Çarsamba 8 Şubat 2012 - 21:46

الأربعاء ١٦ ربيع الأول ١٤٣٣

چهارشنبه ۱۹ بهمن ۱۳۹۰ - ۲۳:۱۶

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

İmam Hüseyin (a.s) ve İbn Abbas

 Tarih-i Taberî ve diğer kaynaklarda şöyle geçer: Hüseyin, Hicaz'dan çıkmaya karar vermişti. İbn Abbas, ona gelerek konuşmasının bir yerinde şöyle dedi:

 

 Bu şehirde kal! Şüphesiz ki sen, Hicaz halkının efendisi ve büyüğüsün. Irak halkı, gerçekten de dedikleri gibi seni isti-yor iseler, öncelikle düşmanları olan Yezid'in valisini şehirle-rinden çıkarmalarını yaz onlara! Daha sonra Irak'a hareket edersin. Eğer çıkmakta ısrarlı isen, o zaman Yemen'e doğru hareket et! Zira orada kaleler ve dağ geçitleri vardır. Yemen geniş bir bölgedir; orada babanın Şiileri yaşamaktadır ve Yezid hükümetinin sultasından da uzakta olursun. Böylece mektup ve elçilerin aracılığıyla insanları davet edersin. Dilerim ki bu durumda isteğine kavuşasın!

 

 Hüseyin, Abdullah b. Abbas'a şöyle dedi:

 

 Ey amca oğlu! Allah'a andolsun ki, benim hayrımı istediğini ve bana karşı şefkatli olduğunu biliyorum. Fakat Irak'a gitmeye kararlıyım ve yol hazırlığımı da yapmışım.

 

 Bunun üzerine İbn Abbas, "O hâlde ailen ve çocuklarını götürme! Çünkü senin de Osman gibi, kadınların ve çocukların gözleri önünde öldürülmenden korkuyorum." dedi.

 

 Ahbaru't-Tival kitabında Abdullah'ın bu sözlerinden sonra Hüseyin'in, "Amca oğlu! Ailem ve çocuklarım olmadan yola çıkmayı düşünmüyorum." buyurduğu geçer.

 

 Başka bir rivayet ise şöyledir: Hüseyin, İbn Abbas'a dedi:

 

 Falan ve filan yerde öldürülmem, Mekke'de öldürülmemden ve böylece haremin saygınlığının çiğnenmesinden daha iyidir.

 

 Bunun üzerine İbn Abbas ağladı. Bir rivayete göre de İbn Abbas şöyle dedi:

 

 Onun bu sözlerinden sonra öldürüleceğine emin oldum ve ondan umudumu kestim.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.