Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 05:28

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۶:۵۸

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


ORUÇ

     

"Ey inananlar, oruç sizden öncekilere farzedildigi gibi size de farzedilmistir ki, sayet sakinirsiniz. (Oruç,) sayili günlerdir. Içinizden biri hastalanir yahut yolculukta olursa,  (orucunu yer,) sonra baska günlerde onun sayisica oruç tutar. Kime oruç zor gelirse (her gün için) bir yoksulu doyurur. Her kim çok hayir yaparsa bu onun için daha hayirdir. Fakat eger bilseydiniz oruç tutmaniz, sizin için daha hayirlidir.

      Ibn-i Abbas'in Hz. Resulullah (s.a.a.)'dan naklettigi bir hadisde söyle buyuruyor:     

Fazl b. Sazzan'in Hz. Imam Riza'dan (a.s) naklettigi bir hadiste Imam söyle buyuruyor:     

Demislerdirki, açlik ve susuzlugun acisini kavrayip bununla ahiret günü olacak yoksunluga istidlal etsinler, ayrica oruç tutan kimse husu ve eziklikle bilinçli olarak, yalnizca Allah rizasi için açlik ve susuzluga sabredip sevaba liyakat kazanir, bundan baska oruç tutmada heva ve heveslerden sakinilir; bu ise onlara dünyadayken bir nasihat olmasi yanisira onlara farz olan haklari vermede bir alistirma ve ahiret içinse bir delildir. Yine açligin dünyada fakir ve yoksunlara olan zorlugunu anlayarak, Allah'in onlarin malinda farz etmis oldugu haklari verirler."

      O halde, Seriat dilindeki sevm kelimesiyle Türk dilinde oruç kelimesi ayni anlami ifade ediyor.     

Orucun Çesitleri     

Farz Oruçlar     

1- Ramazan ayi orucu.     

3- Keffaret orucu; bütün çesitleriyle.     

5- Nezir, ahd ve yemin dolayisiyla farz olan oruç.     

7- Itikaf günlerinin üçüncü gününün orucu.      

Müstehap Oruçlar     

Hz. Imam Sadik'in (a.s) Hz. Resulullah'dan (s.a.a) naklettigi bir hadiste söyle buyuruyor: " Kim bir gün müstehap oruç tutarsa, Allah onu cennete dahil eder." [2]     

"Oruçlunun uykusu ibadet, suskunlugu tesbih, ameli kabul ve duasi müstecaptir." [3]     

1- Her ayin ilk ve son persembe günleriyle onuncu gününden sonra gelen ilk çarsamba günü. Bu günleri tutamayan kimsenin, onlari kaza etmesi ve aslen tutma imkani yoksa da her gün için bir mudd taaam veya 12, 6 nohut agirliginda gümüs fakire vermesi müstehaptir.     

3- Recep ve Saban aylarinin hepsini veya (bir gün bile olsa) bu  iki aydan bir kismini.     

5- Mübarek Kadir-Hum bayrami (18 Zihicce) günü.     

7- Hz. Resulullah'in (s.a.a) dogum günü (17. Rabi-ül Evvel).     

10- Zikade ayinin 25. günü.     

"Oruçlu olan birisine mü'min bir kardesi gelir de o, onun hatirina orucunu yerse, onun için iki kat sevap yazilir, biri oruç tutma niyeti oldugu için, digeri de mü'min kardesini hosnut ettigi için." [4]

      Haram Oruçlar     

1- Ramazan ve Kurban bayrami günlerinin orucu.     

2- Tasrik günleri olarak bilinen, zilhicce ayinin onbirinci, onikinci ve onüçüncü günlerinin orucu; hac için Minada bulunan kimseye.     

3- Saban ayinin sonuncu günü mü yoksa Ramazan ayinin ilk günü mü oldugu belli olmayan günün Ramazan niyetiyle oruç tutulmasi.     

4- Masiyet nezrine vefa orucu, örnegin herhangi bir haram isi yapmaya veya farz olan bir isi terketmege muvaffak oldugu taktirde oruç tutmayi nazretmisse, bu orucu tutmak haramdir.     

5- Suskunluk orucu, gün boyu veya bir miktarinda susmayi orucun bir cuz-i olarak niyet ederse, böyle bir oruca niyetlenmek haramdir.     

6- Visal orucu, yani geceyi de sahura kadar oruç tutmayi niyet ederek veya arada iftar etmeksizin iki günü pespese oruç tutmayi niyet ederek oruç tutmak haramdir.     

7- Bayramlar dahil olmak üzere bütün yili oruç tutmak.     

Hz. Imam Muhammed Bakir (a.s) söyle buyuruyor: "Hz. Resulullah buyurmustur ki, "Kadin ancak kocasinin izniyle müstehap oruç tutabilir." [5]     

9- Kul olan kimsenin efendisinin haklarini zayi edecek sekilde müstehap oruç tutmasi.     

Ey Ali ........"Kul efendisinin izni olmaksizin müstehap oruç tutamaz..." [6]     

10- Çocugun  anne-babasina eziyet olacak sekilde müstehap oruç tutmasi.     

11- Hastanin ve orucun kendine zararli olan kimsenin oruç tutmasi.     

12- Bazi durumlar hariç, yolcunun oruç tutmasi.     

