Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 05:11

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۶:۴۱

Sayfalar  Sanat  Din  İslam  Dua

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    
       


Namazdan Sonra Okunan Dua ve Zikirler 

     
       
Namazdan Sonra Okunan Dua ve Zikirler 
     
     

     İnsanın namazdan sonra bir süre Allah'ı zikretmesi, dua ve Kur'ân  okuması müstehaptır. Duayı Arapça okumak şart değildir. Bütün  namazlardan sonra okunacak zikirlerin en iyisi Peygamber efendimizin  (s.a.a), kızı Hz. Fatıma'ya (s.a) öğrettiği ve "Hz. Fatıma'nın  tesbihatı" diye bilinen şu zikirlerdir:

     

Ellah-u Ekber (34 defa).

     

Elhamdulillah (33 defa).

     

Subhanellah (33 defa).

     

    Ve yine namazdan sonra şükür secdesi yapmak, yani Allah'ın nimetlerine  şükretmek niyetiyle secdeye giderek yüz defa veya üç defa ya da bir  defa "şükren lillah" (Allah'a şükürler olsun) demek de müstehaptır.

     

Namazlardan Sonra Okunan Bazı Dualar

     

    Birinci Dua:

     

     "Reżîtu billahi rabben ve bi'l-İslâmi dînen ve bi-Muhemmedin ŝallallahu  ‘eleyhi ve Âlihi nebiyyen ve bi-‘Eliyyin imamen ve bi'l-Haseni  ve'l-Huseyni ve ‘Eliyyin ve Muhammedin ve Ca‘'ferin ve Musa ve ‘Eliyyin  ve Muhammedin ve ‘Eliyyin ve'l-Haseni ve'l-Helef'iŝ-ŝâlihi  ‘eleyhim'us-selâm eimmeten ve sâdeten ve ķadeten. Bihim etevellâ ve min  e‘'dâihim eteberreu.

     

    Ellahumme innî es'eluk'el-‘efve ve'l-‘âfiyete ve'l-mu‘âfâte fi'd-dunya ve'l-ahire."

     

     Anlamı: Razı oldum Rab olarak Allah'a, din olarak İslam'a, peygamber  olarak Muhammed'e -Allah'ın selamı onun ve Ehlibeyti'nin üzerine olsun-  imam olarak Ali'ye, -diğer- imamlar, efendiler ve önderler olarak  Hasan'a, Hüseyin'e, Ali'ye Muhammed'e, Cafer'e, Musa'ya, Ali'ye,  Muhammed'e, Ali'ye, Hasan'a ve salih halefe -Allah'ın selamı onların  üzerine olsun-. Onları seviyorum, onların düşmanlarından uzaklığımı  ilan ediyorum.

     

Allah'ım! Ben senden af, bağışlanma, dünya ve ahirette afiyet ve sürçmelerden güvencede olmayı diliyorum.

     

   İkinci Dua:

     

   "Ellahumme inne meğfireteke ercâ min ‘emelî ve inne rehmeteke evse‘u min zenbî.

     

   Ellahumme in kâne zenbî ‘indeke ‘ezîmen fe-‘efvuke e‘'zemu min zenbî.

     

    Ellahumme in lem ekun ehlen en ebluğe rehmeteke fe-rehmetuke ehlun en  tebluğenî ve tese‘enî. Liennehâ vesi‘et kulle şey'in, bi-rehmetike ya  erhem'er-râhimîn."

     

   Allah'ım! Senin bağışına kendi amelimden  daha fazla ümidim var. Senin rahmetin benim günahımdan daha geniştir.  Allah'ım! Eğer senin katında günahım büyükse, senin affın benim  günahımdan daha büyüktür. Allah'ım!  Eğer ben senin rahmetinin  ulaşmasına layık değilsem, senin rahmetin bana ulaşmaya ve beni  kapsamaya layıktır; çünkü rahmetin her şeyi kuşatmıştır. [Duamı kabul  et] rahmetinin hakkı için ey merhametlilerin en merhametlisi.

