Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 05:25

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۶:۵۵

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
 


 NÛH SURESİ

       

Mekkîdir, yirmi sekiz âyettir.

       

Rahman ve Rahîm Allah Adıyla

1- Şüphe yok ki biz, onlara elemli bir azap gelmeden korkut kavmini diye göndermiştik Nûh'u, kavmine.       

2- Demişti ki: Ey kavmin, ben, sizi apaçık bir korkutucuyum.       

3- Gayrı kulluk edin Allah'a ve çekinin ondan ve itâat edin bana da.       

4- Suçlarınızı yarlıgasın ve sizi, muayyen bir vaktedek geciktirsin. Şüphe yok ki Allah'ın takdîr ettiği vakit geldi mi gecikmesine imkân yoktur eğer biliyorsanız.       

5- Rabbim demişti, ben kavmimi gece ve gündüz çağırdım.       

6- Benim çağırmam, ancak onların kaçmasını arttırdı.       

7- Ve gerçekten de ben, onları, sen yarlıgayasın, suçlarını örtesin diye ne vakit çağırdıysam parmaklarıyla kulaklarını tıkadılar ve elbiselerine büründüler ve ısrâr ettiler ve ululandıkça ululanmaya kalkıştılar.       

8- Sonra onları, gerçekten de yüksek sesle çağırdım.

9- Sonra açığa vurup yaydım onlara ve gizlice konuştum, davet ettim onları da.       

10- Dedim ki: Rabbinizden yarlıgan-ma dileyin, şüphe yok ki o, bütün suçları, tamâmıyla örter.       

11- Size gökten faydalı ve bol yağmurlar yollar.       

12- Ve size, mallar, oğullar vererek yardım eder ve size bağlar, bahçeler halk eder ve ırmaklar yaratır.       

13- Ne oldu size ki Allah'ın, büyük, ulu ve şerefli bir mâbûd olduğunu ummuyorsunuz?       

14- Ve halbuki o, sizi halden-hâle koyarak halk etmiştir.       

15- Görmez misiniz Allah, nasıl da gökleri yedi kat yaratmıştır.       

16- Ve o göklerde, aya bir ışık vermiş ve güneşi de, her yanı aydınlatan bir çırağ olarak halk etmiştir.       

17- Ve Allah, yeryüzünden size nebatlar bitirmiştir.

18- Sonra da sizi gene oraya yollar ve oradan çıkarır.       

19- Ve Allah, yer yüzünü size bir döşeme, bir yaygı olarak yaratmıştır.       

20- Oradaki geniş-geniş yollara dalıp gidin diye.       

21- Nûh demişti ki: Rabbim, şüphe yok ki onlar, bana isyân ettiler ve malı ve evlâdı, ancak ziyanını arttırıp duran kişiye uydular.       

22- Ve pek büyük düzenler kurmaya giriştiler.       

23- Ve sakın dediler, mâbutlarınızı bırakmayın, hele ne Vedd'i bırakın, ne Suvâ'ı, ne de Yaguus'u ve Yaûk'u ve Nesr'i.        

24- Ve andolsun ki bunlar, birçok kişileri doğru yoldan çıkardılar ve zâlimlerin, ancak sapıklığını arttır.       

25- Suçları yüzünden de bunlar, sulara boğuldular da ateşe atıldılar, derken Allah'tan başka bir yardımcı da bulamadılar.       

26- Ve Nûh, demişti ki: Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden bir tek kişi bile bırakma.       

27- Şüphe yok ki onları bırakacak olursan kullarını yoldan çıkarırlar ve ancak gerçekten sapan ve iyiden iyiye kâfir olan evlâtlar yetiştirirler.       

28- Rabbim, benim suçlarımı ört ve anamın-babamın ve inanarak evime kimler girdiyse onların ve erkek, kadın bütün inananların suçlarını ve zâlimleri de ancak mahvet, helâk vesîlelerini arttır onların.

       
Total Visit: 405
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.