Medine'de Bulunan Resulullah (s.a.a) ve
Ehl-i Beyt İmamlarının Mukaddes Mezarları Nasıl Ziyaret Edilir? Resulullah (s.a.a)'ın Ziyareti Medine'ye girince ziyaret guslü al ve içeri girmek için izin iste. Sonra sağ ayağınla Cebrail kapısından içeri gir. Daha sonra yüz defa "Allah-u Ekber" de. Peşinden iki rekat mescidin tehiyyet namazını kıl. Sonra mübarek türbeye doğru hareket et, türbeye ulaşınca dur ve şunları söyle: "Selam Olsun sana ey Allah'ın resulü. Selam olsun sana ey Allah'ın peygamberi. Selam olsun sana ey Abdullah oğlu Muhammed. Selam olsun sana ey peygamberlerin sonuncusu. Şehadet ederim ki sen risaletini ulaştırdın, namazı ayakta tuttun, zekatı verdin, marufa emrettin ve münkerden sakındırdın. Ve ihlaslı bir kul olarak Allah'a itaat ettin; tâ ki yakine ulaştın. Allah'ın salatı ve rahmeti senin ve tertemiz Ehl-i Beytin'in üzerine olsun." Sonra, kıbleye bakan ve mezar'ın sağına düşen karşındaki sütuna doğru; sol omuzun mezara, sağ omuzun minber tarafına gelecek şekilde dur; Hz. Resulullah (s.a.a)'ın başının bulunduğu taraftır bu; öylece durup şu duayı oku: "Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur; tektir; ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki Muhammed onun kulu ve elçisidir. Şehadet ederim ki sen Allah'ın elçisisin ve sen Abdullah oğlu Muhammed'sin. Şehadet ederim ki sen Rabbinin risaletlerini ulaştırdın; ümmetine nasihatta bulundun, Allah yolunda cihad ettin; Allah'a ibadet ettin; tâ ki hikmet ve iyi bir nasihatle yakine ulaştın. Ve üzerine bırakılan hakkı yerine getirdin. (Şehadet ederim ki) sen müminlere karşı yumuşak ve şefkatli, kafirlere karşı ise sert davrandın. Allah seni ikram edilmişlerin şeref makamına ulaştırdı. Senin vasıtanla bizleri şirk ve dalaletten kurtaran Allah'a hamt olsun. Allah'ım! Ey alemlerin rabbi kendi selatın, mukarreb meleklerinin, peygamberlerinin, salih kulların, göktekilerle yerdekilerin ve öncekilerden sonrakilere kadar seni tenzih edenlerin selatı kulun, elçin, peygamberin, emin kıldığın, seçtiğin, habibin, tertemiz ettiğin, kendine has kıldığın ve yaratıklarının arasından seçkin kıldığın Muhammed'in üzerine olsun. Allah'ım! Ona yüce bir makam ver. Ona cennetten bir vesile ver. Onu, öncekilerle sonrakilerin gıpta edecekleri seçkin bir makama yücelt. Allah'ım! Sen buyurmuşsun ki: "Onlar kendi nefislerine zulmettiklerinde sana gelip Allah'tan bağışlama dileselerdi ve Peygamber de onlar için bağışlama dileseydi, elbette Allah'ı tevbeleri kabul eden, esirgeyen olarak bulurlardı." Şimdi ben de bağışlama dileyerek ve günahlarımdan tevbe ederek -ey Allah'ın Resulü sana geldim- ve günahlarımı bağışlaması için seni vasıta kılarak Rabbim ve Rabbin olan Allah'a yöneldim." Bu duayı bitirdikten sonra hacetini iste; umulur ki, duan kabul edilir ve hacetin yerine getirilir İnşallah-u Telaâ. Hacetini, istedikten sonra, Hz. Resulullah (s.a.a)'a mahsus şu selam ve salat duasını oku: "Allah'ım! Senin vahyini taşıyıp risaletlerini ulaştırdığı için Muhammed'e salat et. Senin helalini helal edip haramını haram kıldığı ve -insanlara- senin kitabını