Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 15:08

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۳۸

Sayfalar  Sanat  Din  İslam  Dua

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
       


Tövbe

       
o ne güzel vekildir

    Allah’ım,  ey niteleyenlerin nitelemesiyle nitelenmeyen, ey umutluların  vazgeçemediği, ey iyilik yapanların mükâfatı katında zayi olmayan, ey  kulluk sunanların korkusunun sonu, ve ey takvalıların haşyetinin  gayesi! 

     

    Günahtan günaha sürüklenen, hatalardan bir  türlü kurtulamayan, şeytana yenik düşerek emirlerini yerine getirmekte  kusur eden, tutkusuna aldanarak yasaklarından sakınmayan, kudretinden  habersiz, bol ihsanını yadsıyan kimse gibi, ancak hidayet gözü açılıp  körlük bulutları önünden dağıldıktan sonra kendine ettiği zulümlerin  farkına varan, Rabbine muhalefeti hakkında düşünüp ona karşı gelmenin  ne kadar büyük, ona muhalefetin ne kadar korkunç olduğunu anlayan, daha  sonra utanarak ama umutla sana gelen, reddetmeyeceğinden emin olarak  isteğini sana bildiren, içtenlikle korkudan sana yönelen, senden  gayrisinden umudunu kesen, senden gayrisinin korkusunu kalbinden atan,  yakarır halde karşına dikilen, önünde boynunu bükerek bakışını yere  diken, izzetin karşısında alçalarak başını aşağı indiren, huzuunun  işareti olarak senin daha iyi bildiğin sırlarını sana açan, huşuunun  belirtisi olarak sayısını senin daha iyi bildiğin günahlarını sayıp  döken, zevki geçici, vebali kalıcı olan bildiğin büyük günahlarından,  katında kendisini rezil eden çirkin işlerinden sana sığınan,  cezalandırdığın takdirde adaletinden şüphe etmeyen, büyük günahı  kolayca bağışlayabilecek Kerim Tanrı olduğunun bilincinde olarak acıyıp  affettiğin takdirde de affını büyümsemeyen biri olarak sana  yalvarıyorum.

     

    Allah’ım,  sen: “Beni çağırın, size icabet edeyim.” (Mü’min/60) buyurarak duâ  etmemizi emretmiş, icabet vaadinde bulunmuşsun. İşte emrine itaat  ederek sana yalvarıyor ve icabetini bekliyorum.

     

    Allah’ım,  Muhammed ve âline salat eyle ve suçumu itiraf ederek seninle  karşılaştığım gibi, mağfiretinle benimle karşılaş. Senin için kendimi  alçalttığım gibi, günahların yıktığı yerden beni kaldır, yücelt. Benden  intikam almakta ağır davrandığın gibi, örtünle beni ört (rahmetinin  kapsamına al).

     

    Allah’ım,  emirlerine itaatte niyetime sebat ver; sana kullukta basiretimi sağlam  kıl. Hatalar kirini yıkayıp götürecek işlere muvaffak et beni.  Öldürdüğün zaman kendi dinin ve peygamberin Muhammed’in -selam olsun  ona- dini üzere öldür beni.

     

    Allah’ım,  buradan sana yönelerek büyük ve küçük günahlarımdan, açık ve gizli  kötülüklerimden, eski ve yeni sürçmelerimden; günah lafı etmeyen,  günaha dönmeyi düşünmeyen birinin tövbesiyle tövbe ediyorum.

     

     Rabbim, sen, Kitabının muhkem ayetinde, kullarından tövbeyi kabul  edeceğini, kötülükleri affedeceğini (Şûra/25), tövbe edenleri sevdiğini  (Bakara/222) söylemişsin. O halde, vaad ettiğin gibi tövbemi kabul et;  garanti ettiğin gibi kötülüklerimi affet; şart koştuğun gibi sevgini  benim için gerekli kıl.

     

    Ey Rabbim, ben de sana, hoşlanmadığın işe geri dönmeme; kınadığın şeyi yapmama ve bütün günahları terketme sözü veriyorum.

     

    Allah’ım, sen, yaptıklarımı daha iyi biliyorsun. O halde, benden bildiklerini bağışla ve kudretinle beni sevdiğin işlere yönelt.

     

    Allah’ım,  hatırımda olan veya unuttuğum bir sürü kötülüğüm var. Hepsi de senin  uyumayan gözünün önünde, unutmayan ilmindedir. Allah’ım, kötülüklerimin  yerine kötülük ettiğim kimselere iyilik ver; kötülüklerimin vebalini  üzerimden kaldır; omuzlarımdaki ağırlığını hafiflet ve bir daha öyle  işler yapmaktan beni koru.