     

    Üçüncü Dua:

     

     "İlahî hâzihi ŝelâtî ŝelleytuha. Lâ lî-hâcetin minke ileyhâ. Velâ  reğbetin minke fihâ. İllâ te‘'zîmen ve ţâ‘eten ve icâbeten leke ilâ mâ  emerteni bih.

     

    İlahî in kâne fihâ helelun ev nekŝun min  rukû‘ihâ ev sucudihâ felâ tuahiznî ve tefeżżel ‘eleyye bil-ķebuli  vel-ğufran, bi-rehmetike ya erhemerrâhimîn."

     

    Anlamı:  Allah'ım! İşte bu benim namazımdır; bunu senin buna ihtiyacın ve  rağbetin var diye kılmadım. Sadece sana tazim, itaat ve bana emrettiğin  şeyde sana icabet etmiş olmak için kıldım. Allah'ım! Eğer kıldığım bu  namazın rüku ve secdelerinde noksanlık veya halel varsa, ondan dolayı  beni hesaba çekme, kabul ve mağfiretinle bana lütuf ve ihsanda bulun.  Rahmetinin hakkı için, ey merhametlilerin en merhametlisi!

       
Namazdan Sonra Okunan Dua ve Zikirler 
        Namazlardan Sonra Okunan Müşterek Dua

     

     "Lâ ilâhe illellâhu ilâhen vâhiden ve nehnu lehû muslimûn, lâ ilâhe  illellâhu velâ ne'budu illâ iyyâh, muhlisîne lehu'd-dîne velev  kerihe'l-muşrikûn. Lâ ilâhe illellâhu rabbunâ ve rabbu  âbâina'l-evvelîn. Lâ ilâhe illellâhu vehdehû vehdehû vehdeh, enceze  ve'dehu ve nesara abdehu ve eezze cundehu ve hezeme'l-ehzâbe vehdeh,  felehu'l-mulku ve lehu'l-hamd, yuhyî ve yumîtu ve yumîtu ve yuhyî ve  huve hayyun lâ yemût, bi-yedih'il-hayr, ve huve alâ kulli şey'in gadîr.  "

     

     Yoktur Allah'tan başka bir tanrı. Tek bir ilâh O'dur. 'Ve  bizler O'na teslimiz. Yoktur Allah'tan başka bir tanrı. İtaatimiz  ihlaslı bir şekilde yalnızca O'nadır; ortak koşanlar istemese de.  Yoktur Allah'tan başka bir tanrı. O bizim ve bizden önceki  bâbalarımızın Rabbi'dir. Yoktur Allah'tan başka bir tanrı. O tek, tek  ve tektir. Vadine vefa edendir. Kuluna yardım edendir. Ordusunu  muzaffer kılandır. Düşman ordularım tek başına yenilgiye uğratandır.  Varlık mülkü onun ve bütün hamdlar O'na mahsustur. Diriltip öldüren ve  öldürüp dirilten O'dur. O ölümsüz diridir. Bütün hayırlar onun  eliyledir. O her şeye güç yetirendir.

     

 

     

    Misbah-ul  Müteheccid ve diğer duâ kitaplarında şöyle naklolunmuştur: Namazın  selamından sonra üç defa elleri kulakların hızasına kadar kaldırıp  "Allah-u Ekber" dedikten sonra şöyle de:

     

    Allah'dan başka ilâh  yoktur, yegane ma'bud O'dur ve biz O'nun hükümlerine teslimiz.  Allah'dan başka tapılacak ilâh yoktur, sadece O'na ibadet ederiz,  itaatımız îhlasla O'nadır, müşrikler istemeseler bile. Allah'dan başka  tapılacak îlah yoktur, O bizim rabbimiz ve atalarımızın rabbidir.  Allah'dan başka ilâh yoktur. O birdir, O birdir, O birdir; ahdine vefâ  etti, kuluna yardım etti, ordusuna izzet ve zafer verdi, tekbaşına  muhalif güçleri bozguna uğrattı.

