YOKSULLARIN VE YETIMLERIN KORUNMASI

Sizden, faziletli ve varlikli olanlar, yakinlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasinlar, affetsinler ve hosgörsünler. Allah'in sizi bagislamasini sevmez misiniz? Allah, bagislayandir, esirgeyendir. (Nur Suresi, 22) Günümüzde yoksulluk sadece dünyanin belirli ülkelerini ilgilendiren bir problem olmaktan çikmistir. Köprü altinda yatan, çöp karistirarak yasamini sürdüren, çok az bir para karsiliginda hayatini tehlikeye atarak çalisan çocuklar, her türlü olumsuz kosula ragmen disarida yasamak zorunda kalan evsizler, beslenme yetersizliginden kaynaklanan çocuk ölümleri ve bunlar gibi yoksulluktan kaynaklanan daha pek çok problem bütün dünyanin gündeminde yer almaktadir. Dünya üzerindeki yoksullukla ilgili olarak yapilan istatistiksel hesaplamalardan sadece sokak çocuklari ile ilgili olanlarina bakildiginda bile durumun ciddiyeti hemen anlasilmaktadir.1982 UNESCO raporuna göre sokak çocuklarinin sayisi Istanbul'da 200.000, Bogota'da 10.000, Rio de Janerio'da 2 milyondur. Afrika'da ise 5 milyon dolaylarinda oldugu tahmin edilmektedir ve bu sayi her geçen gün hizla artmaktadir. Bu sayinin artmasinda yer degisimi, savas ve kitlik, AIDS hastaligi ve hizli sehirlesme gibi etmenler önemli rol oynamaktadir. Tüm dünya üzerinde 30 ila 70 milyon arasinda sokak çocugu oldugu tahmin edilmektedir. Amerika'da ise yoksulluk içinde yasayan çocuklarin sayisi son 20 yilda 3 katina çikmistir. 1989'da Amerika'daki her 6 çocuktan biri resmi anlamda yoksulluk içinde yasiyordu. 1993 rakamlarina göre, Amerika'daki 6 yasin altindaki 5 çocuktan biri yoksulluk sinirinin çok altinda yasamaktadir, ki bu yaklasik olarak 5 milyonun üzerinde çocuk demektir. Yukaridaki istatistiklerde görüldügü gibi, zengin ülkelerde bile yoksulluk önemli bir problem olusturmaktadir. Iktisadi bunalimlar sonucunda ortaya çikan issizlik, sosyal güvenlik sistemlerindeki bosluklar gibi problemler zengin ülkelerdeki yoksullugun ortaya çikma sebeplerinden baslicalaridir.Eski sosyalist ülkelerde ise yoksullugun baska bir boyutu görülmektedir. Bu ülkelerde genel olarak tüm bireylerin yasam düzeyleri düsüktür. Iktisadi gelismenin çok geciktigi bu ülkelerde hemen hemen bütün nüfusu etkileyen genel bir yoksulluk söz konusudur. Yoksullugun sonuçlari da ülkenin genel yapisina etki etmektedir. Örnegin sehirlerdeki alt yapi ile ilgili sistemler, sosyal güvenlikle ilgili sistemler yetersizdir. Bundan baska gida maddeleri de çogu zaman yetersiz kalmaktadir. Bu ülkeleri diger yoksul ülkelerden ayiran baska bir nokta da, insanlar bir seyi satin alma imkanina sahip olduklarinda da, piyasada satin alinacak mal ve gida maddelerini bulamamaktadirlar. Yoksullugun Toplumdaki Yikici Etkileri Ülkelerde yoksulluktan en çok etkilenenler kuskusuz ki çocuklardir. Yoksulluk nedeniyle egitimlerini yarida birakan, hatta barinacak yer ve yiyecek dahi bulamayan çocuklar çogu zaman da kötü sartlarda çalismak zorunda birakilmaktadirlar. Hatta bazi ülkelerde yoksulluk nedeniyle çocuklar aileleri tarafindan isyerlerine bir nevi köle olarak satilmaktadirlar.Bu çocuklar endüstrinin insan sagligina en zararli, çogu zaman sonu ölümle sonuçlanan islerinde çalisarak para kazanmaktadirlar. Örnegin Hindistan 940 milyon nüfuslu bir ülkedir. Bu ülkede 44 ile 100 milyon arasinda çocuk isçi bulunmaktadir. Bu rakam dünyanin geri kalan kisminda çalisan çocuklarin toplamindan daha fazladir. 