّلامُ  عَلَى الْحُسَيْنِ وَعَلى عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ وَعَلى اَوْلادِ  الْحُسَيْنِ وَعَلى اَصْحابِ الْحُسَيْن.

         

Sonra şöyle devam edersin:

       

اَللّـهُمَّ  خُصَّ اَنْتَ اَوَّلَ ظالِم بِاللَّعْنِ مِنّي وَابْدَأْ بِهِ اَوَّلاً  ثُمَّ (الْعَنِ) الثّانيَ وَالثّالِثَ وَالرّابِعَ اَللّـهُمَّ الْعَنْ  يَزيدَ خامِساً وَالْعَنْ عُبَيْدَ اللهِ بْنَ زِياد وَابْنَ مَرْجانَةَ  وَعُمَرَ بْنَ سَعْد وَشِمْراً وَآلَ اَبي سُفْيانَ وَآلَ زِياد وَآلَ  مَرْوانَ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ.

Sonra yüz defa şöyle söylersin:

"Allah'ım,  Muhammed ve Âl-i Muhammed'in hakkına ilk zulmeden kimseden, ona bu  konuda en son tâbi olan kimseye kadar hepsine lanet et. Allah'ım,  Hüseyin'le savaşan ve onu öldürmek için birbirleriyle işbirliği yapan  ve sözleşen topluluğa lanet et. Allah'ım, onların hepsini topyekün  kendi lanetine mazhar eyle.

Sonra da yüz defa şöyle söylersin:

"Selam  olsun sana ey Eba Abdillah ve O (pak) ruhlara ki senin eşiğinde  (hareminde) yer aldılar. (Sana canlarını kurban etme ve aynı mekanda  defnedilme şerefine nail oldular.)

Allah'ın selamı benden, senin  üzeri-ne olsun ebediyyen; yaşadığım ve gece ve gündüz devam ettiği  müddetçe.  Allah, bunu, benim sizi son ziyaretim kılmasın.  Selam olsun  Hüseyn'e ve Ali b. Hüseyn'e, Hüseyn'in evlatlarına ve ashabına."

Sonra şöyle devam edersin:

"Allah'ım,  sen, (Resul ve Ehl-i Beyt'ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar  eyle. Bunun için de, önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra  da dördüncüden başla. Sonra da... Yezid'e lanet eyle. Ziyad'ın ve  Mercâne'nin oğlu Ubeydullah'a, Sa'd oğlu Ömer'e, Şimr'e, Ebu Süfyan'ın,  Ziyâd'ın ve Mervân'ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et."

Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin:

اَللّـهُمَّ  لَكَ الْحَمْدُ حَمْدَ الشّاكِرينَ لَكَ عَلى مُصابِهِمْ اَلْحَمْدُ للهِ  عَلى عَظيمِ رَزِيَّتي اَللّـهُمَّ ارْزُقْني شَفاعَةَ الْحُسَيْنِ يَوْمَ  الْوُرُودِ وَثَبِّتْ لي قَدَمَ صِدْق عِنْدَكَ مَعَ الْحُسَيْنِ  وَاَصْحابِ الْحُسَيْنِ اَلَّذينَ بَذَلُوا مُهَجَهُمْ دُونَ الْحُسَيْنِ  عَلَيْهِ السَّلامُ.         
       

Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin:

"Allah'ım  onların musibetine karşı bana, şükredenlerin hamdı gibi hamd etmeği  nasip eyle. Bu büyük acı ve musibetimden dolayı Allah'a hamd olsun.  Allah'ım, (huzuruna) varacağım gün Hüseyn'in şefâatini bana nasip eyle  ve indinde Hüseyin ve canlarını Hüseyn'e (Aleyhisselam) feda eden  ashabıyla birlikte, benim doğruluk ayağıma sebât ver."

SONRA DA İKİ REK'AT ZİYARET NAMAZI KILINIR.



Total Visit: 507
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.