Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 05:19

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۶:۴۹

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
     


Nehc’ul Belağa’nın Müstedrekleri

     
nehc’ul belağa
     

          Müminlerin Emiri Ali (a.s)’ın ashabı onun sözlerinin aşığıydı. Ali  (a.s) da böyle­sine susuz insanlar görünce ilahi marifetleri,  gerçekleri ve dini ilkeleri onlara beyan etmeyi bir görev biliyordu.  Elbette itiraf etmek gerekir ki Hz. Ali’nin söylediği halde bize  ulaşmayan sözleri elimizdekilerden çok daha fazladır. Zira doğal olarak  Hz. Ali(a.s)’ın tüm sözleri yazılmamış, yazılanların bir miktarı da  tarihte yer alan bazı olaylar neticesinde ortadan kaybolmuştur. Ama ne  mutlu, demek gerekir ki bugün elimizde var olanlar sadece Nehc’ul  Belağa’ya özgü değildir. Bildiğimiz gibi Seyyid Razi, Hz. Ali (a.s)’ın  sadece edebiyat ve belagat özelliği taşıyan sözlerini ve mektuplarını  kaydetmiştir. Bu yüzden İbn-i Ebil Hadid, Seyyid Habibullah Hui ve  İbn-i Meysem gibi bazı Nehc’ul Belağa’yı şerh eden kimseler bazı  hutbelerin şerhinde Seyyid Razi’nin önce veya sonrasından çıkardığı  bölümleri de asıl kaynağından nakletmişlerdir.  Örneğin, Hui yazdığı  kitabında 29, 30, 37, 92 ve 180. Hutbeleri şerh ederken Seyyid Razi’nin  çıkarmış olduğu bölümlere de yer vermişlerdir.

      İbn-i Ebil Hadid de kendi nezrindeki mevcut kaynaklara işaret etmiş ve  Seyyid Razi’nin ilave ettiği ekleri zikretmiştir.

     Ali  b. Hüseyin Mes’udi de “Ali (a.s)’ın farklı yerlerde buyurduğu  hutbelerden 480 küsürünün ezberlendiğini sözlü ve uygulamalı olarak  insanlar arasında yaygın hale geldiğini söylemiştir.”

      Oysa Nehc’ul Belağa’daki mevcut hutbeler 239 tanedir ve Mes’udi’nin  dediğinin yarısından da azdır. Tuhaf’ul-Ukul adlı kitabının 163  sayfasını Hz. Ali (a.s)’ın hutbe, vasiyet ve öğütlerine ayıran Hasan b.  Şube şöyle söylemektedir: “Eğer Hz. Ali (a.s)’ın sadece tevhit  hakkındaki söz ve hutbelerini hiç bir ilave ve başka anlam vermeden bir  araya getirecek olursak, Tuhaf’ul–Ukul kadar kalın bir kitap olurdu.”

       H. 588 yılında vefat eden İbn-i Şehraşub, Menakib-i Al-i Ebi Talib adlı  kitabında, Nehc’ul Belağa’da mevcut olan Şıkşıkiye, Tevhit, Kasıa,  Eşbah, İstiska ve Garra aslı hutbelerinin yanı sıra bu kitapta olmayan  başka hutbelerin adını da zikretmektedir. Örneğin; Lu’lu’, iftihar,  Dürre-i Yetime, Ekalim, Vesile, Talutiyye, Kasbiyye, Süleymaniyye,  Natıka, Dameğa, Fazıha hutbeleri gibi... Daha sonra Zeyd b. Veheb ve  Süleyman b. Mehran’ın kitaplarından söz etmekte  ve bunların kendi  zamanında da varolduğuna işaret etmektedir.

Bazı alimlerde Nehc’ul Belağa’nın müstedreki olarak başlı başına bir takım eserler yazmışlardır. Örneğin:

1- Şeyh  Hadi, Kaşif’ul Gıta, 17 - 188. sayfalarda Nehc’ul Belağa’nın düzeninde  olduğu gibi Hz. Ali’nin söz ve mektuplarını nakletmiştir.

2-  Çağdaş bilgin Şeyh Muhammed Bakır Mahmudi, “Nehc’üs Saade fi Müstedreki  Nehc’ul Belağa” adlı bir kitap yazmıştır. Bu kitabın dört cildini  bizzat ben gördüm, üç cildini ise büyük hatip ve bilgin Seyyid  Abduzzehra Hüseyni’ye bizzat kendisi göstermiştir. Bazı büyük bilginler  de bu kitabın içeriğini Nehc’ül-Belağa’nın kaynakları olarak  tanıtmıştır. Öyle anlaşılıyor ki sanki “Mesadir-u Nehc’ul Belağa ve  Esanidihi” kitabıyla karıştırılmıştır.

