Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 15:14

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۴۴

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
  


Ümmül-Benin

     
kerbela aslanının annesi 
     

       Kerbela Aslanının Annesi 

       Hz. Ali’nin evine ayak bastığı ilk andan itibaren o hazretin küçük evlatları için şefkatli bir anne olmuştur.

    

        İsmi Fatıma, Hazam bin Halid Amiri’nin kızı, annesinin ismi Semame,  hicretin yaklaşık beşinci yılında Küfede dünyaya geldi. Kendi döneminin  en seçkin kadınlarındandı, şiir sanatının büyüklerindendir.

     

        Ümmül-Benin’in ataları İslam öncesi Arapların içinde en cesur olarak  bilinenlerdendirler, Ebul-Ferec İsfihani kitabında, Ümmül-Benin’in  atalarının bu özelliğine değinmiştir.

     

       Dönemin büyük  hükümdarlarının bu kavim mensuplarına karşı çok yumuşak ve uysal  davranması bu kavimin ne denli korkmaz ve cesur yürekli olduğunu gözler  önüne seriyor.

     

       Hz. Ali’nin kardeşi Akil bin Ebi Talib,  Ümmül-Benin’in atalarını kısa bir cümlede şöyle anlatıyor: Onun  atalarından daha cesur birilerini tanımıyorum.

     

       Akil bin  Ebu Talib, Arapları ve soylarını çok iyi tanıdığı için, Hz. Ali’ye bu  evlilik önerisini sunduğunda, o hazret, kabul ederek akil’i elçilik  için Ümmül-Benin’in ailesine gönderdi. Hz. Ali Ümmül-Benin’le evlendi  ve bu evliliğin semeresi olarak da dört oğlu oldu.

     

      Hz.  Ali’nin Ümmül-Benin’den olan evlatlarının adları şöyledir: Abbas,  Abdullah, Osman ve Cafer. Bu dört yiğit, Kerbela çölünde Hz. Hüseyin  ile birlikte şehit olmuşlardır.

     

      Ümmül-Benin, Hz. Ali’nin  hayatı döneminde ve o hazretten sonra her zaman o hazret için can  dostu, vefalı ve iffetli bir eş olmuştur.

     

     Hz. Ali’nin evine  ayak bastığı ilk andan itibaren o hazretin küçük evlatları için  şefkatli bir anne gibi elinden geleni yaparak her zaman onları  kendisinden önde tutmuş ve hiç yılmadan onlar için elinden gelenin en  iyisini yapmaya çalışmıştır. Bu nedenle de Hz. Zeynep sürekli  Ümmül-Benin’i ziyaret eder ve kendisinden teşekkür ederdi.

     

        Tarih kitaplarında yazılana göre Hz. Ali, çocukları, anneleri Hz.  Fatıma’yı hatırlayıp kederlenmesinler diye Ümmül-Benine Fatıma olan  asıl ismiyle seslenmezdi.

     

      Tarih kitapları Hz. Hasan ve Hz.  Hüseyin döneminde, Ümmül-Benin’in herhangi bir toplumsal faaliyetine  değinmemişlerdir, bu kitaplarda yer alan tek şey ise Ümmül-Beninin  Kerbela olayından önce ve sonraki sözleridir.

     

Ümmül-Benin Kerbela’ya giden askerlere şöyle sesleniyordu: Mevlam Hüseyin’in gözü kulağı olun, onun emrinden çıkmayın.

     

      Hz. Hüseyin’in şehit olduğu haberini aldığında ise “yüreğimi  parçaladınız” diyerek hıçkırarak ağlardı. Her zaman şöyle derdi:  oğullarım ve yeryüzündeki her şey Hüseyin’e feda olsun. Oğlu Abbas’ın  kanlı kalkanını gördüğünde ise daha fazla dayanamadı ve bayılarak yere  yığıldı.

     

        Her gün baki mezarlığına giderek oğlu Abbas için  ağıtlar söylerdi, çok hüzünlü ve keder dolu bir ağıt söylediği için,  millet etrafına toplanır ve ağlarlardı. Ümmül-Benin’in baki mezarlığına  gelip ağıtlar söylemesi Beni Ümeyye’nin çöküşünü hazırlayan  faktörlerden birisiydi, daha sonra mersiye meclisleri Ümmül-Beninin  evinde kurulmaya başladı ve zamanla bir gelenek haline geldi.

   

       Ümmül-Benin hicri 64.yılda vefat etti ve Baki mezarlığında toprağa verildi.



Total Visit: 795
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.