| Yayımcının Notu Kırk Hadis, rabbanî alim ve arif İmam Humeyni’nin (r.a), çok önemli ve bereketli eserlerinden biridir. İmam bu kitabında Masum İmamlar‘dan (a.s) nakledilen kırk hadisi şerh etmiştir. “Kırk hadis” ile ilgili eserler geleneği eskiden beri din alimleri arasında yaygın olmuştur. İmam da selefin bu sünnetini ihya etmek için bu konuda mevcut kitabı yazmıştır. Bu kitap, dinin masum önderlerinin rivayetlerinde gerçekleri aramakta ve de ahlakî hatırlatmalar, irfanî ve felsefi esprilerle dolu bulunmaktadır. “Kırk hadis” genellikle içinde kırk hadisi veya hadisler hakkında kırk bölümü barındıran kitapların genel adıdır. Kırk hadis yazma geleneği zahiren H. 4. asırdan itibaren başlamıştır ve de Arapça “Kitab’ul-Erbeiniyyat” diye meşhur olmuştur. Bu “Kırk Hadis” kitaplarının dayanağı ise bir çok yolla nakledilen şu meşhur hadistir: “Herkim ümmetim için dini işleri hususunda kırk hadis hıfzedecek olursa, Allah onu kıyamet günü fakihler ve alimler zümresinde haşreder.” Ebu Bekir Kelabazi (Ö. 990), Ebu Abdurrahman Selemi, Ebu Naim İsfahani, Şeyh Bahai ve diğer bazı büyük alimler de bu konuda büyük değerli eserler yazmışlardır. Her birisi de bu kitaplarını belli bir amaçla yazmışlardır. Örneğin birisi tevhit ile ilgili hadisleri, diğeri züht, farizeler ve öğütlerle ilgili hadisleri ve bir diğeri ise ibadetler ile ilgili hadisleri bir araya toplamıştır. Şeyh Bahai’nin Ehl-i Beyt yoluyla nakledilen kırk hadisi topladığı “Erbein” adlı kitabını, Şii alimlerinden ve de Şeyh’in öğrencilerinden olan İbn-i Hatun şerhetmiştir. İkinci Meclisi’nin “Erbein” adlı kitabı da “Kırk Hadis” hakkında yazılmış Arapça detaylı bir şerhtir ve de yazarının ders notlarıdır. Şehid-i Evvel’in yazmış olduğu “Kitab’ul-Erbein” ise, şerh ve açıklama olmaksızın daha çok ibadetler ile ilgili kırk hadisi içermektedir. Ayrıca Nuruddin Abdurrahman Cami’nin yazmış olduğu Erbein kitabı da içindeki “kırk hadis” in manzum tercümesidir. Bu kitap aslında İmam’ın ders notları olup içeriğini Kum’daki Feyziye ve Molla Sadık medresesinde, öğrencilerine beyan etmiştir. Daha sonra da bu konuda bir kitap yazmayı kararlaştırmış ve de bu kitabı H. K. 1358 (1939) yılında sona erdirmiştir. Bu kitaptaki hadislerden otuz üç tanesi, helak edici ve kurtarıcı sıfatları beyan eden ahlakî hadislerdir. Son yedi hadisi ise inançlar ve öğretiler hakkındadır. İmam önce hadisi nakletmiş, sonra Farsça tercümesini yapmış, ardından bazen hadisin asıl kelimelerini, bazen de ifadelerinin ve kelimelerinin çoğunu şerh etmiştir. Ayrıca, hadisin anlamı hususunda, hadisin şerhi için faydalı olan esprilere işaret etmiştir. Kelimeleri şerh ettikten sonra da metni şerh etmeye koyulmuş ve birkaç bölüm halinde, hadisi şerh etmeye çalışmıştır. Açıklandığı gibi ilk 33 hadis, ahlakî meseleler ile ilgilidir. Yazar, bu kitapta nefsin hilelerini ve kibir, gazap, haset gibi ahlakî rezaletlerin fesatlarını açıklamış ve nefsi günahtan