"... Öyleyse sizden her kim hasta veya yolculukta olursa (bu günlerin sayisica) ayri günler oruç tutar..." [7]     

Mekruh Oruçlar     

1- Arefe gününün orucu, o günün dualarini okumaktan zayiflatan kimseye veya o günün arefe veya bayram günü oldugundan süphesi olan kimseye     

2- Asura gününün orucu     

"Ibn-i Mercane'nin orucundan mi soruyorsun? Ogün Ali Ziyad'in neslinden babalari bilinmiyenler Hz. Hüseyin (a.s)'i sehit ettikleri için oruç tutmuslardir. Ogün, Muhammed'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'inin ve Islam ehlinin ugrusuz saydiklari birgündür. Islam ehlinin ugursuz saydigi bir gün ise, ne oruç tutulur ne de mübarek kabul edilir..." [8]     

3- Misafirin ev sahibinin izni olmaksizin oruç tutmasi. [9]     

Orucun Niyeti

      Ancak Ramazan ayi orucunda Ramazan olarak belirlemese bile, her gece yarinin orucunu tutmak niyetini ederse, yeterlidir, hatta Ramazan ayi oldugunu bilmez veya unutur ve baska bir oruca niyet ederse Ramazan orucu olarak hesap olunur. Ama diger oruçlarda hangi oruç oldugu bizzat niyette belirtilmelidir. Örnegin kaza veya adak orucu oldugu belirtilmelidir.
      Hz. Resulullah'dan (s.a.a.)  nakledilen meshur bir hadiste söyle buyuruyor:     

Ancak bu hüküm, yalnizca belirli bir vakti olan (Ramazan ayi veya belirli bir günde tutulmasi nezredilen adak orucu gibi) farz oruca, o da geceden yarin oruç tutulmasi gerektigi bilindigi taktirde, mahsustur. Dolayisiyla bu hükümden asagida sayacagimiz bir kaç durum müstesnadir:     

2- Yolcu olan bir kimse yolculugundan dönerken orucu bozan bir is yapmadan ögleden önce tarahhus haddine ulasirsa o gün Ramazan ayi gibi oruç tutulmasi gereken bir gün ise, oruca niyet etmesi gerekir ve orucu sahihtir.     

Hasta olan biri de bir sey yemeden ögleden önce iyilesirse hüküm aynidir.     

Bir hadiste Ammari Sebati Hz. Imam Sadik (a.s)'dan boynunda Ramazan ayi orucu olan bir kimse, onu kaza ederken ne zaman oruca niyet etmesi gerekir? diye sorunca; Imam söyle cevap vermistir: "O ögleye kadar muhtardir, ögle olunca eger oruç tutmaya niyet etmisse, orucunu tutar ve eger yemeye niyet etmisse yer. Bu sirada Imamdan yemege niyet ettigi halde ögleden sonra oruca niyet etmesi dogru olur mu? diye soruldu. Imam, "Hayir olmaz" cevabini verdi. [10]     

Hz. Imam Sadik (a.s)dan nakledilen bir hadiste söyle yaziyor:     

Orucun Vakti     

Allah'u Teala buyuruyor:      

Orucun sartlari, sihhat ve farz olma sarti olmak üzere iki kisma ayrilir. Ancak bunlarin bir kismi ortak sartlardir. Yani orucun sahih olmasinda sart oldugu gibi farz olmasinda da sarttir ve onlar olmaksizin oruç farz olmadigi gibi  sahih de olmaz:

      1- Islam: Gayri müslimin tuttugu oruç sahih degildir. Dolayisiyla kafir olan biri gündüz müslüman olursa, ögleden önce bile olsa, oruç tutamaz. Yine müslüman biri mürted olursa, hemen tevbe bile etse orucu batil olur.     

"Ve and olsun ki, sana ve senden öncekilere vahyedildi ki; eger sirk kosarsan amelin bosa çikar ve elbette ziyana ugrayanlardan olursun." [11]     

2- Sabah ezanina kadar kasden cünüp halinde veya kan kesilmis, hayiz veya nifas halinde kalmamak.     

Ebu Besir'in Hz. Imam Sadik (a.s) dan naklettigi bir hadiste Ramazan ayinda geceleyin cünüp olup kasitli olarak sabah oluncaya kadar gusletmeyi terkeden birisi hakkinda Imam(a.s.) söyle buyurmustur:     

Bir baska hadiste de Hz. Imam Sadik (a.s) hayizli kadin hakkinda söyle buyuruyor:     

3- Ramazan ayinin gündüzü boyunca hayiz ve nifas kani görmemeli; dolayisiyla Ramazan ayi gündüzünde hayiz veya nifas kani görürse, aksam ezanindan bir an önce bile olsa, o günün orucu batil olur. Ama istihazeli kadin, üzerine farz olan gusülleri yerine getirdigi taktirde orucu sahihtir.

      Abdurrahman b. Haccac da naklettigi bir rivayette söyle diyor: "Ebu-l Hasan (a.s) dan ikindi vaktinden sonra dogum yapan bir kadinin o günün orucunu tamamlamasi mi yoksa yemesi mi? gerektigini sordum. Imam söyle buyurdu: Orucunu yer ve sonra o günün kazasini tutar. [12]     

4- Hasta olmamali ve hasta olma korkusu olmamali. Eger bir kimse hasta olur ve oruç tuttugu taktirde hastaligindan veya agrisinin fazlalasacagindan korkar ya da fiilen sihhatli oldugu halde oruç tuttgu taktirde hastalanacagindan korkarsa, onun oruç tutmasi sahih degildir.     