öğrettiği için Muhammed'e salat et. Namazı ayakta tutup zekatı verdiği ve -insanları- senin dinine davet ettiği için Muhammed'e salat et. Senin vaadini doğrulayıp, azabından korkuttuğu için Muham-med'e salat et. Onun vasıtasıyla günahları affedip kusurların üzerini örttüğün ve sıkıntıları giderdiğin için Muhammed'e salat et. Onun vasıtasıyla düşmanlıkları defettiğin, üzüntüleri giderdiğin, duaları kabul ettiğin ve -insanları- beladan kurtardığın için Muhammed'e salat et. Onun vasıtasıyla kullara rahmet ettiğin, şehirleri ihya ettiğin, zorbaların belini kırdığın ve firavunları helak ettiğin için Muhammed'e salat et. Onun vasıtasıyla malları çoğalttığın, tehlike ve helaktan koruduğun, putları kırdığın ve insanlara merhamet ettiğin Muhammed'e salat et. Dinlerin en hayırlısıyla gönderdiğin, onun vasıtasıyla imanı aziz ettiğin, putları kırdığın, Beyt-ul Haram'ı yücelttiğin Muhammed'e salat et. Muhammed'e ve onun tertemiz, seçkin Ehl-i Beyti'ne salat ve selam eyle." Sonra kıbleye yönelerek İmam Zeyn-ül Abidin (a.s)'nin Resulullah(s.a.a)'ı ziyaretten sonra okuduğu şu duayı oku: "Allah'ım! İşimde sana sığındım; arakamı Peygamber'in, kulun ve resulün Muhammed'e -Allah'ın rahmeti ona ve Ehl-i Beyti'ne olsun- yasladım, yüzümü Muhammed -Allah'ın rahmeti ona ve Ehl-i Beyti'ne olsun- razı olduğun kıbleye çevirdim. Allah'ım! Ümit ettiğim hayra sahip olmadığım, uğramasından korktuğum kötülüğü kendimden gidermediğim halde sabahladım. Zorluklar senin elinle hallolur. Benden daha fakiri yoktur. Senin benim için indirdiğin hayırdan yoksunum ben. Allah'ım! Beni senden olan bir hayıra çevir, doğrusu senin fazlını geri çevirecek yoktur. Allah'ım! Ben ismini değiştirmenden, vücudumu (insan suretimden çıkarmandan) veya nimetini benden geri çevirmenden sana sığınırım. Allah'ım! Beni takvayla süsle, nimetlerle güzelleştir, beni afiyetle kapla, afiyetin şükrünü yerine getirmekle beni rızıklandır." Sonra iki rekat ziyaret namazı kılarak sevabını Resulullah (s.a.a)'a hediye et ve sonra da şöyle de: "Allah'ım! Ben senin için namaz kıldım, rüku ve secde ettim. Sen teksin; ortağın yoktur. Çünkü namaz, rüku ve secde ancak sanadır. Çünkü sen öyle bir Allah'sın ki, senden başka ilah yoktur. Allah'ım! Bu iki rekat namaz, benden efendim, mevlam Resulullah'a -Allah'ın rahmeti ona ve Ehl-i Beyti'ne olsun- hediyedir. O halde en güzel kabulunla bunu benden kabul et. Bundan dolayı senden ve resulünden en üstün arzum ve ümidimle beni mükafatlandır; ey müminlerin velisi." Mescid-ün Nebi'de Yeralan Mukaddes Ravza'da Diğer Ameller Mescid-ün Nebi'de çok namaz kıl. Orada kılınan bir rekat namaz diğer yerde kılınan bin rekat namaza bedeldir. Özellikle Resulullah (s.a.a)'ın minberiyle mübarek kabri arasında. Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki: "Benim kabrimle minberim arası Cennet bahçelerinden bir bahçedir." Bu hadise dayanarak Mescid-un Nebi'de Resulullah (s.a.a)'ın minberiyle mübarek kabri arasındaki bölüme Ravze (Cennet Bahçesi) denir. Revza'nın uzunlaması Resulullah (s.a.a)'ın mübarek kabrinden minberina kadardır, genişliği ise Resulullah'ın (s.a.a) minberinden dördüncü direğe kadardır. Bu mukaddes yerde şu duayı okumak müstehaptır: "Allah'ım! Bu, cennet bahçelerinden bir bahçedir ve Peygamber'inin söylediği ve bize faziletini ve burada sana itaat etmenin şerefini bildirdiği rahmet kapılarından biridir. Sen beni bedenimin sağlığında ulaştırdın buraya. Peygamber'inin kabrini ziyaret edip ona selam vermekle, onun türbesinde ve durduğu yerlerde hareket etmekle yüce nimetinden dolayı ve bu itaatinle, rızanı talep edip, Peygamber'inin saygınlığını yüceltmekle beni rızıklandırdığın için sana ham dolsun ey efendim! Sana hamd olsun ey mevlam; Hz. Fatıma-ı Zehra aleyhaselam'ın Ziyareti Hz. Fatıma-ı Zehra aleyhaselam'ın Allah Teala'nın yanında yüce bir makamı olup bu yüce hanımın ziyaretinin büyük mükafatı vardır. Allame Meclisi "Misbah-ul Envar"dan şöyle nakleder: Hz. Fatıma-i Zehra aleyhaselam şöyle buyurmuştur: "Bamam bana şöyle buyurdu: Kim sana rahmet gönderirse Allah Teala onu affeder ve onu cennette bana ulaştırır." Merhum Şeyh Tusi " Tehzib" adlı eserinde şöyle der: Hz. Fatıma-ı Zehra aleyhaselam'ın ziyaretinin fazileti hakkında nakledilen rivayetler sayılamayacak kadar çoktur. Hz. Fatıma aleyhaselam bi'setin başlarında dünyaya gelmiş. Bu yüce kadın babasının rahatlığı doğrultusunda zahmetlere katlanmış, risaletin zor döneminde o hazreti savunmuştur. Hz. Fatıma aleyhaselam Ali b. Ebitalib aleyhiselam'ın eşidir evlenmiş ve Resulullah (s.a.a)'ın vefatından 75 gün veya 95 gün sonra o hazrete kavuşmuştur. Bu güne kadar Hz. Fatıma aleyhaselam'ın mezarının nerede olduğu bilinmemektedir. Bazıları onun mezarının, Resulullah (s.a.a)'ın hareminde (mezarla minber arasında) rivayet ederken, bazıları onun mezarının kendi evinde (Resulullah'ın -s.a.a- mezarına doğru- olduğunu söylerler, diğerleri de o hazretin Baki mezarlığında Ehl-i Beyt imamlarının mezarlarının yanında defnedildiğini vurgulamaktadırlar. Şia'nın çoğunluğu o hazretin Resulullah (s.a.a)'ın mezarının yanında defnedildiğini kabul eder. Bu üç yerde o hazreti ziyaret etmek uygundur: Bu yerlerden birinde durduktan sonra Resulullah (s.a.a)'ın ciğer paresi olan Hz. Fatıma'ya hitaben şöyle de: "Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Resulullah'ın kızı, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'ın dostunun kızı, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'ın Peygamberinin kızı, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'ın habininin kızı, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'ın seçkin kulunun kızı, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'ın emininin kızı, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'ın kullarının en hayırlısının kızı, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'ın peygamberlerinin, ve elçilerinin en üstününün kızı, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'ın en iyi kullarının kızı, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey alemlerdeki kadınların efendisi, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'ın velisinin ve Resulullah (s.a.a)'tan