3- Abdullah b. İsmail Halebi’nin yazmış olduğu, Kitab’ut Tezyil,

4- İbn-i Nake Ahmed b. Yahya’nın yazmış olduğu, Mulhek-u Nehc’ül Belağa,

5- Seyyid Ali Han Emir Ehvaz’ın babası olan Halef b. Seyyid Abdulmuttalip Meşaşi’nin yazmış olduğu en-Nehc’ut-Takvim kitabı,

6- Seyyid Hasan Mir Cihani Tabatabai’nin yazmış ol­duğu, Misbah’ul-Belağa kitabı,

7- Abdulvahid  Amedi’nin yazmış olduğu, Gurer’ul-Hikem ve Durer’ul kilem kitabı... Bu  kitapta, Nehc’ül-Belağa’da çok azı yer alan Hz. Ali (a.s)’ın kısa  sözleri yer almıştır. Aynı anlamı taşıyan ama farklı şekillerde  yazılmış olan sözleri de vardır. Örneğin, “Edep güzelliği en üstün  soyluluktur” sözünün Arapça metninde “hüsn” kelimesi kullanmışken  aynı anlamı ifade eden bir başka hadisde ise “ni’me” kelimesi  kullanılmıştır ve her ikisi de “güzel” anlamındadır. “Edepten daha  üstün soy yoktur.” Hadisinde de aynı durum göze çarpmaktadır. Zira  bir başka yerde “Edep gibi soy yoktur.” veya “soyların en üstünü  güzel edeptir.” buyurulmuştur ve her üç hadis de aslında bir tek  mana ifade etmektedir.

8- İbn-i Ebi’l-Hadid, kendi  Nehc’ül Belağa şerhinin sonuna Seyyid Razi’nin naklettiği kısa sözlere  998 tane daha ekleyerek bunu “el-Hikem’ul Menşure” diye  adlan­dırmıştır.

9- Kadı Kudai’nin telif ettiği, “Destur-u Mealim’il-Hikem” kitabı,

10- Ebil Abbas Simeri’nin telif ettiği, “Kelam-u Ali ve Hutebuhu”kitabı,

11- Şeyh Ali Vasiti’nin H. 457 yılında yazdığı, “Uyun’ul Hikem ve’l Mevaiz” kitabı,

12- Mahmud b. Ebi Bekr Hafız Medini’nin telif ettiği, Huteb-u Ali b. Ebi Talib,

13- Fazl b. Hasan Tebersi’nin telif ettiği, Nesr’ul-Leali,

14- Fazl b. Ravendi’nin telif ettiği, Nesr’ul-Leali,

15- H. 553 yılunda vefat eden Reşid Vetvat’ın telif et­tiği, “Metlub-u kolli Talib”kitabı,

16- H. 841 yılında vefat eden İbn-i Faht Hilli’nin telif ettiği, “İstihrac’ul-Vekayi’il Mustekbele” kitabı,

17- Mir Kasım Karabaği’nin hattıyla yazılmış olan “Monteheb-u Vesaya-i Emir’ul Muminin” kitabı,

18- Hacı Sultan İsfahani’nin hattıyla yazılmış olan, “Vasaya-i Emir’ul Mu’minin kitabı,

19- Kutb’ul-Ektab, Hüseyni Zehebi Şirazi’nin telif et­tiği, “el-Lealil Menşure” kitabı,

20- Şeyh Abdullah Behrani Semahici’nin telif ettiği, es-Sahifet’ul-Aleviye kitabı,

21- H. 1320 yılında vefat eden Hacı Mirza Hüseyin Nuri’nin es-Sahifet’ul-Aleviyyet’ul-Saniye kitabı,

22- Hıristiyan bilginlerinden birinin yazmış olduğu, Hikem-i Ali b. Ebi Talib, kitabı,

23-  Şeyh Muhammed Harz’ın, Şeyh Tayyib Ali hindi için dikte ettirdiği,  “Huteb-i Emir’ul-Muminin, fil Melahim mea şerhiha” kitabı,

24- Şeyh Servet Şerkavi Mısri’nin yazmış olduğu, “Huden ve Nur” kitabı,

Şüphesiz  bu yazarlar birbirinden haberdar olmadıkları için kitaplarında bir çok  ortak yönler göze çarpmaktadır ve dolayısıyla hepsini  Nehc’ül-Belağa’nın müstedreki hakkında kaleme alınmış bağımsız birer  eser olarak kabul etmek mümkün değildir.



Total Visit: 1310
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.