Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 04:41

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۶:۱۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

Münafıkla Mümini Ayırt etmenin Kıstasları

 

Hz. Resulullah'ın (s.a.a) sahabesi arasında münafık olanlar da bulunduğu ve bunların gerçek yüzünü Allah'tan başka kimse bilmediği için, Emirü'l-Müminin Hz. Ali'den (s.a),[1] Hz. Ümmü Seleme'den,[2] Abdullah b. Abbas'tan,[3] Ebuzer Gıfârî'den,[4] Enes b. Mâlik'ten,[5] İmran b. Husayn'den[6] naklolunan meşhur bir rivayette Hz. Resulullah'ın (s.a.a) müminle münafığı birbirinden ayırt edebilmenin kıstası olarak Hz. Ali'nin dostluğunu belirlediği ve "Ali'yi ancak mümin olan sever, Ali'ye ancak münafık olan düşman olur." buyurduğu geçer.

 

Hz. Resulullah'ın (s.a.a) hayatta bulunduğu dönemde bu hadis çok yaygındı ve herkesçe bilinmekteydi. Nitekim Ebuzer Gıfârî şöyle der:

 

Biz, münafık olanları Allah ve Resulü'nü reddedişlerinden, namazdan kaçmalarından ve Ali'yle düşman olmaların-dan tanır, bilirdik.[7]

 

Ebu Said Hudrî de[8] şöyle rivayet eder:

 

Biz ensar Müslümanları, münafıkları Ali b. Ebu Talib'e düşmanlıklarından ve onu pek sevmeyişlerinden tanırdık.

 

Abdullah b. Abbas'tan şöyle rivayet olunur:

 

Hz. Resulullah'ın (s.a.a) hayatta olduğu dönemde, münafıkları Ali'ye düşmanlıklarından tanırdık.[9]

 

Câbir b. Abdullah Ensarî de şöyle der:

 

Münafıkları kolayca tanımamızın yolu, Ali'ye düşman olduklarını bilmemizdi.[10]

Bütün bunlara ve Hz. Resulullah'ın, "Allah'ım! Ali'yi seveni sev, ona düşman olana düşman ol!"[11] buyruğuna dayanarak Ehlibeyt mez-hebi mensupları Allah'ın dininin hükümlerini öğrenme hususunda çok ihtiyatlı davranır ve Hz. Ali'nin (s.a) dostlarından olmayan ve Hz. Ali'ye karşı düşmanlığa girişen sahabeden, başka bir deyişle sa-habe arasında gerçek yüzlerini ancak Allah'ın bildiği münafıklardan uzak durmaya çalışır ve İslâm'la ilgili hüküm ve rivayetler hususunda onların sözlerini kıstas olarak almaz. 


 

[1]- Hâkim'in Müstedrek'i, c.3, s.483 ve Mâliki'nin el-Fusulu'l-Mühimme'si ve İbn Mağazilî Şâfiî'nin (öl. 483 hk.) Menâkıb'ı, c.3, s.7 ve Şeblencî'nin Nu-ru'l-Ebsar'ı, s.69'da geçen rivayetlerde de belirtildiği üzere Hz. Ali (s.a) 30. Fil senesinin receb ayının 13'ünde Kâbe'nin içinde dünyaya gelmiştir. H. 35. yılda muhacirler ile ensar, ona halife olarak biat ettiler. H. 40. yılın ramazanının 19. gecesi Kûfe Camii'nde namaz kılarken, Hâricî taifesi mensuplarından İbn Mülcem-i Muradî'nin zehirli bir kılıçla yaptığı suikaste uğradı ve iki gün sonra, ramazanın 21. günü dâr-ı bekâ'ya göçtü. Ehlisünnet'in sahih kitaplarında Hz. Ali'den (s.a) rivayet edilen hadislerin sayısı 536'dır. Biyografisi için bk. el-İstiâb, Usdu'l-Gabe, c.5, s.276.

