Sonuç Sekiz yüzyılı köklü bir geçmişe sahip olan Mevlevi giysileri, Osmanlı Devletinin kuruluşundan önce ve sonra Anadolu ve Rumeli'nde yayılan ve halk topluluklarına etkili olan tarikatlar arasında düşünce ve fikirde yaptığı izler kadar, giyim kuşamda da farklılık yaratmış, düzgün ve temiz giyinmeyi şart koşmuştur. Mevlevi giysileri her zaman saygı, sevgi ve takdir görmüştür. Örnek insanların giysileri olarak saygıyla karşılanmıştır. Mevlevi tüm özellik ve güzellikleri ile denge kurmuş ahenkli insanlardır. Mevlevi giysileri de bir takım özelliklere ve özel isimlere tabidir. Zamanla törenlerinde giysi özelliklerinde belirli model ve düzene bağlanan Mevleviler dışarıdan ve içeriden aynı, sema törenlerinde farklı giysiler taşırlardı. Görülüyor ki Mevlevi'nin giysisinde tesadüfî değildir. Büyük köklere dayanan, derin anlamlar taşıyan zarif ve şık sembollerle önemli mesajlar veren unsur, isim ve kısımlardan gelmiş özel giysilerdir. Birbirlerinden kaliteli ve zarif özelliklerinden ve Mevlevi şuuruna yerleşen saygı sevgi ve ilgiden dolayı yolunu, pirini temsil eden bu giysiler daima üstün tutulmuştur; giyilirken çıkarılırken görüşme yapılması ve taşınırken bohça içerisinde bulundurulması adettendir. Çünkü dervişin çeyizi kutsaldır, değerlidir. Mevlevilik giyside üstünlük, giyside Mevlevi'ye farklılık kazandırılmıştır. Makamların Şerefi oturanla; kıyafetlerin ki giyenle kaimdir. Bu nedenle Mevlevi sessiz kalsa bile kıyafetleri etrafındakilere çok şeyler anlatır, ilham verir Mevlevi giysilerinin orijinalitesi, yüzyıllar boyunca korunmuştur. Göktürk heykellerindeki (Költiğin ve Bilge kağan anıtlarındaki) giysilerin kol ve beden kesimler, ile Anadolu Selçuklu giyiminde de aynı özellikleri taşıyan bu kesimler ile Mevlâna giysileri ile aralarında büyük benzerlik taşımaktadır. Dönemlerin giysi özelliklerini Göktürk heykellerin de ve Selçuklulara ait çini, fresk, taş kabartma ve minyatürlerinden öğrenmekteyiz. Tennureler Hz. Mevlana zamanında yoktur. Bu giysiler daha sonra Mevlâna sevgisi ve Mevlânaya bağlılıktan doğmuştur. Ayrıca Mevleviler tennureyi semayı kolaylaştırdıkları için giymektedirler. Mevlana'nın ve Mevlevî giysileri her bedene uygulanabilen kalıp ve model özelliklerine sahiptir. Mevlevi giysilerini modernize ederek günümüzde kadın günlük giysileri, akşam giysileri, gece giysileri, ve gelinlikler modernize edilerek yapılabilir. Ülkemizde Ankara Olgunlaşma Enstitümüz harikulade güzel bir Mevlana giysisi koleksiyonu hazırladı, yurt içinde ve dışında bunun tanımı görsel olarak yapılıyor, bu görselliği sadece Mevlana'yı anma törenlerin de değil farklı özel günlerde de sergileyerek konuya olan ilgi canlı tutulmalıdır. İnanıyoruz ki ifade ettiği anlamlar, sembolize ettiği fikirler verdiği mesajlar anlaşıldığı ölçüde Mevlevi giysileri vakar ve onurlarını devam ettireceklerdir. Mevlevi, sema (Tören giysilerini) giysilerini günlük zevk ve anlayışı ile bütünleştirerek yeni kuşaklara tanıtmak bu büyük ortak mirasımızı kardeşliğimizi ve komşuluğumuzu yaşatmak adına oldukça önemlidir. Sözlerimi Hz. Mevlâna'nın dörtlüğü ile bitirmek istiyorum. “Gel, Gel… Ne olursan ol, gel. İster Kafir, ister Mecûsi, ister puta tapan ol, gel… Bizim dergâhımız ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan de yine gel!... Hz. Mevlâna
|