"Seher Duasının Şerhi" kitabı İmam Bakır’dan nakledilmiş olan Seher Duası’na, İmam Humeyni Hazretleri (r.a) tarafından yazılmış olan irfani bir şerhtir. İmam Humeyni’nin ilk ilmi eseri olup, 27 yaşındayken kaleme alınmıştır.
Evet, bu şerh, ömrünü gece ibadetiyle geçirmiş, seher vakitlerinde rabbiyle münacat eden ve susuz yüreğinin susuzluğunu marifet zemzemiyle gideren bir arifin kaleminden siz okuyuculara sunulmaktadır.
O, bir put kırandı. Dışarıdaki tağut putlarını kırmadan önce nefsiyle cihat ederek kendi içi âlemindeki nefis putlarını birer birer kırmıştı. Yoksa dış âlemdeki mücadelesi bu kadar muazzam olamazdı.
O, tarihte çok az insanın yapabildiği iki zıt görünen kutbu kendisinde toplamıştı. O iki kutup, gecenin ruhbanı ve gündüzün aslanı olabilmek idi. O, bu her iki meydanın eri idi ve her iki alanda da düşmanına galip gelmişti.
Bir insanı tanımanın yollarından birisi de kendisinden geriye bıraktığı ilmi eserlerdir. İmam Humeyni Hazretleri’nin (r.a) mücadele dolu bir hayatı olmasına rağmen kendisinden sonra birçok konuda eser bırakmıştır. Biz bunları kısaca konularına göre zikredeceğiz.
İrfan
- Seher Duasının Şerhi (Arapça)
- Misbah’ul Hidayet (Farsça)
- Likaullah (Farsça)
4- Sirr-us Salât (Farsça)
5- Fusus-ul Hikem kitabının şerhine dipnotlar (Arapça)
6- Mibah-ul Uns kitabına dipnotlar (Arapça)
7- Re’s-ul Calut hadisinin şerhine dipnotlar (Arapça)
- Re’s-ul Calut hadisinin şerhi (Arapça)
- Re’s-ul Calut hadisinin diğer bir şerh (Arapça)
- Hamd Suresinin Tefsiri (Farsça)
- Esfar kitabına haşiye (Arapça)
- Adab’us Salât (Farsça)
- Cihadı Ekber (Farsça)
- Akıl ve Cehl hadisine şerh (Farsça)
- Kırk Hadis Şerhi (Farsça)
İçtihadi Fıkıh Kitapları
- Taharet Kitabı 1. Cilt (Arapça)
- Taharet Kitabı 2. Cilt (Arapça)
- Taharet Kitabı 3. Cilt (Arapça)
19-Taharet Kitabı 4. Cilt (Arapça) - Mekasibi Muharrame 2. Cilt (Arapça)
- Kitabi Bey’ 1. Cilt (Arapça)
- Kitabi Bey’ 2. Cilt (Arapça)
- Kitabi Bey’ 3. Cilt (Arapça)
25-Kitabi Bey’ 4. Cilt (Arapça)
- Kitabi Bey’ 5. Cilt (Arapça)
- Kitabi Halel (Arapça)
- Takiyye Hakkında Risale (Arapça)
- Mülk Hakkında Risale (Arapça)
- Fecrin Tayini Hakkında Risale (Arapça)
Usul-ul Fıkıh Hakkındaki Kitaplar
- La Zarar Risalesi (Arapça)
- İstishab Risalesi (Arapça)
- Teadul ve Teracih Hakkındaki Risalesi (Arapça)
- İçtihad ve Taklid Hakkındaki Risalesi (Arapça)
- Talep ve İrade Hakkındaki Risalesi (Arapça)
- Kifayet-ul Usul kitabına dipnotlar (Arapça)
- Usul İlmi Hakkındaki Risalesi (Arapça)
- Ayetullah Burucerdi’nin ders notları (Farsça)
İlmihaller
- Urvet-ul Vuska kitabına dipnotlar (Arapça)
- Vesilet-ul Necat kitabına dipnotlar (Arapça)
- Tevzih-ul Mesail kitabına haşiye (Farsça)
- Necat-ul İbad Risalesi (Farsça)
- Miras Risalesine haşiye (Farsça)
- Desturi Hac (Farsça)
- Tehrir-ul Vesile 1. Cilt (Arapça)
- Tehrir-ul Vesile 2. Cilt (Arapça)
- Zubdet-ul Ahkam (Arapça)
- Tevzih-ul Mesail (Farsça)
- Tevzih-ul Mesail kitabının ekleri (Farsça)
- İstiftaat 1. Cilt (Farsça)
- İstiftaat 2. Cilt (Farsça)
- Vilayeti Fakih (Farsça)
- Keşf’ul Esrar (Farsça)
- Müşkül Meselelerin Risalesi (Farsça)
Rical İlmi Hakkında
- Rical Hakkındaki Risalesi (Arapça)
Şiir ve Edebiyat Hakkında
- Şiir Divanı (Farsça)
Usul’ul Fıkıh Kitapları
- Tehzib-ul Usul 1. Cilt (Arapça)
- Tehzib-ul Usul 2. Cilt (Arapça)
59-La Zarar Kaidesi Hakkında Risalesi (Arapça)
- İçtihad ve Taklid Hakkındaki Risalesi (Arapça)
- Lubb-ul Eser (Arapça)
- Kitab-ul Bey’ (Arapça)
Hükümet ve Siyaset 63–82- Nur Sahifesi (Farsça)
83- Siyasi Vasiyetname (Farsça)
İrfani Mektuplar
84- Rehi Aşk (Farsça)
85- Badei Aşk (Farsça)
Görüldüğü gibi İmam Humeyni Hazretleri (r.a) ilim ve amel meydanının kahramanıdır. Allah, hepimize, ondan alınacak derslerle hayatımızı süslemeyi nasip etsin. O büyük insanın hayatından daha fazla istifade etmek için kısaca hayatını değerli okuyuculara sunmak istiyoruz.
