Çarsamba 23 Mayıs 2012 - 04:41

الأربعاء ٣ رجب ١٤٣٣

چهارشنبه ۳ خرداد ۱۳۹۱ - ۰۶:۱۱

Kullanıcı adı:

Şifre :

Şifremi Hatırla
Şifremi unuttum   aktivasyon
Üye ol
    

 

Misbah’ul Hidaye

ile’l Hilafeti ve’l Velayet

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla!

Hamd âma makamı olan zat gaybeti örtüsünde sakin ve isimler ve sıfatlar gaybında saklı olan Allah’a mahsustur. O Allah’tır ki batındır ve zahirdir. Batındır, celal izzetiyle gizliliğin kemalinde ve zahirdir cemalinin nurunda örtülü. O Allah ki velilerinin kalp gözünden kibriya ve kahhariyeti vasıtasıyla gizli ve halifelerinin varlık aynasında nurunun yansımasıyla zahirdir.

 

Salât-u selam nurların aslı, esasların sırrının mahremi, hüviyet gaybına boğulmuş, Allah’tan ayrılık ve ikilik taayyünleri (denizinde bir damla gibi) yok olmuş, hilafet hakikati usullerinin aslı, velayet makamının cananının canı, celal izzetinin örtüsüne bürünmüş, celal ve cemal eliyle yoğrulmuş, bütün ahadiyet sırlarının kâşifi, ilahiyat hakikatinin cilvegahı ve yüceliğin tam aynası efendimiz Ebu’l Kasım Muhammed’e (s.a.a) ve parlak bir güneş gibi Ahmedî hilafetin ufkundan doğan ve Alevi velayetinin ufkunun ayı olan Ehl-i Beyt’ine (a.s) özellikle de mülk ve melekûtta Peygamberin halefi, ceberut ve lâhut âleminde hakikatiyle birlik içinde olan Tuba ağacının kökü, Sidret’ül Münteha hakikati ve “ev edna” makamında onun en üstün yoldaşı olan ruhani varlıkların öğretmeni, enbiya ve mürsel peygamberlerin yar ve yardımcısı, Müminlerin Emiri Hz. Ali’ye olsun.

 

Allah, melekler ve peygamberlerin selamları onun üzerine olsun.

 

Salât-u selamdan sonra ins ve cin Peygamberinin soyundan olmakla övünen, Kur’an ve itretin sağlam kulpuna sarılan ve mukaddes Kum şehrinde oturan, bilgin şehid Seyyid Mustafa Musevi Humeyni’nin oğlu Seyyid Ruhullah – ki Allah bu baba ve oğlunun halini güzel kılsın ve geleceklerini ıslah buyursun.- der ki bu kitapta başta da sonda da hidayet velisi (doğru yola erdirici) yüce Allah’ın da yardımıyla Muhammedi hilafetin ve Alevi velayet deryasının –ki ezeli ve ebedi selamlar ikisinin üzerine olsun- bazı hakikatlerini senin için açığa çıkarmak istedim. Bu iki hakikatin gayb ve şahadet âleminde nasıl cereyan ettiğini, nüzul ve suud (iniş ve yükseliş) mertebelerinde nasıl etkisi bulunduğunu özetle ve hatta işaret diliyle açıklamaya çalışacağız. Aynı şekilde nübüvvet hakikatinin bütün âlemlerde devam ve beka olarak ezeli ve ebedi bir şekilde cari olduğunu izah edeceğiz. Bütün bunlar iki “mişkat”de (Kandil’de) yer almıştır ve her mişkat (kandil) ise parlak nurî (nursal) ve envarî (çeşitli nursal) “Misbah”lardan (meşalelerden) lambalardan oluşmaktadır. Ardından da atamız Adem’in yemekten nehyedildiği ağacın hakikatinin ne olduğunu da sana açıklamaya çalışacağım. Bütün bunların mazharlarını vahiy madenlerinden ve yüce Rabbin marifet mahallinden istifade ettiğim şeyler esasınca şifreli bir şekilde beyan etmeye çalışacağım.

 

Aynı zamanda bu konuda nakledilen rivayetler arasındaki ihtilafların nasıl halledilmesi gerektiğini de göstermeye çalışacağım. Gerçi gerçekleri gören, kalp ve gönül sahibi kimselere göre bu rivayetler arasında hiçbir çelişki söz konusu değildir. Bu ağaç nurdan bir ağaçtır. Dal ve yaprakları ilahi marifetlerle imandan vücuda gelmiştir. Sonra da sana imani bir hediye vereceğim. Bu hediye de melekutî bir daireyi varlıksal yaydan istifade edilen iki nüzul ve suud silsilesinde iki varlık yayı hakkındaki ilahi bir keşiften ibarettir.

Bu kitabı Misbah’ul Hidaye İle’l Hilafet-i ve’l Velaye (hilafet ve velayete eriştiren meşale) olarak adlandırmak daha uygundur diye düşündüm. Yüce Allah’tan tevfik ve başarı dilerim. Şüphesiz O en iyi yar ve yardımcıdır. Aynı zamanda tertemiz velilerinden de dünya ve ahirette yardım dilerim.

 

Total Visit: 1
Total Rank:
Total Rankers:
Total Comments:

Oy vermek için yetkiniz yok. Lütfen giriş yapınız.