Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 14:23

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۱۵:۵۳

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
       


ÂŞURÂ ZİYARETİ 

     
âşurâ ziyareti
     

      Âşurâ ziyareti İmam Muhammed Bâkır (a.s) ve İmam Cafer-i Sâdık (a.s) gibi Ehl-i Beyt imamları kanalıyla nakledilmiştir.

     

         Bu ziyaretin önemi ve büyük sonuçlarını, hem ziyareti nakleden  hadislerden anlamak mümkündür, hem de ziyareti okuyup da sonuçlarını  amelen tecrübe eden kimselerden muteber kanallarla nakledilen  öykülerden. Biz ziyaretin metnini vermeden önce bu konuda nakledilen  iki hadisi özetleyerek verdikten sonra, söz konusu öykülerden bazısını  örnek olarak zikredeceğiz.

     

       Salih b. Akabe babası kanalıyla  İmam Muhammed Bakır"dan (a.s) naklettiği  bir hadiste İmam (a.s), Âşûrâ  gününde mübarek türbesi yanında Hz. İmam Hüseyin"i ziyaret etmenin, ona  ağlamanın  büyük sevaplarını açıkladıktan sonra, râvi İmama şöyle  sordu: "Kurban olayım sana, Kerbela"dan uzak bir yerde bulunup da böyle  bir günde imamın türbesine gitme imkanı bulunmayan kimseye hangi sevap  vardır?"

     

       Şöyle cevap verdi: "O halde evden çıkıp bir çöle  gitsin veya evinin damına çıkıp İmam"a işaret ederek  selam ver ve  katillerini lanetle." Hadisin devamında  bu selamlama ve lanetleme için  İmam (a.s) ona "Âşura" ziyaretini öğretiyor ve ziyâretin ardından da  iki rek"at namaz kılmasını emrediyor. Bu hadisten anlaşılan şu ki  evvela Âşura ziyareti Âşura günü okunduğu gibi, diğer günlerde de  okunabilir.

     

       Yine Hz. Hüseyin"in (a.s) mübarek türbesinin yanı başında okunduğu gibi, uzaktan da okunabileceğidir.

     

Hatta  hadiste İmamı yakından gidip ziyaret etme imkanı olmayan kimsenin  anlatıldığı şekilde uzaktan bu ziyaretle İmamı ziyaret ettiği takdirde  yakından ziyaret edenin sevabının aynısını alacağı vurgulanmaktadır.  Hatta bunu her gün kendi evinden gerçekleştirdiği takdirde her  defasında o muazzam  sevap ve mükafatları hak edeceğini İmam (a.s)  hadisin râvisi Alkame"ye açıklamıştır.

     

       Bir diğer hadiste  ise "Safvan" isimli râvi bu ziyareti çok büyük sevaplarla  İmam Cafer-i  Sadık"tan (a.s) nakletmiş ve bu ziyareti okuyan mü"minlerin hacetlerini  Hak Tealâ"nın lütfedeceğini buyurmuştur.

     

      Merhum Şeyh Abbas  Kummî ve Muhaddiss-i Nuri"nin nakline göre Hz. İmam-ı Zaman (a.s) da  Hacı Seyid Ahmet Reşti"ye teheccüd namazı, Câmiet-ül Kebir"e ziyareti  ve Âşurâ ziyaretini okumasını ısrarla tavsiye buyurmuştur.

     

Şimdi de bu ziyaretin etki ve sonuçları hakkında güvenilir kimselerden nakledilen bazı öyküleri nakletmek istiyoruz:

     

1- Ehl-i Beyt mektebinin en büyük müctehidlerinden birisi olan merhum Ayetullah Şeyh Abdulkerim Hâirî şöyle rivayet etmektedir:

     

        "Ben Irak"ın Samerra kentinde İslamî ilimlerin tahsiliyle meşgul iken,  bir ara şehirde veba ve kolera hastalığı baş gösterdi; öyle ki bu  bulaşıcı hastalığın etkisiyle her gün şehirde bir grup insan hayatını  kaybediyordu.

