Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 15:29

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۵۹

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Yezid'in Elçileri ve Abdullah b. Zübeyr

 Yezid'in elçilerinin Abdullah b. Zübeyr'in yanına gelişlerini bildiren rivayeti İbn A'sem, Dineverî ve diğerleri nakletmiş-lerdir. İbn A'sem bu konuda şöyle yazıyor:

 

 Abdullah b. Zübeyr harekte geçerek halkı, kendisine biat etmeleye davet etti. Halkın Abdullah b. Zübeyr'e biat ettikleri ve onun etrafından toplandıkları haberi Yezid b. Muaviye'ye ulaşınca, Yezid aralarında Nu'man b. Beşir el-Ensarî ve Abdul-lah b. Azaet el-Eş'arî gibi kendi taraftarlarının ileri gelenlerinden on kişiyi çağırdı... Da-ha sonra onlara şöyle dedi:

 

 Abdullah b. Zübeyr Hicaz'da baş kaldırmış, benim itaatimden çıkmış, halkı bana ve babama küfretmeye teşvik etmiştir; bu konuda bir grup da ona yardım etmişlerdir. Siz Hicaz'a giderek onun ve babasının makam ve mevkisini yüceltin ve ondan bize itaat etmesini ve cemaatten ayrılmamasını isteyin. Eğer kabul ederse, ondan biat alın. Aksi durum-da onu Hüseyin b. Ali'nin başına gelenlerle korkutun; çünkü benim yanımda ne Zübeyr'in kendisi Ali b. Ebutalib'ten üs-tündür ve ne de Zübeyr'in oğlu, Hüseyin b. Ali'den. Ayrıca, onun yanında fazla eğlenip durmayın; çünkü ben merakla sizden bir haber bekliyorum.

 

 Yezid'in elçileri Mekke'ye giderek Abdullah b. Zübeyr'in yanına varıp Yezid'in mektubunu ona verdiler. Abdullah onlara şöyle dedi:

 

 Yezid benden ne istiyor? Ben bu Beyt'in yanına yerleşerek, Yezid ve diğerlerinin şerrinden korunmak için bu mekâna sığınan bir kişiyim. Eğer beni burada kendi hâlime bırakmıyorsa, başka bir yere gider, ölümüm gelip çatıncaya kadar da orada kalırım!

 

 Sonra adamlarına, onları uygun bir yerde ağırlamalarını emretti. Böylece Yezid'in elçileri o günlerini, kendilerine tahsis edilen evde geçirdiler.

 

 Ertesi gün Zübeyr sabahleyin namaz için dışarı çıktı. Namazdan sonra Hicr-i İsmail'de oturdu ve etrafını arkadaşları sardı. Sonra Yezid'in elçileri de yanına gelerek, Yezid'e itaatini ve ona uymasını sağlamak amacıyla tekrar onunla konuşmaya başladılar. Bu konuşmada Nu'man b. Beşir ona şöyle dedi:

 

 Yezid'e, senin minbere çıkarak onu ve babasını çok çirkin sözlerle andığını haber verdiler; oysa sen onun imam olduğunu ve halkın ona biat ettiğini biliyorsun. Biz senin ona itaatten çıkmanı ve cemaatten ayrılmanı istemiyoruz. Ayrıca gıybet ve dedikodu yapmanın da bir hayrı yoktur.

 

 Abdullah b. Zübeyr onun sözünü keserek şöyle dedi:

 

 Ey Beşir'in oğlu! Fasık bir kişinin hakkında konuşmak gıybet ve dedikodu değildir ve ben onun hakkında halkın bilmediği bir şeyi söylemiş değilim! Eğer Yezid salih ve seçkin önderler gibi olsaydı, ona itaat eder ve sözünden çıkmaz ve onu güzel bir şekilde anardık. Ayrıca, bu evde -Kâbe'de- haremin güvercinlerinden biri gibiyim. Allah'ın hareminin güvercinini incitmeniz yakışır mı?!

 

 Bunun üzerine Abdullah b. Azaet el-Eş'arî öfkelenerek şöyle dedi:

 

 Evet vallahi, ey Zübeyr'in oğlu! Biz Harem'in güvercinini hem incitiriz, hem öldürürüz! Harem'in güvercininin saygınlığı nedir ki? Ey Zübeyr'in oğlu! Sen minbere çıkarak müminlerin emiri hakkında en kötü şekilde konuştuktan sonra kendini güvercine mi benzetiyorsun?!

 

 Sonra yanındakilerden birine, "Ok ve yay ver bana!" dedi. Sonra bir ok alarak yaya yerleştirdi ve Harem'deki güvercinlerden birini nişan alarak ona hitaben şöyle dedi:

 

 Ey güvercin! Acaba müminlerin emiri şarap içiyor mu ve günah işliyor mu? Cesaretin varsa, "Evet" de! Vallahi eğer evet dersen, bu okla vururum seni! Ey güvercin! Acaba müminlerin emiri maymun ve köpek oynatıp dinde fesat mı çıkarıyor?! Cesaretin varsa, "Evet" de! Vallahi eğer evet dersen, bu okla vururum seni! Ey güvercin! Söyle şimdi, öldürülmek mi istiyorsun, yoksa Yezid'in emrine itaat etmekten sakınarak cemaatten ayrılıp asi olarak Kâbe'de kalmayı mı düşünüyorsun?! Cesaretin varsa, "Evet" de!

 

 Sonra Abdullah b. Zübeyr'e dönerek sözlerine şöyle devam etti:

 

 Neden güvercin bir şey söylemediği hâlde sen tüm söylediklerini minberde söylüyorsun?! Ey Zübeyr'in oğlu! Vallahi ben senin canına bir zarar gelmesinden endişeleniyorum. Gerçekten Allah'a yemin ediyorum ki sen istesen de, istemesen de Yezid'e biat edeceksin veya bu Mekke'de elimde Eş'arîlerin bayrağı olduğu benim hâlde sana doğru geldiğimi göreceksin.

 

 İbn A'sem, Abdullah b. Zübeyr'le Amr b. Said arasında geçenleri kaydederek bunların tümünde Abdullah b. Zübeyr'in galip olduğunu rivayet etmiştir.

 

 Taberî de Yezid'in, Amr b. Said'i Mekke valiliğinden alıp yerine Velid b. Utbe'yi atadığını ve onun hicretin 61. yılında Yezid tarafından hac kafilesi başkanı olduğunu kaydetmiş ve sonra şöyle demiştir:

 

 Velid, Abdullah b. Zübeyr'i tutuklamaya çalışıyorduysa da, Abdullah b. Zübeyr'i hep biatten sakınan ve bir türlü itaate yaklaşmayan olarak buluyordu. Sonra Velid Arafat'tan Mina'ya hareket etti. Abdullah b. Zübeyr de kendi arkadaşlarıyla hareket etti. Daha sonra Abdullah b. Zübeyr, Velid hakkında hileye baş vurarak Yezid'e şöyle bir mektup yazdı:

 

 Sen, hiçbir şekilde doğru yolla arası olmayan, hikmet sahibi birinin nasihat ve öğütlerini dinlemeyen cahil, ahmak ve katı bir kişiyi bize göndermişsin! Eğer onun yerine yumuşak huylu bir kişiyi görevlendirecek olursan, karışık işlerin kolaylaşmasını, dağınıklığın birlik ve topluluğa dönüşmesini ümit ederim!

 

 Abdullah b. Zübeyr'in hilesi Yezid'in üzerinde etkili oldu ve böylece Yezid, Velid'i Mekke valiliğinden alarak onun yerine Osman b. Muhammed b. Ebu Süfyan'ı atadı.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.