Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 05:49

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۷:۱۹

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


Psikolojik Yorum

     

Gerçi daha önce de söylediğimiz gibi Nehc'ül-Belağa'nın senetlerinden şüphe etmek şaşırtıcı bir şeydir. Elbette bir açıdan fazla şaşırmamak da gerekir çünkü İbn-i Hallakan ve takipçileri çocukluk dönemlerin de anne ve babasın­dan bütün sahabelerin adil, takvalı, doğru sözlü ve güve­nilir insanlar olduğunu işitmişlerdir. Daha sonra kendi öğretmen ve üstatlarından da bunu duymuşlardır. Kitap­la­rında da bunu okumuşlar toplumlarında da bunu derk et­mişlerdir. Bir ömür boyu sahabelerin tümünün mukad­des ve münezzeh melekler olduğuna inanmışlardır. Dola­yı­sıyla bu tür insanlar ellerine kalem alıp da Nehc'ül Belağa hususunda hüküm vermek istediklerinde kendi inançlarına aykırı olan Şıkşıkiye hutbesi gibi ko­nuları görünce, Ali (a.s)'ı ne tasdik edebilmekteler ve ne de tekzip! Çünkü Ali (a.s)'da sahabeden biridir. Bu nedenle sığınacakları tek çare olarak şöyle diyorlar: “Bu kitap Ali'nin sözü değildir.”     

Elbette onlar böyle derken bu acele hükümleri ile ken­dilerinden sonra bir takım insanların çıkıp Nehc'ül-Belağa'da yer alan konuları bizim muteber kitaplarımız­dan da çıkarabileceklerini ve bu durumda rüsva olacakla­rını düşünememişlerdir. Biraz daha anlayışlı ve uzak gö­rüşlü olanlar ise böyle kötü bir akibeti görmüşler ve başka bir çare bulmaya çalışmışlardır. Onlara göre de Nehc'ül-Belağa, Hz. Ali'nin sözleridir. Ama kendi inançlarına ay­kırı olan yerleri kendileri açıklama getirmeye çalışmaktadırlar. Yani bu tabirleri manevi doğruluğundan uzaklaştırmakta ve kendilerine miras kalan inançlarına uyarlamaya çalış­maktadırlar. İbn-i Ebi'l Hadid'in aşağıdaki cümleler hakkında yaptığı hatalı yorumlar gibi:     

1- “Allah'a and olsun ki Ebi Kuhafe oğlu, hilafete göre yerimin, değirmen taşının mili gibi olduğunu bildiği halde hilafeti bir gömlek gibi giyindi.     

2- “Baktım da, Ehl-i Beyt'imden başka yardım edip destekleyen, hakkımı savunan kimsenin olmadığını gör­düm.”     

3- “...Ve velayet hakkının hususiyetleri onlarındır.”     

4- “Vasiyet ve veraset onlardadır.”     

(İbn-i Ebi'l Hadid bazen bu tevilleri “ashabımız öyle diyor” diye nakletmektedir ve belki kendisi de buna inan­mamaktadır.)     

5-Kadi'ul Kudat'ın Şıkşıkıye hutbesindeki İbn-i Ebi Kuhafe kelimesi hakkında yaptığı açıklama ve yanlış yorum gibi...     

Diğer bir grup ise bu tür yerlerde sessiz kalmayı tercih etmekte ve hiç bir açıklama yapmamaktadır. Şeyh Muhammed Abduh, Mersifi, Muhammed Ebul Fazl ve benzeri kimseler bu gruptandır. Allah, kullarının içinde gizlediklerini herkesten daha iyi bilmektedir. 

       

Total Visit: 670
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.