İmam Ruhullah Humeyni 24 Eylül 1902’de, Humeyn kasabasında İslami geleneğe sıkı sıkıya bağlı ve içinden âlimlerin çıktığı bir ailede dünyaya geldi. Humeyn kasabası Tahran’ın birkaç yüz kilometre güney batısına düşen küçük bir kasabadır. Hem büyükbabası ve hem de babası âlimdi. Babası Ayetullah Mustafa, Ruhullah’ın doğumundan beş ay önce şehit edilmişti. Bu nedenle Ruhullah’ın bakım ve terbiyesini annesi ve teyzesi üstlenmişti.16 yaşına geldiğinde hem annesini ve hem de teyzesini kaybetti. Eğitimini daha sonraki yıllarda Ayetullah Pesendide adıyla tanınacak olan büyük ağabeyi Seyyid Murtaza üstlendi. Ayetullah Pesendide daha sonraları bu yılları anlatırken Ayetullah Humeyni’nin ciddiyet ve zekâsının herkes tarafından takdirle karşılandığını da büyük bir övgüyle anlatacaktı. İmam Humeyni 19 yaşına gelince dini bilimler alanında eğitim görmek üzere Şeyh Abdülkerim Hairi’nin yanına Erak kentine gitti. Hem Erak şehri ve hem de Şeyh Hairi, Şii mezhebinin en önemli eğitim merkezi ve en önemli Şii âlimi idi. Özellikle de burada tedrisatta bulunan Mirza Hasan Şirazi daha sonraki dönemlerinde İmam’ı etkileyecek olan en önemli şahsiyetlerin başında geliyordu. Şeyh Hairi genç Humeyni üzerinde geleneksel bilgi donanımı yönünden etki ettiği gibi siyasal aktivite açısından da oldukça etki gösterdi. İmam bu yüksek değerdeki hocalarından aldığı bilgileri akıl süzgecinden geçirerek pratiğine yansıtıyordu.
Ayetullah Hairi daha sonraki yıllarda eğitim merkezini İran’daki Kum kentine taşıdı. Kum kenti tarihi boyunca dini bilimler merkezi olmuştu. Ama Hairi, Kum’a ulaştığında buradaki eğitim düzeninde bir dizi değişiklik gerçekleştirerek burada alınan din eğitimini en üst seviyeye çıkardı. Onun yaptığı değişiklikler sonucunda Kum kenti İslami İran’ın ruhu haline geldi. Tüm bu çabaların meyvesi, İmam’ın, Şah’ın monarşisine karşı 1962 yılında başlattığı kıyam ile alındı.
İmam’ın daha sonraki yıllarda elde ettiği başarının özünde kuşkusuz burada aldığı eğitimin büyük payı vardı. Hairi’nin öğrencileri içinde akli zekâsı ve kavrayış gücüyle hemen ön sıralara çıkan Humeyni özellikle irfan konusunda yaptığı araştırma ve bu alanda ileri sürdüğü görüşleriyle tanındı. 27 yaşına geldiğinde ise ilk telif eserini kaleme aldı.
Ayetullah Humeyni bu döneminde daha sonra devrim yıllarında ve sonrasında yakınında olacak birçok insanı da çevresine toplamış, onlarla sık sık felsefi sohbetler etmeğe başlamıştı. Bu sohbetlere yüzlerce insan katılarak İmam’ın mütefekkirlerden ileri sürdüğü görüşlerden yararlanmıştı.
