Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 16:27

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۷:۵۷

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

İmam Hüseyin (a.s) Zeyneb'e Sabırlı Olmayı Tavsiye Ediyor

 Taberî, Ali b. Hüseyin b. Ali'den şöyle rivayet ediyor:

 

 Babamın şahadetinden bir önceki gece hasta halimle çadırımda oturmuştum. Halam Zeyneb bana bakıyordu. Bu arada babam, ashabından ayrılarak kendi çadırına geçti. Ebuzer el-Gifarî'nin kölesi Cevn de orada babamın kılıcını bilemekteydi. Babam birkaç defa şu beyitleri okudu:

 

 Yazıklar olsun dostluğuna ey felek!

 

 Sabah ve ikindi sularında ne kadar da

 

 Dost ve taliplerine ölüm indiriyorsun?

 

 Zaten felek, bedele kanaat etmez

 

 İşler sadece Allah'a havale edilir.

 

 Ve her canlı bu yolun yolcusudur.

 

 Hüseyin (a.s) bu şiirleri o kadar tekrarladı ki, artık amacının ne olduğunu anladım. Hıçkırık boğazımda düğümlendi. Göz yaşlarımı tuttum ve susmayı yeğledim. Artık belanın indiğini anladım.

 

 Benim duyduklarımı duymuş olan halam -kadınsı şefkat ve sabırsızlıkla- kendini tutamadı. Hemen yerinden kalktı. Eteği yerde sürünüyordu ve kendinden geçmişti. Hüseyin'in (a.s) yanına gitti ve şöyle dedi: "Eyvah kardeşim! Keşke ölüm bana gelseydi! Bugün annem Fatıma, babam Ali ve kardeşim Hasan yanımda değil; ey geçmişlerimin halifesi ve kalanların sığınağı!"

 

 Hüseyin (a.s), Zeyneb'e bakarak, "Bacı can, şeytan sabrını almasın!" buyurdu. Zeyneb, kardeşine, "Babam ve annem sana feda olsun, ey Ebu Abdullah! Ölmeye razı mı oldun? Canım sana feda olsun!" dedi. Hüseyin'in (a.s) çehresinde üzüntü belirdi ve gözlerinden yaşlar aktı ve şöyle dedi: "Kaya kuşunu bir gece rahat bıraksalardı, elbette uyurdu." Zey-neb, "Eyvah! Sen kendini bela bağında tutsak mı görüyorsun? Bu, kalbimi daha fazla incitir ve bana daha ağır gelir." Sonra yüzünü dövündü ve yakasını yırtarak bayılıp yere yığıldı.

 

 Hüseyin (a.s), Zeyneb'in başucuna geldi ve yüzüne su serpip şöyle buyurdu:

 

 Bacım, Allah'tan sakın ve Allah'tan gelen musibetlere sabret! Bil ki, yeryüzündeki herkes ölecek ve gökyüzünde de kimse kalmayacaktır. Yeryüzünü kendi gücüyle yaratan Allah'tan başka her şey ölmeye mahkumdur. Öldüren ve diriltecek olan O'dur. O tekdir, birdir. Benden daha iyi olan babam, annem ve kardeşim öldüler. Hem ben, hem onlar ve hem de her Müslüman Resulullah'a (s.a.a) uymalıdır.

 

 Böylece babam, bu sözlerle halamı yatıştırdı ve ona sabırlı olmayı tavsiye ederek sonunda şöyle buyurdu:

 

 Canım bacım, seni yemin verdiriyorum ve yeminime bağ-lı kalman gerekir; ben öldükten sonra yakanı yırtma, yüzü-nü tırmalama ve yüksek sesle feryat edip ağlama!

 

 Sonra halamı getirip yanıma oturttu. Kendisi de ashabının yanına döndü. Çadırların birbirine yakın olarak kurulmasını ve düşmanın da girememesi için çadırların iplerinin birbirine bağlanmasını emretti.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.