Resulullah'ın (s.a.a) cennetteki müminler hakkında şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: Adn cennetinde, müminlerin Allah'larıyla görüşmelerine Allah'ın mübarek yüzündeki Kibriya örtüsünden başka hiçbir şey engel olmaz.[1] Yine buyurmuştur ki: Cennetlikler cennete girince yüce Allah onlara şöyle hitap edecek, "Bundan daha fazla bir şey istiyorsanız vereyim size?" Cennetlikler derler ki: "Yüzlerimizi ak etmedin mi, cennete sokup cehennem ateşinden kurtarmadın mı, bundan fazla ne bekleyebiliriz ki senden?" O sırada perdeler kenara çekilecek, yüce Allah'ın yüzü görünecek ve cennetlikler yüce Allah'ın yüzünü görmenin kendilerine verilen her şeyden daha iyi olduğunu bileceklerdir.[2] Yine Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu rivayet ederler: Cennetlikler cennet nimetleri içindeyken onların üzerine bir ışık parlayacak. Başlarını kaldırdıklarında başlarının üzerinde yüce Allah'ı görecekler. O zaman yüce Allah onlara, "Siz cennetliklere selâm olsun." buyuracak. Allah'ın Kur'-ân'da, "Çok esirgeyen Rab'den onlara bir de sözlü selâm (vardır.)" buyruğu da buna delâlet eder. Daha sonra Allah cennetliklere, cennetlikler de cennet nimetlerinden hiçbirine ilgi duymadan Allah'a bakarlar. Nihayet Allah yüzünü onlardan gizler; ama nuru ve bereketi öylece cennette kalır.[3] Yine şöyle buyurduğu rivayet edilir: Yüce Allah'ın katında cennetliklerin en değerlisi ve en azizi her sabah ve akşam yüce Allah'la görüşen kimsedir. Daha sonra Hz. Peygamber, şu ayeti tilavet etti: "O gün birtakım yüzler ışıl ışıl parlar. Rablerine bakıp durur."[4] Başka bir yerde şöyle buyurduğunu rivayet ederler: Cennetlikler yüce Allah'la görüşmeye gidecekler ve Allah da arşını onlara gösterecek. Yüce Allah cennet bahçelerinden birinde kendisini onlara gösterecek, onlarla konuşacaktır ve Allah'ın kendisiyle konuşmayan kimse kalmayacaktır; nihayet Allah onlardan birine, "Ey Falanca, şu filan işleri yaptığın günü hatırlıyor musun?" diye soracak. O da, "Rab-bim, diyecek, halâ beni affetmedin mi?" Allah, "Evet...!" diyecek. O zaman biz kendi evimize döneceğiz. Eşlerimizle karşılaştığımızda bize, "Hoş geldin! Gidişinden çok daha güzel, güzel kokulu, nurlu döndün!" diyecek. Biz ise, "Bugün Allah'ımızla görüştük, bu kadar güzel ve beğenilir bir şekilde eve dönmemiz yerindedir, diyeceğiz.[5] Kıyamet günü yüce Allah'la görüşme ve onun endamıyla ilgili rivayet edilen birçok hadisten, bu kadarıyla yetiniyoruz. Çünkü burada ihtilâf kaynaklarının hepsini nakletmek değil, sadece onlardan bazı örnekler vermek istiyoruz. Şimdi bu hadislerin tevilindeki ihtilâfı inceleyelim.
|