Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 14:42

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۶:۱۲

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 

Sünnette ve Müslümanlar Nezdinde Humusun Kullanım Yerleri

 Resulullah (s.a.a) kendi hayatında humusu altı kısma ayırıyordu. Onun iki payı Allah ve Resulü'nün, bir payı yakınlarındı.

 

 Ebu Aliye Riyahî'den şöyle rivayet edilmektedir:

 

 Resulullah'a (s.a.a) bir ganimet getirecek olsalardı, Hazret onu beş kısma ayırırdı. Dört payını İslâm askerlerine verir, beşte birini de kendisine alırdı ve o miktardan Allah'ın hakkı olarak bir avuç alıp Kâbe'ye ayırır, geri kalanını beş kısma ayırırdı: Bir payı peygambere, bir payını yakınlarına, bir payını yetimlere, bir payını miskinlere ve son payını da yolda kalmışlara ayırırdı. Kâbe'ye has kıldığı hisse ise Allah'ın payıydı.

 

 Bu iki hadis açıkça humusun altı kısma ayrıldığını bildirmektedir ve bu da humus ayetiyle uyum içerisindedir. Ebu Aliye'nin rivayetinde geçen Resulullah'ın (s.a.a) bir payı Kâbe'ye ayırdığı konusuna gelince, bu iş sadece bir defa yapılmış olabilir. Bu konuda doğru olanı, Ata b. Ebi Ribah'ın şu rivayetinde görmekteyiz:

 

 Allah'ın humusuyla Resulü'nün humusu birdi ve Resulul-lah (s.a.a) ondan istediği kadarını alıyor veya bağışlıyor ya da affediyordu. Bu hususta istediği gibi muamele yapıyordu.

 

 İbn Cerih de şöyle demiştir:

 

 ...Onun dört payı savaşa katılanların ve geri kalan beş-te biri ise Allah ve Resulü'nündü; Resulullah (s.a.a) ondan istediği kadarını alıyor veya bağışlıyor ya da affediyordu ve onu istediği gibi kullanıyordu.

 

 Bu iki rivayetten anlaşılan, Allah'ın payıyla Resulü'nün payının bir oluşudur. Bu ise humusu altı kısma ayıran humus ayetine ters düşmektedir. Ancak, Allah'ın payıyla Hz. Resulullah'ın (s.a.a) hissesinin bir oluşundan, iki hissenin bir pay sayılması değil, her ikisinde de aynı şeyin geçerli olduğu kastedilirse sorun çıkmaz.

 

 Ve yine bu, Katade'nin şu rivayetiyle de bağdaşmıyor:

 

 Resulullah (s.a.a) bir ganimet ele geçirince, onu beşe bölüyordu. Beşte biri Allah ve Resulü'nün, geri kalanını da Müslümanların arasında bölüştürüyordu. Allah ve Resulü adına aldığı beşte biri ise, Resulullah (s.a.a) ve onun yakınları, yetimleri, miskinleri ve yolda kalmışlarına veriliyordu. Ve bu beşte biri beşe bölüyordu ve onun beşte biri Allah ve Resulü'nündü.

 

 İbn Abbas'ın Tarih-i Taberî'de geçen rivayetinden, iki payın bir paya dönüştürülüşünün Resulullah'ın (s.a.a) vefatından sonra yapıldığı anlaşılmaktadır. İbn Abbas şöyle demiştir:

 

 Allah'ın payıyla Resulü'nün payını birleştirdiler ve yakınlara da bir pay ayırdılar ve her iki payı at ve savaş araçları temin etmek için harcadılar.

 

 Taberî, Mücahid'den şöyle rivayet etmiştir:

 

 Resulullah'ın (s.a.a) soyuna sadaka haram olduğu için onlar için humusun beşte biri tayin edilmişti.

 

 Ve yine demiştir ki:

 

 Yüce Allah, Haşimoğulları arasında fakir ve yoksul kişiler olacağını bildiğinden sadaka yerine onlara humus tayin etti.

 

 Ve yine şöyle demiştir:

 

 Onlar, kendilerine sadaka haram olan Resulullah'ın (s.a.a) yakınlarıdırlar.

 

 İmam Zeynelabidin (a.s) ise Şam halkından bir kişiye şöyle buyurmuştur: "Acaba Enfal Suresi'nde "Kazandığınız şeylerden Elçiye ve yakınlarına... humus verin." şeklinde geçtiğini okumuş değil misin?" Adam, "Okudum; onlar sizler misiniz?" deyince, o, "Evet." buyurdu.

 

 Buraya kadarki açıklamalar humus ayetinde ve diğer yerler-de geçen "zu'l-kurba" (yakınlar) kelimesiyle ilgili idi. Şimdi yetimlerle miskinlerin kimler olduğunu inceleyelim. Nişaburî, bu ayetin tefsirinde şöyle yazmaktadır:

 

 Ali b. Hüseyin'den (a.s), ayette geçen, "yetimler ve miskin-ler"in kimler olduğunu sorduklarında, Hazret'in şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir:

 

 "Yetimler ve miskinlerden maksat, bizlerin yetimleri ve miskinleridir."

 

 Taberî, Minhal b. Amr'dan şöyle nakletmiştir:

 

 Abdullah b. Muhammed b. Ali ve Ali b. Hüseyin'den hu-musu sorduğumda onlar, "Humus bize aittir." dediler. Ali b. Hüseyin'e (a.s), Allah Teala, ayetin sonunda, "yetimler, miskinler ve yolda kalmışlarındır, buyuruyor." dedim. Onlar, "Bizim yetimlerimizle miskinlerimizdir." cevabını verdiler.

 

 Buraya kadar humus hakkında kaydettiklerimiz, tümünü Hilâfet Ekolü'nün hadis, siret ve tefsir kitaplarından naklettik. Şimdi Ehlibeyt Ekolü açısından humus ve onun harcanması gereken yerleri inceleyelim.

 

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.