sonra insanların en hayırlısının eşi, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey cennet gençleri Hasan ve Hüseyin'in annesi, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey şehit ve sıddık, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey rabbinden razı olan ve rabbinin rızasını kazanan, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey tettemiz faziletli zat, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey insan hurisi, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Resulullah'ın kızı fatıma, Allah'ın selamı, rahmet ve bereketi senin ve senin kocanın ve oğullarının üzerine olsun. Allah'ın rahmeti sana, ruhuna ve bedenine olsun. Şehadet ederim ki sen Rabbinden bir açık bir nişane üzere geçip gittin. Seni hoşnut eden Resulullah'ı hoşnut etti, sana zulmeden Resulullah'a zulmetti, senden kopup uzaklaşan Resulullah'tan kokup uzaklaştı. Çünkü sen onun bedeninden bir parçasın, vücudundaki ruhusun; nitekim o böyle buyurmuştur. Allah'ın en üstün selam ve rahmeti onun üzerine olsun. Allah ve Resulünü şahit tutarım ki ben senin razı olduğun kimseden razıyım, senin gazap ettiğin kimseye gazaplıyım, senin beri (uzak) olduğun kimseden beriyim, seni seveni severim, sana düşman olana düşmanım, senin gazap ettiğine gazaplıyım, senin sevdiğini severim. şahit olarak bana Allah yeter. O hesaba çeken, mükafat ve sevap verendir." Sonra şöyle de: "Allah'ım! Peygamberlerin sonuncusu kulun, Resulün Muhammed b. Abdullah'a ve insanların en üstününe özel rahmetinle rahmet ve selam et. Onun vasisi Müslümanların imamı ve vasilerin en üstünü Emir-ul Müminin Ali b. Ebitalib'e özel rahmetinle rahmet et. Alemdeki kadınların efendisi Muhammed'in kızı Fatıma'ya özel rahmetinle rahmet et. Cennet gençlerinin efendileri Hasan ve Hüseyin'e özel rahmetinle rahmet et. Zeynulabidin Ali b. Hüseyin'e özel rahmetinle rahmet et. Peygamberlerin ilmini yaran Muhammed b. Ali'ye özel rahmetinle rahmet et. Allah tarafından doğru konuşan bir zat olan Cafer b. Muhammed'e özel rahmetinle rahmet et. Allah için öfkeyi yenen Musa b. Cafer'e özel rahmetinle rahmet et. Ali b. Musa Rıza'ya rahmet et. Muhammed b. Ali-i Takiye özel rahmetinle rahmet et. Ali b. Muhammed-i Nakiye özel rahmetinle rahmet et. Hasan b. Ali-i Zekiye özel rahmetinle rahmet et. Hüccet Kâim b. Hasan b. Ali'ye özel rahmetinle rahmet et. Allah'ım! Onun vasıtasıyla adaleti dirilt. Onun vasıtasıyla zulmü öldür. Onun bekasıyla yeryüzüne ziynet ver. Onun vasıtasıyla kendi dinini ve Peygamberinin sünnetini aşikar et. Tâ ki, haktan bir şey hiç bir kimsenin korkusundan gizli kalmasın. Bizi onun şiilerinden, izleyicilerinden ve onun dostlarının safında kabul edilenlerden kıl. Ey merhametlilerin en merhametlisi. Allah'ım! Kendilerinden kötülük ve kiri giderdiğin ve tertemiz kıldığın Muhammed ve Ehl-i Beyti'ne özel rahmetinle rahmet et." Sonra iki rekat namaz kıl ve sevabını Hz. Fatıma aleyhaselam'ın temiz ruhuna hediye et ve peşinden de şu duayı oku: "Allah'ım! Ben, peygamberimiz Muhammed -Allah'ın rahmeti onun ve Ehl-i Beyti'nin üzerine olsun- ve Ehl-i