| NECMUDDİN-İ RAZZİ 9- Necmuddîn-i Râzî: “Dâye” diye tanınan “Necm” mahlaslı Necmuddîn Ebû Bekir Abdullah b. Muhammed b. Şahaver el-Esedî er-Râzî, VII/XIII. yüzyılın ilk yarısının meşhur tasavvufçularından, bu dö¬nemin tanınmış ya¬zarlarındandır. Gençliğinde Rey’den Horasan’a, daha sonra da Harezm’e gitti ve meşhur arif ve Necmuddîn-i Kubrâ (ö.618/1221)’nın öğrencisi Mecduddîn Bağdâdî (607/1210 veya 616/1219’da öldürüldü) yanında riyazet ve mücahedeyle uğraştı. Kendi piri ve mürşidinin öldürülmesinden sonra Harezm’den Horasan’a, daha sonra da Irak’a gitti. Moğol saldırıları sırasında Rey’den Hemedân’a, ora¬dan da Anadolu’ya gitmek amacıyla Erdebil tarafına gitti. Moğolların Hemedân’ı işgal ettikleri, fethedip orada katliam yaptıkları ve daha çok Rey şehrinde oturan yakınlarının ve akrabalarının şehit edildiği haberini alınca Anadolu taraflarına doğru gidişini hızlandırdı ve Diyarbekir (Di¬yarbakır) yoluyla Kayseriyye (Kayseri) şeh¬rine gitti. Malatya’da Şeyh Şihâbuddîn Ömer b. Muham¬med Suhreverdî ile görüştü ve Suhreverdî’nin tavsiyesi üzerine Selçuklu Alâuddîn Keykubâd (616/1219-634/1237)’ın huzuruna vardı. Anadolu ve Şam memleketi¬nin değişik şehirlerinde do¬laştı. Sadruddîn-i Konevî, Celâluddîn Rûmî gibi büyüklerle çağdaş olup kendileriyle görüş alışverişinde bulundu. Sonunda Bağdat’a gitti ve 654/1256 yılında hayata gözlerini yumdu. Sırrı-yi Sıktî ve Cuneyd-i Bağ¬dâdî’nin mezarlarının yakınında top¬rağa verildi. Necmuddîn şairlikte orta derecedeydi. Şiirlerinden bir kısmını risale¬lerinde aktarmış olup bunların tümü arifane ve vaaz içeriklidir. Ancak onun şiirdeki derecesi nesirdeki derece¬sinden daha düşüktür. Yazı tarzı son derece düzgün, akıcı, anlaşılır, seçici kelimelerle iç içe, zaman zaman da inşa özelliklerine uygun süslemeler, güzellikler ve çekiciliklerle örülü¬dür. En önemli eseri, Mirsâdu’l-‘İbâd mine’l-Mebdei ile’l-Me‘âd, “dinde süluk, yakin alemine ulaşma ve insan nefsinin terbiyesinin açıklaması ko¬nusunda” olup kırk fasla ayrılan beş bölümden oluşur. Bu kitabı Necm-i Dâye, 618/1221 yılı ile 620/1223 yılı arasında yazdı ve Selçuklu Alâuddîn Keykubâd’a sundu. Bir diğer önemli eseri Risâle-i ‘Işk u ‘Akl adıyla tanı¬nan “Mi’yâri’s-Sıdk fi Misdâki’l-‘Işk” risalesidir. Bu eserini dostlarından birinin sorduğu sorulara cevap olarak sade ve çok açık bir nesir, akıcı ve tekdüze ifadelerle yazdı, bazı şi¬irlerini de burada dile getirdi. Diğer eserleri şunlardan iba¬rettir: Risâletu’t-Tayr, Risâletu’l-‘Âşık ile’l-Ma’şûk, Mezmurât-i Dâvûdî (621/1224’de yazılmış) konusundaki Mermuzât-i Esedî adlı kitap, Minâretu’s-Sâirîn adlı Arapça bir risale. Necmuddîn, Farsça konuşanlar için Farsça eserler yazmaya özel bir ilgi göstermiş ve Mirsâdu’l-‘İbâd’da buna açıkça değinmiştir. Sahip olduğu üstün irfanî makamın yanında güçlü bir yazar, kimi zaman da tam yeterli bir inşacıdır. |