"Allah'u Teala'nin "...herkim sizden hasta olur veya yolculukta olur, onun sayisiyla ayri günlerden oruç tutar..." [13] ayeti geregince sahibine ayri günlerde oruç tutmayi farz kilan hastaligin haddi sudur ki, hasta olan kimse oruç tutamaz veya oruç tutmaya gücü yetse bile oruç tuttugu taktirde hastaliginin çogalacagindan ve canindan korkar. Bu konuda emin onun kendisidir ve teshisi ona birakilmistir. Hastaligi her ne olursa olsun, eger zaaf hissediyorsa, orucunu yemeli, eger oruç tutmaya gücü oldugunu görürse, oruç tutmalidir. [14]     

Hz. Imam Sadik (a.s) söyle buyurmustur: "Yolculukta Ramazan ayinda oruç tutan kimse, aynen seferi olmadigi halde orucunu yiyen kimse gibidir." Sonra söyle buyurdu: "Bir kisi gelip; "Ey Resulullah yolculukta Ramazan ayi orucunu tutayim mi dedi. Resulullah: "Hayir" buyurdu. O adam; "Ey Resulullah bu benim için çok kolaydir." dedi. Bunun üzerine Resulullah:     

Evet bu hükümden farz oruçlardan asagida isaret edilen üç kismi istisna edilmistir:     

3- Yalnizca yolculukta veya hem yolculukta ve hem de yolcu olmadigi zaman tutulmasi nezredilen oruç.     

Bülüg ise, orucun sihhat sarti olmayip farz olma sartidir. Yani oruç balig olmadan farz olmaz. Zira bülüg bütün tekliflerin genel sartidir. Ama balig olmayan çocugun tuttugu müstehap oruçlar sahihtir.     

Orucu Bozan Seyler     

1- Yemek ve Içmek     

Allah Teala buyuryor:     

Oruçlu olan kimse, sehven bir sey yer veya içerse orucu batil olmaz.     

"Hz. Ebu Abdullah (Imam Sadik) (a.s) dan bir kimsenin unutarak bir sey yeyip içtigini sonra da oruçlu oldugunu hatirladigini sorunca Imam söyle cevap verdi: "Orucunu bozmaz o, ancak Allah'in onu rizklandirdigi bir sey dir orucunu tamamlasin." [15]     

2-Cima: Ister önden olsun ister arkadan sünnet yeri kadar dahil oldugu taktirde her iki tarafin da orucunu batil eder. Hatta hayvan ve ölüye bile yapilan orucu batil eder. Ama eger oruçlu oldugunu unutur veya onu bu ise zorlarlarsa, orucu batil olmaz.     

"Oruç gecesinde kadinlarinizla bulusmaniz size helal edilmistir. Onlar sizin için elbisedir, siz de onlar için elbisesiniz. Allah sizin nefislerinize hiyanet ettiginizi bildi ve size döndü ve sizi affetti. Simdi onlarla bulusun ve Allah'in size yazdigini dileyin..." [16]     

3- Istimna     

Abdurrahman b. Heccac diyor: [17]     

4-Eger oruçlu kimse bilerek kafasinin tamamini suya daldirirsa, vücudunun geri kalan kismi sudan disarida kalsa bile, orucu batil olur. Ama eger kafasinin bir miktari sudan disarida kalirsa, bedeninin tamami suya girse bile orucu batil olmaz. Muhammed b. Müslim bir rivayette söyle diyor: "Ben Hz. Imam Muhammed Bakir (a.s)'in söyle buyurdugunu isittim: "Oruçlu kimse üç seyden; yemek-içimek, kadin ve suya dalmaktan sakindiktan sonra yapacagi ayri bir sey ona zarar vermez"." [18]     

"Orucun sinirlari dört seydir:     

5- Bogaza Yogun Toz Kaçirmak     

Bir hadiste Imam Sadik (a.s) söyle buyuruyor:     

Bir ayri hadiste de söyle yaziyor: "...Eger Ramazan ayinda oruçlu olan kimse, evi süpürür ve burnuna ve bogazina toz giderse, iki ay pespese oruç tutmasi gerekir. Zira bu da aynen yemek-içimek ve cima yapmak gibi orucu batil eder." [19]     

Eger oruçlu kimse, sözle, yaziyla veya isaret etmek gibi bir yolla Allah'a Peygamber'e veya Imamlara yalan bir sözü isnad  ederse, -daha sonra hemen "yalan söyledim" veya "tevbe ettim" dese bile-  orucu batildir. Ihtiyat geregi olarak Hz. Zehra ile önceki peygamberler ve onlarin vasileri de ayni hükümdedirler.     

6- Sabah Ezanina Kadar Hayiz, Nifas ve Cünüp Halde Kalmak     

Ebu Basir'in Hz. Imam sadik (a.s) dan naklettigi bir hadiste Imam(a.s.) Ramazan ayi gecesinde cünüp olup kasten sabah'a kadar gusletmeyen bir kisi hakkinda söyle buyurmustur:     

Bir rivayette Ibni Bükeyr söyle diyor: Hz. Ebu Abdullah  (Imam Sadik)(a.s.)'dan günes doguncaya kadar cünüp kalip, günden bir süre geçtiktigi halde guslettikten sonra oruç tutmak istiyen bir sahis hakkinda soruldu. Imam söyle cevap verdi "Isterse oruç tutabilir ve o ögleye kadar muhtardir." [20]     

Hz. Imam Sadik (a.s) söyle buyurmustur: Eger kadin Ramazan ayinda geceden hayzindan  pak olur sonra da sabah oluncaya kadar tembellik ederek gusletmezse o günün orucunu kaza etmesi gerekir." [21]     

Istihazeli kadinin orucu ise ancak teharet bölümünde açiklandigi üzere üzerine farz olan gusülleri yerine getirdigi taktirde sahihtir aksi taktirde orucu batildir.     