     

    Bütün mülk, saltanat ve tüm  övgüler O'na mahsustur. Diriltir ve öldürür, öldürür de diriltir; O,  diridir, hiç bir zaman ölmez. Her hayır O'nun elindedir ve O her şeye  kadirdir.

     

    Sonra şöyle de: Allah'tan mağfiret talep ediyorum;  O Allah'tan ki O'ndan başka ilâh yoktur; diridir ve her şey O'nunla  varlığını sürdürebilmektedir ve ben tövbe ederek O'na yöneliyorum.

     

      Sonra şöyle duâ et: Allah'ım! Bana kendi katından bir hidayet ver.  Kendi lütuf ve ihsanını bana ulaştır. Rahmet kapını üzerime aç.  Bereketini bana indir; Sen her şeyden münezzehsin. Senden başka  tapılacak bir ilâh yoktur. Allah'ım; tüm günahlarımı bağışla, çünkü  Senden başka tüm günahlarımı bağışlayacak kimse yoktur.

     

    Allah'ım; Senin ilminin kuşattığı her hayırdan talep ediyorum, Senin ilminin ihata ettiği her şerden sana sığınıyorum.

     

     Allah'ım; tüm işlerimde Senden afiyet diliyorum. Dünyada zilletten ve  ahiret azabından sana sığınıyorum. Dünya ve ahiret şerrinden ve tüm  ağrılarrın şerrinden ve senin gücüne boyun eğen her canlının şerrinden  senin keremli yüzünün nuruna, her şeye galebe eden izzetine ve hiç bir  şeyin boyun kaçıramayacağı kudretine sığınıyorum. Gerçekten benim  Rabbim doğru yol üzeredir (kullarına adaletle muamele edendir.) Yüce ve  azamet sahibi olan Allah'tan başka güç ve kudret sahibi yoktur. Ölmeyen  diriye tevekkül ettim. Hamt, kendine evlad edinmeyen, mülk ve  saltanatında ortağı olmayan, zillet ve zââftan dolayı kimseyi dost  edinmeyen (yardımcıya ihtiyacı olmayan) Allah'a mahsustur. O'nu  büyüklükle an ve yücelt.

     

    Sonra Hz. Zehra'nın (s.a) tesbihini yerine getir ve peşinden olduğun yerden kalkmadan on defa şöyle de:

     

 Şehadet  ederim ki, bir ve tek olan Allah'dan başka tapılacak bir mabud yoktur.  Ortağı yoktur, yegane mabud O'dur; birdir; ihtiyaçsızdır; kendisine ne  eş edinmiştir ve ne de evlad.

     

    On defa okunması vurgulanan  bu zikrin çok faziletli olduğu rivayet olunmuştur; özellikle, sabah ve  akşam namazından sonra ve güneş doğarken ve batarken okunması tavsiye  edilmiştir.

     

Sonra şöyle devam et:

     

    Allah'ı tesbih ederim  o zamana kadar ki alemde bir şey O'nu tesbih eder, Allah'ın kendi  istediği ve layık olduğu şekilde ve O'nun keremli yüzüne ve zatının  azamet, ve celalına uygun olan biçimde.

     

    Allah'a Hamt ederim o  zamana kadar ki alemde bir şey O'nu hamt eder, Allah'ın kendi istediği  ve layık olduğu şekilde ve O'nun keremli yüzüne ve zatının azamet, ve  celalına uygun olan biçimde.

     

   Allah'dan başka tapılacak bir  mabud yoktur. o zamana kadar ki alemde bir şey O'nu böylece anar,  Allah'ın kendi istediği ve layık olduğu şekilde ve O'nun keremli yüzüne  ve zatının azamet, ve celalına uygun olan biçimde.

     

   Allah  büyüktür; o zamana kadar ki alemde bir şey O'nu böylece anar. O'nun  kendi istediği ve layık olduğu şekilde ve keremli yüzüne ve zatının  azamet, ve celalına uygun olan biçimde.

