ÖNSÖZ Bismi Teala Bu çağda diğer cağlardan daha fazla,dostluklar ve düşmanlıklar bağlamında gelişen ilişkiler ve çesit çesit milletler arasındaki bağlantı günün konusu olmuş, onlardan birisi ve belkide en önemlisi milliyetcilik, nasyonalizm ve aktif oğeler hudut ve sınır meselesidir. Bu son çeyrek asırda birçok milletler meydana gelmiş,şekilllenmiş ve isimlendirilimişlerdir ki bunlarin sayısı elliyi geçmektedir.. Buna karşılık, eğer bir millet ortadan kalkmamış ise ülkeler ve millet ler kendi aralarında bir kaç parçaya bölünüyorlar ve herbirisi kendine has bir yol ve yöntem hazırlamiş,..yada bir millet fikiri, dini belirli bir coğrafya ozellilerinden dolayı değişikliğe uğramış ve fikri ve sosyal bir sistemden tamamen onun zıttı bir sisteme değişerek uymuştur.Bütün bu gelişme ve değişmeler yıllarca süren mücadele mukavemet çaba ve çarpışmaların sonucunda gercekleşerek kabiliyetlerin güçle rin ve zamanlarin sonsuz gücünü kendi yolunda harcamış hatta büyük ve küçük kurbanlarda vermiştir. Bu zaman zarfında meydana gelen milletler acaba önceden yokmuydu?Yada bölünen ve parçalanan milletler asil,soylu ve sağlam toplumsal bir yapıya ve güce sahip değilmiydi? Ve yahutta sistemlerini değiştirenler,gerçi coğrafi hudutları, yöresel özel liklerini, etnik kimliklerini ve dilleri gibi önemli ozellilerini koruyabil mişlerse yinede önceki millet sayılabilirlermi? Bütün bunlarla beraber,bugünün askeri,sosyal ve siyasal meseleleriinin en önemlileri belirli milletlerin fayda ve çıkarları milli ölçüler içerisin de belirginleşmektedir. Nasyonalizm ve ya milliyetçilik günün en önemli ve vazgeçilmez siyasal akımı nı oluşturmakta hatta milliyetçilik ozellikleri ile aslında zıt olan siya si ve toplumsal ideolojiler , eğer bir toplumsal hareket ve inkılabın temellerini atsalar,yinede bu hareketlerine milli ve nasyonalist bir hava kazandırırlar. Biz İranlılar içinde,ayrıca ,milliyet meselesi günün konusudur.Milliyetimiz ve vatanımız başkalarının saldırı ve hücumlarına maruz kalmamış,bununla beraber bireylerin istek ve düşüncelerinde iranlılık milliyetine ait çelişki ve ihtilaflar var olmuştur. Şimdilerde,son on dört asır öncesine ait olan geçmiş milletlerin milli benli kleri ve ayrıca bu ondört asra ait kültürel gelişmeler toplumsal gelenekler, dini ve fikri değişmeler gibi bu iki ana unsur etken olmuştur. Biz,normal soy ve ırk bakımından aria milletlerine bağlıyız. Sosyal yapıla nma gelenek,kültür ve fikir yapısı açısından İslama bağlıyız.İslam aria ırkının dışında bir ırk tarafından getirilmiştir. Bir milletin ayriştırılması ve tanımında uzak geçmişe ve ırk unsuruna özellik verirsek:bizim geleceğimizde ki yol ve yöntem,şimdiki şartlarda, öyle birşey olacaktır ki;son ondört asrın fikri yapılanması ve toplumsal gelişimini milletin tanıtımında öncelikli sayarsak,bizim geleceğimiz ve gidişatımız ayrı bir çehre kazanacaktır.Eğer İran ırkının milliyet sınırla rını tayin etmede aria ırk unsuru esas olarak ele alınırsa neticesi ve elde edilen gerçek, en son analizde batı dünyası ile akrabalık ve yakınlık tazahur edip , bu akrabalık ve yakınlığın kendisi bizim siyasi ve milli gidişatımızda ciddi ve önemli etki meydana getirecektir ki onun en onemlisi aria ırkının dışındaki komşu İslami milletlerle ilişkileri kesmeye ve Avrupaya ,dolayısıyla batıya yönelmek olup bu durumda,sömürücü batı bizim için bizden biri olup çıkarken müslüman araplar bize yabancı kalacaktır. Bunun aksini düşünecek olursak, eğer son ondört asrın toplumsal gelişme lerini mesleki gidişatını ve düşünce yapısını kendi milliyetimizin esas ayarı kabul edersek,karşımıza ayrı bir yol seçip değişik bir sorumluluk yüklenmemiz icab edecektir.O zaman arap ,türk, hintli ,endonezyalı,çinli, azerbaycanlı müslüman bizim kendimizden biri ve yakınımız olarak meydana çıkarken müslüman olmayan batı,yabancı kalır. Böylece milliyet konusu,sırfen bir saf akademik konu olmayıp,bir haki kattir ve bugün İran milletinin adlandırılmış olduğu siyasi,toplumsal birliğin geleceği alın yazısı gidişatı ve stratejisi ile bağlantılı bulunan bir gerçek olmuş takip edilmesi ve yaşatılması yerinde bir harekettir. |