"Hz. Imam Sadik (a.s) dan müstehaza kadinin orucunu sordum. Imam söyle buyurdu: "Hayiz günleri disinda Ramazan ayi orucunu tutar, hayiz günlerini ise sonradan kaza eder." [22]     

Sivi bir madde ile tankiye yapmak çaresizlik yüzünden ve tedavi için olsa bile orucu batil eder. Ama tedavi için fitil kullanmanin bir sakincasi yoktur. [23]     

Oruçlu olan kimse kasten kusarsa, hastalik veya benzeri bir sebepten dolayi kaçinilmaz bile olsa, orucu batil olur. Fakat farkinda olmayarak veya elinde olmayarak kusarsa sakincasi yoktur. Imam Sadik (a.s) söyle buyurmustur:     

Orucu Batil Eden Seylerin Hükümleri:

     

Hazreti Imam Sadik (a.s) söyle buyurmustur: [24] [25]     

Bu saydigimiz seyler kasitli olarak yapildiginda orucu batil ettigi gibi keffareti de farz kilar. Ancak bunlarin bazisinda kafferetin farz olmasi kesindir, bazisinda da ihtilaf edilmistir. Kesin olarak keffareti farz kilan, orucu batil eden seyler sunlardan ibarettir.     

Hazreti Imam Sadik (a.s) Ramazan ayinda kasten özürsüz olarak bir gün orucunu yiyen kimse hakkinda söyle buyurmustur:     

2- Cima     

"O günün orucunu kaza etmeli ve bir köle azad etmeli, eger buna gücü yetmezse, iki ay pespese oruç tutmali, eger buna gücü yetmezse altimis fakire taam vermeli, eger bunu da bulamazsa, istigfar etmelidir." [26]     

Abdurrahman b. Haccac diyor Hz. Imam Sadik (a.s) dan ihramli oldugu halde veya Ramazan ayinda hanimiyla, kendilerinden meni gelinceye kadar cima yapmaksizin oynasan bir kimse hakkinda sordum Imam söyle cevap verdi: Onlarin her ikisine de cima eden kimsenin keffareti farz olur." [27]     

Ebu Basir'in naklettigi bir rivayette Hz. Imam Sadik (a.s) Ramazan ayinda geceleyin cünüp olup sabah ezanina kadar kasitli olarak gusletmeyen bir kimse hakkinda söyle buyurmustur:     

Orucu batil eden geri kalan seyler hususunda ise ulema ihtilaf etmistir. Bir grup onlarin da keffareti gerktirdigini söylerken, diger bir grup onlarin sadece kaza etmegi farz kildigini kabul etmistir. Dolayisiyla bunlarinda keffareti farz kilip kilmadigi hususunda zamanin a'lem müçtehidinin fetvalarina bas vurulmalidir.     

1- Ramazan ayinin orucu; onun keffareti yukarida geçen rivayetlerden de anlasilacagi üzere üç seyden biridir. Yani mükellef, ya bir köle azad etmeli veya iki ay pespese oruç tutmali ya da altmis fakire taam yedirmeli. elbette fakirlere taam yedirmek yerine onlarin her biirne bir mudd yani yaklasi on sir (750 gr) taam yani bugday, arpa veya benzeri seylr de verebilir. Bunlara gücü yetmezse ya on sekiz gün oruç tutmali ya da kaç mud elinden gelirse o kadar vemelidir. Eger  hiç verme imkani yoksa istigfar etmelidir. Yani Alalh'dan magfiret dilemelidir.     

Abdusselam b. Sahh-i Hivevi diyor; Hz. Imam Riza (a.s)'a "Ey Resululah'in oglu hem senin babalarindan Ramazan ayinda cima eden veya bir sey yiyerek orucunu bozan kimsenin üç keffaret vemesi gerektigi nakledilmektedir, hem de bir keffaret vermesi gerektigi nakledilmektedir. "Bu iki tür hadisin hangisine amel edelim." diye dordum. Imam söyle cevap verdi: "Her ikisine de. eger Ramazan ayinda bir kimse harem bircima yapar veya haram bir sey yemekle orucunu bozarsa, her üç keffareti onun üzerine gelir. Birköleazad etmeli, iki ay pespese oruç tutmali, altimis fakire yemek vermeli ve o günün kazasini tutmalidir. Ama eger helal bir cima yaparsa, veya helal bir seyi yemekle orucunu bozarsa, onun üzerine bir keffaret gelir. Eger unutkanlikla olursa da onun üzerine bir sey gelmez." [28]     

Bureyd-i Icli'nin naklettigi rivayette Hz. Imam Muhammed Bakir (a.s) Ramazan ayi orucu kazasini tuttugu halde hanimiyla iliskide bulunan kimse hakkinda söyle buyurmustur:     

3- Blirli bir günde tutulmasi nezredilen orucu bozup nezre vefa etmemek keffareti farz kilar. Ancak onun keffaretinin de aynen Ramazan ayi orucu gibi oldugu yoksa yemin keffareti gibi oldugu hususunda ulama arasinda ihtilaf vardir. Dolayisiyla bu hususta da zamanin a'lam müctehide bas vurulmalidir.     

