Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 05:51

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۷:۲۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 

REŞİDUDDİN FAZLULLAH

 

23- Reşîduddîn Fazlullah: Hâce Reşîduddîn Fazlullah b. ‘İmâdu’d-devle Ebû’l-Hayr, Muttafiku’d-devle-i Hemedânî’nin torunudur. 648/1250 yılı dolaylarında doğmuştur. Babası ‘İmâdu’d-devle doktordu. Reşîduddîn de gençliğinde çeşitli ilimleri, özellikle de tıp ilmini öğ­ren­mekle uğraştı. Abaka Han zamanında doktor olarak İl­hânlı sarayına girdi. Sa’duddîn Muhammed Mustavfî-yi Sâvecî’nin Gazan Han’ın hükmüyle di­van sahipliğine atandığı 697/1298 yılından itibaren Reşîduddîn Fazlullah onun yardımcılığına atandı. Ancak Sa’duddîn-i Sâvecî’nin şehit olduğu ve yerinin Tâcuddîn Alişah’a verildiği 711/1321 yı­lında divan işlerinin Tâcuddîn’e devredilmesi, danışma ve memleketin tedbir işlerinin de Reşîduddîn’e verilmesi ka­rarlaştırıldı. Bundan sonra Hâce, eserleri yeni­den diril­mek, yeni kanunlar yazmak için yeni hakimleri atamaya başladı. 718/1318 yılının Cemadiye’l-ula ayında Tâcuddîn Alişah’ın tahrikleri so­nucu yetmiş üç yaşında öldürüldüğü ana kadar üst derecedeki konumunu korudu. İran tari­hinin en büyük şahsiyetlerindendir. O, Sadece idareci bir vezir değildi, aksine ünlü bir yazar, eşine az rastlanır bir ta­rihçi, çok de­ğerli bir alim, faziletli bir yazar ve büyük bir insandı. İran’ın birçok bölge­sinde ve İlhânlı memleketle­rinde medreseler, mescitler, seyyit evleri, kü­tüphaneler ve vakıflar kurdu. Kurduklarından birisi Tebrîz dolayla­rındaki Reb’-i Reşîdî idi. Burası mescit, medrese, hankah, hastane, seyyitler evi ve kütüphanelerden oluşan çeşitli kuruluşları içine almaktadır. Orada alim­ler, sufiler ve ilim talebelerinden oluşan bir grup insan işleriyle meşgul ol­maktaydılar. Reb’-i Reşîdî’de Hâce’nin emriyle tüm eser­leri kaleme alınıp Farsçadan Arapçaya, Arapçadan Farsçaya tercüme edildi. Bu eserleri ço­ğaltılıp çeşitli şe­hirlere bu çoğaltılan nüshalardan birer adet gönderildi. Bu eserlerin bir kısmı da burada korunmaya alındı. Reşîduddîn Fazlullah’ın kitaplarının dönemi “Câmi‘u’t-Tesânifu Reşîdî” veya “el-Mecmu‘atu’r-Reşîdiyye” diye adlandırılır. Günümüzde bunlardan birkaçı elde mevcut­tur. Tevzihât-i Reşîdiyye (Kelam, irfan ve din konusunda on dokuz risaleyi içerir), Miftâhu’t-Tefâsîr, Risâle-i Sultâniyye, Beyânu’l-Hakâik, Câmi‘u’t-Tevârîh, Mekâtib yada Mukâtebât-i Reşîdî bunlar­dandır.

Reşîdî’nin Câmi‘u’t-Tevârîh’i, genel tarih ve Moğol ta­rihi konusunda ayrıntılı bir eserdir. Adem ve çocuklarının yaşamı, Fars padişahları, İslam peygamberi tarihi, Gazneliler, Selçuklular ve Harezmşahlar padişahları, Çin ve Maçin padişahları, İsrailoğullarının tarihi, Hint şahları, Moğol ve Tatar taifeleri, Moğol kolları, hanları ve han çocuklarının tarihi hakkında çok önemli bilgiler içerir. Kitabın yazımına Gazan Han’ın emriyle başlanldı. Onun ölümünden sonra da Olcaytu’nun emriyle devam etti ve 710/1311 yılında tamamlandı. Mukâtebât-i Reşîdî, evlatla­rına, zamanının yönetici ve ileri gelenlerine yazılmış ve “İbrahim Eberkûhî” adında biri ta­rafından toplanıp der­lenmiş olan münşeat, ilan, risaleler ve bir kısım fermanlar ve mektuplardan oluşur.

Reşîdî’nin Câmi‘u’t-Tevârîh’teki yazı üslubu genel ola­rak sade fakat değişkendir. Kimi yerlerde Moğolca kelime, terkip ve kavramların etkisi nesrinden açıkça ortaya çıkar. Kimi yerlerde de eski tarihçilerin üslubu­nun etkisi görül­mektedir. Geriye kalan bölümlerde de VIII/XIV. yüzyılın sade üslubu açıkça görülmektedir. Onun nesrindeki Türkçe ve Moğolcanın etkisini bir kenara bırakacak olur­sak Reşîduddîn’in nesri sade, sağlam ve yerindedir. Hâce’nin mektuplardaki yazısı risalecilerin üslubuna uy­gun ve sanatlar, seci’ler, ayetler, haberler, Arapça ve Farsça şiirler ve atasözleri içermektedir. Ancak bunlardan bazıları Fars dilinin sadelik ve akıcılığını gösterir.

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.