Beyti'nin -rahmetin onların üzerine olsun- vasıtasıyla sana yöneldim ve künhünü senden başka hiç kimsenin bilmediği yüce hakkın hürmetine senden istiyorum, hakkı senin yanında yüce olan kimsenin hakkı hürmetine ve seni kendileriyle çağırmamızı emrettiğin güzel isimlerin hürmetine senden istiyorum, İbrahim aleyhisselam'a kuşu o isminle çağırmasını emrettiğin ve kuşun da icabet ettiği en yüce ismin hürmetine senden istiyorum. Ateşe İbrahim için soğuk ve selametlik ol dediğin ve ateşin de soğuk ve selametlik olduğu yüce ismin hürmetine senden istiyorum, senin yanında en sevgili, en şerefli ve en yüce olan, duaların çabuk kabul olmasına sebep olan, ehli olduğun, hak kazandığın layık olduğun ismini, sana aracı kılıyor ve sana yöneliyorum, ağlayarak sana yakarıyor ve ısrarla istiyorum ki, elçilerin ve peygamberlerine -rahmetin onların üzerine olsun- indirdiğin Tevrat, İncil, Zebur ve yüce Kur'an'dan ibaret olan kitapların hürmetine; -doğrusu o Kur'an'da senin en yüce ismin var- ondaki yüce isimlerin hürmetine Muhammed ve Ehl-i Beyti'ne rahmet et, Muhammed'in Ehl-i Beyti'nden, şiilerinden, muhiplerinden ve benden kötülükleri gider, duam için gökyüzünün kapılarını aç, duamı illiyin makamına yücelt, bu günde ve bu saatte kurtulmama, arzularımın, dünya ve ahiretteki isteklerimin verilmesine izin ver. Ey kendisinden başka hiç kimsenin nasıl olduğunu ve kudretinin niteliğini bilmediği zat, ey gökyüzüyle havayı kapatan, yeryüzünü suyla dolduran ve kendisi için en güzel isimleri seçen, ey kendisini çağırdıklarında isteyenin hacetlerini verme isimiyle kendisini isimlendiren; bu ismin hürmetine istiyorum, benim için ondan daha güçlü bir şefaatçi yoktur, Muhammed ve Ehl-i Beyti'ne rahmet et, banim hacetlerimi ver ve senin yanında bana şefaatçi olmaları için Muhammed, Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin, Ali b. Hüseyin, Muhammed b. Ali, Cafer b. Muhammed, Musa b. Cafer, Ali b. Musa, Muhammed b. Ali, Ali b. Muhammed, Hasan b. Ali ve iznini bekleyen Hüccet hürmetine -salavatın, selamın, rahmet ve bereketin onların üzerine olsun- sesimi duy, onların şefaatlerini hakkımda kabul et ve beni eli boş ve meyus olarak geri çevirme; senden başka ilah olmayışı hürmetine." Sonra hacetlerini iste; inşaallah kabul olur. Bâki Mezarlığındaki Ehl-i Beyt İmamlarının Ziyareti Bâki'deki Ehl-i Beyt imamlarını ziyaret etmek istediğinde daha önce ziyaret için söylenen amelleri yerine getir. (Gusül etmek, temiz elbise giymek, giriş izni istemek vs.) sonra şöyle de: "Ey Mevlalarım, ey Resulullah'ın oğulları, zelil köleniz ve cariyenizin oğlu karşınızdadır, sizin yüce makamınız karşısında zayıf düşmüştür ve hakkınızı itiraf etmektedir, kurtuluş isteyerek size gelmiştir, sizin hareminizi maksat edinmiştir, sizin makamınıza yakın olmayı dilemektedir, sizin vasıtanızla Allah Teala'ya tevessül etmektedir. Girebilir miyim ey Mevlalarım? Girebilir miyim ey Allah'ın velileri? Girebilir miyim ey Allah'ın bu türbede ikamet eden, bu haremdeki gözetleyici melekleri?" sağ adımını atarak kalbinle Ehl-i Beyt İmamlarına tam bir saygı ve