1- Cünüp olan kimse, ikinci kez uykudan uyandiktan sonra, uyudugu taktirde tekrar uyanacagini bilir veya ihtimal verir ve uayndiktan sonra gusletme karariyla uyur ve sabh ezanina kadar uyanmazsa, o günün orucunu tamamalmali ve ayrica kazasini da tutmalidir. Ibn-i Yafur diyor; "Hz. Imam Sadik (a.s)'a Ramazan ayinda cünüp olup uyuyan sonra uyanip, sonra uyuyan sonra uyanip sonra tekrar uyuyan ve sabah'a kadar uykuda kalan bir kimse'nin hükmü nedir? dedim. Imam söyle cevap verdi: "O günün orucunu tamamlar ve (sonra) da ayir bir günde kazasini yapar, ama eger hiç uyanmadan sabah'a kadar uykuda kalirsa o günün orucunu tamalar ve o onun için yeterlidir." [29]     

Hz. Imam Sadik (a.s) söyle buyurmustur: "Eger oruçlu kasten kusarsa, o günün kazasi ona farz olur, ama eger, istemnedigi halde elinde olmuyarak kusarsa, orucunu tamalar." [30]     

4- Ramazan ayinda sabah olup olmadigini arastirmadan orucu bozan bir is yapar sonmra da sabah oldugunu anlarsa, veya arastirir ama sabah oldugunu zannettigi halde orucu bozan bir is yapar sonra da sabah oldugunu anlarsa, o günün kazasi farzdir. Ama arastirdiktan sonra sabah olmadigina yakin eder ve orucu bozan bir is yaptiktan sonra sabah oldugunu anlarsa, o günün kazasi farz degildir.     

"Eger önce arastirir ve fecrin dogmadigini görür ve yemek yer sonra da fecrin dogmus oldugunu görürse, orucunu tamamlar ve yeniden tutmasi da gerekmez. Ama eger önce yemegin yer ve suyunu içer sonra da fecir olup olmadigina bakar ve fecrin dogmus oldugunu görerse, o günün orucunu tamamlar ve ayri bir günde de kaza eder. Zira arastirmadan önce yemege baslamistir. Dolayisiyla onu yeniden tutmasi gerkir." [31]     

Bir hadiste Ibrahim b. Meymun söyle diyor; "Hz. Imam Sadik (a.s) dan Ramazan ayi gecesinde cünüp olup sonra da gusletmeyi unutarak bir cuma geçinceye veya ramazan ayi bitinceye kadar böylece kalan bir kimsenin hükmünü sordum. Imam söyle  cevap veerdi:     

6- Sabah olmamistir diye birinin sözü üzere orucu batil eden seylerden birini yaptiktan sonra sabah olmus oldugunu anlarsa,     

7- Kendisine sabah oldu diyen kimsenin sözüne inanmayip veya saka yaptigini sanarak, orucu batil eden seylerden yaptiktan batil eden seylerden yaptiktan sonra sabah olmus oldugunu anlarsa,     

Imam "O kimse, (yemege devam eden) orucunu tamamlar sonra da kaza eder." cevabini verdi." [32]     

Birrivayette sümaat söyle diyor; Hz. Imam Sadik (a.s) Ramazan ayinda aksam üzere bastiran bir siyah bulut nedeniyle aksam oldugunu zannederek iftar eden, sonra da bulut çekilince günesin henüz batmamis oldugunu gören oruç tutmus olan bi kitle hakkinda söyle buyurdu:     

Yine Hz. Imam Sadik (a.s) havada bulut oldugundan dolayi günesin battigini zannederek orucunu yiyen sonra da bulut çekilince henüz günesin batmamis oldugunu gören bir kimse hakkinda söyle buyurmustur:     

9- Serinlemek için veya sebepsiz olarak mazmaza eder yani agzinda su dolastirir ve bu esnada bogazina su kaçirirsa, ama eger oruçlu oldugunu unutarak suyu yutar veya farz namazin abdesti için mazmaza yaparken bogazina su kaçarsa, orucunu kaza etmesi gerekmez.

"O orucu kaza etmesi gerkir, ama eger abdest alirken olsaydi sakincasi yoktu." [33]     

10- Adil bir kimsenin aksam oldugunu haber vermesi gibi ser-i açidan sözüne itimad edilmesi caiz olan bir kimsenin aksam oldugunu haber vermesi üzerine orucunu açar sonra da henüz aksam olmadigini anlarsa, Bu hususta ulamanin nazari farkli oldugunundan dolayi bu hususta gerekli olan sartlarin belirlenmesinde zamanin allem müçtehidinin fetvasina bas vurulmalidir.     

1- Ihtiyarlik dolayisiyla oruç tutmasi mümkün olmayan veya oruç tutmasi kendisine mesakkatli olan ihtiyar erkek ve kadina oruç tutmak farz degildri. Ancak mesakkatli oldugu taktirde ve hatta bazi müçtehidlerin nazarina imkani olmadigi taktirde de her gün için keffaret olarak bir mudd yakalsik 75 kgr. bugday, arpa veya bunlarin benzerini fakire vermelidir.     

