Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 15:48

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۷:۱۸

Kullanıcı adı:

Åžifre :

Şifremi Hatırla
Åžifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Zorla İmamet!

 

          Kadı Ebu Ya'la da, Ahkamu's-Sultaniyye, adlı eserinde ha-life ve imam seçiminde ulemadan bir grubun görüşünü şöyle açıklar:

 

          Zorla ve güç kullanarak da halifelik yapılabilir; bu yüzden seçime gerek yoktur! Dolayısıyla bir kimse kılıç zoruyla halka sulta kurar, hilâfet kürsüsüne oturarak "Emirü'l-Mü-minin" diye anılırsa, Allah'a ve kıyamet gününe iman eden hiç kimse ona biat edip onu kendi önderi olarak kabul etmeden akşamı sabahlamamalıdır! Bu halife ister salih ve takvalı bir kişi olsun, ister fâsık ve zalim birisi. Böyle bir kişi müminlerin emiridir!

 

 Daha sonra Ebu Ya'la, biri hükümeti ele geçirmek için zamanın imamına karşı savaşır da, her ikisinin ordusu ve yardımcıları olursa, "Cuma namazı ve namaz hutbesi zafere ulaşan kimsenin adına okunur." diyerek buna, "Abdullah b. Ömer Hirre döneminde Medine halkına cuma namazı kıldırarak, "Biz galip olanla birlikteyiz!" diyordu." şeklinde delil getiriyor.

 

          İmamu'l-Haremeyn Cüveynî (öl. 478 hicrî) el-İrşâd adlı eserinde halife seçmenin şartlarını şöyle sıralamıştır:

 

          Halifelik akdinde, görüş birliği şart değildir; aksine görüş birliği olmadan da halife seçimi gerçekleştirilebilir. Çünkü Ebu Bekir hilâfete geçtiğinde bu haber diğer sahabelere ve İslâm beldesinin diğer noktalarına ulaşmamıştı. Buna rağmen Ebu Bekir Müslümanların işleriyle uğraştı, hükümler verdi, bu alanda hiç kimse ona itiraz edip biraz beklemesini istemedi. Dolayısıyla, halife seçiminde ümmetin görüş birliği şart değildir. Halife seçiminin sahih oluşunda ümmetin icması ve görüş birliği şart olmadığı için halife seçiminde ge-rekli olan görüş sahipleri için de kesin bir sayı şart değildir. Dolayısıyla hatta görüş sahiplerinden bir kişinin uygun gör-mesiyle bile halife seçimi gerçekleşir.

 

          Ebu Bekir b. Arabî (öl. 543 hicrî) de der ki:

 

          Halifeye biatte ümmetin bütün ileri gelenlerinin olması gerekli değildir; halife seçiminin gerçekleşmesi için ileri gelenlerden iki kişinin veya birinin muvafakati yeterlidir. Şeyh-i Fakih ve Allame Muhaddis Kurtubî (öl. 671 kamerî) sekizinci meselede, Bakara Suresi'nin 30. ayetinin tefsirinde (Muhakkak ben, yer yüzünde bir halife var edeceğim.) şöyle yazar:

 

          Halife seçimi, ancak halkın ileri gelenlerinden bir grupla gerçekleşir." söyleyenlerin görüşlerinin tam aksine, halkın ileri gelenlerinden ve güvenilir şahıslardan birisi bile halifeyi belirtir ve tanıtırsa yeterlidir ve diğerlerinin onun seçimi-ne uymaları farzdır. Çünkü Ömer, -Benî Sâide Sakifesi'nde- tek başına Ebu Bekir'e biat etti ve sahabeler-den hiçbiri ona karşı çıkmadı. Dolayısıyla, diğer akitlerde olduğu gibi, bu meselenin de gerçekleşmesi için belli sayıda sâlih kişilerin varlığının şart olmaması gerekir.

 

 Yine İmam Ebu'l-Mealî der ki:

 

          Eğer bir kişi -görüş sahipleri ve halkın ileri gelenlerinden- biri tarafından hilâfete geçirilirse, bu akit doğru ve geçerlidir; böyle bir halifeyi bir olay vuku bulmadan ve hiçbir şeyi değiştirmeden hilâfet makamından almak caiz olmaz. Bu konuda görüş birliği vardır. Ebu'l-Mealî Kurtûbî on beşinci meselede de yukarıdaki ayetin tefsirinde şöyle yazar:

 

          Halife seçimi, ümmetin bütün ileri gelenleri ve güvenilir kişileri tarafından veya daha önce geçtiği gibi onlardan biri tarafından gerçekleştirilirse onu kabul edip böyle bir imama biat etmek herkese farzdır.

 

          Kadı Azududdin İcî (öl. 756 hicrî) el-Mevakif adlı kitabının üçüncü bölümünde, "İmameti İspatlayan Şeyler" başlığı altında geniş bir açıklama yapmıştır. Onun bu sözleri özetle şöyledir:

 

          İmamet Resulullah (s.a.a) tarafından bir nassla veya ic-ma gereğince bir önceki imamın atamasıyla veya Şia'nın düşüncesinin aksine, halkın ileri gelenlerinin ve görüş sahiplerinin biatiyle gerçekleşir. Bunun delili ise Ebu Bekir'in hilâfete biatle geçmiş olmasıdır... Herhangi bir imamın imameti, seçim ve biat yoluyla gerçekleşmiş olursa, icmaya gerek kalmaz; çünkü buna karşı aklî veya naklî bir delil yoktur; aksine, halkın ileri gelenlerinden ve görüş sahiplerinden bir -ikisinin muvafakati yeterlidir. Çünkü, sahabelerin dindeki bütün titizliklerine rağmen bununla yetindiğini biliyoruz. Yine Ömer'in Ebu Bekir'e verdiği veya Abdurrahman b. Av-f'ın Osman'a sunduğu halifelikte, ümmetin icması bir yana dursun, hatta Medine halkının bile toplanması ve onlara bil-dirilmesi şart görülmemiş, buna rağmen hiç kimse onları eleştirip itiraz etmemiş ve günümüze kadar da durum böyle devam etmiştir. Seyyid Şerif Curcanî (öl. 816 hicrî) gibi el-Mevakif kitabını şerh edenler Kadı İcî'nin görüşlerini onaylamışlardır.

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.