عَنْ رَسُوْل اللهِ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ) قال: «... فَإِذَا طُفْتَ بِالْبَيْتِ أُسْبُوْعًا لِلزِّيَارَةِ وَ صَلَّيْتَ عِنْدَ الْمَقَامِ رَكْعَتَيْنِ ضَرَبَ مَلَكٌ كَرِيْمٌ عَلَى كَتِفَيْكَ فَقَالَ: أَمَّا مَا مَضَى فَقَدْ غُفِرَ لَكَ فَاسْتَأْنِفِ الْعَمَلَ فِيْمَا بَيْنَكَ وَ بَيْنَ عِشْرِيْنَ وَ مِائَةِ يَوْمٍ». Hz. Peygamber (s.a.a): “Ziyaret için Beytullah’ı yedi defa tavaf ettiğinde ve Makam’ın yanında iki rekat namaz kıldığında, değerli bir melek omuzuna vurarak şöyle der: Geçmiş günahların bağışlanmıştır. Bundan yüz yirmi güne kadar amelini yeniden başlat.” رُئِيَ الحُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) يَطُوفُ بِالْبَيْتِ، ثُمَّ صار اِلَى الْمَقامِ فَصَلَّى، ثُمَّ وَضَعَ خَدَّهُ عَلَى الْمَقامِ فَجَعَلَ يَيْكيْ وَ يَقُوْلُ: «عُبَيْدُكَ بِبابِكَ، سَائِلُكَ بِبابِكَ، مِسْكيْنُكَ بِبابِكَ». يُرَدِّدُ ذلِكَ مِراراً. Hz. İmam Hüseyin (a.s)’ın Beyt’i tavaf ederken gördüler. Sonra Makam’a doğru gidip orada namaz kıldı daha sonra yüzünü Makam’a koydu ve ağlayarak şöyle dedi: “Zayıf kulun kapına gelmiştir; sailin kapına gelmiştir; zavallı kulun kapına gelmiştir.” Bunu birkaç defa tekrarladı. عَنْ إِبْرَاهِيْمَ الْخَثْعَمِيِّ قَالَ: قُلْتُ لِأَبِيْ عَبْدِاللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ): إِنَّا إِذَا قَدِمْنَا مَكَّةَ ذَهَبَ أَصْحَابُنَا يَطُوْفُوْنَ وَ يَتْرُكُوْنِّيْ أَحْفَظُ مَتَاعَهُمْ، قَالَ: «أَنْتَ أَعْظَمُهُمْ أَجْرًا». İbrahim Has’ami şöyle naklediyor: İmam Cafer Sadık’a (a.s) şöyle dedim: “Biz Mekke’ye vardığımızda arkadaşlarım tavafa gittiler ve beni eşyalarını korumak için bıraktılar. İmam: “Senin mükâfatın onlardan daha büyüktür, dedi.” قَالَ رَسُوْلُ اللهُ (صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ): «مَاءُ زَمْزَمَ دَوَاءٌ لِمَا شُرِبَ لَهُ». Hz. Muhammed (s.a.a): Zemzem suyu içildiği maksat için şifadır. قَالَ أَمِيْرُ الْمُؤْمِنِيْنَ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ): «مَاءُ زَمْزَمَ خَيْرُ مَاءٍ عَلَى وَجْهِ الْأَرْضِ». Hz. Ali (a.s): “Zemzem suyu yeryüzünde bulunan en hayırlı sudur.” عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «اَلْحِجْرُ بَيْتُ إِسْمَاعِيْلَ وَ فِيْهِ قَبْرُ هَاجَرَ وَ قَبْرُ إِسْمَاعِيْلَ». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Hicr, İsmail’in evidir. Hacer ve İsmail’in mezarı orada bulunmaktadır.” عَنْ أَبِيْ عَبْدِ اللهِ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) قَالَ: «إِنَّ إِسْمَاعِيْلَ (عَلَيْهِ السَّلاَمُ) تُوُفِّيَ وَ هُوَ ابْنُ مائَةٍ وَ ثَلاَثِيْنَ سَنَةً وَ دُفِنَ بِالحِجْرِ مَعَ أُمِّهِ». Hz. İmam Cafer Sadık (a.s): “Hz. İsmail yüz otuz yaşında vefat etti ve annesiyle birlikte Hicr’e defnedilmiştir.” Muaviye b. Ammar diyor ki İmam Sadık (a.s)’dan Hatim hakkında sordum. İmam şöyle buyurdu: O, Haceru’l-asved ile Beyt’in kapısının arasıdır. Niçin oraya Hatim denilmiştir diye sordum. İmam: «لِأَنَّ النَّاسَ يَحْطِمُ بَعْضُهُمْ بَعْضًا هُنَاكَ». “Orada insanların birbirlerini ittikleri için,” dedi.
|