Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 16:28

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۷:۵۸

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

İmam Hüseyin'in (a.s) Aşura Günü İkinci Konuşması

 Sıbt b. Cevzî şöyle yazıyor: Sonra Hüseyin (a.s) atına bindi. Bir Kur'ân alıp açtı ve başının üstüne koydu. Ömer b. Saad'ın ordusunun karşısında durdu ve buyurdu:

 

 Ey insanlar! Sizinle aramda bu Allah'ın Kitabı ve ceddim Resulullah'ın (s.a.a) sünneti hakem olsun.

 

 Harezmî de şöyle diyor: Ömer b. Saad'ın emri üzerine Hü-seyin (a.s) her taraftan kuşatıldı. Hüseyin (a.s) dışarı çıktı ve onların karşısında durup susmalarını istedi. Onlar susmak istemeyince Hüseyin (a.s) şöyle buyurdu:

 

 Yazıklar olsun size! Niçin susup da sözlerimi dinlemiyor-sunuz? Halbuki ben sizi doğru yola davet ediyorum.

 

 Ömer b. Saad'ın ordusu birbirlerini kınayarak, "Susup dinleyin!" dediler. Sonra Hüseyin (a.s) şöyle konuştu:

 

 Ey cemaat, Allah sizi helak etsin ve kalbinizi kederle doldursun! Şaşkın bir hâldeyken, özlemle bizi yardımınıza çağırdınız, olumlu cevap verip süratle imdadınıza koştuk. (Ama siz) bize yardım etmek için hazırladığınız kılıcı bize karşı çektiniz. Ortak düşmanımız için hazırladığınız ateşi kendimize karşı alevlendirdiniz. Siz dostlarınıza karşı, aranızda adaleti uygulamayan ve merhametlerini ummadığınız düşmanlarınızla birleştiniz.

 

 Neden size yazıklar olmasın ki?! Siz bizi terk ettiniz. Kılıçlar kınında, kalpler huzur içerisinde ve görüşler sağlamdı. Fitne ateşine çekirge gibi hızla yöneldiniz ve pervaneler gibi çekinmeden kendinizi ona attınız! Sonra da ahdinizi bozdunuz; ey ümmetin kahrolasıca köleleri, ey ahzab kalıntıları, ey Kitabı terk eden ve anlamlarını tahrif edenler, ey günahkâr topluluk, ey şeytanın vesvesesine kapılanlar ve Resulul-lah'ın (s.a.a) sünneti söndürenler!

 

 Yazıklar olsun size! Bizi terk edip onların mı yardımına koşuyorsunuz?! Öyle olsun! Allah'a andolsun ki, aldatma sizin eski adetinizdir! Kökünüz ona dayanmış ve dallarınız onun üzerine kurulmuştur. Siz bağ bekçisinin boğazında kalan en habis meyve ve gasbeden biri için de küçük bir lokmasınız!

 

 Bilesiniz ki zinazade oğlu zinazade (Ubeydullah b. Ziyad) bizi iki şey arasında bırakmıştır; kılıç ve zillet. Zillet bizden uzaktır! Ne Allah ve Resulü, ne müminler, ne bizi eğiten pâk ve tertemiz anneler ve ne de izzet-i nefsi olan kimseler, alçaklara itaati onurlu şehadete tercih etmemize asla razı olmazlar.

 

 Bilesiniz ki ben, sayıları ve yardımcısı az olan ashabımla size karşı savaşacak ve zillete boyun eğmeyeceğim!

 

 Sonra İmam (a.s), Fervet b. Mesik el-Muradî'nin şu şiirini oku-du:

 

 Eğer düşmanı yenersek, yenişimizin ilki değil!

 

 Eğer yenilirsek de, gerçekte yenilmiş değiliz biz.

 

 Biz korkaklık nedir bilmeyiz; fakat,

 

 Ölüm bizim, hükümet başkalarınındır.

 

 Bizi kınayanlara de ki; kendinize gelin!

 

 Kınayanlar da karşılaşacaktır, bizim karşılaştığımızla.

 

 Ölüm, devesini birisinin kapısından kaldırdığında

 

 Şüphesiz diğerlerinin kapısına yatıracaktır.

 

 Daha sonra Hüseyin (a.s) şöyle devam etti:

 

 Bilin, Allah'a andolsun ki, bu savaştan sonra siz ancak bir kişinin, bineğine bineceği süre kadar eğlenip durursunuz! Nitekim olaylar değirmeni, ölüm taşını sizin üzerinizde döndürür ve kendi ekseninde dönüşü sizi yok eder. İşte bu, babam Ali'nin (a.s), ceddim Resulullah'tan (s.a.a) naklettiği bir vasiyettir bana. "Öyleyse siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınız işi (iyice) kararlaştırın da işiniz başınıza dert olmasın. Sonra hükmünüzü bana uygulayın; bana hiç fırsat vermeyin!" "Ben, benim de Rabbim, sizin de Rab-biniz olan Allah'a dayandım. Hiçbir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Gerçekten Rabbim doğru bir yol üzerinedir."

 

 Daha sonra Hüseyin (a.s) ellerini göğe kaldırıp Ömer b. Saad'ın ordusuna şöyle beddua etti:

 

 Allah'ım, onlara yağmur yağdırma ve onlara, Yusuf'un yılları gibi yıllar yaşat! Onlara, Sakifli genci musallat kıl ki, acı kabıyla onları doyursun! Zira onlar bizi yalanladı ve bize yardımda bulunmadılar. Ey Allah'ım! Sen bizim Rabbimiz-sin, sana tevekkül ederiz. Şüphesiz ki dönüşümüz sanadır.

 
 Allah, benim intikamımı onlardan almadıkça onların hiç birini bırakmayacaktır; öldüren öldürülecektir ve yaralayan yaralanacaktır. Şüphe yok ki Allah, bana, Ehlibeytime ve izleyicilerime yardım edecektir.

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.