Ümeyye Oğulları, bir çocuğun isminin "Ali" koyulduğunu haber aldıklarında hiç çekinmeden onu öldürürlerdi! Bunu duyan Rebbah, o hâlde çocuğumun ismi "Ali" değil, "Uleyy"-dir dedi. O Ali'ye düşmanlık besliyor, ismi Ali olanlara baskı yapıyordu! İbn Hacer der ki: Ali b. Rebbah "Bana Ali diyeni affetmem, benim adım Uleyy'dir." derdi![1] * * * Ömer b. Abdülaziz'in ve biraz sonra gelecek olan Hişâm'ın rivayetinden anlaşılan şudur: Ümeyye Oğulları Emirü'l-Müminin Ali'nin (a.s) yüce makam ve mevkisini bildiği hâlde ona lânet edip küfrederlerdi! İbn Ebi'l-Hadid der ki: Hişâm hac yaptı ve hacılara bir hutbe okuyup konuşma yapmaya başladı. Onun konuşmasının arasında birisi yerinden kalkıp, "Ey Emirü'l-Müminin! Halifeler bugün Ebu Turab'a lânet etmeyi sünnet bilirlerdi!" dedi. Hişâm bağırarak, "Kes sesini! Biz bunun için gelmedik." dedi![2] Hişâm'ı, Arefe günü Emirü'l-Müminin Ali'ye (a.s) lânet etmekten sakındıran sebep, Medine'de cuma hutbesinde Abdülaziz'i, İmam Ali'ye (a.s) lânet ederken kelimeleri anlaşılmaz bir şekilde çıkarmaya zorlayan şeydir. Nitekim, daha önce değindiğimiz gibi bu-nu oğlu Ömer b. Abdülaziz'e şöyle beyan etmişti: "Ey oğlum! Hutbemizi dinlemeye gelen Şamlılar ve diğerleri, babanın bu adamın fazileti ve üstün makamı hakkında bildiğini bilecek olurlarsa, hiçbiri bize itaat etmez." Binaenaleyh, bu alanda Kureyş'in Emevî hilâfetinin siyaseti, Resul-i Ekrem'den (s.a.a) sonraki ilk Kureyş hilâfetinin siyasetinin devamıdır ve Ümeyye Oğulları'ndan sonra o siyasetin etkileri İslâm toplumunda kalmıştır. Bunların bazı örneklerini Abbas Oğulları'nın hilâfeti döneminde inceleyeceğiz inşallah. |