muhabbet hissiyle içeri gir ve şöyle de: "Allah yücedir tam bir yücelikle, hamd O'na mahsustur çokça, Allah münezzehtir sabahleyin ve akşam üzeri; Hamd tek ve ihtiyaçsız olan, övülen, ihsanda bulunan lütüf, ve şefkat sahibi Allah'a mahsustur, ihsanıyla efendilerimin ziyaretlerini kolaylaştırdı ve beni onların ziyaretlerinden alıkoymadı; bana lütuf ve ihsan da bulundu.” Daha sonra mukaddes mezarların bulunduğu yere yaklaş ve o mezarlara yönelip şöyle de: "Allah'ın selamı siz hidayet imamlarının üzerine olsun, Allah'ın selamı siz takva ehlinin üzerine olsun, Allah'ın selamı siz dünya ehline hüccetlerinin üzerine olsun, Allah'ın selamı halk arasında adaleti ayakta tutan sizlerin üzerine olsun. Allah'ın selamı siz seçkinlerin üzerine olsun. Allah'ın selamı siz Resulullah'ın Ehl-i Beyti üzerine olsun, Allah'ın selamı siz ilahi sır ehlinin üzerine olsun. Şahadet ederim ki siz Allah için tebliğ ettiniz nasihatte bulundunuz ve sabrettiniz; yalanlandınız, size karşı kötü davranıldı ama siz affettiniz. Şahadet ederim ki siz rüşte ermiş ve hidayet olmuş imamlarsınız. Size itaat farzdır, sözünüz doğrudur. Ama siz davet ettiniz de icabet edilmediniz, emrettiniz de itaat edilmediniz; doğrusu siz dinin direkleri ve yeryüzünün rükünlerisiniz. Sürekli Allah'ın gözüsünüz, O sizi bütün temiz insanların sülbünden çıkardı ve temiz kadınların rahimlerinden intikal etti, cahillerin cehaledi sizi kirletemedi, heveslerin fitneleri sizde ortak olamadı, temizsiniz ve kaynağınız da temizdir, Dini koyan Allah Teala sizinle bizim üzerimize minnet bıraktı, size salatımızı bizim için rahmet ve günahlarımız için keffaret kıldı; çünkü Allah sizi bizim için seçti, sizin velayetinizle bize minnet bırakarak yaratılışımızı güzelleştirdi ve biz O'nun yanında sizin ilminizle anıldık. Tasdikimizle sizlere itiraf edenler olduk. Bu aşırı giden, hata eden, çaresiz kalıp cinayetlerini ikrar eden ve helak olacak birinin uçurumdan kurtulmak istemesi gibi kurtulmayı ümit eden birinin makamıdır; o halde benim için şefaatçiler olun. Dünya ehli sizden yüzlerini çevirirken, Allah'ın ayetleriyle alay ederken, o ayetlere sırtlarını çevirirken ben size yöneldim. Ey yanılmayan kâim (Allah), ey boş işle uğraşmayan dâim ve her şeyi kuşatan zat! Kulların engelleyip, tanımasına cahil oldukları, hakkını gizledikleri, başkalarına yöneldikleri halde beni Ehl-i Beyt'in ziyaretine muvaffak etmenden, vermiş olduğun bu bilinç ve marifetten dolayı sana hamd olsun; Bu nimete kavuşmakla seçkin kıldığın gruplar arasında bana da yer verdiğin için benim üzerimde minnetin var senin. O halde sana hamd olsun; çünkü ben senin yanında bu makamımla anılıp yazıldım. O halde ümit ettiğim şeyden beni mahrum etme. Çağırdığım şeyde beni hayal kırıklığına uğratma. Muhammed ve Ehl-i Beyti'nin hürmeti hakkı için; Muhammed ve Ehl-i Beyti'ne rahmet et." Sonra kendin için istediğin duayı et. Şeyh Tusi "Tehzib" adlı değerli eserinde der ki: Sonra her imam için ikişer rekat yani toplam sekiz rekat ziyaret namazı kıl . Bazı büyük alimler, Bâki mezarlığındaki imamlar için en iyi ziyaret