Yüce Allah Kur'ân-ı Kerim'de kibirlenerek Adem'e (a.s) secde etmeyen İblis'in öyküsünü şöyle anlatır: (Allah) dedi ki: "Ey İblis, iki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan nedir? Büyüklendin mi, yoksa yüksekte olanlardan mı oldun?" Dedi ki: "Ben ondan daha hayırlıyım; sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." Başka bir ayette: Dedi ki: Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın insana secde etmem. İblis, ortağı olmayan yegane Allah'a bir melek ömrü kadar ibadet etmişti; ancak sonunda, yüce Allah'ın seçkin kulu Adem'e secde etmediği için başına bilinen şeyler geldi. Şimdi İblis gibi kibirlenip böbürlenerek yüce Allah'ın peygamberlerini ve seçkin kullarını önemsemeyip saygısızlık eden insanlardan örneklere değinelim: Hz. Nuh'un (a.s) kavmi ona şöyle dedi: Biz seni yalnızca bizim gibi bir beşerden başkası olarak görmüyoruz... Ve sizin bize üstünlüğünüzü de gör-müyoruz. Bu (Nuh), sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Yine Nuh kavmi, Ad ve Semud kavmi resullerine şöyle dediler: Siz, bizim benzerimiz olan birer beşerden başkası de-ğilsiniz. Veya kendi peygamberlerine şöyle dediler: Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir. Yüce Allah peygamberlerinin, onların bu itiraz ve saygısızlıkları karşısındaki cevaplarını şöyle nakletmektedir: Resulleri onlara şöyle dediler: "Doğrusu biz, sizin gibi yalnızca bir beşeriz; ancak Allah kullarından dilediğine minnet edip (lütufta bulunur)." İbn Hacer el-İsâbe adlı kitabında Hâricîlerin temelini atan "Zulhuveysara'nın Hayatı" bölümünde Enes'ten şöyle nakleder: Resulullah'ın (s.a.a) döneminde Allah'a ibadet ve itaati hepimizi hayrete düşüren Zulhuveysara adında bir adam vardı. Biz onun bu hâlini Resulullah'a (s.a.a) söylediğimizde, Hz. Peygamber onu tanımadı. Belirtilerini söylediğimizde yine onu tanımadı! Tam o sırada o adam yanımıza geldi. Biz Resulullah'a (s.a.a), "İşte o adam budur." dedik. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a), "Sizin bahsettiğiniz bu adam şeytan yüzlü birisidir." buyurdu! Zulhuveysara gelip Resulullah (s.a.a) ve ashabın karşısında durdu. Ama Resulullah'a selâm vermedi! Resulullah (s.a.a) ona, "Allah için söylesene; buraya geldiğinde içinden, "Bunların arasında benden daha üstünü yoktur." demedin mi?! Adam, "Evet, geçirdim ya Resulullah!" dedi ve daha son-ra hemen giderek namaza durdu. Resulullah (s.a.a) ashabına, "Aranızda bunu öldürmeye hazır olan var mı?" diye sordu… Hadisin sonunda Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğu geçer: Eğer o (Zulhuveysara) öldürülseydi, ümmetim arasında hatta iki kişi bile ihtilâf etmezdi.[8] Suudi Arabistanlı aydın (!) adam, "Muhammed de benim gibi bir insandı ve şimdi ölmüştür." dedi! Bu adamın bu sözünün de geçmiştekilerinki gibi kibir ve kendini beğenmişlikten kaynaklandığı apaçık ortadadır. İblis, Allah'ın peygamberini ve seçkin kulunu kendinden üstün saymadığı için ona secde etmedi ve "O, bir beşerdir." dedi. Nuh, Ad ve Semud kavimleri de peygamberlerini kendilerinden üstün saymıyor ve onlara, "Siz de bizim gibi bir beşersiniz (aramızda herhangi bir fark yoktur)" diyorlardı. Yine, Hâricîlerin temelini atan Zulhuveysara, aralarında Resu-lullah'ın (s.a.a) da bulunduğu bir gruba, "Sizden hiçbiriniz benden üstün değilsiniz." dedi. Günümüzde de aynı şey söz konusudur. Dolayısıyla, Allah'ın seçkin kullarına hakaret etmek, onları küçük saymak ve sözlerine boyun eğmemenin ilk sebebi kibir ve kendini üstün görmektir. |