TENNURE Mevleviliğin otantikken ünlü sembol giysisidir. Dervişlerin hırka altına giydikleri tennure' ölmeden evvel öldüm', hırka ise ‘bu benim kefenimdir'anlamına gelir. Genellikle Mevleviler arasında kullanılan tennure, Allah'ın isminin anıldığı sırada kıyafetle tenin bir olduğunu ve ışık saçtığını ifade etmek için'ten-nur' adını almıştır. Mevleviler arasında ikiye ayrılan tennurelerden ilki'hizmet tennuresi' olup, dervişlerin ilk terbiyelerini aldıkları sırada giydiklerine verilen addır. Diğer tennure ise beyazdır, yere kadardır ve etek kısmına sema ederken ağırlık yapması için kalın yünden-keçeden bir şerid dikilir. Bu ağırlık sema esnasında açılan eteğin daha güzel görünmesini sağlar. Genellikle beyaz kumaştan dikilmiştir. Bu efsunkar kıyafet içerisinde sema'-zen, eriştiği mertebelerin verdiği olgunluk ve aydınlıkta tamamen” pür-nür” olduğundan, haline ve kıyafetine “baştan ayağa apaydın olmak” anlamında “Ten-nür” denilmiştir. Tennüre'nin sema anında olduğu şekil itibariyle bir, bir de Mevlana'nın ifadesiyle “Ham idim; Piştim: Yandım” şeklindeki ince ifadesiyle de irtibatlandırılarak “Tandır anlamı üzerinde de durulmuştur. “Tennur” Arapça “Tandır, Ocak anlamına da gelir. Mevlevi dervişsinin bu ma'rüf, muazzez ve meşhur kıyafetine bu adın verilmesine bir diğer sebep de, sema' sırasında kıyafetlerin belden aşağısının aldığı “tandır” şeklinden dolayıdır. Bu şekilden haraketle, giymeye hak ve liyakat kazanıncaya kadar müridin, olgunluk ve mazhariyet elde etmek için harfiyenin uymak zorunda olduğu disiplin kurallarının, çekilen çilelerin verdiği sınavların insan psikolojisindeki hararet, sıkıntı ve nefsin kışkırtıcı arzularına egemen olmanın meşakkatleri de anlatılmak istenilmiştir. İki çeşit tennüre vardır. Biri “Hizmet Tennüresi” dir. Sema yapmaya hak ve liyakat kazanmış dervişin özel izinle yapmaya başladığı Sema merasimlerinde giydiği tennüredir. Tennüre, kolsuz yakasız, ve düğmesizdir. Önü, göğse kadar (V) şeklinde açıktır. Belden yukarısı dar, aşağısı gittikçe genişleyen bolluktadır. Altı parçadan oluşur. Etek kısmında uçlar, en geniş şekilni almış durumdadır. Eteğin uçlarında içten 10 cm etek ucuna keçe konuluyor. Eninde kalın ve yünlü bir şerit dolaşılmıştır. Bu, sema sırasında eteğin rüzgârla dolarak, şemsiyyye gibi açılmasını sağlar. Denge ve ahengi temininde yardım eder. Şemazene çoşkunluk ve lahüti bir görünüm verir. Genellikle beyaz kumaştan dikilirse de, başka renkte olanlarda vardır. Rengi, Mevlevi kültür ve tefekküründe, o andaki duygu, düşünce, makam ve mevkileri sembolize eder. Bu nedenle, lale-goncası görünümünü andırır. Tennüre'nin bel kısmına”Tığ-bend” denilen ince, bunun üstüne de “”Elfe-nemed” kuşakları sarılır. Belden yukarıdaki açık olan ön kısımda, her iki taraftan “Onsekiz” adet sık dikiş veya aynı renkteki kumaştan dikilmiş “zırh” vardır. Buna tam ensede yayvan bir “Ters La” görünümü verilmiştir. Sema anında tennüre. Alfabedeki “LA” (yok hayır) harfinin ters görünümü olan ‘ya benzer B u(?) “Hayır”ın tersi “İlla” (Ancak) olarak yorumlanıp “La ilahe illalallah” “Allah'dan başka ilah yoktur” anlamına gelen Kelime-i Tevhid'in özü, simgesi olarak kabul görmüştür. Önce tasdik “ifade eder. “La” diyenin bile “illa” nın kucağına koştuğunu anlatır. Böylesine ulvi, deruni, hikemi anlamları sembolize eden bu muazzez kıyafetlerin kumaşın seçiminden, dikimine; şekil verilişinden giyimine; çıkarılmasından taşınılmasına kadar son derece hassasiyet ve saygı gösterilir. Bunlar yıpılırken semazen, tennüre ile “görüşme” de bulunur. Çünkü, bir çok savdan sonra giymenin metine erişilmiştir. Bu, herkese nasip olmayan bir mazhariyettir. Kadri kıymeti büyüktür. Nitekim ilk defa giyilirken Şeyh Efedi'nin elinden ve kendine has merasim gülbankla giyilmesinin önemi de bundandır. Buna “Tennüre Tekbirleme” denilir. Gerekli hizmetleri yerine getirmiş; sınavları başarı ile sonuçlandırmış, “Çile”sini ikmal etmiş derviş, “Tennure” giymeye liyakat kazanmıştır. Şeyh'in huzurunda “Ölmeden önce ölünüz” Hadis-i Şefine uygun olarak “kendime, ölmeden önce ölmüşçesine ölmüş hayat tarzı hazırladım, sırtıma giydiğim “Tennure” ahiret gömleği; “Hırka”, da kefenimdir” İkrar ve ifadesine erişmiştir. Sema merasimi ifa ve icra edileceği zaman dergah görevlisi olan “Dış Mabeynci” dedelerin bulunduğu hücreleri dolaşarak, “Tennüreye sala” diye seslenmek suretiyle haber verip, davette bulunur. Sema'a başlamaya, “Tennüre Açmak” tabiri kullanılır. Sema sırasında tennüreleri birbirine dokunmasına Tennüre Çarpmak denilir. Hızlı dönüşü yavaşlatmaya ve dokunmayı önlemeye Tennür Söndürmek ifadesi kullanılır. Tennüre'nin üstüne “Deste-gül” adı verilen, aynı renkte, bele kadar inen ve uzun kolları olan bir yelek giyilir. Mevlâna'dan Sonra Mevlevîlik, 429.. “ 18” rakamının Mevlevilik'te mübarektir. “Nezr-i Mevlânâ” denilir. “9”ve katları, Orta Asya Türkleri'nde muteber ve muazzez sayılar olarak kabul edilmiştir.
|