     

       Bir gün ben, üstadım Merhum Ayetullah Seyyid  Muhammed Fişâreki"nin evinde diğer bir grup ülema ile birlikte  bulunuyordum. Bu sırada büyük müctehid Merhum Ayetullah Mirzâ Muhammed  Takî Şirâzî (r.a) oraya geldiler . Söz konusu hastalıktan ve doğurduğu  ciddi tehlikeden söz edilince, Merhum Ayetullah Mirzâ Muhammed Takî  Şirâzî, orada bulunanlara sordu: "Siz beni şartlara haiz bir müctehid  olarak görüyor musunuz? Eğer bir hüküm verirsem yerine getirilir mi?"

     

       Orada bulunanların hepsi tek ağızdan "Evet" dediler. Bunun üzerine  Merhum Şirâzî o halde ben hükmediyorum (emrediyorum) ki Sâmerrâ"daki  Şiiler bu günden itibaren on gün her gün olmak üzere Âşurâ ziyareti  okusunlar ve bunun sevabını Hz. İmam-ı Zaman"ın muhtereme Validesi "  Nergis " hatunun mübârek ruhuna hediye etsinler ki oğlu Hz. Mehdi"yi  şefi kılsın, o da ümmete Allah indinde şefaatçi olsun. Ben bu ameli  yerine getiren kimsenin "veba" hastalığına mübtela olmayacağına kefilim.

     

      Evet bu hüküm verilir verilmez bütün Samerrâ Şiirleri söylendiği  şekilde okumaya başladılar. Başlar başlamaz da telef olmalar artık  durdu. Fakat Ehl-i Sünnet"ten yine her gün bir grup ölüyorlardı. Bu  olay o kadar acı ve meşhur olmuştu ki onlar mahcubiyetlerinden  ölülerini geceleyin defnediyorlardı. Bunun sırrını Ehl-i Sünnet"ten  bazısı Şiilere sorunca onlarda "Âşurâ ziyareti"nin bereketiyle böyle  olduğunu söylediler. Bu sefer onlar da okumaya başlayınca bela onlardan  da bertaraf  oldu.

     

2- Merhum Ayetullah Şehid  Destgayb "ilginç öyküler" isimli kitabında direkt olarak "Ferid" isimli  bir alimden şöyle nakletmektedir:

     

       "Bir ara benim başıma  büyük bir sıkıntı ve bela geldi. Bir anda Merhum Ayetullah Şeyh  Muhammet Takî Şirâzî"nin hukmü aklıma geldi. Muharrem ayının ilk  gününden itibaren Âşurâ ziyaretini okumaya başladım. Tam Muharrem"in  sekizinci  gününde harikulade bir şekilde o sıkıntı ve beladan  kurtulmuş oldum.

     

3- Büyük âlim ve zahid Merhum Şeyh  Abdülcevad Hâirî şöyle nakletmektedir: "Bir gün adamın birisi, Merhum  Şeyh Zeyne-ül Abidin Mâzenderani"nin yanına gelip malî sıkıntısından  şikâyet etti. Merhum Şeyh ona "Hz. İmam Hüseyin"in haremine git ve  Âşurâ ziyareti oku; rızkın sana ulaşacaktır. Aksi takdirde yanıma gel  ben senin ihtiyacını karşılarım." Adam çıkıp gitti. Bir süre sonra  gördüğümüzde şöyle anlattı olayı: "Ben Harem-i Şerif"te Aşurâ  ziyaretini okumaya meşgul iken birisi gelip bana bir miktar nakit verdi  ve işte onunla rızkım çoğaldı ve rahatladım."

