Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 14:46

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۱۶

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
     

Şükrün Hakikati  
   
lafzı celal
     

       Bil ki şükür, velinimeti takdir etmekten ibarettir. Bu takdirin  etkileri kalb, dil ve amelde ayrı ayrı bir şekilde tecelli eder.Ama  kalpte huzu, huşu, muhabbet, haşyet vb. etkileri vardır. Dilde ise  sena, medh ve hamd gibi eserleri vardır. Organlarda ise itaat ve bu  organların velinimetin rızası doğrul­tusunda kullanılması gibi etkileri  vardır. Rağıb-ı İsfahani ise şükrün, nimetin tasavvuru ile izharı  olduğunu söylüyor. Bazıları da "keşr" fiilinin maklubu (değiştirilmişi)  olduğunu ve "keşf' manasına geldiğini söylemişlerdir. Şükrün zıddı ise  küfürdür. Küfür ise nimeti unutmak ve gizlemektir. Şekur hayvan ise  şişmanlığıyla sahibinin nimetlerini izhar eden hayvana derler. Bunun  aslı ise "aynun şekra" yani "dolu" manasınadır. Dolayısıyla şükür;  velinimetini zikretmekle dolu olan demektir.
              Şükür ise üç kısımdır. Birincisi kalbi şükürdür ki nimeti tasavvur etmek demektir. İkincisi dil ile şükürdür ki velinimeti övmektir, üçüncüsü diğer organlarla yapılan şükürdür ki o da istihkakı oranında nimetlerin mükafatıdır, karşılığıdır."
             Arif, Muhakkik Hace Ensarî şöyle diyor: "Şükür nimeti tanımak için var olan bir isimdir. Zira şükür velinimeti tanıma yoludur."
           Şarih-i Muhakkik ise şöyle diyor:

"Nimetin  velinimetten olduğunu tasavvur etmek ve onun nimeti olduğunu bilmek  şükrün ta kendisidir. Nitekim rivayet edildiği üzere Davud (as) şöyle  buyurmuştur: Ey Allah'ım sana nasıl şükredeyim ki? Zira şükür de ayrı  bir nimettir ve o da bir şükür gerektirir.
          Allah Teala ona şöyle vahyetti: "Ey Davud, nimetlerin benden olduğunu bildiğin takdirde bana şükretmişsin de­mektir. "

     
     

       Yazar diyor ki, bu muhakkiklerin zikrettiği manalar müsamahadır. Zira  şükür, kalbin marifeti, dilin izharı ve organların amel etmesidir.Yani,  nefsanî bir haletten ibarettir ki bu halet de velinimeti ve nimeti  bilmek ile nimetin velinimetten olduğunu anlamaktır. Bu haletin  semeresi ise, kalbi ve kalıbı (organik) amellerdir. Nitekim bazı  muhakkikler de bu manaya işaret etmişlerdir. Ama bu da aslında bir  müsamahadan başka birşey değildir. Şöyle buyurulmuştur: "Bil ki şükür  nimete söz fiil ve niyet ile karşılık vermektir. Bunun da üç rüknü  vardır.
           Birincisi velinimeti ve ona layık  sıfatları bilmektir.Ama bu da yani nimeti bilmek de bir nimettir ve bu  bilme sadece tüm gizli-açık nimetlerin Allah'tan olduğunu ve gerçek  veli­nimetin Allah olduğunu ayrıca var olan tüm aracıların da Allah'ın  emrine müsahhar olduğunu bildikten sonra kemale erer.
             İkincisi  ise bu marifetin haletidir. Mezkur halet ise nimet sebebiyle huzu, huşu  ve sevinç haletidir. Zira bu Allah'ın sana inayetini gösteren bir  hediyedir. Bunun alameti ise Allah'a yakınlaşmana sebep olan şeyler  dışında hiç bir şeye sevinmemendir.
         Üçüncüsü bu  haletin semeresi olan bir ameldir. Zira bu halet kalpte vücuda gelince,  Allah'a yakınlaşmaya sebep olan amel için kalpte bir neşat oluşur. Bu  ise kalb, dil ve diğer organlara ait olan ameldir. Kalbin ameli,  velinimeti, temcid, tahmid ve tazim etmeyi kastetmek, sanat, fiiller ve  lütfünün eserleri üzerinde tefekkür etmek ve tüm kullarına hayır ve  ihsanda bulunmayı kastetmektir. Ama dilin ameli tahmid temcid, teşbih  ve tahlili izhar etmesi, iyiliği emretmesi, kötülükten sakındırması vb.  şeylerdir. Ama dış organların ameli ise zahir ve batın nimetlerini  Allah'ın itaat ve ibadetinde kullanmak ve günahlardan sakınmakta  onlardan yardım almaktır. Örneğin gözleriyle Allah'ın yaratıklarını  incelemek, Kur'an okumak, enbiyadan ve evsiyadan menkul ilimleri  öğrenmektedir. Hakeza diğer organların durumu da aynıdır.

 

Total Visit: 492
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.