Sabırsız ve tahammülsüz olma! İmam Sadık aleyhis-selâm şöyle buyurdu: İnsan için en yararlı olan şey başkaları söylemeden önce kendi ayıbını görmesidir. Her şeyden daha zor, fakirliği gizlemektir. Her şeyden daha faydasız, öğüt kabul etmeyene öğüt vermek ve ihtiraslı adamla komşu olmaktır. En iyi huzur, halktan bir şey beklememektir. Sabırsız ve tahammülsüz olma! Senden üstün olan muhalif kimselere tahammül etmekle nefsini kontrol et. Çünkü ona muhalefet etmemekle, onun meziyet ve üstünlüğünü itiraf etmiş olursun. Başkalarını kendisinden üstün görmeyen kimse bencil insandır. Bil ki, Allah karşısında küçülmeyen kimsenin, izzeti olmadığı gibi Allah için tevazu etmeyen kimsenin de yüceliği olmaz. Tuhefu’l Ukul Günahtan uzaklaşın!  İmam Ali aleyhi'sselâm buyurdu ki: Rabbinin emrini gözetip günahtan uzaklaşan, nefsanî arzularına karşı direnen, isteğini boş sayan, nefsini takvayla kontrol altına alan, Allah korkusuyla onu gemleyen, yularından tutup onu Allah'ın itaatine doğru çeken, gemini çekerek günahlardan alıkoyan, gözünü ahirete diken, her zaman ölümünü bekleyen, daima tefekkür eden, geceleri az uyuyan, dünyadan vazgeçen, ahiret için zahmet çeken, sabrı kurtuluş bineği yapan, takvayı ölüm günü için azık olarak hazırlayan, içindeki ıstırabı takva suyu ile yatıştıran, (dünya olaylarından) ibret alan, (dünyanın durumunu) ölçen, dünya ve (dünya perest) insanları terk eden, anlamak ve doğruluk için öğrenen, kalbi ahireti anmakla sakinleşen, yatağını toplayan, yastığını bir kenara bırakan, Allah katında olan sevaba yönelen, Allah'ın azabından hakkıyla korkan, sırrını açıklamayan ve (konuşmada) bildiğinden azına yetinen kimseye Allah rahmet etsin. Bu çeşit insanlar, Allah'ın şehirlerdeki emanetleridir; onların bereketiyle belaları insanlardan uzaklaştırır. Onlardan birisi, yemin verdirerek Allah Teala’dan bir şey isterse, Allah onun yeminini yerine getirir. Onların en son sözleri, "Elhamdu lillahi rabbil alemin." demektir. Tuheful Ukul Haset iki çeşittir İmam Sadık aleyhis-selâm şöyle buyurdu: Haset iki çeşittir: Biri fitne çıkarır; diğeri ise gaflet getirir. Gaflet getiren haset, Allah'ın, "Ben yeryüzünde mutlaka bir halife kılacağım" buyurduğunda meleklerin dediği şu söze benzer: "Orada bozgunculuk edecek ve kan dökecek birini mi halife kılacaksın? Biz, Sana hamt ile tespih edip ve seni takdis etmekteyiz. Bakara / 30." Yani bu halifeyi bizim cinsimizden kıl demek istiyorlardı. Onların bu sözü fitne hasedinden ve (Allah'ın kelamını) red ve inkâr etmekten kaynaklanmıyordu. Fitne çıkaran haset ise, insanı küfre ve şirke götürür. İşte bu haset Allah"ın emrini reddeden ve Âdem"e secde etmekten sakınan Şeytan'ın hasedidir. Tuheful Ukul Ameller üç kısımdır İmam Ali aleyhi"sselâm buyurdu ki: Ameller üç kısımdır: Farz, müstehab ve günah. Farz olan ameller, Allah"ın emri, isteği, rızası, ilmi ve takdiri üzeredir. İnsanlar bu amellerde bulunarak Allah"ın azabından kurtulmuş olurlar. Müstehab olan ameller ise Allah"ın emri ile değildir; yalnızca O’nun isteği, rızası, ilmi ve takdiri üzeredir; insanlar bu amelleri yapmakla sevap kazanırlar. Günah olan ameller ise Allah"ın emri, isteği, rızası ile değildir; fakat ilmi ve takdiri onlara taalluk etmiştir; onları ancak kendi vaktinde mukadder buyurur; insanlar ise kendi ihtiyarları (istekleri) ile günah işlerler, Allah-u Teâla da onları, günah işledikleri için cezalandırır; çünkü onları günah işlemekten sakındırmıştır, ama onlar kabul etmemişlerdir. Tuheful Ukul
İman ve İslam İmam Sadık aleyhi's-selâm şöyle buyurdu: İman, İslam'dan bir derece yüksektir. Takva da imandan bir derece yüksektir. İmanın bütün dereceleri birbirindendir. (İhtilafları olmasına rağmen imanın aslında ortaktırlar). Bazen müminin ağzından, Allah'ın karşılığında ateş vaadi vermediği bazı günahlar çıkabilir. Nitekim Allah-u Teala şöyle buyuruyor: "Eğer menedildiğiniz büyük günahlardan kaçınırsanız, küçük günahlarınızdan geçeriz ve sizi yüce bir makama ulaştırırız." (Nisa / 31) Bazen de güzel konuşan bir müminin, günaha daha çok duçar olması mümkündür. Her durumda, ikisi de (derece farklılığıyla) mümindir. Yakin de takvadan bir derece yüksektir. İnsanlar arasında yakinden daha güçlü bir şey taksim edilmemiştir. İnsanlardan bazısının yakini, hepsi de mümin olmakla beraber, bazısından daha güçlüdür. Bazısının musibete, fakirliğe, hastalığa ve korkuya (emniyetsizliğe) karşı sabrı, bazısından daha fazladır. İşte bunların hepsi yakinden kaynaklanır. Tuhefu’l Ukul |