     

   Allah her eksiklikten  münezzehtir. Hamt Allah'a mahsustur. Ondan başka bir ilâh yoktur. Allah  büyüktür. Bana ve mahlukatından bu anda mevcud olana ve kıyamete kadar  varolacaklara verdiği her bir nimet karşısında O'nu böylece anarım.

     

    Allah'ım Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine salat eyle. Senden ümid ettiğim ve  ümid etmediğim her hayrı senden talep ediyorum. Korktuğum ve  korkmadığım her şeyin şerrinden sana sığınıyorum.

       
Namazdan Sonra Okunan Dua ve Zikirler 
     

Sonra,  Fatiha suresini, Ayet-el Kürsü'yü ve Âl-i İmran suresinin 18 ve 19'uncu  ayetlerini oku. Âl-i İmran suresinin 18 ve 19'uncu ayetlerinin meali  şöyledir:

     

    "Allah, adalet ve hak üzere, kendinden başka  ibadete müstahak bir varlık olmadığını delillerle açıkladı. Meleklerle  ilim sahipleri de adalete ve hak üzere buna şehadet verdiler. Ondan  başka bir ilâh yoktur. O galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir."

     

     "Doğrusu Allah katında makbul olan din, İslam'dır. Kendilerine kitab  verilen Hıristiyan ve Yahudiler hakikatı bildikten sonra, aralarındaki  hased ve ihtirasdan dolayı İslam dini hakkında ihtilafa düştüler. Kim  Allah'ın ayetlerini inkâr ederse şüphe yok ki Allah onun cezasını  vermekte çok çabuk hesap görücüdür."

     

    Sonra Âl-i İmran suresinin 26 ve 27'inci ayeti okunur. Bu ayetlerin tercümesi şöyledir:

     

     "Ey mülkün sahibi Allah! Sen dilediğine mülk verirsin, dilediğinden de  mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini de zelil  edersin, hayır yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen her şeye  kadirsin. Geceyi gündüze sokarsın ve gündüzü geceye sokarsın. Ölüden  diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarısın, dilediğine de sayısız rızık  verirsin."

     

    Sonra A'raf suresinin 54-55 ve 56'ıncı ayetleri okunur. Bu ayetlerin tercemesi şöyledir:

     

      "Muhakkak Rabbiniz O Allah'dır ki, gökleri ve yeri altı günde (altı  zaman ve dönemde) yarattı. Sonra arşı (varlık alemini) istila etti  (hükmü altına aldı). Allah gündüzü gece ile örter ve süratle gece  gündüzü kovalar. Güneşi, ayı ve yıldızları kendi emrine bağlı kıldı.  Biliniz ki hem yaratmak, hem de emretmek O'na mahsustur. Âlemlerin  Rabbi olan Allah ne kadar yüce ve bol bereket sahibidir."

     

     "Rabbinize yalvararak ve gizlice duâ edin. Muhakkak ki Allah haddi  aşanları sevmez." "Yeryüzü (iman ve adaletle) düzelttildikten sonra  orada fesat çıkarmayın ve Allah'ı, hem korku hem de ümitle çağırın.  Muhakkak ki iyilik yapanlara Allah'ın rahmeti pek yakındır."

     

    Sonra üç defa şöyle de:

     

"İzzet  sahibi olan Rabbin onların (müşriklerin) vasıflamalarından münezzehdir.  Bütün peygamberlere Selâm olsun. Alemlerin Rabbı olan Allah'a da Hamt  olsun."

     

    Sonra üç defa şu duâyı oku:

     

"Allah'ım;  Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine selavat eyle. İşimde bir kolaylık ve  kurtuluş yolu nasib eyle. Umduğum ve ummadığım yerden bana rızık ver."

