Nehc'ül Belağa'nın Telifi Seyyid Razi, asil ve nefis kitaplara ulaşma açısından çok şanslıydı. Çünkü onun asrında ve yaşadığı yer olan Bağdat'ta bulunan iki büyük ve zengin kütüphaneden istifade etme imkanına sahipti. Bu iki kütüphaneden ilki, Seyyid Razi'nin kendi kardeşinin kütüphanesiydi ve seksen binden fazla kitap bulunduruyordu. Bu veya başka sebeplerden dolayı Seyyid Murtaza'ya “Semanini” veya “Ebu's-Semanin” de diyorlardı. İkincisi ise Beyt'ul-Hikme adıyla bilinen kütüphaneydi. Bu kütüphaneyi de Bahauddevle İbn-i Babeveyh Deylemi'nin veziri olan Şapur b. Erdeşir, H. 381 yılında Memun'ur-Reşid'in Beyt'ul-Hikme'sine benzer bir şekilde kurmuştu. Şapur, bu kütüphaneyi Bağdat Kerh beldesinde, Beyn'us-Sureyn adlı mahallede tesis etmişti. Bu kütüphanede on binden fazla İran ve Irak'tan getirilmiş asıl kitaplar ve Hindistan, Çin ve Rum'dan aslı üzerinden yazılmış nüshalar mevcuttu. Burası da Şiilere mahsus bir kütüphaneydi. Yakut Hamevi şöyle diyor: “Bu kütüphaneden daha iyi bir kütüphane yeryüzünde yoktu.” Bu kütüphane yaklaşık yetmiş yıl baki kalmıştır. Daha sonra H. 447 veya 450 yılında Tuğrul Bey'in Bağdat'a saldırısının ardından kötü ve dinsiz insanların eliyle yakılarak yıkılmıştır.” Seyyid Razi, bu iki kütüphanede mevcut olan kitaplarda gördüğü Hz. Ali (a.s)'ın hutbeler, mektuplar ve kısa sözlerinden fesahat ve belagat açısından beğendiklerini seçmiş ve bunun bütününü bir kitap haline getirip Nehc'ul Belağa olarak adlandırmıştır. Kitabı seçilmiş sözlerden oluştuğu ve daha çok edebi boyuta sahip olduğu için de rivayetlerin senedini zikretmemiştir. Hatta bazen bir hutbenin bazı cümlelerini çeşitli yollardan bir araya getirmiş ve birbiri ardınca zikretmiştir. Öyle ki bazen aralarında manevi bir bağ bile gözükmemektedir. 37, 38, 85, 106 ve 120. Hutbeler ile 10. Mektup gibi. Ez-Zeria adlı kitabın sahibi şöyle diyor: “Seyyid Razi bir gün kütüphanesinin ateşe verileceğini ve binlerce yıl sonra insanların Ali (a.s)'ın sözlerini işitmeye muhtaç olacaklarını nereden bileceklerti. Bu sözler şüphesiz İslam ümmetinin islahı ve hidayeti için beyan edilmiş sözlerdir. Seyyid Razi'ye böylesine değerli bir eser olan Nehc'ul Belağa'yı bizlere hatıra bıraktığı için teşekkür borçluyuz.” Ez-Zeria kitabının yazarı bazı bilgisiz bağnazların bu konuda şüphelerinin Şii bilginlerinin Nehc'ul Belağa'nın hatta Şıkşıkiye hutbesinin kaynaklarını baki kalan kitaplardan da çıkarabileceğini bilemiyordu. Öyle ki Nehc'ul Belağa'nın dört katı içindeki sözlerinin kaynaklarını belirten kitaplar yazılmıştır. |