duasının, Camiet-ul Kebire ziyareti olduğunu söylerler. Bu ziyaretin yüce anlamları olup, Ehl-i Beyt aleyhiselam'ın menakıb ve sıfatlarını içermektedir. Resulullah'ı (s.a.a) Veda Ziyareti Medine-i Münevvere'den çıkıp gitmek istediğinde bütün amelleri yerine getirdikten sonra guslet, en temiz elbiselerini giyip daha önce dediğimiz gibi Resulullah (s.a.a)'ı ziyaret et ve sonra şöyle de: " Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'ın resulü, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey müjdeleyice ve korkutucu, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey parlak meşale, Allah'ın selamı senin üzerine olsun ey Allah'la kullar arasındaki elçi. Ya Resulullah! Şahadet ederim ki sen -o babaların- yüce sülblerinde ve -o anaların-tertemiz rahimlerinde (Adem'dan bu yana bir sulpten diğerine intikal eden) bir nursun, cahiliyet pislikleri seni necis etmemiş ve kirli elbiselerini sana giydirmemiş Ya Resulullah! Şahadet ederim ki ben sana ve senin Ehl-i Beytin'den olan hidayet bayrakları, sağlam kulplar ve dünya ehlinin hüccetleri olan imamlara iman ettim. Allah'ım! Bunu benim için peygamberinin -aleyhiselam- son ziyareti etme. Eğer benim canımı alırsan ölümümde, diriliğimde şahadet ettiğim şeye şahadet ederim. Sensin Allah, senden başka ilah yoktur, teksin ortağın yoktur, Muhammed senin kulun ve elçindir, onun Ehl-i Beyti'nden olan imamlar senin velilerin, yardımcıların ve yaratıkların için hüccetlerin, kulların için halifelerin, şehirlerinde bayrakların, ilminin hazineleri, sırrının koruyucuları, vahyinin açıklayıcılarıdırlar. Allah'ım! Muhammed ve Ehl-i Beyti'ne rahmet et. Bu saatte ve bütün saatlerde Peygamberin Muhammed'in ruhuna benden tehiyet ve selam gönder. Allah'ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun ey Resulullah!" Sonra şöyle devam et: "Allah'ım! Bunu benim için peygamberinin mezarını son ziyaretim etme. Eğer benim canımı bundan (tekrar ziyarete muvaffak olmadan )önce alırsan ben ölümümde de, hayatımda şahadet ettiğim -şu- şeye şehadet ederim: Senden başka ilah yoktur. Muhammed senin kulun ve elçindir. Sen kulların arasından onu seçtin. Sonra onun Ehl-i Beyti'nden her türlü kiri giderip tertemiz ettiğim tertemiz imamları seçtin; o halde beni onlarla, onların safında, ve velayetlerinde haşret. Dünya ve ahirette bizimle onlar arasında fasıla düşürme; ey merhametlilerin en merhametlisi! Allah'ın selamı senin üzerine olsun; Allah bunu sana ettiğim son selam etmesin." Bâki Mezarlığındaki Ehl-i Beyt İmamlarını Veda Ziyareti Merhum Şeyh Tusi ve Seyid İbn-i Tavus derler ki: Bâki kabristanlığındaki Ehl-i Beyt imamlarıyla -aleyhimusselam- vedalaşmak isteyince şöyle de: "Allah'ın selamı, rahmet ve bereketleri sizin üzerinize olsun ey hidayet imamları; Sizi Allah'a ısmarlıyorum ve sizi selamlıyorum. Allah'a, Resulullah'a, sizin getirdiklerinize ve kılavuzluk ettiğiniz şeye iman ettik. Allah'ım! Bizi buna şahadet edenlerden yaz." Daha sonra çok dua et ve Allah'tan sana bir daha onların ziyaretini nasip etmesini ve bunun senin son ahdin ve son ziyaretin olmamasını dile.
|