| NASIR-İ MUNŞİ 21- Nâsır-i Munşî: “Nâsıruddîn Munşî-yi Kirmânî” olarak bilinen Nâsıruddîn b. Hâce Muntecibuddîn Umdetu’l-mülk Yezdî-yi Kirmânî, VII/XIII. ve VIII/XIV. yüzyılın büyük tarihçi ve yazarlarındandır. Divan ashabından olan amcası Nâsıru’l-Mülk Zahiruddîn Mahmûd’un yardımıyla Karahıtaylar sarayının divan hizmetlerine girdi, hızla yükselme basamaklarını çıktı ve Padişah Hâtûn’un divan ve yazı işleri sorumlusu oldu. Padişah Hâtûn’un öldürülmesinden (695/1296) sonra azledilmesine rağmen 703/1304 yılında yeniden divan işlerine döndü. O, gerçek anlamıyla zamanının üstün yetenekli inşacılarındandı. Nesri ustaca, seçici ve fasih kelimelerle iç içedir. Arapça terkip ve ifadeler çok fazla ise de bunların tümü yerine oturmuş ve yazarın bunları kullanmadaki hamlığı görülmemektedir. Bununla birlikte sanat kullanan inşacıların üslubunu takip etmiştir. Kendisinden geriye üç eser kalmıştır: 1- Simetu’l-Ulâ li’l-Hazrati’l-Ulyâ: 715/1315 yılında yazılmış olup konusu Kirmân Karahıtayları padişahlarının tarihini içerir. Burak Hâcib’in saltanatından Kutbuddîn Şah Cihân (702/1303-703/1304) dönemine kadarki zamanı konu alır. 2- Nesâimu’l-Eshâr min Letâimu’l-Ahbâr: Raşid halifeler döneminden Tâcuddîn Ali Şah’ın vezirliğine (724/1324) kadarki vezirlerin tarihini konu alan bir kitaptır. Bu kitabın nesri akıcı, olgun, tekellüf ve sanattan uzaktır. Ancak mukaddimesi süslü inşa ile yazılmıştır. 3- Durretu’l-Ahbâr ve Lum‘atu’l-Envâr: Ebû’l-Hasan Ali b. Zeyd-i Beyhakî’nin Tetemme-i Sivânu’l-Hikme adlı kitabın tercümesidir. Nâsıruddîn bu kitabı 730/1330 yılı dolaylarında Arapçadan Farsçaya çevirdi ve dört kişinin daha hayatını ona ekleyip vezir Hâce Giyâsuddîn’in adına yazdı. Bu kitabın inşa tarzı Simetu’l-Ulâ’nın üslubuna benzer. |