قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «بَيْنَ الرُّكْنِ وَ الْمَقَامِ مُلْتَزَمٌ، ما يَدْعُوْ بِهِ صَاحِبُ عَاهَةٍ إِلاَّ بَرِئَ». Hz. Peygamber (s.a.a): “Rükn ile Makam arasında Mültezem bulunur. Burada Allah’a yalvaran her dertli şifa bulur.” قَالَ الصَّادِقُ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ): «بَنَى إبْرَاهِيْمُ الْبَيْتَ ... وَ جَعَلَ لَهُ بَابَيْنِ بَابٌ إِلَى الْمَشْرِقِ وَ بَابٌ إِلَى الْمَغْرِبِ، وَالْبَابُ الَّذِيْ إِلَى الْمَغْرِبِ يُسَمَّى الْمُسْتَجَارَ». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “İbrahim (a.s) Beyt’i yaptı... Ona iki kapı koydu; birini doğuya taraf ve diğerini batıya taraf. Batıya taraf olan kapıya Mustecar denilir.” رَأَيْناكَ تُكْثِرُ اسْتِلاَمَ الرُّكْنِ الْيَمَانِيِّ فَقالَ: «مَا أَتَيْتُ عَلَيْهِ قَطُّ إِلاَّ و جَبْرَئيْلُ قَائِمٌ عِنْدَهُ يَسْتَغْفِرُ لِمَنْ اسْتَلَمَهُ». Ata diyor ki: “Resulullah’a (s.a.a): Rükn-i Yemani’yi sık sık istilam ettiğine şahit olduk, denildi. Resulullah şöyle buyurdu: “Oraya her geldiğimde, Cebrail’in orada durup istilam edenlere mağfiret dilediğine şahit oldum.” عَنْ أَبِيْ بَصِيْرٍ قَالَ: سَمِعْتُ أَبَا عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) يَقُولُ: «مَا مِنْ بُقْعَةٍ أَحَبَّ إِلَى اللهِ مِنَ الْمَسْعَى لِأَنَّهُ يُذِلُّ فِيْهَا كُلَّ جَبَّارٍ». Ebu Besir şöyle diyor İmam Cafer Sadık’ın (a.s) şöyle dediğini duydum: “Allah katında Mes’a’dan daha sevimli bir yer yoktur. Çünkü burada her güçlü ve zorba zilleti tadar.” قَالَ عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ): «اَلسَّاعِيْ بَيْنَ الصَّفَا وَ الْمَرْوَةِ تَشْفَعُ لَهُ الْمَلاَئِكَةُ فَتُشَفَّعُ فِيْهِ بِالْإِيْجَابِ». Hz. İmam Zeynelabidin (a.s): “Safa ile Merve arasında sa’y eden kişiye melekler şefaat eder ve şefaatleri onun hakkında kabul olur.” عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «صَارَ السَّعْىُ بَيْنَ الصَّفَا وَ الْمَرْوَةِ لِأَنَّ إِبْرَاهِيْمَ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) عَرَضَ لَهُ إِبْلِيْسُ فَأَمَرَهُ جَبْرَئِيْلُ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ)، فَشَدَّ عَلَيْهِ فَهَرَبَ مِنْهُ، فَجَرَتْ بِهِ السُّنَّةُ ـ يَعِْنيْ بالْهَرْوَلَة. Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Safa ile Merve arasında sa’y (hervle)’nin farz oluşu, İblis’in orada kendisini İbrahim (a.s)’a göstermesi Cebrail (a.s)’in emri üzerine İbrahim (a.s)’in ona sert bir şekilde karşı çıkması ve İblis’in de kaçmasındandır. İşte bu yüzden hervle sünnet oldu.” عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «لاَ يَجْلِسُ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ إِلاَّ مَنْ جَهَدَ». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Safa ile Merve arasında ancak güçten düşen kişi oturabilir.” قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «إِنَّ اللهَ عَزَّ وَ جَلَّ يُبَاهِيْ مَلاَئِكَتَهُ عَشِيَّةَ عَرَفَةَ بِأَهْلِ عَرَفَةَ فَيَقُوْلُ: اُنْظُرُوْا إِلَى عِبَادِيْ أتَوْنِيْ شُعْثاً غُبْراً». Hz. Muhammed (s.a.a): “Gerçekten Aziz ve Calil Allah, Arafe günü ikindi vakti, Arefe’de bulunanlarla meleklerine karşı mübahat eder ve şöyle der: “Kullarıma bakın! Nasıl toz toprak içinde bana gelmişlerdir.”
|