Çarsamba 8 Şubat 2012 - 21:44

الأربعاء ١٦ ربيع الأول ١٤٣٣

چهارشنبه ۱۹ بهمن ۱۳۹۰ - ۲۳:۱۴

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Âbis b. Ebu Şebib ve Şevzeb

 Âbis b. Ebu Şebib el-Şakirî, Şakiroğulları'nın kölelerinden Şev-zeb'le birlikte geldi. Âbis, Şevzeb'e, "Ey Şevzeb! Ne yapmak istiyorsun?" diye sordu. Şevzeb, "Seninle birlikte Resulullah'ın (s.a.a) torununun uğrunda ölünceye kadar savaşmak istiyorum." dedi. Â-bis şöyle dedi:

 

 Bunun dışında başka bir şey de beklenmezdi senden. O hâlde ileri çıkarak Ebu Abdullah Hüseyin'in (a.s) uğrunda canını feda et ki, seni de diğer yarenleri gibi şehitlerin arasında saysın ve ben de şehit olunca yüreğimde senin acın olsun. Vallahi eğer şu an senden daha aziz bir şeyim olsaydı, yüreğimdeki acının Allah katında hesaplanması için şehit olmadan önce onu Hüseyin'in uğrunda seve seve feda ederdim. Bugün mümkün olduğu kadar ahiret mükâfatımızı artırmamız çok yerinde bir harekettir; çünkü bugünden (ölümden) sonra hiçbir amel söz konusu değildir, sadece hesap vardır.

 

 Taberî devamla şöyle diyor: Şevzeb kabul ederek hareket etti, İmam'ı (a.s) selâmladıktan sonra savaş meydanına gidip öldürülünceye kadar savaştı.

 

 Daha sona Âbis, İmam Hüseyin'e (a.s) yönelerek şöyle dedi:

 

 Ey Eba Abdullah! Vallahi uzaktan ve yakından yeryüzünde benim için senden daha saygın ve sevimli kimse yoktur. Şimdi eğer sana yapılan zulmü ve öldürülmeni önleyebilecek canımdan ve kanımdan daha değerli bir şeye sahip olsaydım, kesinlikle onu feda ederdim. O hâlde Allah'ın selâmı senin üzerine olsun ey Eba Abdullah! Allah şahidim olsun ki ben senin ve babanın gidişatı üzereyim.

 

 Ardından Âbis alnında kılıç yarası olduğu hâlde elindeki kılıcı kınından çıkararak Kûfe ordusunun üzerine yürüdü.

 

 Taberî, o güne (Aşura günü) kendi gözleriyle tanık olan Rabi' b. Temim el-Hemdanî'den şöyle rivayet etmektedir: Âbis'in geldiğini görünce onu hemen tanıdım. Ben birçok savaşlara katılan Âbis'i çok iyi tanıyordum. O, savaş meydanının en cesur kahramanlarından biriydi. İşte bu nedenle Kûfe ordusuna hitaben, "Ey insanlar! Bu siyah aslan Ebu Şebib el-Şakirî'nin oğludur; hiç kimse onunla savaşa çıkmasın (aksi durumda öldürülür)." O sırada Âbis savaş meydanına çıkarak, "Benimle savaşacak bir er yok mu?" diye bağırdı. Ömer b. Sa'd, "Onu taşlayın." diye bağırdı!

 

 Devamla şöyle diyor: Âbis'in üzerine her taraftan taş yağmuru yağmaya başladı. Âbis bu durumu görünce üzerindeki zırhı ve başındaki miğferi çıkararak var gücüyle Kûfelilerin üzerine yürüdü. Vallahi ben kendi gözlerimle onun iki yüz kişiyi önüne alıp kovduğunu gördüm. Sonra her taraftan ona saldırıp (kılıç ve mızrak darbeleriyle) onu katlettiler.

 

 Ardından Âbis'in başının, Ömer b. Sa'd'ın askerlerinden birkaçı arasında elden ele gezdiğini ve her birinin onu kendisinin öldürdüğünü iddia ettiğini gördüm. Sonunda hakemlik yapması için Ömer b. Sa'd'ın yanına gittiler. Ömer b. Sa'd, "Kavga etmeyin! Âbis birinizin darbesiyle ölecek bir kişi değildi!" diyerek onları ayırdı.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.