| Riyaziyat ve Musiki VII/XIII. ve VIII/XIV. yüzyıllar, Hâce Nasîruddîn-i Tûsî, Safiyuddîn Urmevî, Kutbuddîn Şîrâzî vb. kimselerin bereketiyle riyaziyat, musiki ve astronomi ilminin yükseldiği en önemli dönemlerdendir. İlhânlılar döneminde Moğolların bir geleneği olması nedeniyle yıldızların etkisine ve onların evrenin işlerindeki durumuna aşırı inanç beslediklerinden dolayı biri Hulâgu zamanında, diğeri Gazan Han döneminde, bir diğeri de Olcaytu döneminde olmak üzere üç kez rasathane kuruldu. Bu rasathanelerin tümü felsefî ve riyazî ilimlerinin öğretildiği ve öğrenildiği yerlerdi. Hâce’nin gözetimi altında ve emriyle kurulmuş olan Marâga rasathanesi büyük bir ilmî kurumdu. Buradan gözlemle ilgili işler dışında riyazi ve aklî bilgilerin öğretimi için de yararlanılırdı. el-Kütbî, burada mevcut olan kütüphanenin dört yüz bin kitabı kapsadığını yazmaktadır. Tüm bu kitapların burada toplanmış olması ve Hâce ile işbirliği yapmak veya onun hizmetinde bulunup yardımcı olmak yada onun Marâga’daki maddî ve manevi yardımlarından yararlanmak için Hâce Nasîr’in dergahında alimlerin toplanması, Marâga’yi aklî bilimlerin en önemli merkezlerinden biri haline getirdi. Özellikle riyazi ilmini bu büyük merkezde önemsenmeye değer ilerlemeler noktasına ulaştırdı. VII/XIII. ve VIII/XIV. yüzyılların beklenmedik ilmî hareketinin sebeplerinden birisi ilimlerin ilerlemesi için söz konusu olan tüm tahrip edici nedenlerin varlığına rağmen bu merkez ve bu eşsiz İranlı bilim adamının çalışmalarıydı. Hatta faaliyetleri daha çok riyaziyat ve aklî ilimlerin öğretilmesi ile sınırlı olan Tebrîz’de Gazan Han’ın rasathanesinin kurulması ve Sultaniyye’de Olcaytu’nun rasathanesinin kurulması Marâga rasathanesinin etkisi altında kaldı. Bu rasathane Hâce’nin 672/1273’de ölümünden sonra da faaliyetine devam edip etkisini sürdürdü. Kendisinden sonra da oğulları Sadruddîn Ali, Asîluddîn Hasan ve Fahruddîn Ahmed, sırasıyla bu rasathanenin başkanlığını sürdürdüler. Fakat Fahruddîn Ahmed’in öldürülmesinden sonra kimlerin yönettiği bilinmemektedir. Her halükarda Hamdullah-i Mustavfî’nin Nuzhetu’l-kulûb adlı eserinin telif edildiği yıl olan 740/1340 senesinde bu rasathane viran edilmişti. Marâga rasathanesinde Hâce Nasîruddîn ile birlikte çalışmış olan ve Hâce’nin isimlerini zikrettiği bilim adamlarından Müeyeduddîn el-Arzî, Fahruddîn Marâgî, Fahruddîn Hallatî ve Necmuddîn Debîrân ve el-Kütbî’nin naklettiğine göre, orada çalışmış olan kimselerden Şemsuddîn Şirvânî, Şeyh Kemâluddîn Îgî (Îcî) ve Husâmuddîn-i Şâmî’yi zikretmek mümkündür. Marâga rasathanesinin en önemli ilmî sonucu, meşhur Zîc-i İlhânî adlı Farsça kitabın yazılmış olmasıdır. Bu kitap dört makaleden oluşur. Nizâm olarak bilinen Hasan (Hüseyin) b. Muhammed Nişâbûrî-yi Kûmî ona Farsça bir şerh yazmıştır. Zîc-i İlhânî’ye ilave olarak Hâce’nin riyazi ile ilgili yazdıkları yani asılları Yunanca olan riyazi ve astronomi ile ilgili eksik ve karmaşık tercümelerden yaptığı noksanlıklardan uzak telifler meşhur ve öneme değerdir. Şu eserler bunlardandır: Askalânî’nin Arşimides’in el-Kurre ve’l-Ustuvâne kitabına yazdığı Otokuyus şerhinin tercümesi, Arşimides’in Teksiru’d-Dâire kitabının tercümesinin yazılması, Otolukus-i Pitani’nin el-Kurretu’l-muharrike kitabının yazılması, Arşimides’in Ma’huzât adlı kitabının yazılması, Arşimides’in el-Mefruzât adlı eserinin tercüme yada yazılması, Otolukus’un Kitâb fi’t-Tulû’ ve’l-Gurûb adlı eserinin