O hem iyi bir öğretmen hem iyi bir âlim olurken aynı zamanda siyasi aktivitesi ile bir lider olarak kendini yetiştirmeğe çalışıyordu. İmam’ın politik içerikli ilk kitabı 1941 yılında kaleme aldığı ‛‛Keşf’ul Esrar” adlı kitabı idi. Bu kitapta dine karşı olan akımların bir eleştirisini yapıyor ve aynı zamanda verdiği mesajlarda Pehlevi hanedanını eleştirip yerden yere vuruyordu.
1937 yılında Ayetullah Hairi vefat etti. Kum kentindeki dini eğitimi yürütmek üzere Ayetullah Sadr, Ayetullah Hüccet ve Ayetullah Hansari’den oluşan bir üçlü âlimler kurulu oluşturuldu. Daha sonra Ayetullah Hairi’nin görevini üstlenebilecek yetenekte bir âlim olan Ayetullah Burucerdi, dini eğitimin önderliğini üstlendi. Ayetullah Burucerdi döneminde İmam Humeyni kendi hareketine devem etmekle birlikte Ayetullah Burucerdi’yi de destekledi. 1962 yılında Ayetullah Burucerdi vefat edince onun tüm görevlerini üstlendi.
Bu tarihte Ayetullah Humeyni dışında en üst dini makama gelecek başka bir kimse yoktu ve dolayısıyla bu makama o seçildi. İlk adım, Şah’ın ülkeye getirmek istediği İslam dışı bazı düzenlemeler nedeniyle atıldı. İmam, her tarafa gönderdiği mesajlarıyla yeni hazırlanan ve İslam’ın özüne karşı olan hukuksal düzenlemenin toptan reddedilmesini istiyor ve bu konuda halkı direnmeğe çağırıyordu. Bir anda ülkenin her bir yanında öyle bir muhalefet rüzgârı esmeye başladı ki Şah bile halktan böyle bir tepki beklemediği için tasarıyı geri çekti. Ama ilerisi için karşısında duracak kişiyi de tanımıştı artık.
İkinci adım, çok geçmeden geldi. 1963 yılında Şah, adına ‛‛Beyaz Devrim” dediği bir dizi değişiklikleri gerçekleştirmek üzere ülkenin sosyal, ekonomik, siyasal ve dini kanunlarını değiştirmek istedi. 26 Ocak 1963 yılında bu değişikliğe ilişkin bir referandum yapılacağını açıkladı. Bu, aslında İran’ın ABD güdümünde bir devlet olması için uygulamaya konulmak istenen bir değişiklikti. Başbakan Musaddık bir CIA darbesi ile devrilince ülkede, halk, İmam’ın o dönemde Kum kentinde yaptığı bir konuşmayla ayağa kalkmıştı.
Şah rejimi 22 Mart 1963 yılında askeri güçlerine Feyziye medresesine saldırma emri verdi. Bu saldırı sırasında birçok talebe şehit edildi. 1963 sonbaharında İmam, Şah’a karşı yayınladığı bir bildiriyle, ABD ve İsrail ile Müslüman İran’ın hiçbir şart altında bir araya gelemeyeceğini belirtti. Aynı yılın 10 Muharrem günü Şah’a gönderdiği mektupta bunları anlattı. İki gün sonra da evinde tutuklanıp Tahran’a götürüldü.
Muhalefet rüzgârı bütün şehirlere yayıldı. Ordu birliklerinin Şah’ın emriyle halkın üzerine açtığı ateş sonucunda en az 15.000 kişi hayatını kaybetti.
İmam, 4 Kasım 1964 yılında Türkiye’ye sürgüne gönderildi. Ekim 1965 yılında İmam, Irak’ın Necef kentine gitmeğe karar verdi. 13 yıl Necef kentinde sürgün hayatı yaşadı. Buradan, halkı zalim Şah rejimine karşı kıyama davet etmeğe devam etti.
Irak’taki BAAS rejimi Şah’ın da baskısıyla İmam’ın Irak’tan ayrılmasını istedi. Bunun üzerine İmam Fransa’ya gitmek zorunda kaldı. İmam, Fransa’dan yolladığı mesajlarla İslam Devrimi’nin önderliğini yerine getiriyordu.
11 Şubat 1979 yılında İslam inkılâbı zafer ulaştı ve İmam İran’a geri döndü. İran İslam Cumhuriyeti’nin rehberliğini üstlenen İmam nihayet 4 Haziran 1989 yılında rabbinin çağrısına lebbeyk diyerek fena âleminden beka âlemine göçtü.
Cennet mekânı olsun nur içinde yatsın.
NURİ DÖNMEZ