     

    Bu duâyı Cebrail (a.s), Hz. Yusuf'a (a.s) hapisdeyken öğretmiştir

     

    Ve yine her namazdan sonra şu duayı oku:

     

     Allah'ım; bu benim namazımdır, Senin buna ihtiyacın ve rağbetin var  diye kılmadım. Sadece sana ta'zim, itaat, ve emrine icabet etmiş olmak  için kıldım. Allah'ım; eğer kıldığım bu namazın rüku ve secdelerinde  noksanlık veya halel varsa, ondan dolayı beni hesaba çekme, kabul eyle  ve mağfiretinle bana lütuf ve ihsanda bulun.

     

   Sabah ve akşam namazından sonra okunan duâ:

     

    Allah'ım, Muhammed ve Ehl-i Beyt'inin hürmetine senden istiyorum ki  Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine salat eyle, gözümde ışık, dinimde basiret,  kalbimde yakin, amelimde ihlas, bedenimde sihhat nasip eyle ve beni  yaşattığın müddetçe sana şükür etmeğe muvaffak kıl.

     

   Allah'ın adıyla, Allah'ın salat ve rahmeti Muhammed ve Ehl-i Beyt'inin üzerine olsun.

     

"Ben  işimi Allah'a bırakıyorum, muhakkak ki, Allah kulların bütün  yaptıklarını görendir. Nihayet Allah onu, onların (Firavun'un  taraftarlarının hilesinden) korudu.

     

   Senden başka hiç bir  ilâh yoktur, Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Gerçekten ben  nefsime zülmedenlerden oldum. Biz de duâsını kabul ettik, kendisini  kederden kurtardık. İşte biz müminleri böyle kurtarırız.

     

Bize  Allah yeter, ve ne güzel vekildir O. (Buna inananlar) kendilerine hiç  bir keder dokunmaksızın Allah'dan bir nimet ve kazançla döndüler.  Allah'ın dediği olur. Bütün güç ve kuvvet yalnız Allah'tandır."

     

    Allah'ın dediği olur, halkın dediği değil. Allah'ın dediği olur, halk hoşlanmasa bile.

     

    Kullar yerine Rabbim bana yeter;Yaratıklar yerine Yaratıcı bana yeter;  Rızka mühtac olanlar yerine rızık veren bana yeter; Alemlerin Rabbi  olan Allah bana yeter; Bana yeten Allah, ezelden beri bana yeten var  oluşumdan beri bana yeten kimse yine de bana yeter. Kendisinden başka  bir ilâh olmayan Allah bana yeter. Onu kendime sahip biliyorum ; O    büyük arşın sahibidir.

     
       
Namazdan Sonra Okunan Dua ve Zikirler 
     
     

    Öğle Namazından sonra okunan dua

     

     Azim ve Halim olan Allah'dan başka ilâh yoktur. Arşın Rabbi olan Kerim  Allah'dan başka ilâh yoktur. Tüm övgüler âlemlerin Rabbi Allah'a  mahsustur.

     

   Allah'ım; senden rahmet ve mağfiretine sebeb olan şeyleri, her hayırdan faydalanmayı ve her günahtan korunmayı istiyorum.

     

     Allah'ım; benim için, affetmediğin günah, sevince çevirmediğin keder,  iyileştirmediğin hastalık, örtmediğin kusur, yüzüme açmadığın rızık  kapısı, amana çevirmediğin korku, ve uzaklaştırmadığın fenalık bırakma.  Allah'ım! Yararıma olan ve senin de rızana uygun olan her hacetimi  yerine getir, ey merhametlilerin en merhametlisi. Duâmı kabul buyur, ey  âlemlerin Rabbi!

     

    Peşinden on defa şöyle de:

     

    Benim koruyucum Allah'tır. Allah'a güveniyorum ve Allah'a tevekkül ediyorum.

     

    Sonra şöyle de:

     

     Allah'ım; eğer günahlarım büyükse, Sen her şeyden daha büyüksün (Senin  affvın günahlarımdan büyüktür). Eğer gevşekliğim çoksa Sen rahmetin  daha çoktur; ve eğer cimrilikte ısrar ediyorsam Senin bahşişin  sonsuzdur.