Böyle bir hastaligi olan kimsenin de sonradan oruç tutmasi mümkün olursa, tutmadigini oruçlari kaza etmesinin gerkip gerekmedigi müçtehidler arasinda ihtilafli olan bir meseledir. Dolayisiyla bu konuda da zamanin a'lem müçtehdine bas vurulmasi gerkir. Ayrica böyle bir hastaligi olan kimsenin gün boyunca zaruri miktardan fazla su içmesinin caiz olup olmadigi konusu da müçtehidlerin ihtilaf ettikleri bir konudur. Dolayisiylabu konuda da zamanin a'lem müçthdinin fetvasina göre amel edilmelidir. hz. Imam Muhammed Bakir (a.s) söyle buyurmustur:     

Hazreti Imam Sadik (a.s) "...ve onlara ki, o (oruç) zor gelirse her gün içinbir fakirin yemegini fidye vermelidir...." ayeti hakkinda söyle buyurmustur: "(Yani) ihtiyarlamak veya susama hastaligi ve henzeri yüzden oruç tutmalari zor olan kimseler her gün için bir mudd (fakire) vermelidir." [34]     

"Dogumu yaklasan hamile kadinle sütü az olan süt emziren kadinin Ramazan ayinda oruçlarini yemelerinde bir mahzur yoktur. Zira onlar oruç tutmagin kendilerine zor olan kimselrdir. Ancak onlarin her biri oruç tutmadigi her gün için bir muda taam fakire vermelidir, sonra da oruç tutmadiklari her günü kaza etmeleri gerekir." [35]     

6- Oruç tutmagin kendisine zararli oaln hastaya veya oruç tuttugu taktirde hastalanacagindan korkan kimseye oruç tutmak farz degildri. Ancak Ramazan ayi orucunda sonra iyilestigi zaman onun kazasini tutmasi gerkir. Ama eger hastaligi sonraki yilin Ramazanina kadar devam ederse, tutmamis oldugu oruçlarin kazasi da onun üzerine farz olamz. fakat her gün için bir mudd yaklasik 750 gr. taam yani bugdan, arpa ve benzeri bir seyi, keffaret oarak fakire vermelidir.     

7- Önce de isaret ettigimiz gibi dört rke'atli namazlarini iki rek'at olarak kilmasi gerken bir yolcuya oruç farz olmaz ve hatta oruç tutmasi haramdir bile.     

Hz. Imasm Sadik (a.s) söyle buyurmustur: "Bunlar birdir; namazini seferi kildigin her zaman orucunu da yersin, ve (yolculukta) orucunu yedigin her zaman da namazini seferi kilarsin." [36]     

Yolcu olan kimse, eger orucu bozan bir is yapmaksizin ögleden önce vatanina veya on gün kalmak istedigi bir yere ulasirsa o gün Ramazan ayi gibi oruç tutulmasi farz olan bir günse oruca niyet etmeli ve orucu sahihtir.

      8- Önce de isaret ettigimiz gibi orucun farz olma sartlarindan bir digeri de buluga ermektir. Dolayisiyla büluga ermemis olan bir kimseye oruç farz degildir.     

Ayri bir hadiste de oglan çocugu, kaç yasindayken oruç tutmaya emredilir? sorusuna karsilik söyle cevap vermistir:

      9- Orucun farz olma sartlarindan bir digeride aklin kamil olmasidir. Dolayisiyla deli olan bir kimseye diger tekliflerde oldugu gibi oruç ta farz degildir.     

"Her kime Alah galebe ederse, (Alah onu teklifi önleyici bir belaya müptela ederse) onun üzerinde bir yükümlülük yoktur." [37]     

Tutulmamis oaln farz bir orucun kazasinijn farz olmasinin üç sarti vardir.     

2- O orucu tutmayan kimse, akilli olmali, dolayisiyla deli ve baygin insandan zayi olan farz oruçlarin kazasi farz degildri.     

3- O orucu tutmayan kimse müslüman olmali, dolayisiyla bir kafir müslüman olduktan sonra kafir oldugu zamanda tutmamis oldugu oruçlarin kazasini tutmasi farz degildir.     

Orucun farz olma sartlarinda insanin hasta oldugu zaman ve kadinlarin hayizli ve nefse olduklari zaman oruç tutmagin farz olmadigi ve sonradan kazasini tutmalari farz olduguna isaret etmistik. Eger bir kimse bu nedenlerle Ramazan ayinda oruç tutmaz ve Ramazan ayi tamamlanmadan ölürse, tutamadigi bu oruçlarin kaza edilmesi gerkmez.     

Babanin ölümünden sonra büyük ogula babasinin kazaya kalan namaz ve oruçlarinin kazasini yerine getirmesi farzdir. Annenin de kazaya kalan oruç ve namazlarinin kazasi büyük ogul üzerine farz olup olmadigi müçtehidlerin ihtilaf ettigi bir konudur. bu kondua zamanin a'lem müçtehidinin fetvasina göre hareket edilmesi gerekir.     

Bir özür nedeniyle Ramazan ayinda oruç tutamayan kimsenin özrü Ramazan'dan sonra geçtigi halde kasten gelecek Ramzan'a kadar tutmadigi oruçlarin kazasini yerine getirmezse, bunlarin kazasina ilaveten her gün için keffaret olarak bir mudd yaklasik 750 gr. bugday, arpa veya benzeri bir seyi fakire vermelidir.     

Eger bir kimsenin hastaligi bir kaç yil sürerse, iyi olduktan sonra gelecek Ramazan'a kadar vakit varsa, son Ramazan'dan kalan oruçlari kaza etmeli, önceki yillardan kalan her gün için ise bir mudd yaklasik 750 gr. taam yani bugday, arpa veya benzeri bir seyi fakire vemelidir.     

Oruçluya Mekruh Olan Seyler     

1- Genç olan veya sahveti çabuk harekete geçen oruçlunun, meni getirme kasti olmaksizin kendi hanimini öpmesi veya onunla oynasmasi, ama eger meni getirme kasti olur veya bu oynasmadan sonra meni gelmesi adeti olursa haramdir.     

