| Medine Halkının Temsilcileri Yezid'in Yanında Diyorlar ki: Yönetim tecrübesi hiç olmayan, kendini beğenmiş ve yaşı küçük bir genç olan Osman, aralarında ensardan Gasilu'l-Melaike (Guslü melekler tarafından yapılan) Hanzala'nın oğlu Abdullah, Abdullah b. Ebu Amr el-Mahzumî, Munzir b. Zübeyr ve Medine'nin eşraf ve ileri gelenlerinden çok sayıda kişiler bulunan bir grubu Yezid'e göndermek için seçti. Bu temsilciler Yezid'in yanına gittiler. Yezid onlara ikramda ve ihsanda bulunup onlara değerli hediyeler verdi. Üstün, faziletli, abit ve saygın bir kişi olan Hanzala oğlu Abdullah'a yüz bin dirhem ve beraberinde olan sekiz oğullarından her birine elbise ve binekler dışında on bin dirhem verdi! Temsilciler geri dönüp Medine'ye vardıklarında, Yezid'in çirkin hareketlerini ve kusurlarını anlatarak şöyle dediler: Dinsiz, şarap içen, darbuka çalan, yanında cariyeler tarafından şarkılar söylenen, köpek oynatan, geceyi hırsızlar ve genç erkeklerle geçiren fasık bir kişinin yanından geldik. Bilin ki biz onu hilâfete layık bilmiyor ve onu hilâfet makamından azlediyoruz. Abdullah b. Hanzala da ayağa kalkarak şöyle dedi: Ben öyle bir kişinin yanından geliyorum ki, eğer bu oğullarımdan başka yar ve yardımcım olmasaydı, yine de ona karşı kıyam ederdim. Ona, "Bize onun seni iyi ağırladığını ve sana değerli hediyeler verdiğini söylediler." dediklerinde, Abdullah b. Hanzala cevaben şöyle dedi: Evet, böyle yaptı. Ben de onları ona karşı güç kazanmak için kabul ettim. Böylece halk da Yezid'i hilâfetten azledip Abdullah b. Hanzala'-ya biat ederek onu kendilerine önder seçtiler. Bu görüşmede Yezid'den yüz bin dirhem hediye almış olan Mun-zir b. Zübeyr de Medine'ye ulaştığında şöyle dedi: Her ne kadar Yezid bana yüz bin dirhem hediye verdiyse de, bu, Yezid'in haberlerini olduğu gibi size vermemi engel-lemez. Vallahi Yezid şarap içiyor, sarhoş oluyor ve namazı terk ediyor. Ardından beraberinde olan arkadaşları gibi ve hatta onlardan daha şiddetli bir şekilde Yezid'i ayıplayarak aleyhinde konuştu. |