     

    Allah’ım,  hiç kuşku yok, senin koruman olmazsa, tövbeme bağlı kalamam; senin  gücün olmazsa hatalardan sakınamam. O halde, yeterli bir güçle beni  güçlendir ve engelleyici bir korunmuşlukla beni koruman altına al.

     

    Allah’ım,  tövbe ettikleri halde daha sonra tövbelerini bozacaklarını, tekrar  günaha dönüp şaşacaklarını bildiğin kullar gibi olmaktan sana  sığınırım. Şu halde, bu tövbemi, ardından tövbeye ihtiyaç duymayacağım,  geçmişteki günahların izlerini yok edecek, gelecekte de günahlara karşı  bağışıklık kazandıracak bir tövbe kıl.

     

    Allah’ım,  cahilliğimden dolayı senden özür diliyorum. Kötü işlerimi bana  bağışlamanı istiyorum. O halde, lütfunla rahmetinin kapsamına al beni;  kereminle günahlarımı sil, günahlara bulaşma hastalığından kurtar beni.

     

    Allah’ım,  her uzvumu ayrıca, senin cezalandırmalarından koruyacak, zalimlerin  korktukları acıklı azaplarına duçar olmaktan kurtaracak bir tövbeyle,  iradene ters düşen, sevginin dışında kalan düşüncelerimden,  bakışlarımdan, konuşmalarımdan tövbe edip sana yöneliyorum.

     

    Allah’ım, önünde tek başıma duruşuma, korkundan kalbimin çırpınışına, heybetinden bedenimin titreyişine acı.

     

    Allah’ım, günahlarım, katında o kadar rüsvay etmiş ki beni; sussam, kimse  avukatlığımı yapmaz; şefaatçi (aracı) ile kapına gelsem, şefaat  edilecek gibi değilim.

     

   Allah’ım,  Muhammed ve âline salat eyle ve hatalarım hususunda keremini bana  şefaatçi (aracı) kıl; kötülüklerime affınla yaklaş; cezalandırmana tabi  tutarak hakkettiğim cezayla cezalandırma beni; bol ihsanını benden  esirgeme; aziz birinin kendisine yalvarıp yakaran zelil birine acıyarak  yaptığını veya zengin birinin, kendisinden bir şey isteyip de  ihtiyacını giderdiği yoksul birine yaptığını bana yap.

     

   Allah’ım,  beni senden koruyacak biri yok. O halde, izzetin beni korusun,  himayesine alsın. Katında bana şefaat edebilecek biri bulunmamakta. O  halde, lütfun bana şefaatçi olsun. Günahlarım beni korkutmuş durumda. O  halde, affın beni korkudan kurtarsın. Bu yalvarıp yakarmalarım,  kesinlikle yaptıklarımın kötülüğünü bilmediğimden, kötü işlerimi  unuttuğumdan değildir. Böyle yapıyorum ki, gökyüzü ve içindekiler,  yeryüzü ve üzerindekiler pişmanlık itirafımı ve sana sığınıp tövbe  edişimi duysunlar. Duyup da rahmetinle halime acısınlar; içinde  bulunduğum kötü durumdan etkilenerek bana duâ etsinler. Bakarsın,  onların duâsı, katında daha çabuk kabul olur, şefaatleriyle gazabından  kurtulur, hoşnutluğunu elde etmiş olurum.

     

    Allah’ım,  eğer pişmanlık tövbeyse, ben pişman olanların en pişmanıyım; eğer  günahları terketmek sana dönmekse, ben sana dönenlerin ilkiyim; ve eğer  mağfiret dilemek, günahların dökülmesine sebep oluyorsa, hiç kuşkusuz  ben, senden mağfiret dileyenlerdenim.

     

    Allah’ım,  sen tövbeyi emretmiş ve kabul buyuracağını söylemişsin; duâ etmemizi  istemiş ve icabet edeceğini vaad etmişsin. O halde Muhammed ve âline  salat eyle ve tövbemi kabul buyur; rahmetine olan ümidimi ye’se  dönüştürme. Hiç kuşkusuz, sen, günahkârların tövbesini kabul  buyuransın; suç işleyip de sana dönenlere pek merhametlisin.

   

   Allah’ım,  bizi Muhammed ile hidayet ettiğin gibi, ona ve âline salat eyle; bizi  Muhammed ile kurtardığın gibi, ona ve âline salat eyle. Kıyamet günü,  sana muhtaç olduğumuz gün bize şefaatçi olacak bir salat ile Muhammed  ve âline salat eyle. Hiç kuşku yok, sen her şeye kadirsin ve bu, sana  pek kolaydır. 

Total Visit: 316
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.