Imam söyle cevap verdi:     

2- Sürme çekmek eger tadi veya kokusu bogaza ulasirsa     

3- Güçsüzlüge yol açacak sekilde kan aldirma ve dis çektirme gibi bir yolla bedenden kan çikarma     

"Hz. Emir-ül Müminin (a.s) oruçlunun bayginlik geçrerek orucunun batil olmasi korukusu oldugunudan dolayi onun kan aldirmasinin mekruh oldugunu kabul ederdi." [38]     

Muhammed b. Müslim diyor; Hz. Imam Muhammed Bakir (a.s) dan oruçlu olan bir kimsenin hamama girmesini sorudum. Imam; eger zaaf geleceginden korkusu olmazsa sakincasi yoktur. dedi" [39]     

Bir hadiste söyle yaziyor; Hz. Imam Sadik oruç tuttugu zaman reyhani (güzel kokulu bitgileri) kokulamazdi. Imamdan bunun nedeni sorulunca söyle cevap verdi; "Ben orucumu bir lezzette katistirmaktan hoslanmiyorum." [40]     

Hasan-i Saykal diyor; Hz. Imam Sadik (a.s) dan oruçlu islak elbise giyer mi? diye sordum. Imam "Hayir dedi. [41]     

Yukarida zikrettigimiz seylerden baska genis kitaplarda zikredilen oruçluya mekruh olan baska seyler de vardir.     

Ramazan ayinin orucuna baslanmasi, kaza Fitir bayrami yapilmasi Ramazan ve Sevval ayinin ilk gününün tesbit edilmesini gerektirir. Ulama ayin ilk gününün tesbiti için bes yol zikretmislerdir.

      Bir kimse Ramazan ayi hilalini görürse, diger bütün insanlar oruç tutmasa bile, onun ertesi gün oruç tutmasi farzdir, kaza sevval ayinin hilalini görürse, bütün halk oruç tutsa bile onun ertesi gün oruç tutmasi harmadir.    [42]     

2- Sözleri yakin getirecek bir grup ayi gördük derlerse halk arasinda ayin görülmüs oldugunu yayilmasi gibi ayri bir yolla insana yakin gelirse de hüküm aynidir.     

"Halk oruç tuttugu zaman sen de oruç tut, halk bayram yaptigi zaman sen de bayram et. Zira Alalh'u Teala hilali vakit tayin edici kilmistir" [43] [44]     

"Ramazan ayinin ilki bilinmedigi zaman sabanin sayisini otuz gün olarak tamalayin ve otuz birinci günü oruç tutun..." [45]     

4- Iki adil erkegin ayi gördüklerine taniklik yapmalariyla, ancak ayin durumunu birbirlerinin tersine açiklarlarsa, veya "ayin iç kismi ufuk tarafina dogruydu" gibi gerçege aykiri sehadette bulunurlarsa, onlarin tanikligiyla ayin ilk günü tebit edilmis olmaz. Ayrica bu konuda kadinlarin tanikligi geçersizdir.     

Hz. Muhammed Bakir (a.s)'in naklettigi bir hadiste de Hz. Emir-ül Mümin'in Ali (a.s) söyle buyuruyor: "Hilali gördünüz mü veya müslümanlardan adil bir beyyine iki adil sahid buna sehadet verdimi Fitir bayrami yapin" [46]     

Oruçluya özellikle de Ramazan ayi orucu tutana müstehap olan seyler çok fazladir ve tefsilatli kitaplarda açiklanmistir. Ancak Ramazan ayi orucu tutan kimse için en çok müstehap olan amellerden biri çokluca Kur'an'i Kerim'i tilavet etmektir. [47]     

"Ey insanlar; Allah'in ayi berket, rahmet ve magfiretle size gelmek üzeredir. O Allahin katinda aylarin en afdalidir, Onun günleri en afdal günlerdir, onun geceleri en afdal gecelerdir, onun saatlari en afdal gecelerdir, onun saatlari en afdal saatlardir, o öyle biraydir k, onda Alalh'in ziyafetine davet edilmissinizdir. Onda Alalh'in ikram ettigi kimselerden kilinmissinizdir. Onda nefesleriniz tesbih etmek sayilir, onda ukunuz ibadet sayilir, onda yaptiginiz ameller kabul edilir, dualariniz müstecap olur, dolayisiyla sadik niyyetlerle ve pak kalplerle Rabbiniz olan Allah'tan sizleri onda oruç tutmaya ve Kitabini tilavet etmege muvaffak kilmasini isteyen. Zira saki (bedbaht) bu büyük ayda Allah'in magfiretinden mahrum kilinan kimsedir. Onda olan aclik ve suzsuzlugunuzla kiyamet gününün aclik ve susuzlugunu hatira getirin. Fakirlerinize yardim edin, büyüklerinize agirlayin, küçüklerinize rahmedin akrablarinizi ziyaret edin, dilinizi koruyun, gözlerinizi bakilmasi helal olmayan seylere bakmaya kapatin, kulaklarinizi dinlenmesi helal olmayan seyleri dilemeye kapatin, halkin yetimlerine karsi sefkatli olun ki sizin de yetimlserinize karsi sefkatli olunsun. günahlarinizdan Allah'a dönüp tevbe edin. Namaz vakitlerinde ellerinizi dua etmek üzere (göge) yükseltin. zira bu zamanlar en efdal saatlardir, Alalh bu saatlarda kullarina rahmet gözüyle bakr, onlar, o'nu sesiz olarak seslediklerinde onlara cevap verir, ndia edip çagirdilar mi da onlara lebbeyk der, onlar bir sey isterlerse onlara verir onlar ona dua ederlerse icabet eder. Ey insanlar nefisleriniz (reuhlariniz) amellerinizin tutsagidir, onu istigfar etmekle ttusakliktan kurtarin, Sirtlariniza günahlarinizin agirligi yüklenmistir, uzun seceelerinizle, sirtinizin yükünü tafifletin, bilin ki Allah'u Teala namaz kilnlari ve secde edenleri azap etmemege ve onlari halkin alemlerin rabbinin huzuruna gelecegi gün olan kiyamet günü atesle korkutmamaga kendi izzetine and içmistir. Ey insanlar sizden her kim bu ayda oruç tutan bir mümine iftar verirse, bu amelinden dolayi onun için Allah katindabir köleyi azat etme sevabi yazilir ve geçmis günahlari bagislar. bu sirada Resulullah'a "hepimizin buna gücü yetmiyor" denildi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) söyle buyurdu: "bir hurmanin yarisiyla ible olsa cehennem atesinden korunmaga çalisin. Bir içim suyla bile olsa, cehennem atesinden korunmaga çalisin.     

