| Resulullah'ın (s.a.a) Sünnetine Muhalif Zalim Lidere İtaat Hilâfet Ekolü'nün, imam ve lidere itaat etme bölümünde, Resu-lullah'ın (s.a.a) sünnetine muhalif zalim lidere karşı kıyamın haram olduğunu, ona itaatin farz olduğunu rivayet ettiklerini gördük. Ehlibeyt Ekolü'nde, Resulullah'tan (s.a.a) bu gibi rivayetlerle tamamen çelişen rivayetler nakledilmiştir. Örneğin Resu-lullah'ın torunu İmam Hüseyin (a.s) Hz. Peygamber'in şöyle buyur-duğunu nakleder: Zalim bir liderin, Allah'ın haramını helâl ettiğini, ahdini bozduğunu, Resulullah'ın sünnetine muhalefet ettiğini, Allah kullarına karşı kötü davranıp zulmettiğini gören kimse, amelen veya diliyle ona karşı kıyam etmezse Allah Tealâ'ya onu o zalim liderle birlikte cehennem azabına at-ması hak olur. Bu gibi rivayetleri Hilâfet Ekolü rivayetleriyle karşılaştırdığımızda, Hilâfet Ekolü'nün bu gibi rivayetlerinin, Emevîler saltanatının ilk dönemlerinde, hâkim gücü desteklemek ve teyit etmek için uydurulduğunu görmekteyiz. Bu hadisler, hadislerin yazılmaya başlandığı hicretin ikinci yılının başlarında Sihah ve Müsned kitaplarına geçmiş, doğruluklarına ve onlara uyulması gerektiğine inan-mışlardır! Sonra hadisçiler, kadılar, hatipler, cuma ve cemaat imamları ve benzerlerinden oluşan saray alimleri, Şam ve Endülüs'te Emevî halifeleri, Bağdat'ta Abbasî halifeleri, Türkiye'de Osmanlılar, Mısır'da bölge yöneticileri, İran'da Selçuklular ve Gazneliler, Şam'da Kürtlere kadar hepsi onları rivayet edip doğruluklarını teyit etmişler; padişahlar da onları saraylarının mal ve mevkilerinden yararlandırmışlardır; onların izleyicileri de aynı yolu sürdürmüşlerdir. Böylece Müslümanlar iki gruba ayrıldılar: Biri padişah ve önderleri, mezheplerini tebliğ edenleri mal ve makamda boğan Hilâfet Ekolü; diğeri ise devlet makamlarını teyit için rivayet edilen bu gibi rivayet, düşünce ve içtihatlara karşı mücadele ettiği için onların düşünce ve görüşlerini İslâm toplumunda Resulullah'ın (s.a.a) gerçek sünnetinden uzak tutan, Müslümanlardan gizleyen, devlet makamlarından ve dönemin hâkim güçlerinden asırlar boyu mükâfat olarak idam, zindan, sürgün, yağmalanma, kitaplarının ve kütüphanelerin yakılmasından başka bir şey görmeyen Ehlibeyt Ekolü'dür. Bütün bunlardan sonra günümüzde gerçeklerden ne kadar bize ulaşmış olabilir?! |