Hz. Resulullah'a (s.a.a) karşı münafıkça davrananların kimler olduğu hususunda Hz. Ali'nin (s.a) rivayetleri için bk. Sahih-i Müslim, "ed-Delilu Alâ Enne Hubbe'l-Ensarî ve Aliyyin Mine'l-İman ve Buğzehum Min Alâmati'n-Ni-fak" babı, c.1, s.61 ve Sahih-i Tirmizî, "Menâkıbu Ali" babı, c.12, s.177 ve Sünen-i İbn Mâce, Mukaddimesinin 11. babı ve Sünen-i Nesâî, Kitabu'l-İman ve Şeraiuhu, "Alâmetü'l-Mümin" ve Alâmetü'l-Münafık" bapları, c.2, s.271 ve Ha-sâis-i Nesâî, s.38 ve Müsned-i Ahmed, c.1, s.84, 95, 128 ve Tarih-i Bağdad, c.2, s.255 ve c.8, s.417 ve c.16, s.426 ve Hilyetu'l-Evliya, Ebu Nuaym, c.4, s.185 (ki burada bütün râvîlerin ittifakıyla sahih kabul edilen bir hadis olduğu belirtiliyor) ve Tarihu'l-İslâm, Zehebî, c.2, s.198 ve İbn Kesir Tarihi, c.7, s.354 ve el-İstiab, c.2, s.461 ve Usdu'l-Gabe, c.4, s.292 ve Kenzü'l-Ummâl, c.15, s.105 ve Riyazu'n-Nazira, c.2, s.284 ve el-Menâkıb, İbn Mağazilî, s.190, hadis: 255.

 

[2]- Ümmü Seleme olarak bilinen Hind, Ebu Umeyye b. Muğiyre el-Kurey-şî el-Muhzumî: Hz. Resulullah'la (s.a.a) evlenmeden önce Ebu Seleme b. Ab-dulesed Mahzumî'nin eşiydi; her ikisi de ilk Müslümanlardandı. Önce Habeşistan'a, sonra da Medine'ye hicret ettiler. Ebu Seleme Uhud Savaşı'nda aldığı yarayla hicretin 3. yılında vefat edince, Hz. Resulullah (s.a.a) çok çocuğu olan ve kocasının vefatıyla birlikte onların geçimini sağlamada ciddi bir sıkıntıya düşen Ümmü Seleme'nin geçimini sağlamayı kendi üzerine aldı. Ümmü Seleme, Hz. İmam Hüseyin'in (s.a) şahadetinden sonra H. 61. yılda vefat etti. Si-hah yazarları ondan 378 hadis rivayet etmişlerdir. Ümmü Seleme'yle Ebu Se-leme'nin biyografisi için bk. Usdu'l-Gabe ve Cevamiu's-Sîre, s.276 ve Takribu't Tehzib, c.2, s.617. Münafıklar hakkında Ümmü Seleme'den rivayet olunan ha-dis için bk. Sünen-i Tirmizî c.13, s.168 ve Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c.6, s. 292 ve el-İstiâb, c.2, s.460 ve İbn Kesir Tarihi, c.7, s.354 ve Kenzü'l-Ummal, 1. baskı, c.6, s.292.

 

[3]- Abdullah b. Abbas; Abdulmuttalib'in torunlarından, Hz. Peygamber'in (s.a.a) amcası oğlu hicret sırasında üç yaşındaydı. H. 68'de Tâif'te öldü. Sihah yazarları ondan 1660 hadis rivayet etmiştir. Biyografisi için bk. Usdu'l-Gabe, el-İsâbe ve Cevamiu's-Siyre, s.276.

 

[4]- Ebu Zerr el-Gıfârî: Cündeb veya Büreyd onun adıdır. Cünade, Abdullah veya diğer adıyla es-Seken'in oğludur. İslâm'ı ilk kabul eden ve en son hicret edenlerdendir. Bedir'den sonraki savaşlara katıldı ve Halife Osman'ın emriyle sürüldüğü Rebeze çölünde h.32. yılda açlık ve hastalıktan öldü. Sihah ya-zarları ondan 281 hadis rivayet etmiştir. Biyografisi için bk. et-Takrib, c.2, s.420; Cevamiu's-Siyre, s.277 ve Abdullah b. Saba Masalı (Allâme Askerî).