Ey insanlar, bu ayda cennetlerin kapilari açiktir. Allah 'dan onlari sizin yüzünüze kapatmamasini isteyin ve cehennemlerin kapilari baglidir, Rabbinizdan onlari sizin yüzünüze açmamasini isteyin, Seytanlar baglidir, Rabbinizdan onlari size musellat kilmamasini isteyin." Hz. Emir-ül Müminin Ali (a.s) diyor, bunun üzerine ben kalkip, "Ey Resululah bu ayda en afdal amel nedir?" dedim. Resulullah; [48]     

"Ey Eb-ul Hasan bu ayda en afdel amel Allah'in haramlarindan sakinmatir" dedi." [49]     

Allah-u Teala'dan sizleri ve bizleri bu ayda bu mübarek hutbenin muhtavasina amel etmege muvaffak kilmasina dilerim.

     

[1] - Vesail-üs Sia, c.7, s.4. Naklen Uyun-u Ahbari Riza.   
[2] - Bihar-ül Envar, c.96, s.96. Naklen Savab-ül amal s.47.
   
[3] - Bihar-ül Envar, c.96, s.96. Naklen Savab-ül amal s.46.
   
[4] - Bihar-ül Envar, c.97, s.125. Naklen ilel-üs Seragi, c.2, s.74.
   
[5] - Vesail-s Sia, c.7, s.393.
   
[6] - Vesail-s Sia, c.7, s.396.
   
[7] - Bakara/185-186.
   
[8] - Vesail-s Sia, c.7, s.340.
   
[9] - Furu-i Kaf, c.4, s.86.
   
[10] - Vesail-üs Sia, c.7, s.6.
   
[11] - Zümer/65.
   
[12] - Vesai-üs Sia, c.7, s.164.
   
[13] - bakara/184-185.
   
[14] - Bihar-ül Envar c.96, s.329. Naklen Deaim-ül Islam.
   
[15] - Furu-u Kafi, c.4, s.101.
   
[16] - Bakara/187.
   
[17] - Vesai-üs Sia, c.7, s.25.
   
[18] - Vesai-üs Sia, c.7, s.19.
   
[19] - Vesai-üs Sia, c.7, s.48.
   
[20] - Vesai-üs Sia, c.7, s.47.
   
[21] - Vesai-üs Sia, c.7, s.48.
   
[22] - Furu-u Kafi, c.4, s.135.
   
[23] - Vesai-üs Sia, c.7, s.26.
   
[24] - Vesai-üs Sia, c.7, s.33.
   
[25] - Vesai-üs Sia, c.7, s.33.
   
[26] - Vesai-üs Sia, c.7, s.31.
   
[27] - Vesai-üs Sia, c.7, s.43.
   
[28] - Vesai-üs Sia, c.7, s.35.
   
[29] - Vesai-üs Sia, c.7, s.41.
   
[30] - Vesai-üs Sia, c.7, s.61.
   
[31] - Vesai-üs Sia, c.7, s.82.
   
[32] - Vesai-üs Sia, c.7, s.85.
   
[33] - Vesai-üs Sia, c.7, s.50.
   
[34] - Vesai-üs Sia, c.7, s.151.
   
[35] - Vesai-üs Sia, c.7, s.153.
   
[36] - Vesai-üs Sia, c.7, s.130.
   
[37] - Vesai-üs Sia, c.7, s.161.
   
[38] - Vesai-üs Sia, c.7, s.55.
   
[39] - Vesai-üs Sia, c.7, s.57.
   
[40] - Vesai-üs Sia, c.7, s.67.
   
[41] - Vesai-üs Sia, c.7, s.23
   
[42] - Vesai-üs Sia, c.7, s.185.
   
[43] - Vesai-üs Sia, c.7, s.212.
   
[44] - Vesai-üs Sia, c.7, s.212.
   
[45] - Vesai-üs Sia, c.7, s.192.
   
[46] - Vesai-üs Sia, c.7, s.208.
   
[47] - Vesai-üs Sia, c.7, s.218.
   
[48] - Vesai-üs Sia, c.7, s.226.

[49] - Vesai-üþ Þia, c.7, s.226.



Total Visit: 321
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.