120 milyon nüfuslu Pakistan'da ise yaklasik 8 milyon çocuk isçi çalismaktadir. Dünyanin diger ülkelerinde de yoksul çocuklarin durumu bundan farkli degildir.Bundan baska dünya üzerindeki pek çok ülkenin bütçesinin büyük bir bölümü savunma giderlerine ayrilmistir. Öyle ki saglik, egitim ve sanayi alanindaki ihtiyaçlari son derece acil olan Hindistan, Pakistan gibi ülkeler için de durum farkli degildir. Onlar da savunma için diger ihtiyaçlarina ayirdiklarindan çok daha fazla bir bütçe ayirmaktadirlar. Örnegin Pakistan, bütçesinin %60'ini silahlanma giderlerine ve ordu masraflarina harcamaktadir. Ülkedeki halkin çok büyük bir bölümünün gerçek anlamda bir sefalet içinde olmasi da bu durumu degistirmemektedir. Kuskusuz savunmaya yapilan bu harcamalarin, uygun sekilde halkin ihtiyaçlarina aktarilmasiyla sorunlar rahatlikla çözülebilir. Oysa politik hesaplar ve çesitli çikarlarin gözetilmesi nedeniyle bu önemli sorunda bugüne kadar gerçek anlamda bir çözüme ulasilamamistir.Ancak burada su nokta üzerinde durmakta da yarar vardir: Savunma harcamalari su an için elbette yapilmasi gereken harcamalardir. Yeryüzünde dinsizligin getirdigi kargasa, kaos, zulüm ve öfke oldugu sürece bu sorunlarin ortadan kalkmasi mümkün görünmemektedir. Çünkü bir ülke savunmasini güçlü tutmazsa, bu çikarci sistem içerisinde varligini sürdürmesi de pek mümkün olmaz. Ama ortada son derece açik bir sefalet vardir. Ve sadece belirli günlerde bu problemi hatirlayarak ya da yolda karsilasilan dilenci çocuklara para vererek bu sorunun hallolmayacagi çok açiktir. Çözüm için yoksul çocuklarin egitim, barinma, yiyecek, giyecek gibi ihtiyaçlarini karsilayacak sistemli bir hareketin olusmasi gerekmektedir. Bu ise ancak Kuran ahlakinin tam olarak yasanmasiyla birlikte ortaya çikacak bir duyarlilik ve baris ortami sonucunda gerçeklesebilir. Bu ortam içinde hiçbir ülke bir digerinin hakkina tecavüz etmeyecektir. Dolayisiyla savunma harcamalari çok daha azaltilabilecek ve buraya ayrilan imkanlar insanlarin rahati, huzuru, çocuklarin egitimi gibi konulara aktarilabilecektir.Elbette savunma harcamalari yalnizca bir örnektir. Bu dogrultuda sorunun halledilmesi için daha pek çok çözüm sunulabilir. Ancak gerçek anlamda etkili olacak tek çözüm Kuran ahlakinin yasanmasidir. Çünkü kendisi ihtiyaç içinde oldugu halde yiyecegini yoksula ve yetime yedirmek, kendisinin begenmeyecegi seyleri baskalarina vermemek, hissettirmeden yardim etmek gibi Kuran'da tavsiye edilen üstün ahlak özellikleri ancak Kuran ahlaki tam olarak yasandiginda ortaya çikar. Allah maddi yönden güçlü olan kisilerin nasil davranmasi gerektigini Nur Suresi'nde açiklamistir: Sizden, faziletli ve varlikli olanlar, yakinlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasinlar, affetsinler ve hosgörsünler. Allah'in sizi bagislamasini sevmez misiniz? Allah, bagislayandir, esirgeyendir. (Nur Suresi, 22) Allah Kuran'da farz kildigi hükümlerle yoksullara nasil davranilmasi gerektigini de açiklamistir. Örnegin ayetlerde Kuran ahlakini yasayan kisilerin mallarinda yoksullar için bir hak oldugu belirtilmektedir. Ayrica Kuran'da yoksullugunu dile getirmeyen kisilere de dikkat çekilerek bu kisilerin haklarinin korunmasi emredilmistir: Onlarin mallarinda dilenip-isteyen (ve iffetinden dolayi istemeyip de) yoksul olan için de bir hak vardir. (Zariyat Suresi, 19) (Sadakalar) Kendilerini Allah yolunda adayan fakirler içindir ki, onlar, yeryüzünde dolasmaya güç yetiremezler. Iffetlerinden dolayi bilmeyen onlari zengin sanir. (Ama) Sen onlari yüzlerinden tanirsin. Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Hayirdan her ne infak ederseniz, süphesiz Allah onu bilir. (Bakara Suresi, 273)
|