     

    Allah'ım! Büyük günahlarımı, kendi affının  büyüklüğüne ve gevşekliğimin çokluğunu aşikâr olan keremine bağışla.  Allah'ım! Cimrliğimi bahşişinin üstünlüğü ile benden gider. Allah'ım!  Bütün nimetlerimiz Sendendir. Senden başka tapılacak bir mabud yoktur.  Senden mağfiret taleb ediyorum ve tevbe ederek sana yöneliyorum.

     

    İkindi Namazından sonra okunan dua:

     

     Allah'tan bağışlanma diliyorum; O'ndan başka ilâh yoktur, diridir, her  şey onunla kâimdir, Rahman ve Rahimdir, celal ve ikram sahibidir.  Allah'ım! Acizane Senden istiyorum ki, bu aciz, zelil, fakir, perişan,  miskin, düşkün, sana sığınan, kendisi için hiç bir fayda elde etmek ve  hiç bir zararı önlemek gücüne sahip olmayan, ölüm, hayat ve tekrar  dirilmek ihtiyar ve iradesinin dışında olan şu kulunun tövbesini kabul  buyur.

     

    Sonra şu duâyı oku:

     

    Allah'ım! Doymayan  nefisden, huşu etmeyen kalpden, faydası olmayan ilimden, yükselmeyen  (kabul olunmayan) namazdan, ve icabete ulaşmayan duâdan sana  sığınıyorum. Allah'ım; senden, zorluktan sonra kolaylık, kederden sonra  ferahlık ve sıkıntıdan sonra bolluk taleb ediyorum. Allah'ım; elimizde  bulunan her nimet sendendir. Senden başka tapılacak bir mabud yoktur.  istiğfar ve tövbe ederek sana yöneliyorum.

     

    Akşam Namazından sonra okunan dua:

     

    Allah'ım; senden rahmet ve mağfiretine sebeb olan şeyleri, her türlü  bela ve ateşten kurtuluşu, cennetine ulaşmayı, Selâm yurdunda  (katındaki cennette) hoşnutluğunu ve peygamberin Hz. Muhammed'e (ona ve  Ehl-i Beyt'ine Selâm olsun) komşu olmayı diliyorum. Allah'ım; Bizdeki  her nimet sendendir. Senden başka bir ilâh yoktur. İstiğfar ve tövbe  ederek sana yöneliyorum.

     

   Yatsı Namazından sonra okunan dua

     

    Allah'ım! Ben rızkımın nerde olduğunu bilmiyorum. Ben ancak, kalbimden  geçenlere göre rızıkımın peşindeyim. Rızık elde etmek için şehirleri  dolaşıyorum. Peşinde dolaştığım şey hususunda şaşkın bir şahıs gibiyim.  Bilmiyorum rızkım, çölde midir, dağda mıdır, yerde midir, gökde midir,  karada mıdır, denizde midir, kimin elindedir ve kimin yanındadır?

     

    Ama şunu biliyorum ki, rızkımla ilgili bilgi senin yanındadır, ve  rızkımı temin etmek sebepleri senin elindedir. Sensin lütfunla  rızıkları taksim eden ve Sensin kendi rahmetinle sebepleri var eden.

     

    Allah'ım; Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine salavat eyle. Ey Rabbim; bana  vereceğin rızkını bol , onu, elde etmeği kolay kıl, ve onu yakın yerden  bana ulaştır. Rızık olarak mukadder etmediğin şeyin peşine gitmek  zahmetine beni düşürme. Çünkü sen, beni azab etmekten ve zahmete  düşürmekten müstağnisin, ben ise senin rahmetine muhtacım. Öyleyse  Allah'ım; Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine selavat gönder ve kendi lütuf ve  rahmetinle kuluna bahşişde bulun. Muhakkak ki sen sonsuz fazl ve kerem  sahibisin.

   

   Kaynak: ruhullah.com


Total Visit: 500
Total Rank: 0
Total Rankers: 0
Total Comments: 0

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.