| İbn Ziyad'ın Başı İmam Seccad'ın (a.s) Önünde Yakubî kendi Tarih'inde şöyle rivayet etmektedir: Muhtar, U-beydullah b. Ziyad'ın başını kendi akrabalarından biriyle Medine'de olan Ali b. Hüseyin'e (a.s) göndererek ona şöyle dedi: Medine'ye ulaşınca Ali b. Hüseyin'in (a.s) kapısının önün-de dur. Kapıların açıldığını ve insanların içeri girdiğini görürsen orada yemek sofrası açıldığını bil. O zaman içeri gir. Muhtar'ın elçisi gelerek Ali b. Hüseyin'in (a.s) kapısının önünde durdu. Kapıları açılıp insanlar yemek için içeri girince yüksek sesle şöyle seslendi: Ey Peygamberin Ehlibeyti, ey risalet madeni, ey meleklerin indiği yer ve ey vahyin mekânı! Ben Muhtar b. Ebu Ubey-d'in elçisiyim. Size Ubeydullah b. Ziyad'ın başını getirdim. Bu haberi duyunca Haşimoğulları kadınlarından -sevinçten dolayı- bağırmayan kimse kalmadı. Muhtar'ın elçisi yaklaşarak Ubeydullah'ın başını çıkardı. Ali b. Hüseyin (a.s) onu görünce, "Allah onu cehenneme atsın." buyurdu. Bazıları da şöyle rivayet etmektedirler: Hiç kimse Ali b. Hüseyin'i (a.s) babasının şahadetinden o güne kadar güldüğünü görmemişti. Onun Şam'dan meyve taşıyan develeri vardı. Ubeydullah b. Ziyad'ın başını kendisine getirdiklerinde o meyveleri Medine halkı arasında dağıtmalarını emretti. Kerbela faciasından o güne kadar saç-larına tarak vurmayan, kına yakmayan Resulullah'ın (s.a.a) Ehlibeyti'nin kadınları (bu haberi duyunca) saçlarını tarayıp kına yaktılar. |