yazılması, Muhammed b. Musa Harezmî (ö.259/873)’nin el-Mâhrûtât adlı kitabının yazılması, Öklides’in Usûl-i Hendese kitabının yazılması ve şerhi, Batlamyus’un el-Mecisti kitabının yazılması vb. riyazi alanında yazılmış birçok kitap. Hâce, tümü Arapça olan bu eserler dışında astronomi ve riyaziyat alanında çoğunluğu Farsça olan başka önemli eserler de kaleme almıştır. Bu kitaplardan Bist Bab fi Ma’rifeti’l-Usturlab (Farsça), Batlamyus’un Semere (veya Sad Kelime) eserinin tercüme ve tefsiri (Farsça), Astronomiyle ilgili Risâle-i Mu‘îniyye (Farsça), Astronomiyle ilgili Hall-i Müşkilat-i Mu‘îniyye (Farsça), takvim bilimiyle ilgili Si Fasl (Arapça-Farsça), Şerh-i Tezkire, hendese usulüyle ilgili Risâle-i Red ber Müsadere-i Öklides, Kitâbu’l-Ustuvâne, Risâle der Hisâb ve Cebr ve Mukâbele, Câmi‘u’l-Hisâb, cebr ve mukabele ile ilgili Kitâbu’z-Zafer, Zubdetu’l-Heye (Farsça), heyet ile ilgili Zubdetu’l-idrâk, astronomiyle ilgili Kitâb-i Tahsil, takvim bilimi konusunda Kitâbu’l-bari’, astronomi ilmi konusunda Medhal-i Maznun-i Fârsî, Risâle-i Manzum-i Fârsî, İhtiyârât-i Mesiru’l-kamer, Risâle der Beyân-i Subh-i Sadık (Farsça), Abdurrahman Sûfî’nin Suveru’l-Kavâkib adlı eserinin tercümesi (Farsça), heyet ile ilgili Tezkire-i Nâsiriyye (Farsça) gibilerini saymak mümkündür. Hâce’nin ünlü talebesi Kutbuddîn Mahmûd b. Ziyâuddîn Mes‘ûd-i Şîrâzî (ö.710/1311)’nin riyazi ve astronomi ile ilgili birkaç değerli kitabı vardır. Bu cümleden olarak Durretu’t-Tâc adlı kitabında astronomi, heyet, ersmatiki ve musiki ilmiyle ilgili çok özet bilgiler vermiştir. Bunun dışında Nihâyetu’l-idrâk fi Dirâyetu’l-eflâk (Arapça), heyet konusundaki Tuhfetu’ş-şâhiyye (Arapça), yine heyet ve astronomi konusundaki İhtiyârât-i Muzafferî (Farsça) gibi eserler de ona aittir. Bu dönemin bir diğer ünlü matematikçisi ve müzikçisi Safiyuddîn Urmevî’dir (Ebû’l-Mefâhir Abdulmu’min b. Yusuf b. Fahir 613/1216-693/1293, Belh ehlinden olup Urumiye’ye mensuptur). Fıkıh, edebiyat, hat, inşa, matematik, musiki, ud ve diğer müzik aletlerini çalma konularında ustaydı. Musiki ile ilgili eserlerinden Farsça yazmış olduğu İka’ adlı kitabı, Arapça yazmış olduğu er-Risâletu’ş-Şerîfiyye fi’n-Nesebi’t-Telifiyye veya Kitabu’l-Musiki, yine Arapça yazdığı ve Farsçaya birçok kez tercüme ve şerh edilen el-Edvâr kitabı zikredilmeye değerdir. VII/XIII. yüzyılda telifler meydana getirmiş olan diğer müzik alimlerinden Ercuzetu’l-Ergâm manzumesi sahibi Ebû’l-me‘âlî Erbilî (Bedruddîn Muhammed b. Ahmed), Hulâsetu’l-efkâr fi Ma’rifeti’l-edvâr yazarı Şihâbuddîn Abdullah Sirefî (ö.742/1342), Nefâisi’l-funûn sahibi Allâme Şemsuddîn Muhammed Âmulî ve Câmi‘u’l-Elhân (Farsça), Kitâbu’l-musikî, Makâsidu’l-Elhân, Zubdetu’l-edvâr, Kenzu’l-Elhân ve Şerh-i Edvâr-i Urmevî gibi kitapların müellifi Abdulkadir Marâgî (754/1353-838/1435) meşhurdur. VII/XIII. yüzyılın diğer matematik bilimcilerinden Ahkâmu’l-a’vâm adlı Farsça kitabın ve Eşcâr u Esmâr (Zîc-i Umde) kitabının sahibi ‘Alâ-i Müneccim (Ali Şah b. Şemsuddîn Muhammed b. Kasım Harezmî-yi Buhârî), Kutbuddîn Şîrâzî’nin çağdaşı ve Tefsîrü’t-Tahrîr, Tevzihu’t-tezkire, Keşfu’l-hakâik ve Birûnî’nin Mecisti muhtasarına şerhin sahibi olan Nizâm-i A’rac (Nizâmuddîn Hasan b. Muhammed b. Hüseyin Kûmî-yi Nişâbûrî) ve VIII/XIV. yüzyılın ünlü matematikçi ve tıpçısı el-Mulahhas fi’l-hey’e eserinin sahibi Çağmînî (Mahmûd b. Muhammed b. Ömer, ö.745/1345) gibi şahsiyetleri de saymak mümkündür. |