alıkoyan bir takım öğütlerde bulunmuştur. Bu konuda Kur’an’dan ve bazen de büyük ariflerden, özellikle de bu kitap yazıldığında hayatta olan Merhum Şahabadi’den çok istifade etmiştir. Söylendiği gibi yazar bu kitabında okuyucunun dünyevi lezzetlere gömülmekten el çekip, salih amele koyulmasını sağlamak için etkili uyarılarda bulunmaktadır. İnsanın kötü sıfatlardan kurtularak, hidayet feyzine ulaşmasını ve doğru bir iman, temiz bir amelle Allah’ı mülakat etmesini istemektedir. Yazar büyük bir ahlak alimi olarak, çok yüce, güçlü ve etkili açıklamalarda bulunmuştur. Bu sözlerin çok etkili olmasının sebebi de, bizzat yazarın kalbinin de bu kitabı yazarken ilahî feyizlerle dolu olmasıdır. Kitapta yer alan son 7 hadis ise en ağır ve en yüce irfanî konularla ilgilidir. Cebir, irfanî tefviz, Allah-u Teala’nın zat, esma ve sıfatları konusu, Allah’ı tanımak, Adem’in kendi suretinde yaratılışı hakkındaki hadislerdir. Bu hadisler, tümüyle irfanî boyutlara sahiptir ve de her biri irfanın güçlü dayanaklarıdır. Dolayısıyla İmam da, bu hadisleri, irfanî zevkiyle şerh etmiştir. Ama bir yerde de açıkladığı gibi bu ayet ve rivayetlerin irfanî açıklaması, şahsi veya birilerinin zevkine göre yapılmış bir açıklama değildir. Bunlar, içleri hidayet feyziyle dolan vehbi ilimler erbabının ve hal ashabının ortaya koyduğu gerçeklerdir. Aynı zamanda da ilahî kelamın künhüyle derk edilemeyeceğini, dolayısıyla da ilminin peygamberlere ve imamlara mahsus olduğunu beyan etmiştir. İmam, teorik irfanda seçkin bir şahsiyet idi. Bu hadisleri şerh ederken de harika irfanî konuları açıklamaya çalışmıştır. Ama asla şeriatten istifade edilmeyen inançlara yer vermemiştir. İmam, şeriatın doğru yolunda yürümeye çalışmış, bazen yeri geldiğinde de zahir ehlinin itirazlarına cevap vermişlerdir. İrfan ehli olanlar, bu kitabı çok iyi tanımaktadır. Onlara göre bu kitabı tanıtmaya gerek yoktur. Diğerleri için ifade edilen bu kısa bilgiler ise, bu kitabın bütün nefis boyutlarını açıklamaktan acizdir. “Kırk Hadis Şerhi” kitabı, İslam devriminden sonra birkaç şekilde basılmıştır. Bir defasında dört hadis şerhiyle birlikte İttilaat yayınevinde basılmıştır. Daha sonra da Kazvin’deki Ta-ha, ardından da Merkez-i Neşr-i Ferhengi-i Reca basmıştır. Bu baskıda ise iki mevcut nüsha büyük bir titizlikle karşılaştırılmış ve diğer baskılardaki hatalar giderilmiştir. Usulüne uygun olarak edit edilmiş, metinde tercüme edilmeyen rivayet ve ifadeler tercüme edilmiştir. Arapça ifadeler harekelendirilmiş, bu kitap için farklı fihristler hazırlanmış, kaynaklar hususunda da kurumumuzun yayınladığı İmam’ın diğer iki eseri olan Sırr’us-Salat ve Adab’us-Salat kitabında olduğu gibi çok büyük titizlik gösterilmiştir. Adalet ve hak düzenini kuran, kurtuluş ve doğruluk yolunda çaba gösterenlerin önderi olan İmam Humeyni’nin (r.a) yüce ruhuna selamlar olsun. İmam Humeyni’nin (r.a) Eserlerini Düzenleme ve Yayımlama Kurumu |