Rivayetlerin Yorumunda Diger Görüsler Kasitli olarak kibleye dogru kesmemek ünvaninin kible disinda bir yöne kesmege girismekle esit oldugu söylenebilir. Söyle ki: Kasitli olarak kible disinda bir yöne kesme gerçekte kesmede kibleden uzaklasmaya karar vermegi ifade eder. Bir mümini kasitli olarak öldüren kimsenin ebedi olarak cehennemde kalacaginin hikmetini açiklayan hadiste de yeraldigi gibi. "Kasitli olarak bir mümini öldüren kimse..." ayetindeki kasitli olmaktan maksat mümini imani yüzünden öldüren kimsedir. Burada da kasitli olaraktan maksat kibleye saygisizlik niyetini tasiyarak kibleye yöneltmemektir denebilir. Baska bir deyisle, kasitli olmak ünvani bazen mukayyidin zatina aittir ve bazen de mukayyid özelligine. Elbette onun teshisi belirti ve münasebetlere baglidir. Bizim bahsimizde ikinci çesit nazara gelmektedir. Buna binaen, maksat kasitli olmayi kibleye dogru olmayan bogazlamanin kendisine nispet vermek degildir; maksat kasitli olarak yüzünü kibleden çeviren ve hayvani kibleye dogru degil, kible disinda bir yöne dogru kesmek isteyen kimsedir. Ve böyle bir seyi de kafir ve münafiklardan baska hiç bir kimse yapmaz. Sonuçta, rivayetlerde (kibleye dogru olmayi sart bilmeyen) sii olmayan bir müslüman tarafindan kesilen hayvanlarin kasitli olma ünvanindan çikmasi hayvani kibleye çevirmenin sart oldugunu bilmedikleri için degildir. Aksine, onlarin kibleden yüz çevirmek ve kiblenin haysiyetine saygisizlik etmek istemedikleri içindir; çünkü müslüman olan bir kimse bu isi yapmaz. Müslüman bir kimse hayvani kible disinda bir yöne keserse maksadi kibleye saygisizlik degildir. Kasitli olmanin bu sekilde tefsir edilmesine göre bu rivayetler kesmede kiblenin sart oldugunu bildirmemektedirler. Aksine, insanin kasitli olarak kibleden yüz çevirmemesi gerektigine, böyle bir isin insanin iman etmemesinin ve müslüman olmadiginin nisanesi olduguna delalet etmektedir. Gerçekte, bu rivayetler hayvani kesen kimsenin müslüman ve iman etmis olmasi disinda bir sarti beyan etmemektedirler. Bu sözümüzü teyid için Muhammed b. Müslim'in sahih rivayetinin son kismini sahid olarak gösterebiliriz. Bu rivayette Imam (a.s) yemekten nehyettikten sonra buyuruyor ki: "Allah'in ismi anilmayarak bogazlanan hayvanin etinden yeme" Hakkinda sorulmadigi halde hadiste bu genel kuralin açiklanisi, bu nehyin sir ve sebebini açiklamak için olabilir. Yani kasitli olarak (kasitli olmanin anlamini daha önce söylemistik) hayvani kibleye çevirmeyen bir kimsenin inanç ve müslüman olduklarinda süphe edildigi için Allah'in adini anmalarinda ve Allah'in adiyla kesmelerinde de süphe edilmektedir. Yukarida söyledigimiz seylere su noktayi da delil ve en azindan bir sahit gösterebiliriz: Bu sart Kur'an ve Sünnet'in umumlarindan hiç birinde, hatta erkek çocugunun kesmesi veya hayvanin omiriligini kesmemek ve vücudu sogumadan boynunu kirmamak gibi kesmenin adab ve ayrintilarini açiklayan ayet ve hadisler de bile gelmemistir. Kibleye çevirmek sart olsaydi buna deginilmesi gerekirdi. Bu umumlarin mukayyed edilebilecek de olsalar, ancak bütün bunlarda, özellikle müstahap adablari ve kesilen hayvanin haram olmasina sebep olmayan seyleri açiklayan kisminda bu sartin gelmeyisi kibleye çevirmenin sart olmadigina dair güçlü bir delildir. Bu gibi yerlerde umumlari mukayyet etme yerine, kibleye çevirmeyi emreden rivayetleri müstehap olusa ve kibleye çevirmenin sünnet ve Islami adabdan olusuna hamletmek daha uygundur. Deaim-ul Islam'daki rivayetlerde buna açikça deginilmistir. Imam Bâkir (a.s)'dan ve babasi Ali b. Hüseyin (a.s)'dan nakledilen rivayette bu iki imam, hayvani kibleye dogru kesmeyen kimse hakkinda söyle buyurmuslardir: “Hata eder, unutur veya bilmezse üzerine bir sey gelmez ve o hayvanin etinden yiyebilir ve eger kasitli olursa kötü bir is islemistir ve kasitli olarak sünnete aykiri davranarak kestigi hayvanin etinden yemek dogru degildir." Bu rivayetin zahirinden kibleye çevirmenin farz olmadigi anlasilmaktadir; çünkü ondan sünnet diye tabir etmistir ve sünnet ise zahiri anlamiyla müstehaba denmektedir. Ve yine bu rivayet kasitli olmayi sadece kesmek olan amele degil sünnetten yüz çevirmeye isnat etmistir. Ayrica, ilim ve bilince bagli olan ve kusurlu olarak olsa bile bilmemezlik durumunda sart olmayan böyle bir sart sadece sart oldugunu bilen siiler için gerekli olmasi akla sigmiyor. Böyle bir sey vaz'i hükümlere oranla teklifî hükümlerle ve kesme adabiyla uyusmaktadir. Helal olmak ve tezkiye gibi. Bu ise rivayetlerin anlaminin kibleye yöneltilmeden kesilen hayvanin murdar oldugu degil, bu isin (kibleye yöneltmenin) kesme esnasinda nefsi farz ve o hayvanin etinden yemekten nehyedilmeyi, o amele karsi cezalandirma olduguna dair bir delildir veya dedigimiz gibi: Müstakil bir sart degil, kesenin müslüman olmasi ve kesme esnasinda Allah'in adini anmanin gerektigine bir isarettir.
|