 

[5]- Enes b. Mâlik b. Nazr el-Ensarî el-Hazrecî (Hazrec kabilesi ensarın-dan): Kendisi, on yıl Hz. Resulullah'a (s.a.a) hizmette bulunduğunu söyler. Gadir-i Hum olayına şahit olduğu hâlde bunu gizlediği ve şahadette bulunmaktan kaçındığı için Hz. Ali'nin (s.a) bedduasıyla sarığını taşacak şekilde abraş hastalığına yakalandığı A'lâku'n-Nefise, s.122'de yazılıdır. Bu hâdisenin ayrıntıları, İbn Ebi'l-Hadid'in Şerhu Nehci'l-Belâğa'sında, c.4, s.388'de geçer. Hicrî 90. yılda Basra'da öldü. Hadis kaynaklarında ondan 2286 hadis rivayet edilmiştir. Biyografisi için bk. Usdu'l-Gabe, et-Takrib, Cevamiu's-Siyre, s.276. Münafıklarla ilgili rivayeti için bk. Kenzü'l-Ummal, c.7, s.140.

 

[6]- Ebu Nüceyd İmrân b. Husayn el-Huzâî el-Kâ'bî: Hayber fethinde Müslüman oldu ve Hz. Resulullah'la (s.a.a) görüşme şerefine kavuştu. Kûfe'de kadılığa atandı ve h. 52'de Basra'da öldü. Sihah yazarları ondan 180 hadis rivayet etmişlerdir. Münafıklar hakkındaki rivayetleri için bk. Kenzü'l-Ummal c.7, s.140. Biyografisi için bk. Takrib c.2, s.72ve Cevamiu's-Siyre, s.277

 

[7]- Müstedreku's-Sahiheyn, c.3, s.129 ve Kenzü'l-Ummal, c.15, s.91.

 

[8]- Ebu Said el-Hudrî: Sâ'd b. Malik b. Sinan el-Hazrecî: Hendek ve diğer savaşlara katıldı, rivayetlere göre h. 63 veya 65 ya da 76'da Medine'de öldü. Sihah yazarları ondan 1170 hadis rivayet etmişlerdir. Biyografisi için bk. Usdu'l-Gabe, c.2, s.289; et-Takrib, c.1, s.289; Cevâmiu's-Siyre, s.276. Münafıklarla ilgili hadisi için bk. Sahih-i Tirmizî, c.13, s.167 ve Ebu Nuaym'in Hilye'si, c.6, s.284.

 

[9]- Bağdad Tarihi, c.3, s.153'te İbn Abbas'ın, İbn Mesud'un yanında, "...ki bu, ekicilerin de hoşuna gider, onunla kâfirleri öfkelendirmek içindir..." (Fetih, 29) ayetini okuduğu ve "Bu, Ali b. Ebu Talib'tir." dediği kayıtlıdır.

 

[10]- Cabir b. Abdullah b. Amr el-Ansarî es-Selemî: Baba oğul, her ikisi de sahabîydi. Cabir babasıyla birlikte Akabe Biati'ni idrak etti, 17 savaşta Hz. Resulullah'ın (s.a.a) safında müşriklerle savaştı, Sıffin Savaşı'nda Hz. Ali'nin (s.a) yanında yer aldı ve h. 70. yılda Medine'de vefat etti. Sihah yazarları ondan 1540 hadis rivayet etmişlerdir. Biyografisi için bk. Usdu'l-Gabe, c.1, s.256, 257; et-Takrib, c.1, s.122; Cevamiu's-Siyre, s.276. Münafıklarla ilgili rivayetleri için bk. el-İstiâb, c.2, s.464 ve Riyazu'n-Nazira, c.2, s.284. Tarih-i Zehebî, c.2, s.198'te "...biz bu ümmetin münafıklarını ancak..." şekilde başlayarak geçer. Mecmau'z-Zevaid, c.9, s.133'te de, "Biz ensar grubu, münafıkları ancak..." şeklinde başlayarak geçer.

 

[11]- Sahih-i Tirmizî, c.13, s.165, "Menâkıbu Ali" babında; Sünen-i İbn Mâ-ce'de "Ali'nin Faziletleri" babında, hadis: 116; Hasâis-i Nesâî, s.4 ve 30'da; Müs-ned-i Ahmed b. Hanbel, c.1, s.84, 88, 118, 119, 152, 330 ve c.4, s.281, 368, 370, 372 ve c.5, s.307, 347, 350, 358, 361, 366, 419, 568; Müstedreku's-Sahiheyn, c.2, s.129 ve c.3, s.9; Riyazu'n-Nazira, c.2, s.222, 225; Tarih-i Bağdad, c.7, s. 377; c.8, s.290; c.12, s.343 ve daha birçok kaynakta geçmektedir.

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.