     

4- Değerli âlim Şeyh Abdülhâdî Hâirî Mazenderanî, muhterem babası Merhum  Hacı Şeyh Ebulhasan"dan şöyle nakletmektedir:

     

        "Ben, Hacı Seyyid Ali Tabatâbâî"yi öldükten sonra rüyamda gördüm ve ona  "Bir arzun var mı?" diye sordum. Cevabımda şöyle dedi: "Bir tek arzum  var; o da şudur ki neden dünyada her gün  Âşurâ ziyaretini okumadım!"

     

Merhum  Seyyid"in âdeti Muharrem ayı günlerinde Âşura ziyaretini okumaktı; her  zaman değil. Bu yüzden de neden yıl boyu okumadığına üzülüyordu."

     

5- Muttakî  âlim Merhum Ayetullah Muhammed Hasan Necefî (Ölümle başlayan yolculuk  kitabının yazarı) talebelik hayatı hatıralarını yazdığı kitabında şöyle  diyor: "İsfahan"da bulunduğum sıralar bir gece rüyamda ölümü bir  yaşındaki bir dana şeklinde gördüm ki arkasında da kendisinden küçük  üç-dört yavrusu havada hareket ediyorlardı .Havada hareket halinde iken  bizim memleketteki evimizin üzerinden geçtiklerinde onlardan bir tanesi  bizim evin duvarının üzerine oturdu. Ben babama mektup yazarak onlardan  taraf endişeli olduğumu ve bir yaramazlık olup olmadığını sordum. Benim  mektubum ona ulaşmadan babamdan bana mektup geldi. Mektupta hanımının  vefat ettiğini yazmıştı. Yine  "On yıl önce yaptığım  on iki tümen  borcu ödeyemeyeceğinden faizi ile birlikte seksen tümene ulaştığını ve  bütün varlığını da verse bunu ödeyemeyeceğini" yazmıştı. Ben bu haberi  alınca kırk gün İsfahan"ın Şah Mescidi"nin damında Âşurâ ziyaretini  okumaya karar verdim. Niyetimde üç hacetim vardı: Birisi babamın  borcunun ödenmesi, diğeri bağışlanma, üçüncüsü ise çok ilim elde edip  müctehid olma.

     

Her gün öğleden önce başlıyor ve öğle olmadan önce  de bitiriyordum. Hepsi toplam iki saat sürüyordu. Bilahare kırk gün  bitti ve bir ay sonra babam borcunun ödendiğini bana yazdı. Ben bu  bereketli sonucu görünce daha mütmain bir kalple Muharrem ve Safer  ayında, aklımda bulunan ve bana göre en önemli hacet sayılan bir şey  için yine söz konusu mescidin damında Âşurâ ziyaretini büyük bir özen  ve dikkatle okumaya başladım. Öyle ki kıbleye doğru güneş altında  durarak tam iki saatte okuyordum. Bu kırk gün bittikten sonra bir rüya  gördüm ve hacetimin yerine geldiğini anladım."

     

6- Değerli  ve büyük âlim Merhum Seyyid Zeyn-ül Abidin Eberkuî"nin yakın  akrabalarından birisi (kayınbiraderi) bir ara şiddetli bir mide  ağrısına müptela oluyor; öyle ki artık boğazından kan gelmeye başlıyor.  Doktorlar ümitlerini kesip hastanın acilen Tahran"a kaldırılıp  ameliyata alınmasını söylüyorlar. Hasta sahipleri haberi merhum seyyide  ulaştırıp dua ve tevessul ricasında bulunuyorlar.

     

     O Merhum  da çocuklarına abdest alıp güneşin altında Âşurâ ziyaretini okumaya  başlamalarını emredip kendisi de okumaya meşgul oluyor. Aradan bir saat  geçmeden odasından çıkıp "Annenize müjde verin, Allah kardeşine şifa  verdi" dedi.

    İsfahan âlimlerinden birisi şöyle diyordu:  "Merhum Seyyid, manevî kemallere ve yakin mertebesine ulaşmak için  Âşurâ ziyareti okumaya niyetlenmiş ve o makama ulaşmıştı.


Âşûrâ Ziyâreti Ve Tercümesi



Total Visit: 581
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.